20/12/2022 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+ yurttaşların siyaseten hedef alınmasına karşı 20 yıl öncesinden gene o siyasi video hatırlatması mı yoksa “özgürlükçü hukuki-siyasi çözüm” siyaseti mi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “LGBT denilen olay...” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Kadın Kolları’nın İstanbul’da düzenlediği “Kadın Emeği Zirvesi” programında konuştu.

Cumhurbaşkanı, Ekim ve Kasım aylarında sürdürdüğü “sapkın akımlar” söylemini “Kadın Emeği” konuşmasında tekrar etti: “Ülkemizde kadınların, gençlerin, çocukların sorunlarıyla ilgilenenlerin asıl üzerinde durmaları ve çözüm aramaları gereken mesele, evlatlarımızı topyekûn tehdit eden sapkın akımlardır.”

“LGBT denilen olay... Bu büyük tehlike...”

“Ne demek istediğimi anlıyorsunuz, değil mi?” diye konuşan Erdoğan, “açık konuşacağım” diyerek ekledi: “LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. Fakat CHP’nin kitabında var mı? Var. Diğer yavru muhalefetin kitabında var mı? Var. Onlarla beraber yürüyorlar mı? Yürüyorlar.”

“Bizim, böyle bir şeye ihtiyacımız yok” diyen Erdoğan, “Şimdi buradan nereye geliyorum” sözleriyle devam etti: “Önümüzdeki dönem bakanlıklarımızla, tüm ilgili kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla bu büyük tehlikeye, tehlikelere karşı daha müteyakkız şekilde mücadele edeceğiz.”

“Okullara, iş yerlerine, kamu binalarına sokulmayan kadınlar...”

“Kadının yer almadığı bir siyasi hareket, yok olmaya mahkumdur” diye konuşan Erdoğan, “kadınları dışlayan, yok sayan bir toplum, potansiyelinin ve gücünün yarısından vazgeçmiş demektir” diye eklerken, “aile kurumunun temel direği olan kadınların üretim yanında siyasetteki varlık ve etkinliklerinin arttığı... güçlü aile olmadan, güçlü bir millet olmaz. Kadın olmadan siyasetin, üretimin, büyümenin olamayacağı...”  sözleriyle konuşmasını sürdürdü: “Geçmişte, ülkemizde sözde modernlik, ilericilik, çağdaşlık iddiasıyla kadınlarımızın inançlarından, kıyafetlerinden, esasen de doğrudan doğruya cinsiyetlerinden dolayı dışlayan bir zihniyetin biz, bu ülkede nobranlıklarına şahit olduk. Okullara, iş yerlerine, kamu binalarına sokulmayan kadınların gözyaşları bile, bu tek parti artığı faşistlerin yüreğini yumuşatmaya yetmemiştir. Türkiye, artık hatırlamak bile istemediği bu karanlık günlerini, AK Parti'nin demokrasi reformları sayesinde geride bırakmıştır.”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekim ayında, “Sapıklık, ahlaksızlık ve çarpık ilişkiler”, “Aile kurumumuzu sapkın akımların tehdidinden koruyacağız”, “İnsan fıtratını hiçe sayan, sapkın akımlar günden güne yayılıyor”, “Kadının ve erkeğin birlikteliğinden oluşan aile kurumumuz”, “Topluma LGBT’yi soktular, aile yapımızı dejenere etmenin gayreti içine girdiler” “LGBT diyorlar. Güçlü bir ailede LGBT diye bir şey olabilir mi? Olamaz” ifadelerini sarf etmişti.

LGBTİ+’lar hak hukuk hürriyet ve eşit yurttaşlık isterken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasım ayında ise LGBTİ+ için “dayatma” ve “tehdit” ifadelerini kullanmıştı.

Hükümet medyası “LGBT denilen olay”a karşı teyakkuzda!

