03/01/2022 | Yazar: Anjelik Kelavgil

İçi boş, derin ve dibi ıslak.

Kendimi kuyu gibi hissediyorum - II Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Aslında Cem Yılmaz’ın dolaşımdaki son gösterisine dair iki çift kelam etmek niyetindeydim ama önce kelamlarıma baktım; sonra Cem Yılmaz’a baktım ve değmez dedim biliyor musunuz? Evet, değmez (aka. nazlıaka). 

Bu kuyu olma halinin en billurlaştığı yer yatak odam sanırım. Dating uygulamalarında karşılaştığım kalabalık kendini cis-het erkek olarak tanımlayan bir kütle. Çoğu heterososyal hayatlar yaşayan, cis-het ayrıcalıklarının farkında, hassas, kırılgan ve yetişkincilik oynayan erkeklikler bahsettiğim. 3 aşağı 5 yukarı ortalama Cem Yılmaz izleyicisi bir kütleden bahsediyorum. Birçoğunun ilk günahı, birçoğunun gizli sırrı, bir çoğunun cis-het erkek performansını vestiyere asarak nefes aldığı yer; ama nihayetinde hepsinin bağırdığı kuyuyum.

Şikayetçi olduğum sanılmasın; tahtaya vuruyorum, nazar değmesin. Ama bu pratiğin içerisinden kimse hayatıma sirayet edemiyor, romantik bir akışa dahil olamıyor. Gizli bir günah, “ahlaksız” bir kaçamak ya da bağrılan bir kuyu olunca; oradaki öznelerle yarenlik olmuyor.

Koli hayatım kendime ve çevreme dair yeni düşünüşlere neden oluyor. Bu kadar “cis-het erkek” ile kolileşirken insan ister istemez bu düşünüşlerde buluyor kendini. Mesela yönelimime dair düşünürken yeni yeni androseksüellik üzerine de düşünüyorum. Herhangi birinden bahsederken kişiyi yönelimi ya da kimliği ile tanımlamak yerine kimlerle sosyal ilişkiler içerisinde kendini var ettiğine dair işaretlerde bulunuyorum (heterososyal, lubunyasosyal vs. gibi). Transfeminenlik üzerine düşünüyorum mesela, kadın mıyım sorusunu sorarken kendime, iyi geliyor. Ben kolinin üzerine düşündürteni severim gördüğünüz üzere.

Öte yandan bir aşk kadınıyım, bunu bilen biliyor. Flörtten, aşktan, fingirdemekten ve fıkır fıkır olmaktan beslenirim, auram değişir. Kolilerimi hayatımın bu kısmına dahil edemeyişimi kabul ettikten sonra dahil edebileceğim kütleye baktığımda, deneyimle sabit, bir iç kararması ve ilişkilenememe sorunu yaşıyorum. Kuyulaşıyorum. “Yetişkincilik” oynayan akranlarıma bakmam yetiyor mesela, bağ kuramıyorum. Lubunyasosyal bir kişiyle en son ne zaman kolileştim ya da flörte durdum hatırlamıyorum. Çok denemem oldu ve her denemenin sonunda kuyulaşmaya devam ettim. Muhatabımın tüm açılma travmalarının, varoluş bunalımının, aile sorunlarının, kimlik krizlerinin hepsiyle ilişkilenemedikçe; bunların kuyusu oldum. Konyada bir anda oluşan obruklara dönüştüm, içime çöktüm.

Heterososyal kişilerle yatakta kurduğum ilişkide ne kadar açık seçik kendim olabiliyorsam; kendim olabilmek için var olduğum lubunyasosyal ilişkiler toplamında o kadar da kendim olamadığımı fark ediyorum çoğu zaman. Ya kendimi korumak için saklanmak zorunda kalıyorum ya da kendim olabileceğim bir zemin bulamıyorum bu ilişkilerde. Ötekinde ise olay bir erkeğin libido/zaman grafiğinden ibaret bir an olarak kalıyor. Yatak odamla gönül hanem arasında oluşan bu mesafe, bu uçurum tadımı bir hayli kaçırıyor. Mesafeyi kapatmaya çalıştıkça da çuvallıyorum, daha da açılıyor mesafe. Ne yapabileceğime dair bir fikrim ise henüz yok. Birbirimizin yalnızlığına ne kadar sebebiz diye düşünüyorum çoğu zaman.

Ben kendimi bütünlüklü ve tutarlı bir performans içerisinde var edebileceğim koşullar istiyorum 2022’den; hem makro, hem mezzo, hem de mikro düzeyde. 

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.




Etiketler: medya, yaşam, cinsellik
Dijital