23/06/2021 | Yazar: Anjelik Kelavgil

Polis vegan piknik yapan lubunyaların kolunu kırarken; Durex denilen kılıfçı, çıktı Onur Haftası paylaşımı yaptı. Paylaşım, Lubuncayı konu alıyordu. Ve bilin bakalım hangi global markanın yanlış batılılaşmış Türkiye şubesi pinkwashingin b*kunu çıkardı?

Haddini bil Durex! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

(Bu yazıyı içimden 5’e kadar sayarak derin bir nefes alıp tekrar 5’e kadar sayıp nefes vererek yazıyorum. Sıklıkla şiddetsiz kal, şiddetsiz kal diyerek, kendimi teskin ediyorum)

Absürdistanda sıradan bir gün diyerek size kurgu bir ülkedeki saçmalıkları “Olacak O Kadar” kıvamında anlatmayı çok isterdim; ama, tüm bu olanlar gerçek ve gözümüzün önünde, bizatihi öznesi olduğumuz bir silsilenin tam da merkezinde cereyan ediyor.

Üzgünüm.

Lubunyaların uğraşmak zorunda kaldığı cahillikten ötürü; lubunyaların maruz kaldığı şiddetten ötürü; lubunyalara reva görülen yok saymadan ötürü; lubunyaları hedefine alan pandalamacalardan ötürü; ez cümle lubunyaların aklıyla alay eden tüm bu seviyesizlik çukurundan ötürü çok üzgünüm. Eminim Enderunlu Fazıl da çağdaşımız olsa aynı derecede üzülürdü.

Yazık.

Konu nasıl Durex’e geldi?

24 Nisan Hutbesiyle yeni bir pik yapan LGBTİ+ karşıtı fobik nefret dalgası, Marmara Denizi’ni boğan müsilaj kadar gündelik hayatı boğmaya devam ederken geleyazan 29. İstanbul Onur Haftası sebebiyle; cis-heteropatriyarkanın çeşitli bileşenleri Lubunyaları meşgul etmeye devam ediyor malumunuz. Transfobik akademisyenler ve şakşakçılarından kolluk güçlerine; kafa kol örgütçüsü solcularımızdan sivil toplumuna; 32 kısım tekmili birden sıraya girdi kendi meşreplerince onur haftasını karşılıyorlar. Kimi çukurun en dibinden safsata yaymak için Hilal Kaplan’la kol kola giriyor; kimi amirinin gözüne girmek için kanuna aykırı emri yerine getirme yarışının en önünde lubunyalara saldırıyor; kimi piknik yasaklıyor, lgbt yok öyle bir şey diyor… Açık açık safını belli ediyor. 

Bazıları da var ki (bakınız durex) bu yukarıda bahsi geçen gözü dönmüş asrın hatalarından daha sinsi, kibirli ve küstah. Hadsiz, cahil ve ukala. Yazık.

Lubunyalar “büyükşehir belediyesi ve olay mahali ilçe belediyeleri muhalefette olan yerlerde” polisin saldırısına uğradı.

“Hoca-cemaat ilişkisini en iyi bilen bakanlarının naşlattığı babilofu kakiz mertebesine eriştirmeye yemin etmiş bir grup polis”; lubunyaların kolunu kırdı.

“Lubunya paniğiyle ne yaptığının farkında olmayan kaymakamlar”; (artık geçtim yasağın saçmalığını) yasaklama kararını “usulsüzce ve temsil ettikleri devletin resmi diliyle bağdaşmayan bir şekilde” deklare etti.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ TARİHİNDE 22 HAZİRAN 2021 GÜNÜ PİKNİK YAPMAK YASAKLANDI.

Maske takma zorunluluğu olan Türkiye’de, gökkuşağı renklerinde maske takanların maskelerini çıkarması; maske takılmasını denetlemekle sorumlu kolluk güçleri tarafından talep edildi. 

Bu saçmalıklar silsilesi sürerken; her saçmalıkta “ilk seçimde gidecekler” söyleminin ötesine geçemeyen müzmin muhalefetimiz olayı “renkler, renklerimiz, gökkuşağı oley” kıvamında geçiştirmekle meşguldü (3-5 vekili bir kenara koyarak söylüyorum bunu; ki onların çabalarını da kişisel çabaları olarak görüyorum ve cidden harcadıkları emek karşısında üzülüyorum).

Büyük resim böyleyken, Batı disiplininden gelmiş yerli limited şirketlerimiz de (belki de anonimdir bilemeyiz) kendi meşreplerince pinkwashing yapmaya başladı; ya da Riot Games (isminizden de mi utanmadınız?) gibi olayı tamamen bağlamından kopardı.