Anadolu Ajansı (AA), Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. Fakat CHP'nin kitabında var mı? Var. Diğer yavru muhalefetin kitabında var mı? Var.” sözlerini canlı geçti.

TRT Haber, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ının sözlerini twitter hesabından paylaştı: “LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. Fakat CHP'nin kitabında var mı? Var. Diğer yavru muhalefetin kitabında var mı? Var. Önümüzdeki dönem bu büyük tehlikeye karşı daha müteyakkız şekilde mücadele edeceğiz.”

Yeni Şafak, AA’nın servisini aktarırken, yetinmedi ayrıca bir “LGBT denilen olay bizim kitabımızda yok. CHP’nin ve diğer yavru muhalefetin kitabında var” paylaşımı daha yaptı ve “Evlatlarımız üzerindeki en büyük tehlike sapkın akımlardır” ile “Kılıçdaroğlu’na LGBT tepkisi” diye de ekledi. Yeni Şafak’ın bir diğer paylaşımı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “münferit bir istismar olayı üzerinden milletin inanç ve değerlerine saldıranlara tepki gösterdi”ği oldu. Eski Ayasofya İmamı Mehmet Boynukalın ise Kasım ayından “LGBT propagandası” nakaratlı bir Yeni Şafak haberini, “LGBT'ye karşıyız diyorsanız adım atmak zorundasınız. Anayasa değişikliği bunun başlangıcı olsun dileriz...” mesajıyla paylaştı.

Aydınlık, “Cumhurbaşkanı Erdoğan istismarla ilgili konuştu, en büyük tehlikeyi açıkladı” başlığı atarken; Ulusal Kanal, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, toplumsal çürümeyi dayatan LGBT'ye karşı sert konuştu” paylaşımı yaparken, yetinmedi, bir de, gökkuşağı bayrağının üstüne “çarpı” işareti attı.

Akittv’nin servisi “Başkan Erdoğan’dan LGBT denen sapkınlıkla ilgili önemli açıklama” oldu. Erdoğan’ın “LGBT bizim kitabımızda yok” sözü Sabah, Takvim, AHaber, Star twitter hesaplarından da paylaşıldı.

20 yıl öncesinden gene o bıktırıcı siyasi video mu yoksa “özgürlükçü hukuki-siyasi çözümler” mi...

“LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok” söylemiyle bir kez daha CHP’ye yüklenen Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkışına karşı sosyal medyada gene bir kez daha, 2002 yılından, “Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz,” sözleri hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bizim kitabımızda LGBT denen olay yok. CHP'nin kitabında var mı var” sözlerini alıntılayan Prof. Dr. Gazi Çağlar ise twitter hesabından, siyasetin konusu insan haklarıdır hatırlatması yaptı: “LGBTİ kitapla var olmuyor. LGBTİ, insanlığın ve tüm toplumların tarihte ve bugün parçası ve hep olacak. Siyasetin konusu, insan haklarını cinsel kimlik ve yönelimden bağımsız sağlamak veya çiğnemek. O kadar.”

Prof. Dr. Gazi Çağlar, sosyal medya paylaşımına, ““Evet var ve biz çözeceğiz” denmelidir” sözleriyle devam etti:

“Modern toplumlar, LGBTİ konusundaki baskıcı yasalarını değiştirdiler veya değiştiriyorlar. AKP ise LGBTİ'nin bile var olmadığını iddia ediyor. "Kürt sorunu yok" demekten farksız değil. Yok oluyor mu hayır. Hepsi özgürlükçü hukuki-siyasi çözümler bekliyor.

İktidar stratejisi çok açık. Toplumun temel sorunlarını (Kürt/Türk sorunu, LGBTİ vb.) olmayan azınlık meseleleri ilan etmek, başta CHP-HDP olmak üzere muhalefetle birleştirmek ve toptan şeytanlaştırmak. Yanıt cesur olmalıdır: "Evet var ve biz çözeceğiz" denmelidir, çok sesli.”


Etiketler: insan hakları
nefret