23/09/2021 | Yazar: Lena Sans

Bu şeylerle nasıl başa çıkacağımı ve onlarla nasıl yaşayacağımı az çok öğrendim. Bunlar hakkında konuşmak için zihinsel ve fiziksel olarak iyi bir alandayım..

Lena Sans’ın kendi otizmine analitik olarak yaklaşımı: Otizm ile nasıl yaşadığı, ele alımı ve başa çıkma yolları Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Nöroçeşitlilik: Tipik veya normal kabul edilenden zihinsel veya nörolojik işlevlerde farklılık (sıklıkla otistik spektrum durumlarına atıfta bulunularak kullanılır). - (https://www.lexico.com/definition/neurodivergence). Otizm, Asperger sendromu, disleksi, diskalkuli, epilepsi, hiperleksi, dispraksi, DEHB, obsesif-kompulsif durumu (OKB) ve Tourette sendromu gibi bilinen çeşitli nöroçeşitlilik türleri vardır.- (https://psychology.wikia.org/wiki/Neurodivergent).

Şizofreni, OKB, anti-sosyal kişilik durumu, borderline kişilik durumu, dissosiyatif durumu ve bipolar durumu gibi diğer bazı durumlar da bir tür nöroçeşitlilik olarak sınıflandırılabilir.(https://uofgpgrblog.com/pgrblog/2021/3/24/neurodiversity) [1]

Otizm, genel bir tanım: Otizm veya otizm spektrum durumu (ASD), sosyal beceriler, tekrarlayan davranışlar, konuşma ve sözsüz iletişim ile ilgili zorluklarla karakterize edilen geniş bir koşullar yelpazesini ifade eder. (autismspeaks.org/what-autism)

-       Kendi nöroçeşitliliğimi otizm olarak sınıflandırmamın nedeni

Yaşamımdaki deneyimlerimden ilk olarak şunu fark ettim ki, çoğunlukla, o an veya belirli bir zaman diliminde, sosyal ipuçlarının (yüz ifadeleri, beden dili, ses perdesi ve tonu, fiziksel sınırlar yani kişisel alan) ne anlama geldiğini anlayamıyorum veya algılayamıyorum. Beynimde farklı türde sosyal ipuçlarından ve bu ipuçlarının ne anlama gelebileceğinden oluşan bir koleksiyonum olmasına rağmen, ben bu anlamları ve sosyal ipuçlarını anlık veya daha uzun bir süre içerisinde anlayamıyorum/eşleştiremiyorum. Bu anlamları ve ipuçlarını bir araya getiremeyeceğim anlamına gelmiyor ama onları eşleştirmekte zorlanıyorum veya bir karara varmama rağmen bu eşleştirmeler için çoğunlukla yanlış cevaba ulaşıyorum. Otistik olduğumu söylememin temel nedeni, sosyal ipuçları ve anlamları arasındaki bağlantıları yanlış kurabilmem. Bunun dışında otizm adı altında kategorize edilebilecek yaşadığım başka şeyler var. Bir diğeri, çoğunlukla sosyal ipuçlarını anlayamamamın sosyal becerilerimi ve sosyal durumlarla başa çıkma şeklimi etkilemesi. İçinde yaşadığım toplum çoğunlukla nörotipik sosyal iletişim yolları ve dinamikler temelinde ilerliyor. Diğer insanlar gibi bu dinamiklerin içinde yer alamıyorum. Hayatımdaki bu durum, yaşamanın en zor ve/veya en zorlayıcı kısmı. Ayrıca çoğu insanın Türkiye'nin Güneydoğu bölgesinden gelen bir aksan olduğunu düşündüğü bir konuşma bozukluğum var. Konuşmamı geliştirdiğim süre boyunca bu tür bir aksanı olan düzenli olarak iletişim kurduğum bir akrabam veya kişi yok.

