17/10/2022 | Yazar: Aslı Alpar

Kimlik politikasının işçi sınıfı mücadelesinin önüne geçeceği iddiasıyla bu konulara gözlerini yummak; sınıf mücadelesini bölen, homofobi, bifobi, transfobi, mülteci düşmanlığı, mizojini, sağlamcılık gibi ideolojileri besliyor.

Sınıf mücadelesine bir de buradan bak: 2022 LGBTİ+’ların istihdam araştırması Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: 1 Mayıs 2019, Ankara, Kaos GL

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) gelir dağılımı verilerini yayımladı. Bu verilere göre 37 üyesi arasında gelir dağılımı adaletsizliğinin en yüksek olduğu dördüncü ülke Türkiye.

Günden güne değer kaybeden Türk Lirası, yüksek döviz kurları, üç haneli enflasyon ve yüksek işsizlik… Derin bir ekonomik krizi yaşayan Türkiye’de işçi sınıfı en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak hale geldi.

Bir yanda yoksulluk, açlık diğer yanda bu açlığın sebebi zenginlik. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de halkın yüzde 40’ı gelirin sadece yüzde 16,5’ini alırken, en zengin yüzde 20’lik grup ise gelirin yüzde 47,5’ini alıyor.

Türkiye’de işçi ve emekçiler günden güne yoksullaşırken, işçi sınıfının gündemini takip eden ve bu amaçla mücadele eden örgüt ve yapılar sıklıkla işçi ve emekçilerin; mülteci, LGBTİ+, kadın, sakat oluşlarından kaynaklı yaşadığı sorunları görmezden geliyor.

Kimlik politikasının işçi sınıfı mücadelesinin önüne geçeceği iddiasıyla bu konulara gözlerini yummaya devam ettikleri sürece aslında sınıf mücadelesini bölen, homofobi, bifobi, transfobi, mülteci düşmanlığı, mizojeni, sağlamcılık gibi ideolojileri besliyorlar.

LGBTİ+ işçi ve emekçilerin yaşadıklarını bir kez daha hatırlatmak için bugün yayımlanan Kaos GL Derneği’nin Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi işbirliği her yıl yürüttüğü “Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+’ların Durumu” ve “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ+’ların Durumu” başlıklı iki raporuna birlikte bakalım.

LGBTİ+’lar hemen her sektörde

Raporda da açıkça gördüğümüz üzere LGBTİ+ işçi ve emekçiler Türkiye’deki LGBTİ+ işçi ve emekçiler hemen her sektör veya iş kolunda çalışıyor. Sadece bu veri bile “LGBTİ+ hakları işçi sınıfı mücadelesinin gündemi değil” diyen hareketleri çağın gerçeklerinden uzak kaldığını ortaya koyar.

Yine raporda önemli bir veri, LGBTİ+’ların iş ararken dahi kaçınmak zorunda kaldıkalrı ayrımcılık biçimleri olsa gerek. “LGBTİ+’ların İŞKUR ve özel istihdam büroları aracılığıyla iş arama oranının bu sene de oldukça düşük olması, LGBTİ+ çalışanların bu kanallara güvenmediklerine ve “fişlenme” riskine yönelik şüphelerine işaret etmektedir.”

“Açık kimlikli olmak olası değil, işten atılabilir”

Uzatmadan LGBTİ+ işçi ve emekçilerin sözleriyle bitireyim:

“Bir önceki işyerimde, kendim için karşılaşmadım ama bir arkadaşımın CV’si, yüksek lisanslı ve alanında baya tecrübeli olmasına rağmen sırf gey olduğu gerekçesi ile reddedildi. Cv’si değerlendirmeye dahi alınmadı.” (Sağlık sektöründe kıdemli mikrobiyoloji uzmanı olarak çalışan, cinsel kalıplara girmeyen biseksüel)

“İlk etapta açık açık söylemeseler de, ısrar edince beni bu şekilde değerlendiremeyeceklerini söylediler.” (Gıda sektöründe paketleme ve hizmet alanında çalışan poliseksüel trans kadın)

“Açık kimlikli olmak olası değil, belirgin olan terfi alamaz, hatta işten atılabilir.” (Kamuda sosyal hizmet görevlisi olarak çalışan gey erkek)

“Hasta ve hasta yakınları tarafından sürekli bir sözlü şiddete psikolojik şiddete maruz kalıyorum ve bu beni çok yıpratıyor muhtemelen istifa etmeme sebep olacaklar.” (Sağlık personeli olarak çalışan heteroseksüel trans erkek)

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
nefret