10/01/2022 | Yazar: Özgün Akduran

#eşitlikiçin dosyamızda bugün Özgün Akduran, Yerel siyaset, belediye hizmetleri ve LGBTİ+’ların kent hakkını yazdı.

Yerel siyaset, belediye hizmetleri ve LGBTİ+’ların kent hakkı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Yerel siyaset denince akla gelen çoğunlukla beş yıl ara ile hatırlanan yerel seçimler ve adayların seçim yarışı oluyor. Oysa yerel siyaset seçimlerin çok ötesinde, sorumluluk ve yetki alanına giren konular ve sunduğu hizmetlerle o yerelde yaşayan herkesin hayat kalitesini, refahını ve iyi olma halini belirleyen bir anlam taşıyor. 

Belediyeler kullandıkları bütçelerle, hepimize ait olan toplumsal kaynakların dağılımı sorumluluğunu da üstlenmiş durumdalar. O yerelde yaşayan herkes, vatandaş olup olmamalarından bağımsız olarak sadece o yerleşim yerinde ikamet ediyor olmalarından kaynaklan ¨hemşeri hukuku¨na dayalı hakları ile bu bütçelerin kullanımından eşit faydalanma hakkına sahiptirler. Ne yazık ki kamunun hizmet anlayışının katılımcı, kapsayıcı ve çeşitliliğe duyarlı olmaması, içinde bulunulan kısıtlar, örgütlü ve güçlü bir ses ile taleplerini belediyelere iletmenin önündeki engeller,farklı toplum kesimlerini yerel hizmetlerden yararlanmada geride bırakmaktadır. LGBTİ+lar da bu ayrımcılıktan etkilenmede en ön sıralarda gelmektedir.

Farklı coğrafyalarda LGBTİ+ların yaşam koşullarının nasıl şekillendiğini görmeyi sağlayan uluslararası endeksler hesaplanmaktadır. Bunlardan biri de 1996 yılında kurulan ve şu an 54 ülkeden 600’ün üzerinde sivil toplum örgütünü bir araya getirmiş olan ILGA-Europe’tur. ILGA-Europe özellikle Avrupa ve Orta Asya'da cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi ve cinsiyet özelliklerine bakılmaksızın herkesin siyasi, yasal ve sosyal yaşamda insan haklarından tam olarak yararlanmasını sağlama amacıyla çalışan uluslararası bir çatı sivil toplum kuruluşu olarak, 2009 yılından bu yana Gökkuşağı Avrupa Endeksi (Rainbow Europe Index) ve haritası paylaşmaktadır. Uzun adı, Avrupa ve Orta Asya'da Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Kişilerin İnsan Hakları Durumunun Yıllık İncelemesi raporu  olan belgeye ve 2021 Gökkuşağı Avrupa Endeks (Rainbow Europe Index) değerine göre Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ların yaşam koşulları şaşırtıcı olmayacak şekilde kötüdür. Endekste dikkate alınan temalar; eşitlik ve ayrımcılık yapmama, aile, nefret suçu ve nefret söylemi, toplumsal cinsiyetin yasal olarak tanınması ve beden bütünlüğü, sivil toplum ve mekân ve sığınma’dır. Temalara dair değerlendirilen konu başlıkları aşağıdaki tablodan da izlenebilir.

Gökkuşağı Avrupa Endeksi tema ve alt konu başlıkları

Eşitlik ve Ayrımcılık Yapmama   

Anayasa (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

İstihdam (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Mal ve Hizmetler (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Eğitim (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Sağlık (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Dönüşüm Terapi Yasağı (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Yetkilendirilmiş Eşitlik Kurumu (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Eşitlik Eylem Planı (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet Özellikleri)

Hukuk (Cinsiyet Beyanı, Cinsiyet Özellikleri)

Kan Bağışı

Aile    

Evlilik Eşitliği

Kayıtlı Ortaklık (Evliliğe Benzer Haklar)

Kayıtlı Ortaklık (Sınırlı Haklar)

Birlikte Yaşama

Evlilikte Anayasal Sınırlama Olmaması

Ortak Evlat Edinme

İkinci Ebeveyn Evlat Edinmesi

Otomatik Eş-Ebeveyn Tanıma

Tıbbi Yardımlı Döllenme (Çiftler)

Tıbbi Yardımlı Döllenme (Bekarlar)

Trans Ebeveynin Tanınması

Nefret Suçu ve Nefret Söylemi  

Nefret Suçu Kanunu (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, İnterseks)