 -       Otistik olduğum sonucuna varma şeklim

Otistik olduğumu yirmi buçuk yaşımda öğrendim ya da anladım. Otistik olduğumun farkına varma sürecindeki en faydalı şey, nörotipik olmadıklarının farkında olan insanlarla birlikte olmak ve onlarla iletişim halinde olmaktı.Benim için empati ve o insanlar tarafından anlaşılabilmek ile başladı. Toplumun büyük bir bölümü tarafından değil de özel olarak o kişiler tarafından anlaşıldığımda kendim için daha sağlıklı bir şekilde kendimi ifade etme ve o insanlarla sosyal dinamiklerde yer alma şansını yakaladım. Hep aklımın bir köşesine itip gizlediğim (maskeleme) şeyleri ifade etmeye başladığımda, sakladıklarımın daha çok farkına vardım ve toplumun genel olarak kabul etmediği şeyleri maskelemek zorunda olmamak, bu şeyler hakkında daha açık bir şekilde düşünmeme yardımcı oldu. Bu fırsat ve o insanlar, uğraştığım şeyler hakkında konuşmak için bana güvenli bir alan sağladı. Bu insanlarla benzer deneyimlere sahip olduğumuzdan ve bundan daha önce bu  konular hakkında konuşmak için benden daha fazla zaman ve mekana sahip oldukları için onlardan bilgi almak ve deneyim paylaşımı yapmak mümkün oldu. Bu otizmimi sınıflandırmama ve anlamama yardımcı oldu. Otizmimin yönlerinin ve katmanlarının farkında olmak bana ani olarak değil, uzun bir kabullenme ve anlama süreci olarak geldi. Bu süreç hala devam ediyor ve hiç biteceğini düşünmüyorum.

-       Otizmimle başa çıkma/ele alma yollarım

*güvenli alanlar yaratmak ve içinde olmak

*direkt sözlü iletişim

*algılarımın/duyularımın bazılarını görmezden gelmek ve/veya köreltmek

*beni zorlayan yönleri aktif olarak belirlemeye çalışmak

*profesyonellerden ve/veya sosyal destek sistemlerinden yardım almak

*yapamadıklarım bağlamında yapabileceklerimin sınırlarını zorlamaya veya bulmaya çalışmak

*benimle uyumlu olan alternatif öğrenme ve anlama tekniklerini bulmak

*maskelememin katmanlarını belirlemek ve nerede kullanıp kullanmamam gerektiğini değerlendirmek

*Güvenli alanlar yaratmak ve içinde olmak

Bu bölüm çoğunlukla diğer bölümleri kendi içinde barındırıyor ama her halükarda incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben, bu güvenli alanları, ilk önce sosyal bir dinamik içinde olduğum insanlara bazı sosyal ipuçlarını anlayamayabileceğimi ileterek yaratıyorum. İnsanlarla kurduğum ilişkilenmelerde, insanların zorlanabileceğim katmanlara dikkat etmesi için genellikle ilk adımım bu oluyor. Birçok insanın bu gibi şeylere karşı önyargıları olsa da bu adımları atabilmem için öncelikle bazı şeyleri anlayamamamın utanılacak bir şey olmadığını kabul etmem gerekti. Yargılama ya da önyargı yönünde bir şey hissettiğimde ilk tepkim, yanımdaki kişinin bu konuyu anlamaya ya da konuşmaya açık olup olmadığını değerlendirmek oluyor. Eğer öyle olduklarını hissedersem veya anlamak istediklerine dair açık işaretler gösterirlerse, bakış açımı daha ayrıntılı olarak açıklıyorum. Sağlıklı bir sosyal dinamiğe sahip olabilmemiz için çoğu zaman bu konuşmayı yapmaya açık olan insanlar bunu anlıyor ve benimle iletişim kurma biçimlerine dikkat ediyor. Bu sohbet tabii ki sohbetin tüm katılımcıları için ve eğer isterlerse kendi bakış açılarını ve gruptaki herkesin dikkat etmesi gereken şeyleri paylaşabilirler.Bu şekilde herkes, bu dinamikteki bazı zorlukların neler olabileceği konusunda net bir doğrudan iletişim ile başlamış oluyor ve bu, herhangi bir karışıklık olasılığını veya bu zorlukları iletmek için yalnızca sosyal ipuçlarını kullanmak zorunda kalma olasılığını çoğunlukla engelliyor. Diğer iletişim türlerini (yüz ifadeleri vb.) kullanırken doğrudan sözlü iletişime vurgu yapılmasını istemek, güvenli alanlar yaratmanın başka bir yolu. Çoğu zaman sosyal dinamikleri, bu konuları direkt sözlü iletişim ile konuşarak başlatmak olası olmuyor. Ben ilişkilenmeyi bu şekilde başlatmayı tercih etsem de karşıdaki insan/insanlar halihazırda insanlarla iletişirken nelere dikkat etmesi gerektiğinin farkında olabilir çünkü herhangi biri nöro çeşitli olabilir. Ya da karşıdaki insan/insanlar bu konuları direkt sözlü iletişimle konuşmaya hazır olmayabilirler ve bu konular tetikleyici olabilir. Sosyal dinamiğimizde dikkat etmemiz gereken şeyleri en baştan direkt sözlü iletişimle söylemeden iletmenin bir başka yolu, insanların bana karşı olmaması gereken bir şekilde hareket ettikleri durumlarda açık rahatsızlık veya hoşlanmama belirtileri göstermek olabilir (çoğunlukla o anda bana yaptıklarından hoşlanmadığımı söyleyerek). Örneğin, konuşma şeklim hakkında yorum yapmak ve/veya niyetleri kötü olmasa bile taklit etmek, dinamiği etkileyebilecek konularda sadece sosyal ipuçlarını kullanmak, bana defalarca tatlı demek ve tuhaflığımın tatlı olduğunu söylemek, sosyal grup dinamiklerinde, rızamın olmadığı durumlara sokmak (-neden konuşmuyorsun?- bugün çok suskunsun vs.). Bu örnekler sayfalarca uzayabilir ve bence bunlar nöro çeşitli olan veya olmayan herhangi bir kişiye yapılmamalı olsa da daha çok nöro çeşitli ve kuir insanlara yönelik yapılıyor ve onları diğer insanlardan daha fazla etkileyebiliyor. Bence insanlardan olası tetikleyici bir hatayı beklemek ve o anda tepki vermek bunu yapmanın en sağlıklı yolu değil çünkü hasar çoktan verilmiş olabilir.

