20/03/2007 | Yazar: Kürşad Kahramanoğlu

‘Her ikinize de soruyorum: Sizler partilerinizin lider kadrosunda partiniz adına konuşabilen iki politikacısı böyle bir homofobi sergilerseniz partinizin sıradan üyeleri, idarecileri, parlamenterleri

‘Her ikinize de soruyorum: Sizler partilerinizin lider kadrosunda partiniz adına konuşabilen iki politikacısı böyle bir homofobi sergilerseniz partinizin sıradan üyeleri, idarecileri, parlamenterleri cinsel tercihlerini nasıl saklamasınlar? Bu onları itilen kakılan, şantaja açık insanlar haline getirmez mi? Eşcinsellerin sizlerin yardımınız olmadan zaten itilip kakılmaları yeterli olmuyor mu?’ Kürşad Kahramanoğlu’nun kaleminden.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP Grup Başkanvekili kimdir diye sorsanız sizlere Dengir Mir Mehmet Fırat ve Haluk Koç isimlerini söyleyemezdim. Doğrusu milyonlarca sıradan vatandaş gibi parti hiyerarşilerini iyi bilmediğimi itiraf edeyim. Ne var ki basından öğrendiğim bu ikilinin son söz düellosu bu cahilliğimle neleri kaçırdığım konusunda gözlerimi açtı!

Mir Bey adını vermeden Haluk Bey için demiş ki; ‘Yanlış bir seksüel tercih içindeymiş gibi hareketler yaparak şaka yaptığını zannediyor, siyasete zarar veriyor. Haluk Bey’den anında cevap: ‘Yarası olanın gocunması’ örneğidir. Sözlerim, zülfiyare dokunmuş olacak ki, böyle bir açıklama yapmış.

Dünyanın bütün demokrasilerinde iktidar partisi yetkilileri ile ana muhalefet partisi yetkilileri arasında tartışma, sataşma hatta kavga olur ve oluyor. Ama bu kadar mantıksız ve haksızı herhalde dünya tarihinde azdır.

Mir Beyin hedefi belli ki Haluk Bey’i küçük düşürmek ama kendisine sormak istiyorum:

1) ‘Yanlış seksüel tercih’ hangisidir? Buna siz mi karar veriyorsunuz?

2) Kızdığınız bir insanı aşağılamak için aklınıza gelen şey o insanın seksüalitesi hakkında spekülasyon yapmak mıdır?

22 Ağustos 2006 tarihli Hürriyet’in yorumuna göre bu bir ‘eşcinsel iması’ imiş.

3) İçinizden Haluk Bey’i öldürmek bile geliyorsa ve aranızdaki anlaşmazlıklar ne olursa olsun; bu işle yakından uzaktan hiç bir alakası olmayan eşcinselleri ne diye bu işe karıştırıp, adlarını bir kere daha günah keçisi olarak kullanıyorsunuz?

4) Yoksa sizce eşcinseller AKP’li, vatandaş, seçmen hatta insan bile mi değiller?

Ya ana muhalefet partimiz Sosyalist Enternasyonal üyesi CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı’nın neredeyse ‘erkekliğini ispat etme refleksi’ gibi anında gelen yanıtına ne buyrulur? Haluk Bey, sayın profesörüm; ‘Biz insanlar arasında ayırım yapmıyoruz. Bunu bana bir hakaretmiş gibi söyleyen AKP sözcüsü utansın. Diğer ayrımcılığa uğrayanlar gibi eşcinselleri de AKP’ye ezdirtmeyeceğiz. Seçimlerde eşcinsel oylarını bekliyoruz’ da mı diyemediniz? Fazlamı ezilenin yanında olurdu? Fazlamı sosyal demokratça olurdu? Azıcık dünyada insan hakları konularında olup bitenden haberiniz varmış gibi mi olurdu?

Her ikinize de soruyorum: Sizler partilerinizin lider kadrosunda partiniz adına konuşabilen iki politikacısı böyle bir homofobi sergilerseniz partinizin sıradan üyeleri, idarecileri, parlamenterleri cinsel tercihlerini nasıl saklamasınlar? Bu onları itilen kakılan, şantaja açık insanlar haline getirmez mi? Eşcinsellerin sizlerin yardımınız olmadan zaten itilip kakılmaları yeterli olmuyor mu?

Bakın belki de bu anlaştığınız yegane konu olabilir. Gelin yarın el ele çıkın basının önüne; ‘Biz sadece kavga etmeyiz, milli menfaatler söz konusu olunca tek vücut oluruz, memleketimizin en büyük sorunu eşcinselliktir’ deyin, bitiversin bu kavga! Belki o zaman politikacıların üretmesi gereken çözümlerin önü açılır, sizlerde seviyesiz ağız dalaşı yerine görevlerinizi yapmaya başlarsınız.

Bir gün bu memlekette bütün ezilenler, hatta eşcinseller de bilinçlenecek, o zamana kadar sizleri bu son derece seviyeli, etik, bütün insanlarımızı kapsayan ve toplumsal uzlaşma önerileri ve sevgi dolu politikalarınızla baş başa bırakıyorum!
Etiketler: yaşam, siyaset
Dijital