08/10/2015 | Yazar: Arturo Bandino

Yeşilçam’dan tecavüzü normalleştiren; kadına yönelik cinsel şiddeti meşrulaştıran, deyim yerindeyse teşvik eden bu üç sahneye biraz yakından bakalım:

Yeşilçam döneminin günümüz sinemasına etkisi bazı çevrelerce her ne kadar reddedilse de tartışmasız olan bir gerçek var: Yeşilçam filmleri hâlen izlettiriyor kendisini.  Youtube’da videoları izleniyor, hatta tıklanma rekoru kırabiliyor.

Topu topu bir sahne ama mesela Çiçek Abbas’ta minibüste gerçekleşen sahne hatırı sayılır bir kitleye (60 bin civarı izleyici) ulaşıyor. Dokunmayın Şabanıma filmi de yaklaşık aynı izleyici sayısına sahip şimdilik. Ama 15 milyondan fazla izleyiciye de ulaşılabiliyor bir başka filmden bir başka sahne: İffet filminin meşhur sahnesi. Bu üç filmin ortak yanı ise araçlarda (minibüs ve taksi) “dolaylı anlatılan tecavüz teşvikli” sahneler olması…

Yeşilçam’dan tecavüzü normalleştiren; kadına yönelik cinsel şiddeti meşrulaştıran, deyim yerindeyse teşvik eden bu üç sahneye biraz yakından bakalım:

Film: Çiçek Abbas

Minibüs- İç

82 yapımı bu film, Sinan Çetin tarafından Yavuz Tuğrul’un kaleme aldığı senaryoyla beyazperdeye taşınmıştı. Hikâyesini anlatmaya gerek yok sanki, ama yine de kısaca değinirsek: İki minibüs şoförünün aynı kadına aşık olmalarını ve meslekteki maddi, manevi, şahsi (Şakir’e çay yok, meşhur atışma sahnesi) cebelleşmelerini ekrana yansıtıyordu.

Olay mahalli: Tenha bir yer. Şakir minibüsünde… Ve bir kadın koltukların birine rahatça oturmuş, az sonra uzanacak gıcır gıcır koltuğa, biraz istekle biraz zorla... Dışarıda ise Abbas nöbet tutmakta. Aman biri görür, diye. Nazlı’nın fotoğrafını ters çeviren Şakir kadın ile birlikte olmaya başlar.

“Yavaş ol Şakir. Canım acıyoor!”

Nazlı (Şakir ile Abbas’ın sevdiği kadın) kendini rastgele mevzuunun içinde bulur ve Abbas’ın saflık akan engelleyici çabalarına karşı koyarak Şakir’i ‘iş üstünde’ basar.  

Sahneyi izlemek için: www.youtube.com/watch?v=EFVkqZncvSE

Film: İffet

Taksinin Camında Sıkışan Kadınlık

Rastlantı mıdır, bilinmez, ama İffet de 82 yapımı… Bir tek ortak yönleri bu değil oysaki. Küçükken peş peşe yıllarca bıkıp usanmadan izlediğimiz ‘Tarkan’ filmlerinin başrolü Kartal Tibet yönetmen koltuğunda. Müjde Ar İffet, Faruk Peker ise Cemil rolünde ve bu iki karakter üzerinden yürüyen bir film…

Olay mahalli: Arama motorunda filmin adını yazınca, hâlâ ilkin o sahne çıkar. Dahası, çoğu izleyici filmi değil, önce o sahneyi izlemiştir. Öyle düşünüyorum. Evet. İffet filmine dair, şüphesiz ki Cemil taksi şoförüydü ve “Hava alalım”, diyordu. İffet de taksiden aşağı iniyordu. Ve oltaya düşürüyordu avını Kurnaz Cemil. Tilki Cemil. Çıyan Cemil.

Hem biliyor musunuz, siz hiç merak ettiniz mi bilmem, şahsen taksicilerin o sahne hakkındaki görüşlerini ve onlar üzerinde bıraktığı tesiri çok merak ediyorum… Bazılarına böyle bir ‘maceraya’ yeltenme hevesini fısıldatmıştır muhakkak sağ ön kapının camı…

Sahneyi izlemek için: www.youtube.com/watch?v=cwlLnmc0Nbc

Film: Dokunmayın Şabanıma

Bir ona bir ona

Kemal Sunal’ı çoğu kez saf, ensesine vurulup ekmeği alınacak tipteki rollerde izlemişizdir. Filmlerinin yarısından fazlası öyledir. Bu kez minibüs şoförü rolünde karşımıza çıkıyor. Şaban karakteri utangaç mı utangaç, çekingen ve kadınların ondan istediklerini yapamayan yine de sanki gerçekleştirmiş gibi arkadaşlarına bol keseden sallayarak anlatan biri. Kendi dışında kimsenin inanmadığı hayali birleşmeler… Ama bu bir eksikliktir onun için. Ne yapmalı? Gidip çapkınlık üzerine yazılmış bir kitap edinir ve hatta Tecavüzcü Coşkun’dan dans dersleri alır ki kendini alt etmeli. Yoksa olmaz.

Olay mahalli: Öyle bir yer yok. Şaban kendi kendine uydurduğu mekânlarda kadınların kalbine giden yolun bacak araları olduğunu mu düşünüyordu yoksa? Olsun, siz sakın ha sakın dokunmayın Şaban’a!

Çektim turların oraya. Ver allahım ver, ver allahım ver. Bir ona, bir ona.”

Sahneyi izlemek için: www.youtube.com/watch?v=PaRhSdEFf1Y


Etiketler: kültür sanat
Telegram