Nefret Söylemi Kanunu (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, İnterseks))

Nefretle Mücadele Politikası (Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, İnterseks))

Toplumsal Cinsiyetin Yasal Olarak Tanınması ve Beden Bütünlüğü        

Yasal Tedbirlerin Varlığı

İdari Prosedürlerin Varlığı

İsim Değişikliği Hakkı (İsim Değişiminde Yaş Kısıtlaması Olmaması)

Kendini Tayin Hakkı (Cinsiyet Kimliği)

Non-Binary (Cinsiyetsizliğin) Tanınması

Cinsiyet Kimlik Bozukluğu Tanısı Olmaması/Psikolojik Görüş Gerekliliği Olmaması

Zorunlu Tıbbi Müdahale Gerekliliği Olmaması

Zorunlu Cerrahi Müdahale Gerekliliği Olmaması

Zorunlu Kısırlaştırma Olmaması

Zorunlu Boşanma Olmaması

Yaş Kısıtlaması Olmaması

Küçükler İçin Yasal Cinsiyet Tanıma Prosedürlerinin Varlığı

Bilgilendirmeye Dayalı Rıza Olmadan Tıbbi Müdahale Yasağı (Intersex)

Hastalık Olarak Görülmemesi-Depatolojizasyon

Sivil Toplum ve Mekân     

Kamusal Etkinlik Düzenlenmesinde Kısıtlama olmaması-

Toplanma Özgürlüğü (Son 3 Yıl)

Kamusal Etkinlik Düzenlenmesinde Kısıtlama olmaması – Yeterli Korunma Önlemlerinin Alınmış Olması (Son 3 Yıl)

Örgütlenme Özgürlüğünün Varlığı - Dernekler Özgürce Çalışıyor, Devlet Engeli Yok (Son 3 Yıl)

LGBTİ İnsan Hakları Savunucuları Risk Altında Değil

Dış Finansman Desteği Kabul Etmede Sınırlayıcı Yasa Yok

İfade Özgürlüğünü Sınırlayıcı Yasa Yok (Ulusal/Yerel)

Sığınma        

Sığınma hakkı (Cinsel Yönelimi de Kapsıyor)

Sığınma Hakkında Cinsel Yönelimi İçeren Politika ve diğer Olumlu Önlemlerin Varlığı

Sığınma Hakkında Cinsiyet Kimliğini İçeren Politika ve diğer Olumlu Önlemlerin Varlığı

Sığınma hakkı (Intersex’i Kapsıyor)

Sığınma Hakkında Intersex’i İçeren Politika ve diğer Olumlu Önlemlerin Varlığı

Endekse göre yukarıdaki tablodaki konuların her birine karşılık 100 üzerinden değerlendirilen bir endeks değeri açıklanmıştır. Buna göre en iyi durumdaki ilk beş ülke olan Malta 94, Belçika 74, Lüksemburg 72, Portekiz 68, Norveç 67 endeks puanı almışken, Türkiye 4 puan ile 54 ülke arasında sondan ikinci olmuştur. 

Merkezi yönetimlerin ulusal düzeyde LGBTİ+lara yönelik ayrımcılıkla mücadele ve her alanda eşit olanaklar yaratılması ile ilgili siyasal, hukuki, ekonomik hakları için yasal düzenleme ve uygulamaya dair adım atmadığı durumlarda yerel yönetimlerin gerek hizmet sunumlarında LGBTİ+ların erişebilirliğini arttırıcı, gerekse toplumda LGBTİ+lara yönelik ayrımcı algı ve davranış kalıplarının değiştirilmesi noktasında yapabilecekleri çok daha değerli ve yaşamsal önemdedir. Türkiye’de bir ilk olarak SPOD- Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği tarafından yürütülen bir proje kapsamında LGBTİ+ hakları açısından bir Belediye Eşitlik Endeksi geliştirilmiştir. Bu endeks, belediye profili, belediye faaliyetleri ve uygulamaları, LGBTİ+ topluluğu ile iletişim ve etki, belediyenin sunduğu hizmetlerde LGBTİ+ farkındalığı ve LGBTİ+ haklarının belediyeler nezdinde kamusal görünürlüğünü sağlamak şeklinde ifade edilen beş tema altındaki yirmi yedi göstergeden oluşmaktadır. Bu metin ile, daha önce yapılmış bu ve benzeri çalışmalardan yararlanarak LGBTİ+ların yerel siyasete eşit katılımı, sağlıklı olma, barınma (konut ve sığınak), insana yaraşır istihdam olanaklarına ulaşım, yerelde sunulan hizmetlerin ayrımcılık yapılmadan sunulması ve LGBTİ+lar tarafından erişilebilir olması, kamusal alanların özgür ve güvenli bir şekilde kullanımı, görünürlük, saygı ve itibar görme haklarının sağlanması için belediyelerin yapabilecekleri ve bunların kurumsallaşması için öneriler paylaşmayı hedefliyoruz.

