08/10/2020 | Yazar: Yıldız Tar

Hastasının bilgilerini sosyal medyada “İ… te sınır yok” diye paylaşan hekime para cezasını TTB de onadı. Barolar Birliği ise hekime destek veren, “ibnelerin, puştların haddini bildirelim” diyen avukatın soruşturulması için dosyayı İstanbul Barosu’na yolladı.

Homofobik hekimin cezası onandı, hedef gösteren avukatı ise Baro soruşturacak Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul Maltepe Devlet Hastanesi Üroloji Polikliniği’nde çalışan Uzman Dr. N.K.Ö. Temmuz 2018’de, hastasına muayene sırasında ayrımcı davrandı. Hastası hakkında daha sonra ise sosyal medyada “İ… te sınır yok”, “Poposunun reklamını yapıyor herhalde” gibi homofobik ifadeler kullandı ve hastasının bilgilerini sosyal medyada paylaştı.

İstanbul Tabip Odası kararını TTB de onayladı

İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu da soruşturma yürüttü. Hekimin hastası ile ilgili tıbbi bilgileri sosyal medya hesabında paylaşarak hekimlik mesleğinin kadim etik kuralını çiğnediğini ve bu paylaşımları ile kusurlu davrandığını söyledi. N.K.Ö.’nün sosyal medyada hastasıyla ilgili “i…te sınır yok”, “poposunun reklamını yapıyor heralde” ifadelerinin de meslek ahlak ve adabına yakışmadığını, kusurlu davranış olduğunu söyledi. Onur Kurulu, soruşturma sonucu doktor N.K.Ö.’nün sosyal medyada hastasıyla ilgili homofobik ifadelerinden dolayı uyarı cezası almasına karar verdi. N.K.Ö.’ye, hastasının kişisel bilgilerini sosyal medyada paylaştığı için ise 945 TL para cezası verildi.

Ayrımcılığa uğrayan Cem, İstanbul Tabip Odası’nın bu kararına itiraz etti ve Türk Tabipler Birliği’ne taşıdı. Meslek gereği edinilen bilgilerin paylaşılmasının karşılığının mesleki uygulamadan geçici süreyle men olduğunu belirtti. Ancak TTB, İstanbul Tabip Odası’nın kararını onayladı.

“TTB’nin kararı beni hayal kırıklığına uğrattı”

Cem TTB’nin bu kararını KaosGL.org’a değerlendirdi. TTB’nin kararının kendisini hayal kırıklığında uğrattığını belirten Cem, “Disiplin Yönetmeliği gereği meslekten geçici süreyle men cezası verilmeliydi” dedi:

“TTB’nin bu kararı beni hayal kırıklığına uğrattı. Kasım 2019’da “Toplumsal Cinsiyet, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet İfadesi, Cinsel Yönelim Eşitliği ve Sağlık Hizmetleri Bildirgesi” gibi çok önemli bir etik ilkeler bütünü yayınlayan bir kurumun kabul ettiği bu kuralları Yüksek Onur Kurulu kararlarına da yansıtmasını beklerdim. Karar metninde hekimin mesleği gereği edindiği bilgileri paylaşmasının cezai karşılığının TTB Disiplin Yönetmeliği gereği mesleki uygulamadan geçici süreyle men olduğu belirtilmiş. Ancak kararda ayrıca “hastanın kendisinin bazı bilgileri daha önce açıkladığı, bu sırada kullandığı dilin bir yakınma değil yargılama olduğu ve uygun olmadığı” gerekçesiyle ceza indirimi uygulandığı ifade ediliyor. TTB bu kanıya nereden ulaştı bilmiyorum ancak benim çevreme LGBTİ+ kimliğimle açık olmam ve bu alanda savunuculuk yapmam hekimin sır saklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi Facebook hesabından ismimi, adresimi ve tıbbi bilgilerimi yayınlayarak “adilikte ve ibnelikte sınır yok, poposunun reklamını yapıyor herhalde” gibi yazılar yazma hakkını vermiyor. TTB’nin bu ifadelerinden anladığım sağlık hizmetine erişimde hak ihlaline uğrayan bir kişinin maruz bırakıldığı mağduriyeti haklı biçimde dile getirmesinin kriminalleştirildiği ki bunda anayasal hak arama hürriyetimizle çelişen bir yan var.

