13/02/2009 | Yazar: Kahraman Gür

Türkiye’de çocuğun durumu vahim: Aile içi ve dışında çocuğa yönelik şiddet, cinsel tacizler, ırza geçmeler, çocuk işçiliği yoğun. Çocuğa saygı az.

Kahraman Gür | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kahraman Gür
Türkiye’de çocuğun durumu vahim: Aile içi ve dışında çocuğa yönelik şiddet, cinsel tacizler, ırza geçmeler, çocuk işçiliği yoğun. Çocuğa saygı az.

İki hafta önce Hürriyet gazetesinden bir şiddet örneği; Manisa’da 26 yaşındaki İ. Ö. ve eşi 23 yaşındaki M. Ö., bebekleri Eser Ö.'yü yataktan düştüğünü ileri sürerek hastaneye götürdü. Vücudunun çeşitli yerlerinde morluk ve şişlikler bulunan minik Eser'in burada yapılan muayenesinde dövüldüğü belirlendi. Haberin devamında 5 aylık bebeğin gece çok ağladığı için dövüldüğü belirtiliyordu.

Çocuk hakları hareketi bu toplumda hiç yükselmedi.

Türkiye’de çocuklar, eşcinseller kadar sahipsiz.

Nasıl ki eşcinseller sosyal sınıf, konum gözetmeksizin her yerde damgalanıyorsa, çocuklar da ailenin eğitim seviyesi, ekonomik geliri, köylü ya da kentli, dinci ve dinsiz oluşundan bağımsız yetişkinler (çoğu kez anne babası) tarafından eziliyor.

Bir yetişkin asla işini iyi yapmadığı için amirinden, patronundan dayak yemez iken, bir çocuk ödevini yapmadığı için öğretmeninden, verilen bir işi yerine getirmediği için ailesinden ya da ustasından dayak yiyebilir. İtiraz da edemez, onun için de dayak yiyebilir.

Anne babanın hırslarını, ezilmişliklerini gidermek çoğu kez çocuğa düşer. Bin bir türlü sınavdan geçirilip, habire yarışa koşturulurlar.

Namus cinayetine kurban verilebilirler, ama lezbiyen annelere verilmezler. 

Hollandalı lezbiyen çiftlere Türk çocukları verildi diye yaygara yapan Yeni Şafak gazetesi ve diğerleri çocuğun Türkiye’deki durumunu neden gündemleştirmiyor, tartışmıyor, neden çocuk hakları üzerine bir kampanya başlatmıyorlar?

Lezbiyen aileye verilsin ya da verilmesin, o çocukların geleceğinin daha iyi nasıl korunacağı merak konusu olmadı. O çocuklar o güne kadar ne yaşamışlardı, tartışılmadı.

Çocuk istismarına hep kör, hep lalız.

Bu son olayda da hedef çocukların verileceği ebeveynlerin cinsel yönelimiydi, çocukların umursanmadığı bariz.  

Yazının devamını için bir sonraki sayfaya tıklayınız
[ pagebreak ]Heteroseksüellerin ebeveyn olmalarına hiç bir sorgu sual yok. 5 aylık çocuğu döven, 15 yaşındaki kız ve 17 yaşındaki erkek çocuk bile yasal olarak ebeveyn olabiliyor.

Ama eşcinsellere gelince bin bir dereden su getiriliyor.

Sonunda heteroseksizm zayıflayacaksa, önyargılar kırılacaksa, varsın eşcinsellerin ebeveynliği sorgulansın, tartışılsın, eleştirilsin.

Ama bir şartla, dürüst olunmalı.

Bir, çocuğun mutluluğu, sağlığı ve geleceği her daim amaç olacak.

İki, inandıklarımız, bildiklerimiz, dini ve siyasi ideolojilerimiz aklımızı teslim almamalı. Kulak vereceğiz karşımızdakine. Yargılamak yerine, anlamaya çalışacağız.