Lubunyalar renk olmaktan öteye gidemiyordu anlayacağınız bu şirketler için; love en nihayetinde lovedı. Onur haftası, renkli bir happy hourun habercisiydi.

haddini-bil-durex-1

Fotoğraf: Gözde Demirbilek / Kaos GL. Maçka Parkı'nda polis saldırısı öncesi

2021 Yılı PR şirketleri açısından kara bir yıl olsa gerek. Cumhur ittifakının tüm PR çalışmaları anında ellerine yüzlerine bulaşırken; turizm bakanlığının “enjoy anam” reklamı devreye girdi. Tam buna kızdık derken işçi düşmanı dardanelden iğrenç mizojinik bir çıkış geldi. Sonra derken, Durex Türkiye büyük çam devirdi.

Polis vegan piknik yapan lubunyaların kolunu kırarken; Durex denilen kılıfçı, çıktı Onur Haftası paylaşımı yaptı. Paylaşım, Lubuncayı konu alıyordu. Ve bilin bakalım hangi global markanın yanlış batılılaşmış Türkiye şubesi pinkwashingin b*kunu çıkardı?

Evet bildiniz, Durex Türkiye.

(Paylaşımı kaldırmadılarsa eğer lütfen sosyal medya hesaplarından ve websitelerinden bir bakın. Neden bu derece madilendiğimi çok iyi anlarsınız.)

Bir grup maaşlı sigortalı insan, düşünün minimum bir aydır onur haftası gündemiyle bir araya geliyor. Muhtemelen hisse senedi değerinde CV’leri var hepsinin. “Biz” diyorlar, “kondomu baya iyi sattığımız kesimi bi analiz ettik, Onur Haftası bir hayli önemli bir fırsat onlarla temas için” diyorlar. “Kondom satıyoruz nasılsa cüret bizden beklenir, kutlayalım Onur Haftalarını” diyorlar. “Globalde de kutlanıyor zaten, ama bunu biraz yerelleştirmeliyiz” diyor muhtemelen oradan bir post-milliyetçi beyaz yakalı; internete girip biraz araştırıyorlar, muhtemelen aklı da etiketledikleri tayfadan alıyorlar. Ve hadsizce, Lubuncayı PR çalışmalarına meze ediyorlar. 

Meze etmekle de kalmıyorlar; yanlış, çarpıtılmış, fobik ve safsatalarla dolu iğrenç bir video dolaşıma sokuluyor. Polis maçka parkında lubunyaların kolunu kırarken.

Bu fikri bulan kariyeri için ciddi bir adım attığını düşünüyor belki de; deklare ettiği ekip fikri kutluyor, ekibi motive ediyor. Muhtemelen üstüne bir de ofis birası içerek kutlama yapıyorlar. 

Püh size, yabancılaşmanın hangi evresi bu yahu?

Soruyorum:

  • Bu videonun ve ilintili içeriklerin metin yazarı kim?
  • Bir Allah’ın kulu çıkıp da “biz ne saçmalıyoruz” demedi mi?
  • Ya ben cidden merak ediyorum, bu video kaça mal oldu?
  • Sitenize koyduğunuz metin, kaç revizeden geçti de siteye kondu?
  • Lubuncayla ilk kez bu “proje” kapsamında tanışan kaç cis-het Lubunyalarla ve Lubuncayla dalga geçti?
  • Tarih nedir bilir misiniz?
  • Sizde hiç utanma yok mu?
  • Siz hangi hadle böyle bir içerik üretebilme ve yayma cüretini kendinizde buluyorsunuz? Bu neyin kibri? Patriyarkanın sol yanı sızladı bu hoşgörünüzden tebrik ederim Durex. İyi ki onur haftamızı kutladınız, gözlerimiz yaş içinde.
  • Ben merak ediyorum arkadaşlar bu şirketlere, bu akılları kim veriyor? Hangi kendini bilmez, çok iyi bir fikrim var diyerek bunu paylaştı, nasıl bir süreçten geçerek bu video lubunyaların kolu kırılırken servis edildi?

“Bizim de gey arkadaşlarımız var” seviyesi kurumsallaşmış, sermaye sahibi olmuş da kondom üretiyor; yetmiyor üstüne bir de Lubuncalı Onur Haftası kutlaması yapıyor.

Püh size!

Websitelerinde LGBTİ+’lardan bahsederken LGBT’li demişler arkadaşlar. Bu hadsizlik, Lubuncayı pinkwashingine malzeme etme cüretini göstermiş. Yarıcahil cesareti bu olsa gerek.