Güvenli bir alanda olmak, önce onu yaratmayı içermek zorunda değil. Bu komünitelerde  zaten bu adımları atmış ve şimdiye kadar biriktirdikleri ve yarattıkları alanlarda ve sosyal gruplarda yaşayan insanlar var. Bu alanlarla tanıştırılmak ve bu alanları halihazırda bulunan insanlarla birlikte inşa etmek de bir seçenek. Benim deneyimlediğim şey buydu. Sosyal gruplarımın çoğu için her şeyi baştan yaratmak zorunda kalmadım, tanıştığım insanlar zaten bu alanları yaratmaya başlamıştı ve ben, kendi bakış açımı da ekleyerek alanları inşa etmelerine yardımcı oldum. Bu benim için yapabildiğim daha kolay bir seçenekti ve kendimi ve başkalarını daha iyi anlamama yardımcı oldu. Bazen insanların incitici veya düşüncesizce hareket edeceklerini kabul etmekten daha zor olsa da, tanıştığım yeni insanlarla bu güvenli alanları yaratmaya çalışıyorum. Bu alanları yaratmaya çalışmak ile bu alanların içinde olmak arasındaki dengeyi bulmak benim için önemli çünkü kendim olmak için bir alan bulamadan bu konular hakkında daha fazla şey yapamıyorum.