1. Yerel Siyasete Eşit Katılım Hakkı

Belediyelerin LGBTİ+ örgütleri ile diyalog içinde olması, ortak proje ve etkinlikler gerçekleştirmesi, onların belediye meclisi, meclis çalışma komisyonları, kent konseyi ve çalışma gruplarında yer alabilmelerini teşvik etmesi  kimseyi dışarda bırakmayan katılımcı bir politik iklim yaratma açısından elzemdir. Böyle bir katılım aynı zamanda yerel hizmetlerin ayrımcılıktan uzak ve LGBTİ+ların da herkesle birlikte eşit erişimini sağlayacak kapsayıcı içerik ve biçimde sunulmasını getirecektir.

Bunlarla birlikte belediye meclis üyelerinin LGBTİ+ farkındalığına sahip olması doğrudan hizmet sunumunun da ayrımcılıktan uzak şekillenmesine katkı sağlayacağı için özel olarak meclis üyelerini hedef alan çalışmalar yürütülebilir. Bu çalışmaların bir ayağı eğitim ve atelye çalışmaları olabilir. Öte yandan LGBTİ+lar ve aileleri ile ¨karşılaşma¨ anları yaratacak etkinlikler de düzenlenebilir. Örneğin belediye meclis üyelerinin yer aldığı kadın, engelli, göçmen, yaşlı, yoksullukla mücadele vb. temalı kampanyalar ya da kermes, açılış gibi etkinliklerde LGBTİ+ların ve örgütlerinin gönüllü katılımına olanak yaratarak, buralarda deneyimlenecek birlikte çalışma, karşılaşma zemini sayesinde farkındalık sağlayıcı ve dönüştürücü adımlar atılabilir. Yine belediye meclislerinde LGBTİ+ komisyonlarının kurulması, belediye politika ve hizmetlerinin LGBTİ+ haklarını da gözetecek eşitlikçi bir şekilde biçimlenmesine destek olacaktır.

Bunların yanı sıra belediyelerin halkın istek talep ve şikayetlerini derlemek için kullandığı telefon hatlarında çalışan personelinin LGBTİ+lara yönelik ayrımcılığın önlenmesine yönelik farkındalığının geliştirilmesi de önemlidir. Bunun için bu konuda eğitimlerin verilmesi, LGBTİ+ başvurularının neticelendirilme oranını olumlu yönde etkileyecektir.

2. Hizmetlerin Ayrımcılık Yapılmadan Sunulması ve LGBTİ+lar Tarafından Erişilebilirliği

Belediye hizmetlerinin erişilebilirliği dediğimizde belediyelerin sorumluluk alanına giren ve o yerelde yaşayan herkesin kullanımına ve faydalanmasına açık hizmetleri (sağlık, sosyal destek, danışmanlık, şiddetten korunma, mesleki eğitim, bakım, park bahçe yeşil alan olanakları, spor, kültür, altyapı, ulaşım gibi) kastediyoruz. Bu hizmetler zaten belediyelerin sorumluluk alanında olmakla birlikte merkezi idare tarafından artık sürekli hale gelen LGBTİ+lara yönelik ayrımcılık ve dışlanmanın yarattığı aciliyetle birlikte düşündüğümüzde, daha da kritik hale gelmişlerdir. LGBTİ+ların yaşadığı ayrımcılıkların ortadan kaldırılmasında ve özel ihtiyaçlarının karşılanmasında öncelikli alanlar olarak sağlık, sosyal destek, şiddetten korunma, barınma, istihdama katılımın desteklenmesi, spor, kültür ve sanat olanaklarına erişimi sayabiliriz. 

