10/05/2022 | Yazar: Hazal Deniz Kaya

Dizinin kitabı sansürlense ve Netflix Türkiye seyirciye diziyi “kapalı” bir şekilde sunsa da izleyen herkese LGBTİ+ çocukların yalnız olmadığını bir “bahar” sevinciyle anlatıyor Heartstopper…

İyileştirici bir sarılma: Heartstopper Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Netflix'in 22 Nisan 2022 tarihinde yayınlanan yeni dizisi Heartstopper (Kalp Çarpıntısı) Alice Oseman’ın aynı adlı grafik romanından uyarlama. Diziyle ilgili konuşmadan önce yazardan ve kitabın Türkiye’deki macerasından bahsetmek gerek. Heartstopper'ın 4 ciltten oluşan kitabı önce D&R, İdefix gibi satış sitelerinden kaldırılmıştı, ardından çocuklara/gençlere "kötü" örnek olacağı düşünülerek “muzır” ilan edildi ve poşet içerisinde satılmasına, ilanlarının teşhir edilmemesine karar verildi. Her zaman olduğu gibi bu tip baskılar kitaba duyulan ilgiyi arttırdı ve şimdi de eser bizlerle Netflix üzerinden buluşmanın bir yolunu buldu. Heartstopper şimdilik 8 bölümlük tek bir sezondan oluşan bir dizi. Dizinin senaryo/yaratım aşamalarında da Alice Oseman bizzat yer alıyor. Dizi temelde lise çağındaki Charlie ve Nick'in aşkına, kendilerini keşfetmelerine ve açılma hikayelerine odaklanıyor. Kurduğu hikayedeki kibar dokunuşları, temsiliyetin çeşitliliği ve güçlülüğü ile LGBTİ+ çocuklara/gençlere uzun zamandır birçok işte görmediğimiz bir “konfor” ve “sıcaklık” sunuyor.

Dizinin anlatımdaki seçimlerinden ve neden bu kadar iyi hissettirdiğinden bahsetmeden önce Heartstopper’ın Netflix’in ve diğer birçok platformun uzun zamandır yaptığı “hetero”lar için “heteroca” eşcinsel hikayelerinden olmadığını söylemek gerek. Karakterlerimizin duygu dünyalarına girebildiğimiz, yan karakterlerinin çoğunun olabildiğince (bazı eksiklikleri olmakla beraber) güçlendirildiği bir LGBTİ+ hikayesi izliyoruz. Yani senaryoya bir nevi “fırlatılmış”, sadece “çeşitlilik” olsun diye yazılmış karakterlerden oluşmuyor dizi. Ayrıca bu noktada dizinin kadrosunun LGBTİ+ oyuncularla dolup taştığını da söylemek gerek. Dizinin kadrosu demişken sonunda bir liseli dizisinde lise çağında oyuncuları izliyoruz. Yakın zamanda izlediğimiz birçok ergenlik çağı dizisinin pürüzsüz ciltli, alışılmış güzellik standartlarının tamamına uyan, komik derecede yaşlı kastlarından sıkılmışken Heartstopper bu anlamda da gençlere “gerçek” bir hikâye sunuyor.