*Doğrudan sözlü iletişim

Çoğunlukla, birlikte kullanabileceğim her iletişim yöntemini (bağlama göre) birlikte kullanmaya çalışıyorum çünkü iletişim kurmaya çalıştığım kişiye daha fazla bilgi sağladığını düşünüyorum. Ancak benim için denenmiş ve doğru yöntem, özellikle kriz, endişe ve gerginlik durumlarında çok fazla sosyal ipucu eklemeden doğrudan sözlü iletişim kullanmak oluyor. Bu yöntem, sosyal ipuçları gibi diğer iletişim yollarını normalde kullanmam gerektiği kadar kullanmamama fırsat veriyor. İçinde bulunduğum duygu durumunu ve hissettiğim katmanları kelimelere dökmek, yanımdaki kişinin bilmesi gerektiğini düşündüğüm ve hissettiğim önemli yönleri anlatmayı öğrenmek benim için epeyce pratik gerektirdi. Duygularımı ve içinde bulunduğum durumu kelimelerle net bir şekilde iletmeye çalışmak için ilk adımları diğer iletişim yolları ile onları net bir şekilde anlatamadığımı veya anlayamadığımı fark ettiğimde attım. Kendi durumumun farkında olmamam ve insanların nasıl hissettiğimi bilmeleri için hiçbir iletişim yöntemine güvenmemem, beni bu duyguları aktarmaya çalışmaktan alıkoydu. Her şeyden önce bu, insanların beni anlamamasına ve  aynı zamanda benim nasıl hissettiğimi anlamama ve kavramama engel oldu. Benim için kamera karşısında kendimle konuşmak ve sohbet etmek, bana uygun kelimeleri bulma ve bu kelimeleri benim ve diğerlerinin en net anlayabileceği cümlelere nasıl koyacağım konusunda pratik yapmamda yardımcı oldu. Tüm bunları özellikle bu konularda tek tek ve liste halinde çalıştığımın bilinciyle yapmadım. Kendi bağlamımda benim için ne rahat hissettiriyorsa onu yaptım, ne hissettiğimi ve düşündüğümü, bu hislerin bedenimi nasıl etkilediğini anlamaya çalıştım çünkü anksiyete, tetiklenmek gibi hissettiklerim ile vücudumun verdiği tepkiler arasındaki bağlantıyı her zaman kuramayabiliyorum. Yüzümü ekranda canlı görmek, aktardığım duygularla yaptığım yüz ifadeleri arasındaki bağlantıyı kendi içimde kurmama yardımcı oluyor. Hislerimi ve düşüncelerimi kendime sözlü olarak açıklamakta daha iyi olmaya başladığımda, diğer insanlarla pratik yapmaya başladım. Güvendiğim insanlarla güvenli alanlarda, hissettiklerimi sadece kendime değil, insanlara da kelimelerle ifade etme yeteneğimi yavaş yavaş geliştirdim. Duygularımı kelimelerle yeterince iletebildiğim bir duruma geldikten sonra, sosyal dinamiklerde var olabilmem  için maskeleme daha az gerekli hale geldi. Doğrudan sözlü iletişim çoğunlukla her iki taraf için de kafa karışıklığına fırsat bırakmıyor. Her iki taraf da ihtiyacımız olan, istediğimiz, hissettiğimiz ve arzuladığımız şeyleri doğrudan ileterek daha güvenli, ilgili ve anlaşılır hissetmemizi sağlayan bir dinamik yaratılabilir.

*Algılarımın/duyularımın bazılarını görmezden gelmek ve/veya köreltmek

Çoğunlukla görmezden gelmeye çalıştığım duyular, anlamakta zorlandığım duyular oluyor. İletişim kurduğum kişi zaten doğrudan sözlü iletişim kullanıyorsa ve önemli kısımları atlamadan kendilerini iletebileceklerini hissediyor ve güveniyorsam, sosyal ipuçlarını kafamda çok işlememeye çalışıyorum. Çünkü aklımda, sosyal ipuçları ve doğrudan sözlü iletişim her zaman paralel gitmiyor. Eğer onların sosyal ipuçlarıyla hissettiklerim ile o kişinin doğrudan bana söyledikleri arasında bir çelişki olduğunu hissedersem, sosyal ipuçlarını görmezden geliyor ve söylediklerini ana fikir olarak alıyorum. Bu durum genellikle olduğu için, hala yüzlerine bakmama rağmen karşımdaki kişinin ne ifade ettiğine fazla dikkat etmemeyi öğrendim. Hala sosyal ipuçlarını görebiliyorum ama özellikle gerekli değilse bu ipuçlarını beynimde işlememeye çalışıyorum eğer o insan doğrudan bir iletişime giriyorsa gerekli olmayabiliyor.Görmezden gelmek ve köreltmek arasındaki fark şu ki, bu sosyal ipuçlarının ne anlama gelebileceği hakkında hala bir fikrim var ve bunun hakkında düşünüyorum, bu durumda hissettiklerimi bilinçli olarak görmezden geliyorum. Köreltmek de biraz zaman alsa da beynim yavaş yavaş bu duyulara her zaman ihtiyacım olmadığını ve eğer köreltmezsem bunların beni yanlış yöne götürebileceğini öğreniyor. Bu şekilde beynim artık ben bilinçli bir çaba harcamadan bu duyuları eskisi kadar kullanmıyor. Benim için bu, olası kafa karışıklıkları ile baş etmenin iyi bir yolu ve bana maskelememem için biraz zihinsel alan ve enerji sağlıyor. Bu duyulara dikkat etmediğimde, ben de sosyal ipuçlarını daha az kullanabiliyorum. Bu biraz sağlıksız görünebilir, ancak doğrudan kelimelerle iletişim kurabiliyorsam, sosyal ipuçları ve onun duyuları benim için o kadar gerekli olmuyor. Zorlandığım sosyal ipuçlarını kullanmaya ve anlamaya çalışmak enerjimi ve zihinsel alanımı harcıyor ve bu içinde bulunduğum alanda var olma yetimi engelleniyor.

