20/01/2012 | Yazar: Ali Erol

Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar’da homofobik ve transfobik atmosferi şekillendiren seksist, milliyetçi, ırkçı, militarist ve bağnaz kültürel pratikler ile politik uygulamalar ortak tarihsel bağlara sahip

Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar’da homofobik ve transfobik atmosferi şekillendiren seksist, milliyetçi, ırkçı, militarist ve bağnaz kültürel pratikler ile politik uygulamalar ortak tarihsel bağlara sahip 

Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği ayrımcılığına karşı mücadele yürüten Kaos GL, her yıl 17 Mayıs Haftasında düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’yı homofobi ve transfobiye karşı 6 yıldır örgütlüyor. Ayrımcılığa karşı Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans (LGBT) bireylerin insan haklarının geliştirilmesi yönünde mücadele eden Kaos GL Derneği, bu etkinlik ile Türkiye’de LGBT bireylere yönelik ayrımcılığın tartışılmasına ve görünürlüğünün sağlanmasına zemin yaratmayı amaçlıyor.
 
Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’da yeni bir adım
 
Aynı amaçlardan hareketle, Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında geçen yıl yeni bir adım atan Kaos GL, bir ağ kurmak için Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlar’dan homofobi ve transfobi karşıtlarını Türkiye’de buluşturdu.
 
Dünya Sağlık Örgütü’nün, 17 Mayıs 1990’da eşcinselliği “Uluslararası Hastalık Sınıflandırması”ndan çıkardığı günden bu yana 20 yıl geçtiği halde, eşcinsellere yönelik damgalama ve ayrımcılık hâlâ devam ediyor. Eşcinselleri yönelik ayrımcılık dünyanın pek çok bölgesi ile birlikte Türkiye’de de sağlık hizmetlerine erişimi sınırlayıp sağlık programları dışına itilmeye sebep olmakla kalmıyor, LGBT bireyleri en temel insan haklarından mahrum bırakıyor. Asıl önemlisi de cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı şiddet ve nefret cinayeti şeklinde de kendini gösterebiliyor. Dünyanın pek çok bölgesinde eşcinsellik “suç” olarak görülürken Türkiye’de ise “suçu olmayan suçlu” muamelesine maruz kalıyor.
Homofobi kimin meselesi?
 
17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtı Gün’ü, “Homofobi Karşıtı Buluşma” programına uyarlayan Kaos GL, “Homofobi kimin meselesi?” sorusunu soruyor. Farklı ayrımcılıklar arasında bağlantılar kurmaya çalışıyor. Söz konusu ayrımcılıklara karşı mücadele pratikleri ve özgürlük mücadeleleri arasında yatay ağlar örmeyi hedefliyor.
 
Kaos GL, homofobi ve transfobi meselesi ile seksizm, milliyetçilik, ırkçılık, militarizm arasındaki bağlantılara dikkat çekince, “Homofobi kimin meselesi?” sorusu akademide ve sivil toplumun farklı kesimlerinde sahiplenildi. Böylece Homofobi Karşıtı Buluşma’yı kendi mücadele alanlarına uyarlayarak, şehirlerinde ve kampüslerinde örgütlemek isteyen öğrenci toplulukları ve sivil toplum örgütleri ortaya çıktı. Bu sayede LGBT bireylerin henüz görünür olamadıkları şehir ve kampüslerde de homofobi meselesi tartışılabiliyor.
 
Homofobi ablukasının saç ayakları ortak
 
Diğer taraftan dünyadaki LGBT hareketinin ve hak mücadelesinin kurumsallaşması harekete yeni açılımlar getirmekle birlikte, yoğunlukla Batı’da olmak üzere kazanılan çeşitli haklara rağmen homofobi ve transfobi hâlâ küresel ölçekte bir sorun teşkil ediyor. Batıda hal böyleyken, periferideki söz konusu üç bölgede seksizm, milliyetçilik, ırkçılık, militarizm ve dinsel bağnazlıklarla harmanlanan homofobi ve transfobi, Ağ’ın birer parçası olacak bölgelerde ablukaya dönüşüyor.
 
Ablukaya karşı yatay ağ gerekli ve mümkün
 
“Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ” girişiminin ilk buluşması için Ankara’ya gelen homofobi ve transfobi karşıtları, Türkiyeli LGBT örgütlerin temsilcileriyle birlikte Bosna-Hersek, Lübnan, Sırbistan, Hırvatistan, Filistin, İsrail, Ermenistan, Gürcistan, Makedonya, Yunanistan, Karadağ, Mısır ve İranlı temsilcilerden oluştu. “Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ” girişimi için uluslararası çağrıda bulunan Kaos GL, 13 ülkenin homofobi karşıtları ile LGBT örgütlerinden katılım cevabı aldı. Çağrıya cevap veren ancak ilk Buluşma’ya katılamayan bölge ülkelerinden gelen yoğun ilgi, önümüzdeki süreçte “Bölgesel Ağ” girişiminin zenginleşeceğini gösteriyor.
 
