20/06/2022 | Yazar: Yıldız Tar

“Kişiler olarak da hedef halindeyiz. Evlerimize giderken, sokakta gezerken hep tetikteyiz. Çünkü bizi koruyan yok.”

Çanakkale’de LGBTİ+ düşmanı ittifak: Valilik, polis, Ülkü Ocakları, Saadet Partisi, İFAM-Akıncılar, Yesevi Alperenler… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Çanakkale’de 13-17 Haziran tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan 1. Çanakkale LGBTİ+ Onur Haftası, sosyal medyada başlayan hedef gösterme ve tehditlerin ardından Çanakkale Valiliği’nin kararı ile yasaklandı.

MUAF Çanakkale LGBTİA+ tarafından hazırlanan Onur Haftası kapsamında Film Gösterimi, Cinsel Sağlık Atölyesi, Kuir Forum, Döviz & Pankart Atölyesi etkinlikleri planlanıyordu. 13 Haziran günü başlayacak Onur Haftası 17 Haziran Cuma günü Onur Yürüyüşü ve ardından düzenlenecek olan After Party ile son bulacaktı.

MUAF LGBTİA+ sosyal medya hesaplarından programın duyurulması ve yürüyüş için geri sayıma başlanmasının ardından sosyal medyada çeşitli dinci-milliyetçi gruplar ve onlara bağlı kişiler yürüyüşü hedef göstermeye, şehirdeki LGBTİ+ hak savunucularını tehdit etmeye başladı.

TIKLAYIN - 1. Çanakkale Onur Haftası, sosyal medyadan gelen tehdit ve saldırıların ardından yasaklandı!

Çanakkale LGBTİA+ İnisiyatifi MUAF, Çanakkale Feminist Dayanışma ve Çanakkale Halkevi şehirdeki Onur Haftası’nın yasaklanmasına dava açtı.

Kurumlar dava dilekçesinde Valiliğin hukuka ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı davrandığını belirtti. Yasak kararının ayrımcı olduğunu vurguladı ve ekledi:

“Açıkça silahlar ve sopalarla sokağa çıkacağını, Onur Yürüyüşü’ne saldıracağını, katliam yapacağını, öldürmeye geleceğini ilan eden kişi ve grupların toplanmasına yönelik hiçbir yasaklama kararı alınmazken, sadece Onur Haftası etkinliğinin yasaklanması doğrudan kamu güvenliğini korumayı değil, LGBTİ ların ifade özgürlüğünü engellemeye yöneliktir.”

TIKLAYIN - Çanakkale Onur Haftası yasağına dava açıldı

Yürüyüş yapılamadı, etkinlikler engellendi. Mahkeme, yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Sosyal medyadan LGBTİ+’ları tehdit edenler hakkında suç duyuruları ise yanıtsız kaldı. Tehdit ve yasaklamaları konuştuğumuz Muaf LGBTİ+ gönüllüleri, yürüyüş iptalini duyurduktan sonra yürüyüş alanına gittiklerini ve orada masalarda kendilerini bekleyen eli sopalı kişileri gördüklerini söyledi.

Muaf LGBTİ+ gönüllüleri, hafta boyunca yaşadıklarını KaosGL.org’a şöyle anlattı:

“1. Çanakkale Onur Haftası için etkinlik takvimini yayınladık, geri sayıma başladık, dokuz gün kala nefret yorumları yapmaya başladılar. Tarikatlarla örgütlerle bağlantısı olan kişiler hedef göstermeye başladı. Bir gün sonra suç duyurusunda bulunduk. Valiliğe güvenliğimizden ötürü bildiride bulunduk. Emniyetle de görüştük. Ancak Valiliğin tavrı etkinliği yasaklamak oldu. Yasağa açtığımız dava devam ediyor ama yürütmeyi durdurma talebimiz reddedildi.

“Bu süreci MUAF LGBTİ+ olarak yeniden yapılanan bir grup olduğumuz için birlikte etkinlikler yaptığımız Çanakkale Feminist Dayanışma ile yürüttük. Etkinliklerimiz engellendiğinde kurumlarla, sendikalarla, sol partilerle iletişime geçtik. Kurumlardan çok fazla olumlu geri dönüş alamadık, kurumların kendi içindeki fobiyi de gördük. Halkevleri ve Türkiye İşçi Partisi bizlerle dayanıştı.

“Kişiler olarak da hedef halindeyiz. Evlerimize giderken, sokakta gezerken hep tetikteyiz. Çünkü bizi koruyan yok. Kendi güvenliğimizi ve şehirdeki diğer özneleri de sadece biz düşünüyoruz. Hukuki sürecin peşindeyiz. Çanakkale’deki nefretin farkına vardık, gördük bunu. Çanakkale’nin çok da öyle olmadığını düşünüyoruz. Önceliğimiz güvenlik. Bizim için çok travmatik bir süreçti çünkü hiç olmadığımız kadar yalnızdık.

“Sürekli tetikteyiz. Takip edildiğimizin farkındayız. Fotoğraflarımız çekildi alanda. Sosyal medya hesaplar alıyoruz. Saldırgan dil, inisiyatifin hesabına gelen hakaretler ve tehdit mesajları.

“Etkinlikler boyunca çok yoğun polis takibi altındaydık. Etkinliklerimizi yapacağımız mekanlar günlerce polislerin izlemesi altındaydı, şehir içinde saldırıları haberleştirdiğimiz duvar gazetesinin dağıtımını yaparken çevreyi kirletme gerekçesiyle üç arkadaşımıza para cezası yazıldı mesela ama hemen o akşam saldırgan grup aynı yere devasa bir afiş asmıştı yine aynı hedef gösteren diliyle.

“Yürüyüşümüzden bir gün önce Çanakkale Ülkü Ocağı "onursuz sapkınlar" içerikli bir açıklama yaptı ve yürüyüş günü de zaten büyükçe bir ekip bizi tehdit için oradaydı. Saadet Partisi gibi oluşumlardan kişilerin de, yürüyüş günü akşamı Instagram hesaplarında yürüyüş yerine getirdikleri sopaları, gazları paylaştıklarını gördük, orada da onları görmüştük ve alana girişlerine polis herhangi bir şekilde engel olmadı.”


Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, siyaset
nefret