*Beni zorlayan yönleri aktif olarak belirlemeye çalışmak

Çoğu şeyi  zihnimde kategorilere ayırarak, listeleyerek ve kavramsallaştırarak düşünme ve işleme eğiliminde olan biriyim. Benim için hissettiğim şeyler hayatın en kafa karıştırıcı kısımlarından biri ve anlamak için kavramsallaştırmaya ve somut kelimelere dökmeye çalışıyorum. Bu aynı zamanda otizmimle beni zorlayan şeylerde de oluyor çünkü bunlar benim için aynı zamanda bir düşünce süreci ve bir duygu/duyudur. Yaşadığım zorlukların katmanları birbiriyle iç içe ve her katman birbirini etkileyebiliyor.

Çoğunlukla sosyal bağlamda, hayatımda zorlayıcı bulduğum şeylerin bir listesi:

'sosyal hiyerarşi

‘sosyal ipuçları

‘awkward, weird ve cringe şeyler[2]

'TMI (çok fazla bilgi)

'göz teması

'alt motifler

'manipülasyon (gaslighting vb.)

Bu kavramların hakim olduğu mekanlarda var olmamaya çalışıyorum. Bunları çoğu zaman kafa karıştırıcı, gereksiz ve toksik buluyorum.

Sosyal hiyerarşi için, mantıksal bir sisteme oturtamıyorum ve böyle olması için belirli şartlar ve koşullar bulamıyorum. Çoğu sosyal dinamik için, özellikle daha büyük gruplarda, sosyal hiyerarşi büyük bir rol oynayabiliyor. Sosyal hiyerarşi olduğunu hissedersem, o mekanlardan ve gruplardan uzak duruyorum.

Sosyal ipuçlarının beni neden yanlış yöne götürebileceğini ayrıntılı olarak bahsettim.

Awkward, weird ve cringe gibi kavramlar daha çok nöro çeşitli insanlar için kullanılıyor ve çoğunlukla olumsuz bir çağrışımla oluyor. Bu konseptleri anlamlandıramıyorum ve bu konseptlerin insanlara yönelik kullanıldığı alanlardan uzak duruyorum.

TMI kavramını da kafa karıştırıcı buluyorum. Her şeyin herkesle konuşulmaması gerektiğini anlayabiliyorum ama bunun tetikleyici olmadığını ve karşıdaki kişiyi olumsuz etkilemeyeceğini düşünüyorsam/biliyorsam konuşulmaması için bir sebep bulamıyorum. Eğer bir konu hakkında konuşmak istersem, yapabilmeliyim ve eğer karşıdaki kişi bunun hakkında konuşmak veya dinlemek istemiyorsa, sadece söyleyebilir.

Göz teması benim için bulanık bir konu. Çoğunlukla, özellikle de yakından tanımadığım insanlarla, göz teması çok şey ifade edebiliyor ve gözlerine bakmalı mıyım, bakmamalı mıyım, hangi aralıklarla, ne süre zarflarıyla bakmam gerektiğini anlayamıyorum.  Ben, başka bir yere, burnuna, ağzına veya elleri gibi bazı vücut bölgelerine bakmaya çalışıyorum.

Alt motifler doğrudan iletişim kategorisine girebilir. İnsanlar başka kelimelerle anlayabilmem gerektiğini düşündükleri başka bir şeyi iletmeye çalışıyor olabilirler. Ayrıca, dinamikte açıkça göstermedikleri başka bir şey istedikleri anlamına da gelebilir. Olumsuz bir şey demek zorunda değil ama benim için kafa karıştırıcı.

Herhangi bir tür manipülasyon, sosyal bir dinamikte benim için gereksiz ve toksik geliyor. Anlık olarak hissetmekte o kadar iyi değilim ama kendimi daha uzun bir zaman diliminde anlamak ve tespit etmek için eğittim.

