03/02/2011 | Yazar: Murat Köylü

2010 yılı boyunca her ay Türkiye’den “Ayın Irkçısı”nı seçen DurDe!

Murat Köylü | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Murat Köylü
2010 yılı boyunca her ay Türkiye’den “Ayın Irkçısı”nı seçen DurDe! senenin ırkçısını açıkladı: Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil. Seçimler, gelen öneriler doğrultusunda belirlenen adaylar arasından ve yine oylama sonucu yapıldı. Durde, bu yıl ilk defa “Yılın Irkçısı”nı seçmek üzere bir oylama yapılmış oldu. 2010 yılında Ayın Irkçısı seçilen 10 aday arasında yapılan oylamada kullanılan toplam 2716 oy sonucu, Yılmaz Özdil oyların %19‘unu alarak ”2010 Yılın Irkçısı Ödülü”nü “kazandı”.
 
Yılmaz Özdil, Star Gazetesi’nde yazı işleri müdürü olduğu dönemden beri Türkiye’deki en kötü sicilli, düşmanlık yayan ve insan haklarına dayalı basın etiğine uymayan gazetecilerden biri olma durumunu koruyor. O dönemde Leeds United ile Galatasaray’ın oynadığı maç sırasında 2 Leeds’li taraftar öldürülmüştü. Galatasaray’ın 2-0 kazandığı maçtan sonra Star Gazetesi “Two Size” başlığı ile çıkmıştı. İki kişinin öldürülmesinin ardından “Sahada da, dışarıda da 2-0″ diyordu gazete.

Haberde “ağızlarını burunlarını kırdık, kafalarına vura vura vatan toprağını öptürdük, sahada namaz kıldırdık,diz çöktürdük, vb.” sözler vardı.  Haberde yere alnı sürülen bir İngiliz’in resmi de kullanılmıştı. Bu habere rağmen Yılmaz Özdil, Türkiye basınında var olmaya devam edebildi.
 
Gelmiş geçmiş en kötü gazetecilik örneklerinden olan bu sözde haber, Yılmaz Özdil’in yazı işleri müdürü olduğu bir basın organında yer almıştı. Şu anda internette bu haberin resmini bulmak zor, kaldırılmış olabilir. Ayrıca “Dingiltere” başlıklı bir haber daha yapmıştı Özdil’li Star Gazetesi. Yıllar sonra Yılmaz Özdil, belirli kesimlerin zihinlerindeki çeşitli seçkinci-milliyetçi kodları okşayarak ve onlara temsiliyet vererek ırkçı bir pop-corn yazar olmayı başardı. O, nefretten beslenen ve nefret ile besleyen bir basın mensubu.
 
Yılmaz Özdil, “Türkiye Türklerindir” şiarlı Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan 14 Nisan 2010 tarihli “Yumruk” başlıklı yazısında ırkçı, şoven bir dille Ahmet Türk’e Samsun’da atılan yumruğu haklı sebeplere dayandırdı. “Bu ülkenin çocuklarına ateş edip öldürmek demokratik hak kabul ediliyorsa, parti liderine girişmek niye ırkçılık oluyor? ” “Mayın demokrasiyse, yumruk niye faşizm? ” gibi akıl almaz “sosyolojik” tespitlerin yanı sıra yazısında yer alan bazı cümleleriyle de yıllar önce Star Gazetesinde attığı Two Size manşetinden bugüne hastalıklı fikirlerinde değişim olmadığını bir kez daha gösterdi.
 
“Yumruğunu adaletin tokmağı yerine koyup, Ahmet Türk’ün burnuna inen kişi, bu ülkede pek çok kişinin duygularına tercüman oldu.” diyen Özdil ”Çünkü, teröristi meşru hale getiren açılım saçmalığı, sadece bir tarafta değil, öbür tarafta da eşkıyayı kahraman yapmaya başladı.” diyerek de Ahmet Türk’e atılan yumruğu Türkiye toplumunun açılıma karşı haklı ve demokratik tepkisi şeklinde değerlendirdi ve oyların %19′unu alarak ”2010 Yılın Irkçısı Ödülü”nü kazandı.
 
5 Aralık 2010’da Beşiktaş ile Bursaspor arasında oynanan futbol maçında, Bursaspor’un organize bazı taraftarları Beşiktaş tribünlerine “Ermeni köpekler, Beşiktaş’ı destekler!” diye bağırdı. Maçtan bir hafta önce Beşiktaş Çarşı Grubu liderlerinden Alen Markaryan vurulmuştu ve bu taraftar grubu bu olaya gönderme yaparak Beşiktaş tribünlerini kışkırttı. Bu sloganlarıyla açıkça ırkçılık yapan bu taraftar grubu ”Yılın Irkçısı” oylamasında oyların %18′sini alarak 2. oldu.
 
Haziran ayında Ergenekon davası sanıkları Fikri Karadağ ve Hayrettin Ertekin’in teknik takibe takılan ‘En iyi Kürt ölü Kürt’tür’ sözlerinin sanıkların kişisel düşünceleri olduğunu belirten avukat Metin Çetinbaş, Kürtlerin ölmesini temenni etmenin suç anlamına gelmediğini söylemişti. Bu sözler üzerine Diyarbakır Barosu, Çetinbaş hakkında savunma hakkını kötüye kullanıp, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçunu (TCK 216. Md) işlediği gerekçesiyle İstanbul Barosu’na şikâyet etmişti. Şikâyeti görüşen İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, Çetinbaş’ın sözlerinin savunma hakkı sınırları içinde değerlendirdi. Baro, ‘Şikâyet edilen avukat, iddia ve savunma hakkı sınırları içinde müvekkilin düşüncesini açıklamaya ve yanlış anlamaların önüne geçmeye çalışmıştır’ diyerek, oybirliğiyle Çetinbaş hakkında disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verdi. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu bu kararıyla “Yılın Irkçısı” oylamasında oyların %15′ini alarak 3. oldu.
(Yeşil Gazete, www.durde.org)


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Nefret