Örneğin; transların belediyenin spor tesislerini sahip oldukları kimlikten bağımsız olarak istedikleri şekilde kullanabilmelerini sağlayacak eşitlikçi bakış açısı ve farkındalık bu merkezlerde görevli güvenlik personeli ve yöneticiler tarafından içselleştirilmediği zaman cinsiyet kimliği ile nüfus cüzdanında yazan bilgi eşleşmediği bahanesi ile translar bu tesislere kabul edilmeyebiliyorlar. Bu ise herkesin vergileri ile oluşmuş ortak kaynakları, vergileri ödeyenlerin bir grubunun kullanımına yani transların kullanımına kapatmak anlamına gelir. Bu ve benzeri ayrımcılık deneyimlerine son verebilmek için izlenebilecek yollardan biri belediye birim ve iştiraklerinde çalışan yöneticilerin ve -doktor, özel güvenlik, zabıta, sığınmaevi çalışanları, şoför, psikolog, sosyal incelemeci, çağrı merkezi çalışanı, kayıt memuru vb.- hizmet sunumu ile görevlendirilmiş personelin LGBTİ+ hakları ile ilgili eğitim almaları olabilir. Bu eğitimlerin içerikleri LGBTİ+ örgütleri ile ortaklaşa oluşturulabilir ve eğitimler de LGBTİ+ aktivistleri tarafından verilebilir. LGBTİ+ların belediye hizmetlerine erişimde yaşadıkları ayrımcı deneyimleri ortadan kaldırmak için bir diğer strateji de LGBTİ+lara ne istediklerini sormak veya belediyenin düzenli topladığı veri sisteminde cinsel yönelim, cinsiyet kimliğini ya da ikili cinsiyetin dışına çıkan bir sekmeyi de ekleyerek ihtiyaç, sorun ve taleplerin çeşitliliğinin belediye hizmet planlamasına yansımasını sağlamak olabilir.

Yine mevcut olumsuz sosyal algı ve farkındalık eksiklikleri nedeniyle LGBTİ+ların erişimine kapalı olduğu görülen bazı özel hizmet alanlarında o alanda çalışan LGBTİ+ örgütleri ile birlikte hizmet sunumu planlanabilir. Örneğin sosyal yardım hizmetleri, sosyal politika alanında çalışan bir LGBTİ+ örgütü ile birlikte planlanarak, mevcut kısıtlar nedeniyle belediyenin bilgisine erişemediği örneğin yaşlı, engelli veya göçmen bir LGBTİ+’nın sosyal yardım talebi bu sivil toplum örgütü aracılığı ile derlenip, yine belediye tarafından ortak kamu kaynakları ile karşılanabilir. Ya da LGBTİ+lara yönelik şiddetin önlenmesi, fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddete maruz kalan LGBTİ+ların tespit edilmesi, korumaya alınması, izlenmesi güvenli bir alanda yaşamlarını yeniden kurmaları için desteklenmeleri konularında LGBTİ+ örgütleri ile eşgüdüm içinde çalışılabilir. 

Bunlarla birlikte LGBTİ+lara yönelik hizmetlerle ilgili belediyeler arasında bir bilgi paylaşım ve koordinasyon mekanizması oluşturulabilir. Böylece kimi yerellerde eksikliği duyulan hizmet alanları için LGBTİ+lar bu hizmetin sunulduğu bir başka belediyeye yönlendirilebilir ve hizmete erişilemediği için yaşanacak olası bir olumsuzluğun önüne geçilebilir.

3. Sağlık Hakkı 

Bu alanda belediyeler LGBTİ+ların sağlık hakkına ayrımcılık olmadan erişmesini sağlayacak önlemleri almanın yanı sıra LGBTİ+lara özel cinsel sağlık, psikolojik destek hizmetleri de sunabilir. Örneğin anonim test merkezleri oluşturulabilir. Translar için hormon kullanımı ile ilgili danışmanlık hizmeti verilebilir. Düzenli kan testi ile hormon değerlerinin ölçümü sağlanabilir. Yine trans erkek ve kadınların ayrımcılığa uğramadan düzenli cinsel muayene hizmetine erişebilmeleri için bu alanda farkındalığı olan doktorlar istihdam edilebilir. Ayrıca premenopoz ve menopoz süreçlerinin izlenmesi, cinsiyet geçiş sürecindeki translar için psikoterapi desteği gibi hizmetler verilebilir. Tüm bu hizmetlerin hakkıyla verilebilmesi için LGBTİ+larla çalışma deneyimi ve uzmanlığı olan doktorların istihdam edilmesi veya halihazırda belediye bünyesinde görev yapan doktor ve psikologların bu alanda çalışan bir LGBTİ+ örgütü tarafından eğitim ve seminerler yoluyla desteklenmesi sağlanabilir.