Güvenli alanlarımda bu kavramlardan tamamen uzak durmanın benim için daha iyi olduğunu düşünüyorum. Bunların benim için kafa karıştırıcı olduğunu anladım ve bunların ne anlama gelebileceğini daha fazla öğrenemiyorum, bu yüzden bu kavramları çok fazla kullanmayan alanlar yaratmak ya da bu alanlarda var olmak benim için daha iyi ve sağlıklı geliyor.

*Profesyonellerden ve/veya sosyal destek sistemlerden yardım almak

İlk adımım, empati ilişkisi de kurabileceğim bir sosyal destek sistemi bularak ve biriktirerek beni zorlayan kavramlarla ilgili yardım almak oldu. İlk adımım olmasının nedeni, profesyonel yardım aramanın ve almanın daha çok maddi kaynak gerektirmesi. Hem profesyonellerden hem de sosyal destek sistemlerimden yardım almam gerektiğini düşünsem de bunlar arasında bir denge bulmak her zaman mümkün olmuyor. Sosyal destek sistemlerinde travma yüklemesi/yığması, aşırı maruz bırakma ve kişilerin sınırlarını zorlama gibi olasılıklar var. Sosyal destek sistemlerindeki insanların sunabilecekleri veya sunmaya istekli oldukları yardımın sınırlarının neler olduğu konusunda net bir iletişim içinde olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Benim için hem profesyonellerden hem de sosyal destek sistemlerinden yardım almak her ikisinin de bazı yönlerden eksik kalabileceği yerleri dolduruyor. Örneğin, yardımlarının deneyimden geldiğine güvenmek için karşıdaki kişiyle belli bir empati ilişkisi kurma ihtiyacı duyuyorum. Aynı zamanda, profesyonel yardım, istediğim empatiyi göstermeyebilir, ancak eğitimli ve nesnel bir bakış açısı sağlayabilir.

*Yapamadıklarım bağlamında yapabileceklerimin sınırlarını zorlamaya veya bulmaya çalışmak

Bazı şeyleri zorlayıcı bulsam da, bu kavramları tamamen anlayamayacağım veya bunlara katılamayacağım anlamına gelmiyor. Nöro-tipik insanlara kıyasla benim için daha zor olsa da, bu kavramları bir dereceye kadar öğrenebiliyor ve kendimi eğitebiliyorum. Yapabileceklerime ve yapamayacaklarıma ilişkin sınırlarımı anlamak ve içinde bulunduğum zihinsel alana göre sınırları zorlamak benim için önemli.

*Benimle uyumlu olan alternatif öğrenme ve anlama tekniklerini bulmak

Bu alternatif yöntemleri bulmak birçok kaynaktan gelebilir. İnternet, insanlar ya da deneme-yanılma yöntemiyle öğrenmek olabilir. Her kaynak birbirini beslediği için hepsini bir arada yapmaya çalışıyorum. Aklıma gelen her şeyi deniyorsam, deneme-yanılma yöntemi yorucu olabilir. Başkalarının şimdiye kadar ne denediğini ve onlar için neyin işe yarayıp neyin yaramadığını öğrenmeye çalışıyorum. Bu konular hakkında konuşmak hassas olabilir çünkü insanlar bu tür konuşmalara hazır olmayabilir. Bazı insanlar hazır ve onlardan bilgi almak ve deneyimleri paylaşmak benim için hayati önem taşıyor. Tanıdığım insanlardan, hayatımı yaşamayı çok kolaylaştıran pek çok şey öğrendim. Bu konuları daha az dokunaklı ve konuşulması normal hale getirmeye çalışmanın herkes için daha iyi olacağını düşünüyorum. Önyargılı birçok insan olduğunu ve daha birçok neden olabileceğini anlıyorum ama bu şeylerden bahsetmeden ben şahsi olarak verimli bir şekilde ilerleme kaydedemiyorum.

