06/04/2010 | Yazar: Yasemin Mert Godri

Kongrelerin kayıt ücretleri her yıl daha çok artıyor ve birçok psikolog kongre kayıt ücretlerini ödeyemediği için kongrelere katılamıyor.

Yasemin Mert Godri | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Yasemin Mert Godri

Kongrelerin kayıt ücretleri her yıl daha çok artıyor ve birçok psikolog kongre kayıt ücretlerini ödeyemediği için kongrelere katılamıyor. Ulusal Psikoloji Kongresinde TPD üyesi olmayan katılımcılardan 300 TL isteniyor. 

Toplumsal Psikologlar Derneği Girişimi “Kongreler Ücretsiz Olsun!” başlığı altında bir imza kampanyası başlattı. Türk Psikologlar Derneği’nden “kongrelerin ücretsiz olması, kongre için gerekli kişisel harcamaların kişilerin kendileri tarafından ödenmesi ve konaklama seçenekleri tespit edilirken farklı ekonomik gelir gruplarına göre seçenekler belirlenmesi” talep ediliyor.
 
Mesleki bilginin paylaşılması için en yaygın yöntem kongrelerdir. Kongrelerin esas amacını mesleki bilginin arttırılmasını desteklemek, bilginin sunumunu ve daha fazla kişinin bilgiye ulaşmasını sağlamak olarak nitelendirebiliriz. Fakat görmekteyiz ki kongre ücretleri her geçen gün daha da artmakta, mesleki bilgi her gün biraz daha sadece akademisyenlerin erişebileceği bir sınıra ulaşmaktadır. Biz de Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi olarak bilginin ulaşılabilir olmasını kolaylaştırmak amacı ve düşüncesiyle Psikoloji Kongrelerinin ücretsiz olması talebiyle bir kampanya başlattık. Ve önümüze ilk hedef olarak Ulusal Psikoloji Kongresi’ni koyduk.
 
İki yılda bir düzenlenen Ulusal Psikoloji Kongresi bu yıl 14-17 Nisan 2009 tarihleri arasında Mersin Üniversitesinde gerçekleştirilecek. Türk Psikologlar Derneği, Ulusal Psikoloji Kongresi başta olmak üzere, Işık Savaşır Klinik Psikoloji Sempozyumu, Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi ve Psikoloji Lisansüstü Öğrencileri Kongresi’ni Kongre Düzenleme Kurullarıyla birlikte organize etmektedir. Bu kongrelerin kayıt ücretleri her yıl daha çok artmakta ve birçok psikolog kongre kayıt ücretlerini ödeyemediği için kongrelere katılım gösterememektedir. Bu yıl, Ulusal Psikoloji Kongresinde son kayıt tarihlerinde TPD üyesi olmayan katılımcılardan istenen tutar 300 TL olarak belirlendi.
 
Türkiye’de psikologlar için en temel çalışma alanı Özel Eğitim Merkezleri olarak görünmektedir. Psikologların yasal olarak bir Meslek Oda’sı olmadığı için çalıştırılabilecekleri en düşük ücret tutarı da belirlenmiş değil. Fakat gözlemlediğimiz kadarıyla psikologların büyük bir kısmı aylık 1000-1500 TL maaşla çalışmaktadır. Ayda 1000 TL kazanmakta olan bir psikologdan kongre katılım ücreti olarak 300 TL alınması elbette bilimsel bilginin paylaşılmasını isteyen bir kurulun göstermesi uygun olan yaklaşım değil.
 
Psikoloji camiası yıllardır elitist bir tavır göstermektedir. Son yıllarda Kongre ücretlerinin artmasının en önemli sebeplerinden biri de kongrelerin profesyonel organizasyon şirketleri aracılığıyla düzenlenmeye başlanması. Bu büyük bir maliyet getirdiği için kongre ücretlerinin büyük bir kısmı bu organizasyon şirketlerine veriliyor. Duyumlarımıza göre bu yıl kongreye ev sahipliği yapan Mersin Üniversite’si organizasyon şirketi ile çalışmayı istememiş fakat TPD’nin bu yönde bir baskısı oluşmuş. Kongreler bilginin sunulması ve paylaşılmasından çok ticari bir amaca hizmet etmeye başladı. Organizasyon şirketleriyle çalışılması pratik nedenlerle açıklanmaya çalışılsa da bunda modernizmle beslenen lüks ve şaşaanın payı olmadığını söylemek sanırım mümkün olmayacaktır.
 
