07/08/2015 | Yazar: Ayşe Panuş

Feminizm kitabı; metinlerden taşan hakikati, kadınların ilmek ilmek ördüğü mücadeleyi o dönemleri yaşamamış okurlar için ilk kez, o dönemlerde yazan, çizen, eyleyen, mücadele eden kadınlar için ise tekrardan gözler önüne seriyor.

Ayşe Panuş | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Ayşe Panuş

Hülya Osmanağaoğlu’nun yayına hazırladığı “Feminizm Kitabı” Osmanlı’dan 21. yüzyıla feminist hareketin teorik ve pratik birikimini okurla buluşturuyor. Dipnot Yayınları’ndan çıkan kitap, Birinci ve İkinci Dalga Feminizm’e ilişkin arşivlerde yer alan çok sayıda metni gün ışığına çıkarıyor. Feminizm Kitabı; “Müslüman Kadınlar”, “Ermeni Kadınlar”, “Cumhuriyet Dönemi”, “1980’ler ve Yeni Başlangıç”, “Kuramsal Açılımlar”, “Feminist Dergiler”, “Eylemler… Kampanyalar…”, “Feministler Tartışıyor”, “Kadın Kurultayı (1989)”, “90’lar ve Pazartesi”, “Kürt Kadın/Feminist Hareketi” ve “LGBTİ Hareket, Heteroseksizm ve Erkek Egemenliği” başlıklı 12 bölümden oluşuyor. Roza, Jujîn, Pazartesi, Kaos GL ve Toplumsal Tarih gibi çok sayıda farklı dergide yayınlanan yazılar bir araya gelerek coğrafyamızdaki feminist hareketin tarihini aktarıyor.

Hülya Osmanağaoğlu, 12 bölümden oluşan kitabı anahatlarıyla iki döneme ayırıyor. Osmanlı’nın son 20 yılında yükselişe, Cumhuriyet’in ise ilk 15 yılında inişe geçen dönem Birinci Dalga; 1980’ler ve sonrası ise İkinci Dalga olarak adlandırılıyor. Osmanağaoğlu, bu adlandırmanın Batı’daki dönemlerin muadili olmadığını ısrarla vurguluyor.

Feminist kadınların mücadeleye ilişkin yazılarının yanı sıra, çeşitli büyük feminist eylemlerden metinler de kitapta yer alıyor. Bir döneme damgasını vuran “Mor İğne Satış Metni” ve “Kadınların Kurtuluşu Bildirgesi” tarihin tozlu raflarında yer almaya meydan okuyor. Hâlâ güncelliğini koruyan taciz, kadına yönelik erkek şiddeti, ev içi görünmeyen emek, kadın cinselliği gibi alanlarda farklı metinler hem birbiriyle hem de günümüzdeki çeşitli yaklaşımlarla tartışıyor.

Seçkide Kürt kadın/feminist hareketi de ayrı bir başlıkla yer alıyor. Farklı dönemlerden metinler ve farklı yaklaşımlar birbirine konuşuyor. Ortaya Kürt kadın hareketinin kapsamlı bir tarihi seriliyor. Cumhuriyet, modernite, Türk kimliğinin inşası gibi konular da bütünsel bir yaklaşımla ele alınıyor.

Kitabın son bölümünde ise LGBTİ hareketi ve heteroseksizme ilişkin Kaos GL’de yayınlanan metinler ve eşcinsel, biseksüel kadın örgütlenmesi Sappho’nun Kızları’nın çeşitli tartışmaları yer alıyor. Lezbiyen kadınların kimlik ve cinsellik üzerine yazıldıkları döneme ilişkin deneyimleri bir kez daha okurlara sesleniyor.

Birbiriyle her daim ilişki ve temas içerisinde olan farklı dönemlerden kadınların metinleri Osmanağaoğlu’nun kapsamlı önsözü ile bir araya geliyor. Salt bir arşiv taramasından ibaret olmayan seçkinin bel kemiğini Osmanağaoğlu’nun önsözü oluşturuyor. Önsözde hem farklı dönemlerdeki metinlerin hangi tartışmalar üzerine, hangi toplumsal koşullar içinde yazıldığı aktarılıyor hem de metinler birbiri ile ilişkisi incelikli ve özenli bir dille açığa çıkartılıyor.

Feminizm kitabı; metinlerden taşan hakikati, kadınların ilmek ilmek ördüğü mücadeleyi o dönemleri yaşamamış okurlar için ilk kez, o dönemlerde yazan, çizen, eyleyen, mücadele eden kadınlar için ise tekrardan gözler önüne seriyor. Feminizmin bu coğrafyadaki macerasını merak eden herkes için kıymetli bir başucu kitabı olan seçki, yeni maceralara yelken açmak isteyenler için de vazgeçilmeyecek bir eser olabilir…

*Bu yazı ilk olarak Feminist Politika dergisinde yayınlanmıştır.


Etiketler: kadın
Nefret