“Diğer yandan TTB’nin bu kararını LGBTİ+’lara karşı uygulanan cezasızlık rejiminden ayrı düşünemeyiz. Biz bu yaklaşımı nefret suçu failleri lehine uygulanan “haksız tahrik ve iyi hal indirimi” gibi ödüllerden tanıyoruz. TTB eğer samimi bir LGBTİ+ politikası uygulamak istiyorsa Büyük Kongresi’nde kabul ettiği etik kuralları tüm kurullarının benimsemesini sağlamalı. Bu kurallar nihayetinde kağıt üstünde kalacaksa bunca hazırlığın ne anlamı var? Hasta-hekim ilişkisiyle ilgili Hipokrat'tan bugüne dek gelen en kadim meslek etik kuralını ihlalin cezası sadece 945 lira olabilir mi?”

Hekime dava da açıldı

Öte yandan olaydan iki yıl sonra hekim hakkında dava da açıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede doktorun hastasının taleplerine olumsuz yanıt verdiği, “hekimlik mesleği ile bağdaşmayacak konuşmalar yaptığı, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda şüphelinin mesleki olarak edindiği bilgileri açıkladığı” belirtiliyor. Savcılık, homofobik hekimin görevi kötüye kullanmaktan yargılanmasını talep etti. Hekim hakkında dava açıldı.

Ayrımcı tutumuna tepki gösterilince ise N.K.Ö., hastası hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na “hakaret” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık, homofobik hekimin şikayetini incelemiş ve kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.

Sosyal medyada nefret yayan avukat da soruşturulacak!

Cem’in maruz bırakıldığı ayrımcılık ve nefret hekimle sınırlı kalmamıştı. N.K.Ö.’nün Cem’in kişisel verilerini ve nefret söylemi içeren paylaşımının altına çok fazla kişi de nefret söylemi içeren yorumlar yapmıştı. Bu yorumları yapanlardan biri de İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. S.B.G. idi. S.B.G., “çelişkili/ilgisiz homolar, ibneler, puştlar”, “hadlerini bildirelim” gibi ifadeler kullanmıştı.

Cem, avukat hakkında da suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine Av. S.B.G., İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na savunmasını iletti. Kendi sosyal medya hesabından savunmasının tam metnini paylaşan Av. Saygın B. G., homofobisini burada da sürdürdü. Eşcinsellerin aile kurumuna tehdit olduğunu öne sürdü, “eşcinselliğin ve sapkın cinsel tercihlerin normalleştirilmesi” gibi ifadeler kullandı. Başsavcılık bu ifadelere rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Bunun üzerine Cem, AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Avukatın; hakaret, suç işlemeye alenen tahrik etme, kişiler arasında ayrımcılık yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarını işlediğini ve etkin soruşturma yürütülmediğini vurguladı.

AYM başvurusunda, avukatın Türk Ceza Kanunu hükümleri ve Türkiye Barolar Birliği'nin meslek ilke ve kurallarını hiçe sayarak organize linç kampanyası yürüttüğü ve cinsel yönelim temelli ayrımcılıkta bulunduğu hatırlatıldı.

Öte yandan, Türkiye Barolar Birliği de İstanbul Barosu'nun sosyal medyada nefret üreten ve tehdit eden avukat hakkında verdiği “disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararını” bozdu. Mağdur edilen Cem’in yaptığı itirazı kabul ederek kararı bozdu ve avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmak üzere dosyayı baroya geri gönderdi.


Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, sağlık
Nefret