14/12/2020 | Yazar: Nazlı Yıldırım

Sakınmadan, saklanmadan, korkusuzca kendime kavuştuğum bir sabahın düşünü yıllardır gizliyorum.

Kesik fotoğraflar-3 Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cumartesi akşamında annem “Kızım, kız arkadaşını yarın kahvaltıya çağır da gelsin.” dediğinde yüreğimin kızardığını hissetmiştim. Ertesi gün oldu. Erkenden uyandım. Ocakta kaynayan suyun sesleri pencerenin can sıkıntısını temizlerken dışarıda ise yağmur hafifliyordu. Annem ise uykudaydı hâlâ.

Mutfağımız çok küçüktü. Dört kişilik masayı biraz ortaya çekip sandalyeleri yerleştirdim. Dolaptan çıkardığım kahvaltılıkları koydum masaya. Çayı demledim. Tabakları yerleştirdim. Birazdan gelirdi. Zaman sıklaştıkça yüreğimin kızarıklığı artıyordu. Ellerimin tedirginliği arkama saklayarak annemi uyandırmak için odasına gittim. Yüzünde birikmiş uykunun ağırlığında gözlerini açtı. Annem de hazırlandığına göre artık kız arkadaşım da birazdan zili çalar ve hep birlikte kahvaltıya geçebilirdik.

Şimdi hep birlikte aynı masadaydık. Sırtım ter döktürüyordu. Minnettar bakışlarımı anneme sabitlerken kız arkadaşıma dönüp dönüp beni ona şikâyet etmesi ortamı yumuşatıyordu. Ağzımda sabahın telaşını belli etmemek için sıcak çayımdan ikide bir yudumluyordum. Arada bir kendimi savunmaya geçiyor sonra yine sözü anneme bırakıyordum. Günün en tenha yeriydi yüzü. Kıvrılıp köşesine gözlerindeki hareketli ışıltıyı seyrettim. Mutluydu. Mutlu olduğunu hissediyordum en azından. Annemle iletişimi sağlayabilmiş ve keyifli bir ikili olmuşlardı. Çemberin biraz berisinde onları izlerken yeniden doğuyordum. Özüme, benliğime…

Pencerenin sislenmiş alnından süzülerek kayboldu yüzleri. Sonra kahvaltı masası, ardından mutfak. Art arda görüntüler azalarak silindiler. Tekrar gözlerimi kırpıp etrafıma baktığımda ne ocakta kaynayan su, ne dışarıda yağmur, ne odasında uyuklayana annem ne de biraz sonra çalınacak zil vardı. Derin bir kayboluş…

Sırtımı yokladım. Ter yoktu. Pencereyi açtım. Uzun zamandır beklediğim böylesine bir sabahın düşünü üfledim havaya. Bana ait olmasını istediğim. Sakınmadan, saklanmadan, korkusuzca kendime kavuştuğum bir sabahın düşünü yıllardır gizliyorum. Aralık da kendi ömrünü yitiriyordu. Kapısını bir sonraki gelen düşe sonsuza kadar açarken bense sabırsızlanıyordum gülüşlerim düşlerimi gerçek kılsın diye. 

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.



Etiketler: yaşam
Telegram