15/01/2021 | Yazar: Alaz Akdağ

Sizin için sıradan, benim için önemli bir gün. İlk testosteronumu oldum.

Nebido Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: 17 Aralık 2020 Alaz, Kuşlar

Konuya nereden gireceğimi ya da ne yazacağımı bilmemekle beraber ismimi haykırarak bu kapıdan içeri giriyorum. Neden bilmiyorum ama aklıma karikatürlerde kullanılan, hareket belirten küçük çizgiler geldi.

İşte, “Ben Alaz” derken bu ismin de öyle çizgileri olduğunu hayal ettim, hatta tasvir edelim, düzgün ve kaygan bir zemin bulduğumda çoğunlukla yaptığım gibi koşup sonra durup kayıyorum. Aman yere sağlam basalım demeyeceğim. Bastığımız yerler Akdeniz taşı değil, Karadeniz kumu maalesef, cup diye alt üst oluyor, yüzler sırta sırtlar yüze dönüşüyor. Belki de kaymayı öğrenmeliyiz o yüzden.

Ne manası var bunca gevezeliğin, ne anlatacağım ben? 17 Aralık büyük bir gün oldu. Severim görülmez sandığım şeyleri görmeyi, bir çatının en tepesinde açan çiçekle selamlaşmayı. Yere değil, insanlara değil, yukarıya bakarak yürürüm. Yaşadıkça aslında belki de hem özel olduğunu hem de özel olmadığını anlıyor insan. Bilemiyorum. Bazen bilmek de anlamak da kendi ağırlığı ile fazla yüklü geliyor, taşıyamıyorum. Selam olsun size kurşun geçirmez zırhını yıldız tozları için feda edenler!

17 Aralık demiştik değil mi? Sizin için sıradan, benim için önemli bir gün. İlk testosteronumu oldum. Heyecanla karışık bir enerji damarlarıma zerk edildi adeta. “Nebido yağlıdır, biraz ağrı yapabilir”.  Çok geçmeden, üç gün boyunca bana refakatçilik yapacak kalça ağrısına “merhaba” dedim. Sıkma canını, yakında yine görüşeceğiz.

Ağrı, acı demişken bundan iki yıl önce çok güzel düştüm. Pantolon yırtan cinsten bir düşüştü. Dizim, avuç içlerim kanadı. Acı mı güzelliyorum yoksa? Neden olmasın? Acı her gün maddi ve manevi olarak çeşitli şekillerde güzellenmiyor mu? Mesela bu kavramı kaldırırsak şarkıların boynu bükük kalmaz mı? Neyse, peki bu düşüş neden güzeldi?

Çocukken eve temiz geldiğimi hatırlamıyorum. Sevinçle kum banyosu yapan bir serçe ile toz ve toprakla hemhal olmak açısından ortak sayılırdık. Sıyrıklar, yaralar da eksik olmazdı. Ama ellerimin içine giren taş parçacıklarının farklı bir acısı vardı. İşte yıllar sonra o acıyı hissettim düşünce. Ansızın burna dolan parfümle anılar denizinde yol almak gibiydi o acının etkisi.

Anılar kenarda dursun, Nebido'yu da bulmak hayli zor oldu. Sustanon ve Nebido gibi testosteron hormonlarının suistimal edilmesinden dolayı transların hormona ulaşma güçlüğü çektiğini, eczanelerde bulamadıklarını biliyor muydunuz?

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 

 


Etiketler: yaşam