07/02/2009 | Yazar: Yasin Erkaymaz

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 48,49 ve 50.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 48,49 ve 50. maddelerinde herkesin çalışma özgürlüğüne sahip olduğu ve yine Anayasamızın giriş bölümünde bahsedildiği üzere çalışma hakkında eşitlik hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
           
Buna rağmen HIV ile yaşayan bireyler, anayasada belirtilmesine karşın herhangi bir işe alımda ayrımcığa uğradıklarında ve HIV pozitif olmaktan dolayı işe kabul edilmediklerinde hak arama yoluna gitmekten çekinmektedirler. Bu çekincenin kaynağında aslında HIV/AIDS meselesinin tam bilinmemesinden dolayı dışlanma ve kişilerin deşifre olarak sosyal hayatlarındaki ilişkilerinde zarara uğrayarak yalnızlığa itilme korkusu var.
 
Kanunlarımızda, herhangi bir sağlık müdahalesinde bile kişinin sağlık durumu gerektirmedikçe bireyin izni olmadan HIV testi yapılamazken, HIV testi işe alımda bir ön koşul olarak sunulamaz ve işe alımlarda istenilen HIV testini kişinin kabul etmeme hakkı son derece yasal bir haktır. Kişinin sağlık durumu çalışma hakkının önüne bir engel olarak çıkarılamaz. Aksi takdirde davranışlar anayasanın ihlali anlamına gelebilecektir. HIV testinin işe alım için bir ön koşul haline getirilmesi Türk Ceza Kanunu 122. madde kapsamında düzenlenen ‘ayrımcılık suçu’nu da oluşturabilecektir.
 
HIV ile yaşayan bireyin çalışma arkadaşları için bir tehlike arz etmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü pozitif bireyin, hepatit ya da verem gibi sosyal ilişkilerle bulaşabilen bir hastalık durumu söz konusu değildir. Ama ne yazık ki HIV/AIDS konusunda gerekli bilgiye sahip olmayan işveren ve çalışanlar kişinin HIV ile yaşadığını öğrendiklerinde, bilinçsizlikten dolayı kapıldıkları korku ile pozitif kişilerin en temel haklarından birisi olan çalışma haklarını engelleyebilmektedir.
 
HIV pozitif olduğunun öğrenilmesi üzerine işten çıkartılma durumuyla karşı karşıya kalan kişinin 1 ay içerisinde ‘işe iade davası’ açma hakkı vardır. Fakat işveren genelde işten çıkartmanın HIV nedeniyle olduğunu beyan eden bir söylemde ya da düzenlemede bulunmadan başka sebepler göstererek işten çıkartma kararı verdiğini beyan edecektir. Bu nedenle böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında işten çıkartmanın sebeplerinin çok net incelenmesi gerekmektedir. Pozitif Yaşam Derneği’ n den Hukuksal danışmanlık hizmeti alarak işverene dava açan bir danışanımız beklide ilerde, kendisinden sonraki pozitif kişilerin karşılaştığı işten çıkartılmaya yönelik açılacak davalarda emsal teşkil edecek bir karar ile işe iade davasını kazandı. Bu dava birçok HIV ile yaşayan kişinin haklarını araması konusunda cesaretlenmesine sebep oldu. HIV pozitif kişiler artık var olan haklarını öğrenerek, uğradığı haksızlıklar ile mücadele edebilme gücünü kazanıp, hak arama konusundaki çekingenliğinden kurtulmaya başlıyorlar. Bunun en büyük göstergesi sanırım Pozitif Yaşam Derneği’ne ulaşarak karşılaştıkları tüm durumlarda yasal haklarını kullanmak isteyen arkadaşlarımızın sayısının artmış olması.
 
HIV ile yaşayan bir kişinin arkadaşı, kardeşi, sevgilisi ya da ailesinden bir yakını olarak da merak ettiğiniz her konuda bize ulaşabilirsiniz.

Maillerinizi bekliyoruz: heranlamdapozitif@kaosgl.org
 


Etiketler: insan hakları, sağlık
Nefret