09/07/2008 | Yazar: KAOS GL

Vicdani retçiler yalnız erkek değil. 12 kadın da vicdani retçi olduğunu açıkladı.

Vicdani retçiler yalnız erkek değil. 12 kadın da vicdani retçi olduğunu açıkladı. Sadece kadınlar değil eşcinseller, engelliler de militarizmi ve onunla bağımlı olan erkek egemenliğini, cinsiyetçiliği ve savaşın nesnesi olmayı reddediyor. Selvi Tunç’un kaleminden.

KAOS GL

Selvi Tunç - Ankara Üni., Hukuk Fakültesi, 2. sınıf

Bir kişinin ya da milyonların katili olmak istemiyorum. Bedelli askerlik kandırmacadır; namlularında mermi olmak istemiyorum. Her türlü şiddet insanlık dışıdır; şiddeti lanetliyorum ve yaşamımdan soyutluyorum.’ Erdem Yalçınkaya, vicdani reddini böyle dile getiriyordu. Diyarbakır’dan bağımsız milletvekili seçilen DTP’li Akın Birdal, vicdani ret hakkının Türkiye’de uygulanması için yasa teklifi hazırladığını ve önümüzdeki günlerde bunu Meclis Başkanlığı’na ileteceğini söyledi geçen hafta. Hazır bu konu gündeme gelmişken ben de uzun süredir aklımda olan bu konuyu yazmak istedim. Nedir vicdani ret? Vicdani ret, bireyin ahlaki tercih, dini inanç ya da politik görüşleri nedeniyle askerlik yapmayı reddetmesidir. Vicdani ret ayrıca bir sivil itaatsizlik eylemidir, savaşlardaki insan faktörünü ortadan kaldırmayı ve insan kaynağını kurutmayı hedefler. Askere çağrılan bireyin açık bir şekilde bu çağrıyı reddetmesiyle vicdani ret gerçekleşir.

İlk olarak Tayfun Gönül ve Vedat Zencir’in bir dergi aracılığıyla askerliği reddettiklerini açıklamalarıyla ülke olarak vicdani ret kavramının pratiğe dökülüşüne tanık olduk. Ancak bunların sayısı gün be gün arttı ve o tarihten bugüne yaklaşık olarak 58 kişi vicdani retçi olduklarını açıkladı. Tabii beraberinde hiç hoş olmayan durumlarla karşılaştılar. Genelde bu kişiler ‘halkı askerlikten soğutmak’,‘milli mukavemeti kırmak’ gibi suçlamalarla yargılanıp ceza aldılar. Kimileri defalarca firar etti ancak tekrar birliğe geri gönderildiler. Hatta o dönemlerde Osman Murat Ülke, askerlik cüzdanın yaktıktan sonra mahkeme vicdani ret hakkını savunmanın suç olmadığını ancak retçi olduğunu açıklanmasının suç olduğu kararını da verdi. Tabii hukuk kendi koyduğu kuralları bile ihlal etti: Örneğin Osman Murat Ülke, 1996-1999 yılları arasında halkı bir kez askerlikten soğutma, iki kez firar ve sekiz kez emre itaatsizlikte ısrar suçlamasıyla toplam 701 gün hapsedilirken ‘aynı suçtan birden fazla yargılama yapılamaz’ ilkesi ihlal edildi. Mehmet Bal da mustaripler arasında, bir aylık mahkumiyeti sırasında zorla giydirilen tek tip elbiseyi çıkarmaması için sürekli ayaklarından prangalandı. Keza Mehmet Tarhan askeri hapishaneye getirildiği gün görevlilerin teşvikiyle linç edilmek istendi. Ayrıca ‘eşcinselliğin tespiti’ için Askeri Yargıtay kararıyla anal muayeneden geçirilmek istendi.

Vicdani retçilerin ortak paydasıdır öldürmemek. Vicdani retçi öncellikle sonuç almak için girişmez bu çabaya, vicdani kanaatleri başka türlü davranmasına imkan vermediği için bu yönde karar verir. Bir diğer nokta toplumsal hayatın her alanına sinmiş militarist anlayış ile mücadele etmektir. Zira bu durum karşısında susarsa vicdani retçi bir bakıma bunu onaylamış sayılacaktır.

Verecek canım yok

‘Bu katliam esnasında kaybedilen insan hayatları, birileri için kutsal sayılabilir ve bazı mertebelere yükselmiş kabul edilebilirler. Ancak benim, hiçbir kutsallık veya yüksek mertebe için verecek bir canım yok’ diyerek tepkisini dile getiriyor Sertaç Girgin. Modern devletin yarattığı kutsallıklara bütünüyle karşı çıkıyor. Ayrıca çoğunun açıklamalarında açık olan bir şey var: Bu dünyaya hayatını bireylere ve kurumlara adamak için gelmediler dolayısıyla kendilerinin seçemedikleri bir devletin, üzerlerinde hak iddia etmesini reddediyorlar ve buna şiddetle karşı çıkıyorlar. Hatta bu konuda Ahmet Cem Öztürk reddinde şöyle bir ibareye yer veriyor: ‘Dünyaya geldiğimden beri benden önce gelenlerin yarattığı sistemi anlamaya, bazı yerlerinde içine girmeye, bazı yerlerinde dışına çıkmaya çalıştım durdum. Ve yeni yeni anlıyorum ki bu sistem doğadaki bütün bitkilere düşman, ağaçları kesiyor. Sonra anladım ki hayvanlara da düşman. En sonunda fark ettim ki doğadaki diğer canlılara düşman olan bu sistematik hareket kaçınılmaz olarak insanlara da düşman. İnsanların yarattığı bir sistemin yine insanlara nasıl düşmanca davranabileceğini anlayamadım.’

Vicdani retçi olduğunu belirten sadece erkekler değil, bugüne kadar 12 kadın vicdani retçi olduğunu açıkladı. Sadece kadınlar değil eşcinseller, engelliler de militarizmi ve onunla bağımlı olan erkek egemenliğini, cinsiyetçiliği ve savaşın nesnesi olmayı reddediyorlar. Vicdani ret için çeşitli çözümler öngörülüyor. AB üyesi ülkelerden 14’ünde askerlik zorunlu değilken diğer 11 ülkede zorunluluk var. Ancak söz konusu ülke vatandaşlarına vicdani ret hakkını tanıyor ve genelde sivil hizmet alternatif olarak sunulur. Ancak Türkiye’deki vicdani retçiler sivil hizmeti angarya olarak gördükleri için total retçidirler.

Kaynak: Radikal Genç, 8 Haziran 2008

*Konuyla ilgili haberler:

[[Vicdanın redde bakan fotoğrafı]]

[[Vicdani retçi Bal'a destek eyleminde gözaltı ]]

Etiketler: insan hakları, askerlik
Nefret