Attıkları tüvite bakar mısınız:

“Lubunca’nın ortaya çıkma sebebi gizlilikti. Ama artık özgürce konuşmanın zamanı geldi. Hadi bilmeyenleri öğrenmeye, bilenleri özgürce konuşmaya davet ediyoruz. Bu Onur Haftası’nda #GizlimizSaklımızKalmasın #ÖzgürceKonuş”.

Bu seviye ancak sinirimi zıplatır benim. Lubunyalığımızın yok sayıldığı, şiddete maruz kaldığı bu inkar döneminde; en çok da Lubuncanın bu biçimde, (onur haftası kutlaması kılıfıyla) bize servis edilmesi beni cidden sinirlendirir. Bu tüvitin neresinden tutsam elimde kalıyor; sakin sakin Lubuncayı anlatacağımız, eleştirerek dönüştüreceğimiz bir muhattaplık yok ortada. Birileri çıkmış, Lubunyaların Onur Haftasını kutlayacağız diyerek alenen varlığımızı aşağılamış. Bu yalnızca alıklıkla açıklanabilecek bir şey değil, masum bir video değil o; kusura bakıyoruz Durex.

Öneriyorum: Durex’i mail yağmuruna tutalım.

Lubunca hakkında konuşmak onlara mı düşmüş, Durex ne ya? Durex kim?

Ve durum böyleyken, iyi ki Lubunca var da sizinki gibi zihniyetlerin arasında hayatta kalmamızı sağlıyor. Ve bir zahmet, gizlimiz saklımız kalsın. Hele ki tüm ülke Sansaryan Han’a dönüşmüşken; istemez, kalsın sizin bu Onur Haftası tebriğiniz.

Ben bir Lubunya olarak bu kepazeliğe sessiz kalamıyorum arkadaşlar. Lubunca kırmızı çizgidir. Özne olmayan tüm gerçek ve tüzel kişiler, lütfen haddinizi bilin artık. Bilmiyorsanız da söyleyin; Lubunyalar güzel had bildirir. Sıktı artık sizin “renk” söylemleriniz de, “aşk” lafzınız da. 

Osman Baydemir’in çok sevdiğim bir sözü vardır arkadaşlar, (bilen bilir, herkesten af dileyerek başlar o sözlerine); önce bir o sözlere bakıyorum, sonra Durex’e bakıyorum.

Değmez diyorum biliyor musunuz? 

Evet, değmez.

Sözü daha fazla uzatmadan, Durex Türkiye’ye birkaç önerim olacak (hayatınızdan lütfen mikropları atın).

Eğer Onur Haftasını kutlamakta samimiyseniz ve bildiğiniz söylediğinize yetmiyorsa:

  • Lütfen öznesi olmadığınız konularda uzman desteği alın; hangi LGBTİ+ örgütüne bir soru sordunuz da geri çevirdiler sizi?
  • Çalıştığınız reklam şirketi ya da bu işlere bakan PR departmanındaki kişiler her kimse, bunlar fobik kişiler bunun ayırdına varın
  • Metin yazarlarınız her kimse, bu konuda geliştirilmeye ihtiyaçları var, acilen bu konuda önlemler alın.
  • O atanamamış yeşilçam erotik filmi seslendirmesiyle servis ettiğiniz videoyu derhal kaldırın.
  • Lubunyalardan ve Lubuncadan samimi ve içten bir özür dileyin.
  • Şirketinizin LGBTİ+ pazar payını ciddiye aldığınız kadar LGBTİ+’ları da ciddiye alın.
  • Başta PR ve HR departmanlarınız olmak üzere; şirketinizi LGBTİ+ eğitimine alın, bu konuda derneklerden destek isteyin.
  • Ve lütfen, haddinizi bilin!

Bir Lubunya olarak bu adımları gördüğümde (ki hiç sanmıyorum), ortada ciddi bir alıklık olduğunu anlar ve dönüşmesi için sorumluluk da alırım. Ama bu adımlar atılmıyorsa; video kaldırılıp kamusal özür dilenmiyorsa... 

Lubunyalara düşen, Durex satın almamaktır.

Biz de madiliğe madilik, boykota da boykot derler.

(Madilik nedir? Size Lubunca fikrini veren arkadaşa sorun bakalım ne diyecek?)

Son bir not: Dün Barbaros Bulvarı’nı trafiğe kapatan cüret ne zaman Maçka Parkına ulaşırsa; işte o gün, kurtuluş yakındır. Yolun sonu da Taksim’e çıkıyor malumunuz.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları
Telegram