13/11/2008 | Yazar: Alex Bora

‘Toplum sizden haberi olmasına rağmen ya sizi dışlıyor ya da görmemezlikten geliyor. Aslında istediğimiz şey çok fazla değil.

‘Toplum sizden haberi olmasına rağmen ya sizi dışlıyor ya da görmemezlikten geliyor. Aslında istediğimiz şey çok fazla değil. Diğer insanlar gibi özgürce sevmek sevilmek.’ Kaos GL Hatay muhabiri Alex Bora, Şam’dan Mehdi ile konuştu.

Mehdi, Suriye'nin başkenti Şam’da hat sanatıyla uğraşıyor. Bir nargile cafe çalıştırıyor. Kendisinden Suriye’de eşcinsel yaşamdan bahsetmesini istedik.

"Acaba beni ele verir mi?"

‘Özgürce yaşamak! Bu bizim buralarda, bizim gibilere çok uzak ve yasak olan bir cümle. Yakalanma korkusunu ensenizde hissediyorsunuz. Tanıştığınız insanlara şüphe ve korkuyla yaklaşıyorsunuz. "Acaba beni ele verir mi?" diye sürekli aklınızdan geçiriyorsunuz. Aileniz büyük bir aşiretse sizden beklentisi daha fazla oluyor. Erkek evlat olduğunuz için evlenmeniz ve aile soyunu devam ettirmeniz gerekiyor. Bu yüzden aile baskısını çokça hissediyorsunuz.’

‘Güzellikler dört duvar arasında, dışarıda herkes birbirine iki yabancı’

‘Yaşadığınız güzel şeyler dört duvar ve kapalı kapılar ardında kalıyor. Dışarı çıktığınızda birbirini tanımayan iki yabancı oluveriyorsunuz. Eşcinsel ortamın yok denilecek kadar az olmasının sebebi baskı ve korku olmasındandır. Bir arkadaşımız yakalandığında polisler tarafından nezarete atıldığını ve orada kaldığı sürece bazı polisler tarafından tecavüze uğradığını anlatmıştı. Böyle şeyleri duydukça daha çok korkuyorduk. Kendimizi daha saklı tutmaya çalışıyorduk.’

‘Ya yakalanırsam korkusu sürekli sizinle’

‘Burada Türkiye'deki gibi park veya hamamda rahatça birilerini bulamıyorsunuz. Sadece internet üzerinden birileriyle tanışıyorsunuz. Korkunuzu yenebilirseniz de gidip görüşüyorsunuz. Ya yakalanırsam korkusu sürekli sizinle. Suriye'de yaşam zor. Eşcinselseniz bu yaşam şartları daha da zorlaşıyor sizin için. Yasakların çokluğu bazen umurunuzda olmuyor hayatta. Her ne kadar yaşanmışlıklar kapalı kapılar ardında olsa da güzel şeyler unutulmuyor.’

‘Suriyeli eşcinseller kafesteki kuşlar gibi’

‘Ben eşcinselleri kafesteki kuşa benzetiyorum. Özgürlüğü kısıtlanmış, yaşamı başkalarının istediklerine göre yönlendirilen kuş. Toplum sizden haberi olmasına rağmen ya sizi dışlıyor ya da görmemezlikten geliyor. Aslında istediğimiz şey çok fazla değil. Diğer insanlar gibi özgürce sevmek sevilmek. Kalıplaşmış düşüncelere bağıra bağıra karşı çıkmak. Kendi haklı mücadelende göğsünü gere gere en ön saflarda yer alarak savaşmak. Çoğu zaman hor görülsen dışlansan da ne olursa olsun vazgeçmemek. Yaşam özgürlüğü istemek. Seçim özgürlüğü istemek. Belki bu istediklerimiz bu ülkede çok zor ama yine de vazgeçmemek. Şu bir gerçek, dünyadan çok geride kalmış bir ülkede birey olmak, yaşamak zor eğer eşcinsel bireyseniz bu daha da zor oluyor.’


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret