18/02/2013 | Yazar: Murat Çınar

İtalyan LGBT toplumu 28 Şubat’ta görevine elveda diyecek Papa’yı özlemeyecek: İnsan hakları ve eşitlik düşmanı Ratzinger, ayrımcılık yaratarak eşcinseller, translar ve onların ailelerine gereksiz yere acı çektirdi.

İtalyan LGBT toplumu 28 Şubat’ta görevine elveda diyecek Papa’yı özlemeyecek: İnsan hakları ve eşitlik düşmanı Ratzinger, ayrımcılık yaratarak eşcinseller, translar ve onların ailelerine gereksiz yere acı çektirdi. 

İtalya’da böyle denir: ‘Morto un papa se ne fa un’altro’: Bir papa ölür yeni birisi gelir. Bu sefer ölmedi. Vatikan Kilisesi’nin onaltıncı Papa’sı Joseph Aloisius Ratzinger yaklaşık sekiz senelik görevinden yaş sebebiyle istifa ettiğini söyledi.
 
Vatikan’ı tanıyan her Hıristiyan’ın kabul ettiği gibi İsa’nın yeryüzündeki temsilcisi niteliğini de üstlenen Papa’nın istifa etmesi kulağa biraz ilginç geliyor. Her halükârda seksen yedi yaşındaki Alman eski rahip Ratzinger Papalık kurumunun kurallarının ona verdiği hakkı kullanmış oldu. Aslında bu kararı veren ilk Papa değil. Vatikan tarihinde görevi kendi isteği ile bıraktığını söyleyen birçok Papa var; San Clemente I, Ponziano, Silverio, Martino, Benedetto IX, Gregorio VI, Celestino V ve Gregorio XII.
 
Papalık ‘kuralları’ndan bahsedenIl popolo di Dio’nun (Tanrı’nın halkı) 332’inci maddesi ve ikinci fıkrasında belirttiği gibi aslında Papa görevinden istifa edemez yani görevi bırakma hakkını sadece görevi bir sonraki kişiye verme durumundan bahsedilebilir. Bu sebeple bugün gelinen nokta itibariyle İtalya’da yerel ve genel erken seçimlerle de birleşince yeni Papa’nın kim olacağı konusu altılı ganyan gibi yer almaya başladı gazetelerde. Adaylar arasında birçok isim var ve ana akım mecralar için ise ona yakın ciddi aday var.
 
Peki Alman eski rahip ve geçtiğimiz günlerde görevi sıradakine bırakan onaltıncı Papa Joseph Aloisius Ratzinger nasıl bir Papa oldu? Konuyu LGBT bakış açısından izlediğimizde aslında o kadar da gözlerin açılacağı ve kulakların havalanacağı bir durum olmadığını anlıyoruz. Sebebi çok açık çünkü Vatikan Katolik Kilisesi’ne göre eşcinseller, biseksüeller ve translar olmaması gerekli bir topluluğu oluşturuyor. Birçok kez sapkın olarak da adlandırılan bu bireylerin karşısına doğa kanunlarına karşı olmak da konuyor. Evlilik ve hatta evlat edinme gibi İtalyan Cumhuriyeti’nin medeni kanununu alakadar eden konularda da çekinmeden toplu iletişim araçlarıyla sürekli fikrini belirten Kilise, aile kurumunun kadın ve erkekten oluştuğunu, dine ve doğaya göre bunun dışında bir yapının olamayacağını belirtiyor. Pek tabii ki sevgi kavramının doğal olduğunu ve öncelik olarak bunun gelmesi gerektiğini göz ardı ederek.
 
