15/02/2022 | Yazar: Umut Güner

Kaos GL, IŞİD’in saldıracağı mekanlardan biri olarak listelere girmiş ve bu listeler sosyal medyada dolaşır olmuştu. Kaos GL hepimizin evi bir de güvenli bir alanı olmaktan çıkmıştı.

Lubunya hayata sarıl! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Şehlem Kaçar / csgorselarsiv.org

“Bugün Pembe Hayat Derneğine giderken anahtarlarımı Kaos GL’de unuttum. STGM’nin mail ayarlarını yaparken Af Örgütü Genel Kurul Hazırlık komitesi ile yazışıyordum. Yolda giderken de Engkad’dan arkadaşlarla Sabancı Hibesi ile konuşuyordum. Çantamı kontrol edemedim. Pembe Hayatta toplantı bittikten sonra eve gelmem 20:00’yi buldu. Çilingir kapıyı açamadı ve bozdu ve bizim eve girmemiz 21:15’i buldu. Ha bu arada güne kalan iki dersimi devam edeceğim ve okul bitecek diye başlamıştım. İlk günden lafımı da yemiş oldum.

Bütün bunları yazınca birileri diyebilir ki Türkiye’de bu kadar mesele varken bunlarla mı uğraşıyorsun. Evet Türkiye’de bu kadar meselenin benim hayatıma yansıması ya hastalık ya da beceriksizliklerle dolu bir güne dönüşüyor. Eskiden babam gürlediğinde böyle olurdu. Beceriksizleşirdim. Konuşmam bozulurdu. Şimdiler de aynı ruh hali sanırım. Ama yarından tezi yok hayatı gene yakalayacağım.”

Yukarıdaki satırları Şubat 2016’da face statüsü olarak paylaşmışım. Yorgunluk, bezmişlik hali ile işlerin yetişmiyor olması, üstüne üstelik bir de iktidarın nefret söylemine maruz kalma hali ile gündelik hayatımı devam ettirmekte zorlandığımı yazmışım. Muhtemelen bunu faceden yazma nedenim de dönmediğim telefonlar, cevapsız kalan mailler yüzünden arkadaşlarımla, aktivistlerle ilişkimin daha fazla gerilmesini istememem ve “zorlanıyorum, üstüme gelmeyin çığlığı” idi.

Bu satırlardan bir sene kadar önce Kaos GL, IŞİD’in saldıracağı mekanlardan biri olarak listelere girmiş ve bu listeler sosyal medyada dolaşır olmuştu. Kaos GL hepimizin evi bir de güvenli bir alanı olmaktan çıkmıştı. Bir üç ay Kaos GL kültür merkezine gidememe, evden çalışma, sonrasında Kaos GL’yi taşıma süreci ve 1999’dan beri KKM olarak hizmet veren Dernek ofisinin güvenlik nedeniyle kültür merkezi etkinliklerine son verilmesi ile sonuçlandı.

2017’de ise Ankara yasakları geldi. Ankara’da LGBTİ+ etkinliği yapamaz hale geldik. Tabiki etkinlik yapmaya devam ettik angara lubunyaları olarak. Ancak daha dikkatli, daha tedirgin bir ortamda etkinlikleri organize etmeye çalıştık.

Sonrasında ise malum pandemi patladı. Pandemi süreci sivil toplumda belirli alanlarda bir “yavaşlamayı” beraberinde getirdi. Koştur koştur o şehirden bu şehre koşmuyoruz. Evden çalışma ilk altı ay bana iyi geldi. Böylece biraz dinlenme imkânı buldum. Ancak sivil toplum doğası gereği hareketli ve dinamik bir çalışma ortamını beraberinde getiriyor. Pandeminin bütün hayatı yavaşlatması dinlendirdiği kadar yorduğu bir süreci beraberinde getirdi.

Bütün bu süreçleri düşündüğümde sadece “yorgun” olduğumu düşünüyorum ve dinlenme koşulumun da aslında Türkiye’deki LGBTİ+’lara yönelik yoğun baskı ve nefret söyleminin azalması ile mümkün olacağını düşünüyorum. Özellikle son 3 yılda çalışanlarımızın esenliğe yönelik ihtiyaçlarının giderek arttığını hem gözlemiyorum hem de onlardan gelen taleplerin arttığını görebiliyorum. LGBTİ+ örgütlerinde çalışanların, aktivistlerin tükenmelerine neden olan durumları bugün için değiştiremeyeceğimizden yapabileceğimiz en iyi şey esenliklerini dert eden uygulamalar yapmak ve çalışanlarımızı, aktivistleri güçlendirmekten geçiyor. Bu yüzden gündelik hayatlarımızda nefes almamızı sağlayacak, yoğunluktan, yorgunluktan unuttuğumuz kendime iyi gelen şeyleri hatırlamamızı sağlayacak aktiviteleri hatırlamak, yapmak, kendi bedenimizi yeniden keşfetmek her birimize iyi gelecektir diye düşünüyorum.

17 Mayıs Esenlik Programı kapsamında aktivistlerin aktivizmini sürdürebilmek için bir dizi destek faaliyeti sunuyor. Bu faaliyetlerin yanında her birimiz kendi adımıza da kendimize iyi gelen, kötü gelen şeyleri analiz edebiliriz. Kendi kendimizi toksiklemekten vazgeçebiliriz belki ve yeniden dönüştürebiliriz.

Bir lubunyanın kendi esenliğine giden yolu daha kolay bulabileceğini düşünüyorum. Çünkü açılma süreçlerimiz biraz da artık yeter deyip, kendi istediğimiz gibi bir yaşam bir sürme talebimizle çok örtüşüyor. Lubunya içindeki gücü hatırla, hayatına sarıl! Kendini yeniden yeniden keşfet diyorum!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: yaşam, tarihimizden
Dijital