24/12/2021 | Yazar: Umut Güner

Bu zor zamanlarda zorlandığımda böyle bir egzersiz yapıyorum. Bana iyi gelen şeyleri hatırlıyorum. Evet belki bu zor zamanlarda iyi olan şeyleri hatırlamamız gerekiyor! Birbirimizin Serpili olalım, serpilelim birbirimizin üstüne!

Zor zamanlarda göğe bakalım! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

2016 yılında sosyal medyaya yayılan bir paylaşımla Kaos GL’nin “IŞID’ın listesinde” olduğunu öğrendik. Hem kendimiz için hem de lubunyalar için güvenli bir liman olan Kaos GL’nin kendisi artık korktuğumuz bir yere dönüştü. Kaos GL’nin GMK ofisini boşaltmak için daha güneş doğmadan gidişimizi asla unutmayacağım. Yeni ofisi nerede, nasıl tutacaktık? Evimizden kaçıyorduk; kendiliğinden elimizden çıkıp giden KKM’miz[1] ve etkinliklerimiz…  Binlerce LGBTİ+’nın kendi gibi biriyle karşılaşabildiği, kendi olabildiği, kapısından içeri girebilme cesaretlerinin hayatımızın en güzel anılarından biri olan Kaos Kültür Merkezi’nin kendiliğinden anılarımızda kalması…

***

OHAL yılları ve barış akademisyenlerinin ihraç edilmesiyle Kaos GL’nin yerelle bağlantısı kesildi. Normalde senede 35 şehre giderken, şimdi nasıl bu bağlantıları yeniden güçlendiririz ve bizimle şimdiye kadar dayanışan feministlerle yeniden dayanışmanın yollarını nasıl yaratabiliriz sorusuna verdiğimiz yanıtlar bugün Aramızda Derneği’nin kurulmasına vesile oldu.  

Ankara yasakları; kendimiz için, varoluşumuz için yapacağımız her şeyin yasaklanması. “Ankara yasaklarının üstesinden nasıl gelebiliriz?” sorusuna cevap ararken bir yandan hukuk mücadelesi verip diğer yandan Ankara’da etkinliklerimizi yeniden başlatmak ve lubunyalar için daha güvenli bir ortam yaratma çabasıyla çalışmalarımızı yeniden inşa etme süreci... Ankara yasakları geldi diye biz Ankara’da minçomuzun üstüne oturmadık. En önemli dertlerimizden biri bütün bu yasakların diğer LGBTİ+ örgütlenmelerinin olduğu şehirlere sıçramaması ve etkinlik yaptığımız şehirlerdeki homofobi karşıtlarının güvenliğini riske atmadan bir yol yordam bulma çabası idi. Tabii ki o şehirlerde homofobi karşıtları ile bir araya gelmeye devam ettik. Ankara yasaklarında lubunyalar için güvenli alan yaratma çabası da bu sefer bizleri 17 Mayıs Derneği’ni kurmaya götürdü. 17 Mayıs Derneği bugün, Kaos GL’in kurucularından olan Kaos GL Dergisi’nin sevgili Gözüm Ablası Mahmut Şefik Nil’in adını verdiğimiz salonuyla LGBTİ+’lar için güvenli alan oluşturmaya çalışıyor.

Pandemi ve devlet yetkilerinin gittikçe artan nefret söylemleri ile zor zamanlardan geçiyoruz. Çok sevdiğim bir arkadaşım bir lubunya meclisinde güllüm alıkırken, “kendime hiç güvenmiyorum, korkunca bülbül gibi şakırım paparona” dedi. Evet en eğlenceli zamanlarımızda aklımıza paparonun geldiği bir dönemden geçiyoruz. Hangi kamu yetkilisi nerede ne zaman nefretini kusacak diye kamuya kulak kabarttığımız, Resmi Gazete’ye göz atıp birbirimize “Bizimle ilgili bir şey yok.” diye haber verdiğimiz bir dönemden geçiyoruz. LGBTİ+ varoluşunun kendisi geçmişte hak temelli sivil toplum örgütleri için homofobi ve transfobi turnusolü işlevi görürken, sivil toplum örgütleri şimdi bizimle nerede dayanışacaklar, nerede bizi yalnız bırakacaklar diye gözlerinin içine bakar gibi olan biteni izlemeye çalıştığımız bir dönemdeyiz. Hukuksuzluğun kendisinin “hukuk” sayıldığı bir dönemde kendimizi, kurumlarımızı korumaya çalışırken birbirimizin hâkimi, savcısı ve polisi olduğumuz bir dönemden geçiyoruz.

