02/12/2021 | Yazar: Yunus Kara

Etik değerleri, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ+ müracaatçılara yönelik uygulamaları ve müdahaleleri kapsamında yeniden düşündüğümüzde sınıfta kaldığımızı söylemek mümkün.

LGBTİ+’lara Yönelik Kapsayıcı ve Olumlayıcı Sosyal Hizmet Uygulaması Kitabı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sosyal hizmet uzmanları olarak, özellikle lisans yıllarında, kendimizi sosyal adalet ve insan hakları için özenle hareket etmeye, önyargının, ayrımcılığın, baskının ve şiddetin yol açtığı zararları iyileştirmeye ve bunları sona erdirmeye yönelik birçok taahhütte bulunuyoruz. Bu taahhütler, sosyal hizmet mesleğinin en önemli amaçları arasında yer alan dezavantajlı/kırılgan kişilerin/grupların güçlendirilmesi ve var olan iyilik hallerinin artırılması ile şekilleniyor. Müracaatçılarımız adına sosyal değişimi ve sosyal adaleti sağlamaya yönelik çabalarımız ve mesleki sorumluluklarımız gereği insanların refahını geliştirmeye çalışmamız, etik değerlerimiz ile somut bir hale gelebiliyor.

Etik değerlerimiz, müracaatçılarımıza yönelik gerçekleştirdiğimiz ya da gerçekleştirebileceğimiz müdahaleler açısından temel bilgiler sağlıyor. Sosyal hizmet mesleğinin etik değerlerinden kısaca bahsetmek istiyorum. Çünkü bu etik değerlerin yeterince içselleştiril(e)memesi özellikle LGBTİ+’lara yönelik sosyal hizmet uygulamalarının eksik kalmasına ya da hiç ol(a)mamasına zemin hazırlıyor.

Sosyal hizmet mesleğinin altı (6) temel değeri mevcut.[1] Bu temel değerleri:

(1) Hizmet,

(2) Sosyal Adalet,

(3) Bireyin Onuru ve Değeri,

(4) İnsan İlişkilerinin Önemi,

(5) Dürüstlük,

(6) Yeterlik, şeklinde sıralayabiliriz.

(1) Hizmet: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının öncelikli amacının sosyal sorunları olan ve ihtiyaç içerisindeki bireylere hizmet ulaştırması/sağlaması gerektiğini ifade ediyor. Sosyal hizmet uzmanlarının kendi sorumluluk alanları içinde olan hizmetleri geliştirmeleri, sosyal sorunları olan ve sosyal hizmetlere erişemeyen bireylere destek olmak amacıyla, kendi bilgi, değer ve becerilerini kullanmaları, bu etik değer kapsamında yer alıyor.

(2) Sosyal Adalet: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının sosyal adaletsizliklerle mücadele etmesini odak alıyor. Sosyal hizmet uzmanlarının, baskı gören ve kırılgan birey ve gruplar adına ya da onlarla birlikte toplumsal değişimi/dönüşümü sağlamak için çaba göstermesi, yoksulluk, işsizlik, ayrımcılık ve diğer sosyal adaletsizlikler konusunda sosyal değişimi hedeflemesi, etnik ve kültürel çeşitlilik ve baskı konusunda farkındalık artırmak için çalışması ve bütün insanlar için fırsat eşitliği, ortak katılım, ihtiyaç duyulan bilgiye ulaşma güvencesini sağlaması, bu etik değer kapsamında düşünebilir.

(3) Bireyin Onuru ve Değeri: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının, her insanın kendine özgü bir onuru olduğuna ve bu nedenle saygı görmesi gerektiğine inanmasını içeriyor. Sosyal hizmet uzmanlarının, her bireye, tüm farklılıklarını dikkate alarak saygılı bir şekilde davranmaları, müracaatçıların kendi kaderlerini belirlemeleri konusunda onları teşvik etmeleri, müracaatçıların kendi ihtiyaçlarını tanımlamalarını ve değişim için kapasitelerini artırılmalarını istemeleri, bu etik değer kapsamında bulunuyor.