Mesela bu bakışla eşcinsel ebeveynlerin iyi anne baba olamayacaklarına dair bilginin kökeni araştırılmalı.

Yeni Şafak gazetesi gibi yaygara yapanlar şu soruları sormalı:

Hiç lezbiyen ya da gey çift komşuları olmuş mu?

Çocukları ile ilişkilerine şahit olmuşlar mı?

Hiç bir gey veya lezbiyen çiftin çocuğuyla konuşmuş, çocuk mutlu mu, sağlıklı mı, gözlemlemişler mi?

Kendi ülkesinin gizlenmeyen lezbiyen gey ebeveynlerini bulamadılarsa, başka ülkelerdeki deneyimlerden, birebir eşcinsel ailelerle yapılan çalışmalardan haberdarlar mı?

Bu sorulara cevapları hayırsa, o zaman bilgilerinin kaynağı nedir?

Eşcinsellerin ebeveynlik yetilerini derinlemesine araştırmaya niyetliler mi? Yoksa laflarını söyleyip, başlıklarını atıp, insanları manipüle edip, kenara mı çekilecekler.

En önemli soru şu:
Amaç gerçekten çocuğu korumak mı? Yoksa Lezbiyen ve Gey ebeveynleri hırpalamak mı?

Şu son soruda ciddi olsalar zaten ana babanın cinsel yönelimi devede kulak kalır.

Yazının devamını için bir sonraki sayfaya tıklayınız
[ pagebreak ]Çocuklar çok sevilmeli, şımartılmalı, el üstünde tutulmadır.

Çocuklar sadece çocuk oldukları için her şeyin en iyisine layıktır.

Çok iyi korunmaları, iyi eğitim almaları, iyi beslenmeleri gerekir.

Bunları kim sağlarsa o iyi ebeveyndir.

Bir ana bir baba olur, iki ana olur ya da iki baba olur.

Önemli olan evde kaç ana, kaç babanın olduğu değil şu yukarda saydıklarımı, yaşam rahatlığını ebeveynin sağlayıp sağlayamayacağı olmalıdır.

Amerikan Psikoloji Birliği (American Psychological Association) 67 ampirik çalışmayı özetleyen bir raporu, bilir kişilere, mahkemelere sunmak üzere hazırladı ve bu raporu kamuoyu ile paylaştı. Amerika’da 1-9 milyon arasında gey lezbiyen ebeveyn olduğu tahmin ediliyor. 

Amerika ve Avrupa’da eşcinsel ebeveynler ve çocukları ile yürütülen bu çalışmalar gey ve lezbiyenlerin, ana babalık yetilerinin heteroseksüellerinkinden farklı olmadığını gösteriyor. Eşcinsel ebeveynlerden çocuğu için canla başla çalışan, çocuğu için deli olanlar çoğunlukta iken aynen heteroseksüel ebeveynlerde olduğu gibi başarısız olanlar da var. Ama hiç bir çalışma eşcinsellerin, heteroseksüel ebeveynlerden ortalama olarak daha başarısız olunduğunu göstermiyor. Bilakis bazı çalışmalar eşcinsel ebeveynlerin daha başarılı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca, bu ailelerin çocuklarının gelişim, mutlulukları ve cinsel yönelim dağılımları ile heteroseksüel ailelere yetişen çocuklar arasında fark olmadığı belirtiliyor.

APA’nın raporu internet ortamında mevcut. (http://www.apa.org/pi/parent.html). 

Amerikan Hekimler Birliği (the American Medical Association), Amerikan Çocuk Bilimler Akademisi (the American Academy of Pediatrics) gibi dünyanın önde gelen saygın yetkili kurumları da ebeveynlerin cinsel yönelimleri ile ana babalık yetileri arasında bir ilişkinin olmadığını zaten belirtmişlerdir.


Not: Gey ve lezbiyen ebeveynleri çocukları ile gösteren 4 resim de Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) raporundan alınmıştır (http://www.apa.org/pi/parent.html)


Etiketler: insan hakları, aile
Nefret