Dizinin dünyasına girersek Charlie, 10. sınıfa giden açık gey bir erkek; sevimli, sessiz, içine kapanık, arkadaşları tarafından çok sevilen ama kendini sevmeyi bir türlü beceremeyen, korkularının yanında cesur bir karakter.  Charlie, okulun popüler, tatlı, nazik ve arkadaşlarının hatırlattığı gibi en hetero görünümlü sporcu çocuğu Nick’e ilk görüşte âşık oluyor.  İkilinin birbirleriyle kurdukları arkadaşlık sırasında Nick’in de cinsel yönelimiyle ilgili kafasının karıştığını, Charlie’den hoşlanmaya başladığını ve yavaş yavaş gözünün Karayip Korsanları’ndaki Keira Knightly’den Orlanda Bloom’a kaydığını izliyoruz. Nick karakteri uzun zamandır eksikliği bariz olan hatta bir nevi alay konusu haline gelmiş biseksüel temsiliyeti başarıyla ekrana yansıtıyor. Bu sırada Nick’in annesi olarak dizide yerini bulan kraliçemiz Olivia Colman’ı da anmak gerek. Sürpriz olarak karşımıza çıkan oyuncu, toplamda üç sahnesi olmasına rağmen finaldeki Kit Connar (Nick)’la olan performansıyla bir şekilde izleyicinin gözlerini doldurmanın yolunu yine buluyor. Bu açılma sahnesi LGBTİ+ çocuklara/gençlere ve ailelerine neredeyse bir nevi “ders” veriyor. Sadece bu sahnesiyle değil, dizinin yaratıcıları ve oyuncuları röportajlarında da dizinin temel işlevinin aynı şekilde hisseden çocuklara mutlu bir son, sağlıklı ilişki örnekleri sunmak olduğunu belirtiyor. Bundan da yola çıkarak dizi içerisinde sevdiğim birkaç şeyden daha bahsetmek istiyorum.

Siyah trans kadın oyuncu Yasmin Finney’in canlandırdığı, Charlie’nin yakın arkadaşı Elle karakteri, yine televizyonlarda alışık olmadığımız pozitif bir trans temsili sunuyor. Elle karakterinin bir önceki sene Erkek Lisesi’nden Kız Lisesi’ne geçişiyle arkadaş edinmesini, herkesin sırdaşı haline gelmesini ve aşık olmasını izliyoruz. Ekranlarda sonunda mutlu bir sona, bir sürü tatlı kalp çarpıntısına layık görülmüş bir trans karakter izlemek gibisi yok… Ayrıca Elle ve Charlie’nin arkadaş grubundaki hetero karakterimiz Tao da maskulen görünüme sahip olmayan, duygusal olarak fazlasıyla kırılgan erkek yapısıyla temsiliyeti çeşitlendiriyor. Elle’in Kız Lisesi’nde arkadaş edinmesi serüveni sırasında açık queer oyuncu Corrina Brown ve non-binary oyuncu Kizzy Edgel tarafından canlandırılan okulun lezbiyen çifti Tara ve Darcy ile tanışıyoruz. Bu çiftin aşkı, açılması ve çevresindeki zorbalarla baş etmesi de çok güzel işlenmiş. Buradan 3. bölümdeki parti sahnesine geçmek istiyorum. Artık hislerinden emin olan ama zorba arkadaşları yüzünden bir türlü cesaretini kazanamayan Nick’in Charlie’yi de davet ettiği partide Tara ve Darcy artık çevrelerinden korkmayarak özgürce, neşe ile gökkuşağı renkleri altında öpüşüyorlar. Bundan etkilenen Nick hislerinden daha fazla utanmak istemediğini fark ederek Charlie’ye doğru koşuyor. Bu ve bunun gibi birçok sahnede mizansenin her yerinden çıkan gökkuşaklarıyla LGBTİ+ karakterlerimizin bir arkadaş grubu olarak birbirlerini nasıl “özgürleştirdiklerini” görüyoruz. Birbirleri için, birbirleri sayesinde ve tekini bile arkada bırakmadan varlıklarını, sevgilerini tıpkı dizi boyunca serpilen renkli yapraklar ve kuşlar gibi özgürlüklerini kucaklamalarını izliyoruz.

Heartstopper, düşük bütçeli bir dizi olduğunu yer yer belli eden ve özellikle bazı yan karakterlere boyut kazandırmada senaryoda eksiklikler yaşayan bir dizi olsa da ekrandan yavaşça salonumuza doğru eğilip bizlere “iyileştirici” bir sarılma vaat ediyor. Charlie ve Nick önce beraber karda oynuyorlar, sonra yavaş yavaş bahar geliyor, giderek kolaylaşıyor her şey.  Dizinin kitabı sansürlense ve Netflix Türkiye seyirciye diziyi “kapalı” bir şekilde sunsa da izleyen herkese LGBTİ+ çocukların yalnız olmadığını bir “bahar” sevinciyle anlatıyor Heartstopper…

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.



Etiketler: medya, kültür sanat
Dijital