Yine belediyede çocuklara yönelik psikolojik danışmanlık veren psikologların LGBTİ+ duyarlılığı ve onlarla çalışma deneyimi olmasına önem verilebilir. Veya böyle bir kapasite yoksa, bu konuda çalışan bir uzmana yönlendirme yapılması noktasında bir standart protokol oluşturulması cinsiyet kimliğini sorgulama sürecindeki çocukların ve ailelerinin iz bırakan olumsuz deneyimler yaşamalarına engel olabilir.

4. Barınma (Konut ve Sığınak)

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre Lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender (LGBT) gençlerin, heteroseksüel ve cisgender olarak tanımlanan gençlere kıyasla evsizlik yaşama riskinin %120 daha fazla olduğu görülmüştür.  Raporda, LGBTİ gençlerin hem evde hem de ev dışında kabul görmemesinin bu sonucu yarattığı öne sürülmüştür. Ayrıca yine evsiz LGBTİ gençlerle yapılan bir araştırmaya göre, bu gençlerin büyük bir kısmı (LGBQ için %70; Transgender için %90) cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı evden ayrılmaya zorlandıkları için veya süreklilik taşıyan taciz/zorbalık (bullying), aile tarafından reddedilme, fiziksel ve cinsel istismar deneyimleri nedeniyle evden kaçmak zorunda kaldıkları için evsiz kaldıklarını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra nüfus cüzdanları ile uyumsuzluğu gerekçe gösterilerek translarla kira sözleşmeleri yapılmaması onları ev sahiplerine karşı korumasız kılmakta her an evsiz kalabilme tehdidi altında yaşamalarına sebep olmaktadır. Yine pandemi sürecinde keskinleşen yoksulluk sebebi ile evsiz kalma sorunu gibi durumlar da açığa çıkabilmektedir. Bu gibi durumlarda Türkiye’de merkezi idare tarafından hem yasal hem de hizmet sunma düzeyinde LGBTİ’lerin yararlanabileceği barınma ve sığınma olanaklarının olmaması yerel yönetimlere daha fazla sorumluluk yüklemektedir.

LGBTİ+ların varolan sığınma evlerinden ayrımcılığa uğramadan yararlanabilmeleri için gereken mekanizmalar üzerine LGBTİ+ örgütleri ile çalışılması önemlidir. Bunun dışında LGBTİ+lar için ayrı konukevi, barınmaevi, sığınmaevi uygulamaları gibi talepleri dillendiren LGBTİ+ örgütlerin sesine kulak verilebilir, bu uygulamalar hayata geçirilebilir. Bu hizmetler için belediyeler sadece alt yapı (bina, teçhizat, gıda, personel vb.) desteği vererek mekânı bu alanda çalışan bir LGBTİ+ örgütünün yürütmesine bırakabilir. Bu tarz işletilecek olan konukevi, barınmaevi ve sığınmaevlerinin faaliyetlerinin izleme ve değerlendirmesi de yine belediye sosyal hizmetler birimi ve ilgili LGBTİ+ örgütü ile birlikte yapılabilir. 

5. İstihdam Hakkı

İstihdam alanında belediyelerin LGBTİ+ların deneyimlediği ayrımcılığın ortadan kaldırılması için yapabileceklerini iki aşamada ele alabiliriz. Biri bir işveren olarak belediyenin yapabilecekleri, diğeri ise LGBTİ+ların genel olarak çalışma yaşamına katılımını kolaylaştırıcı, destekleyici olarak yapabilecekleri. 

İşveren olarak belediyeler hem kendi yapılarında hem de iştiraklerinin istihdam süreçlerinde temel aldıkları insan kaynakları etik davranış ilkeleri vb. politika belgeleri ve yönetmeliklerine cinsel yönelim, cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu da ekleyerek işe başlayabilirler.  İnsan kaynaklarından sorumlu birimlerde çalışan personelin LGBTİ+ hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele konularında eğitim almaları sağlanabilir. Yine LGBTİ+ örgütleri ile işbirliği ve iletişim içinde çalışılarak LGBTİ+ların istihdam edilebileceği bazı hizmet alanları öncelikli olarak belirlenip buralarda işe alımlar yapılabilir. Örneğin İsrail’de göçmen trans kadınların evde yaşlı bakım hizmetlerinde istihdam edildikleri ve başarılı bulundukları bilinmektedir.