***

Ve ben 44 yaşındayım. Bazen düşünüyorum, “Hayatımın hangi evresinde daha mutluydum? Bana bir şans verseler hangi dönemine geri dönerdim?” diye.

Çocukluğumda cinsel yönelimimi daha keşfetmeden, ayıp bir şey yaptığımı, ayıp olduğumu, olmamam gerektiğini öğrenmiştim. Küçük oynaşmalarımı bile ailemden saklamaya çalıştığımı hatırlıyorum. Geçen yaz abim beni bir aile yemeğinde nasıl ifşa ettiğini anlattı. Ben tamamen unutmuşum. Annem, mahallede kızlarla oynamalarım uzadığında babamın eve gelmek üzere olduğunu ve babamın buna sinirleneceğini hatırlatırdı. Sonrasında ailemin kendi içindeki sorunlarıyla ve üstüne ben öğrenmeden beni öğrenmelerinin verdiği gerginliğin yansımalarıyla geçmek bilmeyen çocukluğum…

Ardından gençliğim… Âşık olduğum herkese bir cinsel yönelim atamışım gibi “Ben eşcinsel değilim, bu meseleyi kendin çözmen lazım.” ile başlayan ve her hetero ortamda satılmalarla geçen üniversite yılları. Ancak her şeye rağmen kendi kendime yetmeyi öğrenmeye başladığım bir dönemdi.

Sonra Kaos GL’li yıllar, her kapısından içeri girdiğimde rahat nefes alabildiğim bir yer. Kendimi evde hissettiğim bir yer. Tabii bu yazının konusu olmayan ancak kendi kuşağım olan aktivistlerin her şeyden mutsuz olma halleri ve insanı hayata küstüren yaklaşımlarıyla geçen yılları hatırladıkça şimdi yapamadığımız bir sürü şeyi yapma imkânımız olduğu yıllarda birbirimize düşmekten başka bir şey yapamama hallerimize kızmıyor değilim…

44 yıllık hayatıma karanlık bir pencereden baktığımda görüp ettiklerim… Ancak hayatım bunlardan ibaret değil. Her zamanım “zor zaman” değil bunu biliyorum.

Çocukken annemin yakalama çabalarına, babamla tehdit etmelerine, abimin ifşalarına rağmen birçok akranıma nazaran güzel deneyimler yaşadım.

Üniversite yıllarımda güzel dostlar biriktirdim. Üniversite bitmediği için 1996’dan bu yana geçen bütün yıllar öğrencilik yıllarım aslında. Bu sene belki üniversite de bitecek.

Hayatımın zorlandığım her alanında “Ben şu anda ne yapacağım?” sorusu ile baş başa kaldığım zamanlarda arayabildiğim dostlarım oldu. Serpil de bunlardan biri, başıma ne gelirse gelsin arayabileceğimi bildiğim yegâne insanlardan biri idi. İyi ki varsın Alo Serpil. Üniversite yıllarında otostopla gittiğim şehirde sokakta kaldığımda Serpil’i arıyordum, en yakın arkadaşlarımdan biri ya da annem hastalandığında aradığım ilk insan Serpil oluyordu.

Sonrasında örgütlü mücadele ile güçlenme hallerim. En zorlandığımız anda bile “hamamböceği gibiyiz kızz, her daim yaşarız” diye gullümümüzün olması…

Kaos GL iyi ki var. Her şeye rağmen kendimi özgürce var ettiğim yerlerin başında geliyor. Kaos GL olmasaydı nasıl bir Umut olurdum bilmiyorum ve işte hayatım o zaman zor olurdu.

Bu zor zamanlarda zorlandığımda böyle bir egzersiz yapıyorum. Bana iyi gelen şeyleri hatırlıyorum. Sevdiğim şairleri okuyorum yeniden, sevdiğim şarkıları dinliyorum, seçilmiş aileme sarılıyorum. Evet belki bu zor zamanlarda iyi olan şeyleri hatırlamamız gerekiyor! Kendimize iyi gelen şeyleri hatırlamak ve iyi olmaya çalışmak gerekiyor.

Birbirimizin Serpili olalım, serpilelim birbirimizin üstüne!

Kaos GL dergisine ulaşın

Bu yazı ilk olarak Kaos GL dergisinin Zor Zamanlar dosya konulu 179. sayısında yayınlanmıştır. Dergiye kitapçılardan veya Notebene Yayınları’nın sitesinden ulaşabilirsiniz. Online aboneler dergi sitesinden dergiyi okuyabilir.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.



[1] Kaos Kültür Merkezi


Etiketler: yaşam, tarihimizden
Dijital