Yerelden bir mücadele ortaklığı geliştirecek vizyona odaklanma koşulları eksik
 
“Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ” için buluşan homofobi ve transfobi karşıtları yüzlerini birbirlerine dönmeleriyle paylaşılan mücadele deneyimleri ve yerel koşulları gösterdi ki her üç bölgedeki homofobik ve transfobik atmosferi şekillendiren seksist, milliyetçi, ırkçı, militarist ve bağnaz kültürel pratikler ile politik uygulamalar ortak tarihsel bağlara sahip. Her üç bölgenin de LGBT aktivistleri ile homofobi karşıtlarının aynı konuda ama farklı toplantılar üzerinden “Batı” ülkelerinin herhangi birinde yan yana geldiklerinde ortak tarihsel bağlara odaklanacak ve yerelden bir mücadele ortaklığı geliştirecek vizyona odaklanma koşulları bulamadıkları ortaya çıktı.
 
Heteroseksist rejimlerden duyulan kaygılar doğrudan buluşmalara engel oluyor
 
Bu öngörüyle Ortadoğu’dan bir LGBT örgütü olarak Kaos GL, böylesi bir girişime kalkıştığında heyecanı yüksekti. Uzun süredir hazırlık yaptığından Kaos GL’nin kaygısı az olsa da hayli kaygılı dostlarımız olduğunu gördük. Bölgesel yerelliklerimizde bir araya gelmek, ortak düşman milliyetçilik ve onun tezahürlerinden olan homofobiye karşı doğrudan diyalog kurmak için heteroseksist rejimlerimizin kendi aralarındaki politik çekişmelerin yarattığı yabancılaşma ablukasından kurtulmak gerekiyordu. İşte Ankara Buluşması’nın en önemli ve birincil başarısı tam da üç bölgeden Türkiye’ye gelen aktivistlerin söz konusu yabancılaşma ablukasına karşı birlikte mücadele için diyalogdan yana sorumluluk üstlenmelerini sağlamak olmuştur.
 
“Milliyetçilik”, “devlet şiddeti”, “homo-ulusalcı” terimleri tartışmaya dahil edildi
 
Buluşma’nın ardından yapıcı ve dönüştürücü takibe devam eden Kaos GL, Filistin ile İsrail LGBT örgütleri arasında, IGLYO (Uluslararası LGBT Gençlik ve Öğrenci Örgütü) genel kurulu toplantısının yapılacağı ülke krizine müdahale etmiş ve eşit diyalog koşullarının sağlanacağı mekânsal gözden geçirmeye barışçıl bir şekilde öncülük yapmıştır. Bu vesile ile, IGLYO tarihinde ilk kez, özellikle Filistin ve İsrail örneğinden yola çıkılarak, bölgedeki hassasiyetler ve gerçeklikler tartışılmış oldu. Bu, IGLYO gibi çatı bir LGBT örgütünün tartışmalarında daha eşit ve daha çeşitli temsiliyet anlamına gelmekle kalmadı, aynı zamanda IGLYO üyesi ülkeleri de Orta Doğu’ya dair aylar boyunca düşünmeye itti. IGLYO tarihinde ilk kez örgütler milliyetçilik, devlet şiddeti, homo-ulusalcı yapılar gibi terimler üzerinden bir verimli tartışma ortamına dahil oldu.
 
Lezbiyen öz-örgütlenmeler katılımı ve Feminist politika olanakları
 
Ankara Buluşması aynı zamanda 3 ülkeden lezbiyen öz-örgütlenmelerinin katılımını sağlayarak, Bölgesel Ağ’a ayrı bir değer ve boyut kazandırmıştır. Sırbistan’dan Novi Sad, Lübnan’dan Meem ve Yunanistan’dan Selanik Lezbiyen Örgütleri, bölgelerindeki hareketleri feminist bağlam üzerinden Buluşma’da paylaştı. Devam edecek Bölgesel Ağ buluşmalarına, öz-örgütlenmelerin ve bölgedeki feminist oluşumların katılımına ayrı bir önem vererek devam etme iradesi ortaya çıktı. Bu irade ve özgüvenle Tunus’ta yapılan Akdeniz-Avrupa STK Ağı’na katılan Kaos GL, “Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ”ı sundu ve Tunus Forumunda  “Bölgesel Ağ” iyi örnek olarak kabul edildi ve kayda geçerek tanıtıma açıldı. Aynı şekilde, Bölgesel Ağ deneyimi, Kaos GL’nin katıldığı Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu (CSBR) Malezya konferansında da kayda geçirildi.
Yine aynı şekilde “Bölgesel Ağ” buluşmasının başarısı yeni bir gelişme olarak önümüzdeki yıl Uluslararası Feminist Forum’un örgütlenmesine yol açtı. Feminist Buluşma kapsamında, özellikle son dönemlerde sosyal ve politik değişimlerden geçmekte olan Mısır, Tunus, Lübnan, Libya, Yemen gibi ülkelerin feminist temsilcileri ile bağlantılar kurulacak. Böylece Homofobi Karşıtı Buluşma’nın ana amaçlarından birini oluşturan mücadele alanları arasında da yatay ağlar kurarak farklı mücadelelerin birbirini beslemesi ve birlikte güçlenmesi hayata geçebilecek.
 