Belediyelerin LGBTİ+ların genel olarak istihdama katılımlarına destek olacak çalışmalarına gelince, bu alanda halihazırda yürüyen meslek edindirme kursları, iş bulma destek ve danışmanlık, yönlendirme hizmetlerinin LGBTİ+ duyarlılığını arttırarak işe başlanabilir. Öncelikle buralarda çalışan personelin (eğitmen, güvenlik görevlisi, meslek elemanı, kayıt memuru vb.) LGBTİ+ hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve ayrımcılıkla mücadele eğitimi alması sağlanabilir. Daha sonra LGBTİ+ların iş bulma sürecinde yaşadıkları ayrımcılık alanlarının neler olduğu ile ilgili LGBTİ+ örgütleri ile ortak bir çalışma yürütülüp, her bir ayrımcılığın ortadan kaldırılması için adım adım neler yapılabileceği üzerine kapsamlı bir iş haritası çıkarılabilir. Örneğin, LGBTİ+ların yetenekli ve ilgili oldukları veya çalışmayı daha güvenli-konforlu buldukları çevirmenlik, satış-pazarlama, reklamcılık, dijital araçları kullanma, photoshop, AUTOCAD gibi programların uzmanlığına dayalı iş alanlarına yönlendirilmeleri için bu konuda kurslar açılması veya LGBTİ+ları ve örgütlerinin öncelikli olarak bu kurslardan haberdar edilmesi gibi çözümler ortaya konabilir.

6. Kamusal Alanların Kullanımı, Görünürlük, Saygınlık ve İtibar Görme

Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir iktidarda olan zihniyetin LGBTİ+lara yönelik ayrımcı, dışlayıcı, yok sayan, eşcinsel ve trans varoluşları hastalık, suç ya da günah ilan eden söylemi LGBTİ+ların gündelik hayatında ne anlama geldiğini tahmin etmek güç değil. Merkezi siyasetin ürettiği bu ayrımcılık, homofobi ve transfobi yerelde de LGBTİ+ların yaşadığı sokak, mahalle, apartman hatta ev içindeki yaşam deneyimlerini etkiliyor ve yerelin de bir mücadele alanı olduğunu gösteriyor. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de özellikle büyükşehirlerde LGBTİ+ların kendilerini güvende hissetme, birbirlerine yakın olma ihtiyacının bir sonucu olarak gettolaşma pratiklerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Her ne kadar gerçek ihtiyaçlardan doğmuş ve LGBTİ+ hareketten bazıları tarafından getto değil ¨özgürleşmiş bölgeler¨ olarak nitelenmiş olsalar da, LGBTİ+ hareketi bu tip gettolaşmalardan ziyade kentin tamamını talep etmekten geri durmamıştır.

Yerel yönetimler LGBTİ+ların yoğun olarak ikamet ettiği semtlere yönelik özel çalışmalar, kampanyalar, araştırmalar ve/veya spor ve kültür etkinlikleri ile LGBTİ+ların görünürlüğüne, saygı ve itibarlarının teslim edilmesine destek olabilirler. 

Bunların yanı sıra LGBTİ+ların ve örgütlerinin toplantı ve etkinliklerinde belediyelerin açık ve kapalı mekanlarını kullanabilmeleri, LGBTİ+ sanatçıların eser ve performanslarını belediyenin salonlarında sergileyebilmeleri, belediyelerin sokak, mahalle, park bahçe ve ulaşım ağında yer alan görsel medya araçlarında onur haftası etkinlik haberleri ve duyurularına yer verilmesi, park, sokak ve trafik işaretlemeleri, video, reklam, duyuru, haber vb. araçlarda LGBTİ+ları görünür kılacak biçimde yer verilmesi toplumsal algıda dönüşümü sağlayacak adımlardan bazılarıdır.

Ayrıca güvenlik görevlisi, belediye otobüs şoförü, zabıta, sosyal yardım görevlisi, sosyal inceleme uzmanı, meslek elemanlığı gibi bazı görünür belediye hizmetlerinde transların istihdam edilmesi de bu görünürlüğe hizmet edebilir.

*Bu yazı, Avrupa Birliği'nin desteklediği Eşit Haklar için Savunuculuğu Güçlendirme Projesi kapsamında hazırlanmıştır. Bu durum, yazının içeriğinin AB'nin resmi görüşünü yansıttığı anlamına gelmemektedir.

lgbti-esitligi-icin-kat-edilecek-cok-mesafe-var-yayini-turkcede-1


Etiketler: insan hakları, kent hakkı
Dijital