(4) İnsan İlişkilerinin Önemi: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının, insan ilişkilerinin önemini kabul etmesini temel alıyor. Sosyal hizmet uzmanlarının, insanlar arasındaki ilişkilerin değişim için önemli bir araç olduğunu bilmeleri, müdahale/uygulama sürecinde pek çok birey ile bağlantı kurmaları, bireylerin, grupların, organizasyonların ve toplumun refahının artırılmasını, sürdürülmesini ve insanlar arasındaki ilişkilerin güçlenmesini hedefe almaları, bu etik değer kapsamında değerlendirilebilir.

(5) Dürüstlük: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının güvenilir ve dürüst bir biçimde davranmalarını temel alıyor. Sosyal hizmet uzmanlarının, mesleğin misyonunun, değerlerinin, etik ilkelerinin, etik standartlarının daima farkında olmaları, çalıştıkları kurumda ya da alanda etik davranma ve etik uygulamaları teşvik etme sorumluluğu taşımaları, bu etik değer kapsamında yer alıyor.

(6) Yeterlik: Bu etik değer, sosyal hizmet uzmanlarının mesleki yeterliklerini uygulama alanlarında göstermelerini ve mesleki uzmanlıklarını geliştirmelerini odağına koyuyor. Sosyal hizmet uzmanlarının, mesleki bilgi ve becerilerini artırmaları ve bu bilgileri ve becerileri uygulamaya aktarmak için çaba göstermeleri, mesleğin bilgi temeline katkıda bulunmaya istekli olmaları, bu etik değer kapsamında düşünülebilir.

lgbti-lara-yonelik-kapsayici-ve-olumlayici-sosyal-hizmet-uygulamasi-kitabi-1

Tüm bu etik değerleri, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ+ müracaatçılara yönelik uygulamaları ve müdahaleleri kapsamında yeniden düşündüğümüzde sınıfta kaldığımızı söylemek mümkün. Çünkü Türkiye’deki sosyal hizmet mesleği ve dolayısıyla uygulaması hala LGBTİ+’ları kapsamıyor. Farklı dezavantajlı gruplara yönelik uygulamaların hem teorik hem de kurumsal hizmetler olarak gelişim gösterebildiğini görmemize rağmen LGBTİ+’lar bu gelişim süreçlerinin dışarısında bırakıldılar ve bırakılmaya da devam ediliyorlar. Türkiye’deki LGBTİ+’lara yönelik sosyal hizmet literatürü de hala çok sınırlı. Dolayısıyla sosyal hizmet öğrencileri, eğitim hayatlarının uzun bir bölümünde -hatta tamamında olduğunu belirtmemiz yanlış olmayacak- LGBTİ+’larla ilgili terminolojiye, uygulamalara ve müdahalelere “maruz bırakılmıyorlar”. Bu “maruz bırakılmama” durumu, sosyal hizmet öğrencilerinin, sosyal hizmet uzmanlarının ve sosyal hizmet akademisyenlerinin, ilgili birçok araştırma olmasına rağmen[2],[3],[4],[5],[6] LGBTİ+’ların ihtiyaçlarını, sorunlarını ve yine LGBTİ+’ları eğitim, sağlık, istihdam, sosyal hizmetler, hukuk ve adalete erişim gibi alanlardan dışlayan politikaları gör(e)memelerine neden oluyor.

Tüm süreci düşündüğümüzde, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ+’lara yönelik uygulamalar gerçekleştirmelerini kolaylaştırma gerekliliği açık bir biçimde önümüzde duruyor. Tam bu noktada, “LGBTİ+’lara Yönelik Kapsayıcı ve Olumlayıcı Sosyal Hizmet Uygulaması” kitabının, alandaki ve uygulamadaki eksikliklerin görülerek, sosyal hizmet uzmanlarının, LGBTİ+’ların farklı yaşam dönemlerine ilişkin ihtiyaçlarını ve sorunlarını anlayarak, yine LGBTİ+’ların sosyal ve duygusal refahlarını artırmaya yönelik müdahale(ler) gerçekleştirebilmelerini kolaylaştırmak için oluşturulması bizler için çok yararlı oldu. Kitabın ilk bölümünde, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ+’lara yönelik uygulamalar gerçekleştirmesi noktasında bilmeleri gereken kavram seti yer alıyor. İkinci bölümde, ruh sağlığı alanındaki birçok meslek elemanının sahip olduğu mitlere açıklık getirilmeye çalışılıyor. Üçüncü bölümde ise sosyal hizmet uzmanlarının, LGBTİ+’lara yönelik gerçekleştire(bile)cekleri kapsayıcı ve olumlayıcı uygulamalara yardımcı olabilmesi için açılma süreci, cinsiyet uyum süreci, LGBTİ+ çocuğu olan ailelerle çalışma, şiddet, nefret söylemi ve nefret suçları gibi konulara değiniliyor. Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının karşılaşma imkanlarını artırmak için LGBTİ+ alanına emek vermiş birçok aktivistin ve sivil toplum kurulusunun çalışmaları da yer alıyor. Bunların yanında, kitapta, LGBTİ+’lara yönelik sosyal hizmet uygulamalarının geniş bir yelpazede sunulması, sosyal hizmet uzmanlarının, LGBTİ+’ların tarihsel süreç içerisinde birçok eşitsizliklere ve ayrımcılıklara maruz bırakılmalarına meydan okumak için meslektaşları, toplum ve müracaatçıları arasında köprü kurarak savunuculuk rolünü üstlenebilecekleri bir zemini yaratabilmesi açısından da çok önemli.