Bakalım LGBT dünyası konuya nasıl bir tepki verdi:
 
www.gionata.org adresinden yayın yapan Giornata kendini inanç ve eşcinsellik üzerine çalışan bir dergi olarak tanımlıyor. Konu hakkında kısa sürede birçok makale yazan ve tercüme eden site özetle Ratzinger’in kararına saygı duyduğunu ve yeni Papa’yı seçecek olan kardinallerden zaten birçok sebeple toplumun uç noktalarına itilmiş eşcinselleri ve onların yakınlarını tanıyan ve kabul eden bir Papa seçmelerini isteyen yazılar yayınladı.
 
www.pianetagay.com adlı bilhassa genç eşcinsellere kültürel çalışmalar hakkında bilgi veren site Ratzinger’in homofobik bir Papa olduğunu özetleyen bir yazı yayınladı. Bu yazıdan alınan bir parça: “Papa’nın istifası bütün dünyada haber kaynağı oldu ancak bilhassa İtalya’da konu daha çok irdelendi. Haberlerin çoğunda Papa’nın verdiği karardan duyulan üzüntü dile getirildi. Ancak eşcinsellere karşı duruşu ve pedofili hakkında uzun süre açıklama yapmayan ve suçlamaları kabul etmeyen kararlılığı göz ardı edildi. Bilhassa 2010 yılında Fransa’nın desteği ile Birleşmiş Milletler’in üyesi olan ve eşcinselliği suç olarak tanıyan ülkelere yaptırım uygulanmasını ön gören teklife bu ülkelerle yan yana karşı çıktığı da dile getirilmedi. Bir yandan eşcinsellere karşı hassasiyet ile yaklaşılmasını söyleyen Ratzinger görevi boyunca bizleri doğal olmayan bireyler olarak tanımladı ve iki insan arasındaki ilişkinin sadece çocuk yapmak amaçlı olması gerektiğini ve aksi hallerde sapkınlık olduğunu sürekli dile getirdi. Bizi aileyi yok eden insanlar olarak tanımlayan bu Papa homofobik bir çizgi izledi”.
 
www.arcigay.it İtalya’nın en ünlü LGBT siyasi ve kültürel hareketi. Ünlü olduğu kadar şubeleri ve siyaset dünyasındaki destekçileri ile büyük de olan dernek bu sayfa aracılığı ile dünyaya sesleniyor. ‘Papa’yı özlemeyeceğiz çünkü homofobi megafonu oldu’ başlığı ile yayınladığı yazıdan bir kesit: “İnsan hakları ve eşitlik düşmanı olduğundan dolayı kendisini özlemeyeceğiz. Ayrımcılık yaratarak eşcinseller, translar ve onların ailelerine gereksiz yere acı çektirdi. Bizim varlığımızı kötü bir gerçek olarak tanımladığında veya eşcinsel evlilikleri aile yapısına saldırı olarak gördüğünü söylediğinde veya eşcinsel birlikteliği dünya barışına tehdit olduğunu dile getirdiğinde on yıla yakın süredir sürdürdüğü bu görevi nasıl homofobik bir çalışma ile desenlediğini görüyoruz. Ratzinger’in bu kararı ardında umarız ki, çok da bel bağlamadan, Vatikan ve dünya için farklı ve yeni bir sayfa açılır.”
 
www.gay.tv adlı eşcinsel sosyal mecrası ise yeni Papa’nın farklı bir duruş edinmesini temenni ettiklerini belirten bir yazı yayınladı. “Biz gay.tv olarak hoşgörülü insanlarız ve Ratzinger’e emekliliğinde huzurlu bir hayat temenni ediyoruz (kim bilir çıkış parası olarak ne kadar alacak?). Umut ediyoruz ki yeni Papa daha iyi bir şekilde çalışır ve Kilise’yi hoşgörü, adalet ve eşit hakların evi haline getirir. Her ne kadar bu Papa’nın ne kadar homofobik olduğunu gösteren hareket ve söylemlerini kolaylıkla unutamasak da. Hoşçakal Ratzinger, özür dileriz ama gerçekten seni hiç özlemeyeceğiz”.
 
28 Şubat saat 20:00’da Alman eski rahip Joseph Aloisius Ratzinger onaltıncı Papa’lık görevine elveda diyecek. Yaklaşık bir ay içinde geleneksel yöntemlerle yeni Papa seçilecek. İtalyan LGBT fertlerinde biraz yeni Papa’nın farklı olacağı inanç arzu edilirken biraz da gerçekleri kabullenen bir umutsuzluk okunuyor.

Etiketler: yaşam, din/inanç
Dijital