Bütün bu sebeplerle ve bilginin herkes için erişilebilir, paylaşılabilir olması gerektiği düşüncesinde hareketle, Toplumsal Psikologlar Derneği Girişimi olarak “Kongreler Ücretsiz Olsun!” başlığı altında Şubat sonunda bir imza kampanyası başlattık. İmza Kampanyamız yaklaşık üç haftanın sonunda 520’ye ulaştı. Bu iyi bir rakam, kayda dokunur bir gelişme. Bu imzaları ve taleplerimizi TPD Genel Merkezi’ne gönderdik ve TPD’den herkese açık kanallarından bir açıklama yapmasını istedik. Talepler arasında kongrelerin ücretsiz olması, kongre için gerekli kişisel harcamaların kişilerin kendileri tarafından ödenmesi ve konaklama seçenekleri tespit edilirken farklı ekonomik gelir gruplarına göre seçenekler belirlenmesi yer alıyordu.
 
Beklenen açıklama 1 gün gecikmeli olarak 31 Mart tarihinde TPD’nin web sayfasında yayımlandı. Açıklamada bu üç talebin uygun bulunmadığı ve gelecekte de herhangi bir esneklik tanınmayacağı konusunda net bir tutum yer alıyor. TPD, “özellikle kriz döneminde” olunduğu için sponsorluk desteğine ulaşımın zorluğundan bahsetmiş. Anlaşılan TPD’ye göre kriz dönemi vatandaşı pek etkilemiyor. “teknik donanım ücretleri, matbaa, kırtasiye” gibi giderler yüklü giderler nitelendirilmesiyle yer alıyor. Ücretsiz Kongre talebi ve bilginin bir meta olmaması gerektiği düşüncesine karşılık TPD, “tüm panelist, sözel bildiri sahiplerinin bilimsel emeklerine bedel ödememek yönünde bir talepleri olduğuna dikkat çekmek isteriz.” ifadesini kullanmış ve kongre ücreti alınmaması durumunda derneğin bütçesinin eksi değere düşeceğini belirtmiş. Belirtmeliyiz ki, kongrelerde bildiri sunan meslektaşlarımıza zaten herhangi bir bedel ödenmemektedir, ayrıca bu meslektaşlarımızdan kongre ücreti talep edildiğini göz önünde bulundurduğumuzda TPD’nin bu eleştirisi yerinde gözükmüyor. Bildiri sunan meslektaşlarımızdan dahi kongre ücreti talep edilmesi; sadece bilgiye ulaşmayı değil, bilginin paylaşılmasını da engelliyor.
 
Oysa biliyoruz ki gerek ülkemizde, gerek dünyada birçok kongre ücretsiz olarak düzenlenmekte, özellikle de sosyal bilimler alanında. Sosyal Bilimler Kongresi, Karaburun Bilim Kongresi, Sosyoloji ve Felsefe Öğrenci Kongreleri bu durumun psikolojiye en yakın örnekleri.
 
Açıkçası TPD’nin açıklaması, zaten beklediğimiz bir durumdu. Asıl dikkat çekmek istediğimiz, bilgi edinim ve paylaşımına yönelik eşitsiz koşullar. Diliyoruz ki, meslek örgütü olma iddiasındaki bu kurum eşitsiz koşulların farkında ve bu koşullarla hep birlikte savaşma isteğinde olsun. O zaman hep birlikte, kongre düzenleme masraflarının nasıl karşılanacağı konusunda çözüm üretebilir olma imkânı ortaya çıkar ve kongrelerin ücretsiz olması düşüncesiyle pratik koşulları bir arada konuşma fırsatı bulabiliriz.
 
Bilginin paylaşılmasıyla ilgili ortaya çıkan bu eşitsiz koşulları konuşmak ve tartışmak için 14- 17 Nisan tarihlerinde biz de Ulusal Psikoloji Kongresi’nde olacağız. Kongre parasını ödeyemeyen, parasını ödeyen ama bize destek vermek isteyen herkesi 14 Nisan ve 15 Nisan’da saat 08.15’te Mersin Üniversitesi Rektörlük Binası önünde buluşmaya davet ediyoruz. Mersin Üniversitesi’nin önünde buluştuktan sonra hep birlikte mesleki bilgiye ücretsiz ulaşma ve bu bilgiyi ücretsiz paylaşma hakkımızı savunarak sunumları dinlemek ve kendi sunumlarımızı yapmak üzere kongreye ücretsiz girme yolunda ısrarcı olacağız. Salona alınmadığımız takdirde, kongreye ücretini ödeyememiş olmaktan dolayı dışarıda kalan arkadaşlarımızla birlikte kongre salonunun dışında alternatif bir alan oluşturup bildirilerimizi orada sunmaya karar verdik. Bildirisi kabul edilmeyen, ücretini ödeyemediği için salona alınmayan tüm arkadaşlarımızı sunumlarını bizimle birlikte yapmaya çağırıyoruz. Bildirisini içeride sunmak zorunda olan diğer meslektaşlarımız da, bildirilerini ikinci kez bizimle birlikte sunacaklar.

Yasemin Mert Godri, Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi
 

Etiketler: insan hakları
Nefret