LGBTİ+’ları dışlayan, marjinalleştiren geleneksel toplumsal kabullerin değişmesi, cinsiyet kimliği/ifadesine ve cinsel yönelime dayalı geliştirilecek kapsamlı, bütünlüklü, sürdürülebilir ve çok boyutlu politikalar ile mümkün. Bu politikaların yanı sıra LGBTİ+’ların deneyimledikleri ayrımcılık ve şiddet biçimlerinin, onların psikolojik, duygusal, sosyal ve ekonomik güçlüklere açık hale getiren bir risk etkeni olduğu göz önünde bulundurmak, LGBTİ+’ların terapötik ve güçlendirici müdahaleler yoluyla desteklenmesinin sağlanması da çok önemli. Bu kitap ile birlikte, LGBTİ+’ları ötekileştiren, kendilerini özgür bir biçimde ifade etmelerine ve olumlu kimlik geliştirebilmelerine engel olan duygusal, sosyal, psikolojik, ekonomik ve siyasal olguların sosyal hizmet uzmanları aracılığıyla azalabileceğine inanıyorum. Yine ilgili kitabın hem bahsi geçen politikalar hem de terapötik ve güçlendirici müdahaleler için bir temel olabilmesini ümit ediyorum.

Bu kitabın desteğiyle, umarım, hak savunuculuğu çerçevesinde, tüm etik ilkelerimizi ve değerlerimizi kabul edip içselleştirerek, kişisel, kişilerarası, kültürel ve sosyopolitik düzeylerde radikal bir dönüşüm çağrısına aracılık edebilir, farklılıkları ve çeşitliliği kutlayabiliriz.

Kitaba ulaşmak için tıklayın.

*Bu yazı, Avrupa Birliği'nin desteklediği Eşit Haklar için Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında hazırlanmıştır. Bu durum, yazının içeriğinin AB'nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.



[1] Gökçearslan-Çifci, E., Gönen, E. (2011). Sosyal hizmet uygulamalarında etik karar verme süreci. Toplum ve Sosyal Hizmet, 22 (2), 149-160.

[2] Altunpolat, R. (2017). LGBTİ’lere yönelik ayrımcılığı tarihsel ve politik temelde kavramak. Türk Tabipler Birliği Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi, 17 (64), 2-14.

[3] Flores, A. R., Park, A. (2018). Polarized progress: Social acceptance of LGBT people in 141 countries, 1981 to 2014. Available at: https://williamsinstitute.law.ucla.edu/wp-content/uploads/PolarizedProgress-April-2018.pdf

[4] Göregenli, M., Karakuş, P. (2011). Türkiye'deki LGBT bireylerin günlük yaşamlarında maruz kaldığı heteroseksist ayrımcı tutum ve uygulamalar. Kaos GL, Antihomofobi kitabı 3: Uluslararası homofobi karşıtı buluşma içinde (s. 52-75). Ankara: Kaos GL.

[5] Kara, Y., Kır, H., Özgün, Y., Okumuş, E. (2021). “Pandemi Sürecinde LGBTİ+’ların Sosyal Hizmetlere Erişimi Raporu.” Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği. İstanbul.

[6] Kara, Y. (2020). Is Queer Social Work Possible? Social Sciences Studies Journal (SSSJournal), 61, 1718-1723. DOI: 10.26449/sssj.2278.


Etiketler: insan hakları, sosyal hizmet
Telegram