Homofobiye karşı mücadele milliyetçiliğe de karşı yürütülmeli
 
Toplantıda konuşan Lübnan temsilcisinin paylaştığı “Biz hareketi ilk başlattığımızda, bunun İsrail tarafından desteklendiği ve bu gelişmenin Arap toplumunu ve gençliği mahvedeceği söyleniyordu!” durumunun üç bölgeden nerdeyse her ülke için geçerli bir resim olduğu anlaşıldı. Kaos GL, ilk toplantının programını tam da bu öngörü ile şekillendirmişti.
 
“Milliyetçiliğin Kapadığı Kapılar Nelerin Üstünü Örter?” forumunda sunum yapan psikiyatr ve gazeteci-yazar Prof. Dr. Selçuk Candansayar, üç bölgede de milliyetçilik ile kirlenerek büyüdüğümüzü belirtti ve bu kiri üzerimizden atmak için ezilenlerin, altta olanların düşmana ihtiyacı olmadığını, milliyetçiliğin tam da homofobik ve transfobik iktidarların işine yaradığını unutmamamız gerektiğini paylaştı.
 
Birlikte özgürleşmek için diyalog ve dayanışmanın temeli etik seçim olmalı
 
Homofobiye karşı mücadelede dayanışma için Ortadoğu, Kafkasya ve Balkan “Bölgesel Ağ” girişimin bu ilk buluşması yeterince heyecan yarattı ve önümüzdeki süreçte Ağ’ın örgütlenmesi ve yayılması anlamında katılımcıların birbirlerine güvenlerini arttırdı. Ermenistan, Türkiye, Azerbaycan gibi, Filistin-İsrail gibi kronikleşmiş yabancılaşma mesafelerinin homofobi ve transfobi karşıtı mücadele aşılabilmesi için rasyonel adımlar atma olgunluk ve becerisine ortaklaşa sahip olunduğu ortaya çıktı.
 
Bileşenler her konuda anlaşamayacak bile olsalar diyalog ve dayanışma yönünde etik bir seçimde bulunmada ısrarcı olacaklarını beyan ettiler. Ancak böylesi bir etik seçim ile mücadelelerin birbirini besleyerek gelişeceği ve bu sayede bölgelerimizde soluk alacağımız alanların genişletilerek birlikte özgürleşebileceği konuşuldu.
 
Devlet politikalarını taklit eden bir bölgesel ağ olmaz!
 
“Bölgesel Ağ”ın yıllık konferanslarının Türkiye’de devam etmesinde ortaklaşıldı. Yıl içinde ayrıca ülkeler arası toplantılar ile her bölgenin kendi yerel buluşması için çalışmalar yürütülürken işbirliği ve dayanışma sözü verildi. Bölgesel yatay ağda bir araya gelmek için devlet politikalarından kaynaklanan önyargılardan uzak durarak, ayrım yapmadan yerel ve ortak sorunlar üzerinden bir araya gelme konusunda anlaşıldı. İkinci ana Ankara Bölgesel Ağ Toplantısı’nın hazırlıkları Şubat ayında gerçekleşmesi üzerinden planlanıyor. Hazırlıkları devam eden böylesi bir yerel buluşmanın önümüzdeki dönem Balkanlar’ın temsilcilerinden olan Zagreb Pride ve Queer Zagreb örgütlerinin evsahipliğinde Hırvatistan’da gerçekleşmesi planlanıyor. Gelecek buluşmaların gündemlerinde bölgedeki ortaklar ve yoldaşlar mevzuu da ağırlık kazanacak. Ağ’ın derinleştirilmesi ve kapsamlaştırılması adına, bölgeler arası ve bölgeleriçi buluşmalar yakından takip edilecek.
LGBT bireylerin ve heteroseksüellerin birlikte özgürleşeceği bir dünya için
 
Buluşmanın koordinasyonunu yapan Kaos GL, 90’lı yılların başından beri ayrımcılığa karşı LGBT bireylerin insan haklarının geliştirilmesi yönünde sosyal, kültürel ve akademik alanlarda etkinlikler düzenliyor. LGBT bireylerin ve heteroseksüellerin birlikte özgürleşeceği bir dünyaya dair düşüncelerin paylaşılmasını ve tartışılmasını istiyor. Kaos GL, diğer şehirlerdeki LGBT bireylerin kendi örgütlerini oluşturabilmeleri için dayanışma gösteriyor. LGBT bireylerin insan haklarının görünürlüğünü sağlamak için çalışıyor. İşte bunun için de kadın örgütlerinden insan hakları örgütlerine ulusal ve uluslararası pek çok kurum ve kuruluşla homofobiye karşı ortak çalışmalar yürütüyor. Tüm bu ortak çalışmalar ve ayrımcılığa karşı mücadelede örülen ağların sonucunda Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma diğer Türkiye şehirlerine yayılıyor.
 
Söz konusu metodolojinin bölgesel işbirliği için de geçerli ve politik açıdan işlevsel olduğu “Bölgesel Ağ” toplantısında bir kez daha görülmüş oldu. 

Etiketler: yaşam
Telegram