01/04/2020 | Yazar: Umut Güner

Gerçekten okul idarecilerinin ve milli eğitim müdürlüğünde görev yapan yöneticilerin tek sorunu çocukların çizdiği gökkuşağı resimleri midir? Biz de bu topraklarda bu olmamışlıklarla sınanıyoruz…

Korona günlerinde Şeytan Tüyü ve nefret… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Umut Güner | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Umut Güner

İki haftayı aşkın bir süredir evden çalışıyorum. Ev arkadaşlarım, arada sırada sipariş verdiğimiz marketten gelen mantiler dışında pek kimseyi görmüyorum. Masamı camın kenarına koydum. En azından apartmanda bir iki tane işyeri var, oraya giren çıkan yakışıkları görürüm diye. Malum karantina günlerinde göz banyosu da önemli bir ihtiyaç. Hafta sonu bilgisayardan uzaklaşınca bazen lubunya olduğumu da unutuyorum. Karantina sanki içimdeki lubunyalığı da aldı götürdü… Neyseki alternatif dayanışma WhatsApp gruplarımız var, oradan birbirimize birkaç foto, video atıyoruz da lubunyalığımızı hatırlıyoruz. Neyse gene böyle günlerden birinde Pazar günü Şeytan Tüyü (Handsome Devil) isimli LGBTİ+ filmini izlemek için oturdum televizyonun karşısına.

Filmin konusunu anlatacak değilim, izleyin. Lubunya filmi çekenler de gösterenler de kazansın. Filmde bir açık bir gizli lubunyanın lisede maruz kaldığı ayrımcılığı, akran zorbalığını ve hetero öğretmenlerinin hödüklüğünü anlatıyor. Bu arada düşününce hödüklük homofobikler için güzel bir tabir olur. İncelikten yoksun olma hali… Hödüklük kendiliğinden homofobik olmayı, transfobik olmalı içinde barındırıyor olabilir.

Filmde bir de açık olmayan ama sezdiren bir gey öğretmen var. Açık olmayan ama sezdiren öğretmen ile gizli lubunya gey barda karşılaşırlar. İkisi de birbirine orada tesadüfen bulunduklarını zırvalarlar… İkisi de birbirinin lubunya olduğunun farkında olarak, ikisi de birbirine yalan söyler, ikisi de birbirinin söyledikleri yalana inanmazlar. Lubunyalığını gizlerken insanın kendine ettiğini kimse etmiyor. Lubunyanın toplum baskısından kaçınmak için gizlenme refleksleri, gizlendikçe toplum baskısının artması, hoyratlıklarıyla hayatın en güzel yıllarını mutsuzluğa boğuyorlar.

Tabii öğretmenin açıktan desteğini görememesi hatta rol model olarak bir öğretmen LGBTİ+ ile karşılaşmıyor olmalarını da güzel veriyor. Bir LGBTİ+ filmini lubunya olarak izlerken beklentim hep mutlu son oluyor. Çünkü hayatlarımız o kadar zorken bir de beyaz perdenin içimizi karartmasını istemiyorum. Her yerinden mutluluk fışkıran bir LGBTİ+ filminde bile heteroseksizmin kokusunu buram buram alıyoruz. Siz filmi izleyin en iyisi. Belki sizin mutlu son beklentisi eşiğiniz o kadar yüksek değildir.

Pazar günümü böyle güzel değerlendirmişken ve kendime “mutsuz olacak” başka bir şey yokmuş gibi kederlenirken çocukların gökkuşağı resimlerine saldırı haberleri sosyal medyada karşımıza çıkmaya başladı. Çocuğun bir bütünün parçası olduğunu görmesi ve evde kapalı kalanın tek başına kendisi olmadığı, kendisi gibi başka çocukların da olduğunu bilmesi için başlatılan bir kampanya gene bir komplo teorisine dönüştü. Zihinleri o kadar grileşmiş ki, gökkuşağının kendisinden korkar hale gelmişler. Sonrasında dün haberlere düşen WhatsApp mesajından aslında Akit’in kendi kendine ürettiği bir nefret kusması olmadığını, okul idarelerinden, milli eğitim müdürlüklerine uzanan bir dizi nefret dolu ayrımcılıklarla karşı karşıya kaldığımızı öğrenmiş olduk. Gerçekten okul idarecilerinin ve milli eğitim müdürlüğünde görev yapan yöneticilerin tek sorunu çocukların çizdiği gökkuşağı resimleri midir? Biz de bu topraklarda bu olmamışlıklarla sınanıyoruz…

korona-gunlerinde-seytan-tuyu-ve-nefret-1

Neyseki tablo bu kadar karamsar değil, her şeye rağmen çocuklarına ayrımcılık karşıtı olmayı öğreten öğretmenler, eğitimciler var ve sınıftaki, okuldaki homofobinin bir sistem sorunu olduğunu düşünen ve buna karşı olduğunu beyan eden Eğitim-Sen var, Eğitim-Sen içerisinde farklı şubelerde ve Kaos GL içerisinde örgütlü öğretmenler var.

Çocukların bedenlerinden, sulu boyalarından, pastellerinden ellerinizi, pis zihinlerinizi geri çekin!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: kültür sanat, eğitim
Nefret