*Maskelememin katmanlarını belirlemek ve nerede kullanıp kullanmamam gerektiğini değerlendirmek

Maskeleme birçok bağlam için gerekli olabilir ama benim için toplumda var olmanın en yorucu kısımlarından biri. Hayatımın büyük bir bölümünde maskeleme yaptığımın farkında değildim ve maskelememenin, hatta normalden daha az maskelemenin sağlayacağı rahatlığı bilmiyordum. Kimsenin beni algılamadığını bildiğim bir alanda tek başıma olsam bile maskelediğim bir noktadaydım. Çünkü maskelemeseydim toplumda var olamayacağımı öğrendim. Bunu yaptığımı ve nasıl durduracağımı bilmediğim bir noktaya kadar maskelemeyi içselleştirdim. Maskelediğim şeyleri belirlemek, onları var olduğum güvenli alanlarda aktif olarak durdurmaya çalışmama yardımcı oldu. Yargılanmayacağımı bildiğimde bende neyin farklı olduğunu anlamaya çalıştım. Daha fazla ne hakkında konuşuyordum? Beden dilim nasıl değişti? Daha az mı daha çok mu konuşuyordum? Diğer insanlar, güvenli olmayan alanlara kıyasla kendi güvenli alanlarındayken davranışlarını nasıl değiştirdi? Bu sorular, maskeleme adına yaptığım şeyleri tespit etmemde bana çok yardımcı oldu.

Maskeleme kaygıya, gerginliğe, paniğe, strese neden olabiliyor ve sürekli bununla yaşamak zorunda olmamam gerektiğini düşünüyorum. Maskelememi öğrenmek ve daha kontrollü yapmak bana yorulduğumda maskelemem gereken alanı terk etme fırsatı veriyor. Maskeleme yaptığımın farkında değilken, beni yoran alandan ne zaman çıkacağımı bilmiyordum, neden olduğunu bilmiyordum bu yüzden çabuk yorulmayı introvert olmak, insanları sevmemek gibi şeylerle ilişkilendirdim.

-       Sonuç

Otistik olmanın bağlamından ve bununla nasıl başa çıktığımdan bahsettim ama hayatımın birbirini etkileyen diğer bağlamlarını da unutmamak gerekiyor. Bu bağlamlar arasındaki her bağlantıyı, aralarındaki korelasyonu ve nedensellik ilişkilerini anlayamıyorum. Semptomlarım ve özelliklerim, mantıksal bir sisteme yerleştiremediğim pek çok şeyden geliyor. Ben sadece otistik değilim, şiddetli anksiyete, disleksi, depresyon,ve disforim var. Bunların hepsinin birbiriyle kesişen semptom ve özellikleri var, farklı bağlamlar birbirini besleyebiliyor, bir semptom veya özellik birden fazla şeyden gelebiliyor ve diğerlerini büyütebiliyor.Şu anda tüm bunlarla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum ama yardımla çözme yolundayım. Bunları yazdım çünkü kendimden bahsetmeyi seviyorum ve belki başkalarına da yardımcı olur. Düşünce sürecimle ilgili bu kadar çok bilginin, insanlara bana zarar verme fırsatı verebileceğinin farkındayım ama insanlar ben ne yaşadığımı açıklamadan bunları zaten yaptılar. Görünüşe göre insanlar ben onları fark etme fırsatı bulamadan bu şeyleri fark etmişler ve bu bağlamların birçoğuyla bana saldırmışlar ve hala yapıyorlar. Artık zafiyetlerimin neler olabileceğinin ve insanların nelerden faydalanabileceğinin çok daha fazla farkındayım, bu yüzden her türlü zararlı niyete çok daha hazır olduğumu düşünüyorum. Anafikir, kendimden bahsetmek istedim, bir başkasına yardım edebileceğini düşündüm ve tüm bunlar hakkında bir sohbet/tartışma başlatabileceğini düşündüm çünkü birinin bir yerden bu konu hakkında konuşması gerekiyor gibi görünüyor.

Bu şeylerle nasıl başa çıkacağımı ve onlarla nasıl yaşayacağımı az çok öğrendim. Bunlar hakkında konuşmak için zihinsel ve fiziksel olarak iyi bir alandayım.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.



[1] Disorder = kargaşa, düzensizlik gibi çevirileri vardır. Bu tanımların çevirisi Türkçe literatürde bozukluk olarak kullanılmaktadır. Bozukluk kelimesinin problematik olabileceğini düşündüğüm için durum olarak çevirdim.

[2] Awkward, cringe ve weird konseptlerini insanlara yönelik kullanımlarından bahsediyorum. Tam çevirileri awkward: garip, beceriksiz -  weird: tuhaf - cringe: bildiğim tam bir çevirisi yok ama başkasının adına utanma gibi bir anlam taşıyabilir.


Etiketler: yaşam
Telegram