07/01/2021 | Yazar: Kaos GL

“LGBTİ+ öğrencilere yönelik ayrımcı saik bulunup bulunmadığını ortaya çıkartacak şekilde etkin bir soruşturmanın re’sen başlatılmasını talep ediyoruz.”

İstanbul Barosu: Polisin LGBTİ+ kimlikleri sebebiyle nefret söylemi insan onuruna saygıyla bağdaşmaz! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, 2015'te AKP'den milletvekili aday adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi'nin rektörlüğüne atanmasını 4 Ocak’ta düzenlenen eylemde protesto eden farklı üniversitelerden öğrencilerin evlerinden gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yayınladı.

Öğrencilerin gözaltına alınma süreçlerinde kolluk güçlerinin hukuka aykırı bir şekilde orantısız güç kullandığı, ev duvarlarının yıkıldığı ve kapıların parçalandığını ve yakalama işlemi sırasında kötü muamele iddialarını hatırlatan Merkez, “Öğrencilerin gözaltında kötü muameleye ve işkenceye maruz kaldıkları iddiasının merkezimize iletilmesi üzerine, hak ihlallerini gözlemlemek ve raporlamak amacıyla gözaltındaki öğrencileri ziyaret etme zorunluluğu doğmuştur” dedi.

Gözaltına alınan dokuz üniversite öğrencisi ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görüşen İnsan Hakları Merkezi; ev aramalarında, sağlık muayenelerinde ve gözaltı sürecinde yaşanan ihlalleri sıraladı.

LGBTİ+ öğrenciler sürekli biçimde tacize, tehdide ve ayrımcı muameleye maruz kaldı

Merkez, gözaltına alınan LGBTİ+ öğrencilerle ilgili ise şöyle dedi:

“Gözaltında bulunan LGBTİ+ üniversite öğrencileri, kimlik ve yönelimleriyle bağlantılı olarak sürekli biçimde tacize, tehdide ve ayrımcı muameleye maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir. Gözaltı işlemi sırasında polislerin LGBTİ+ öğrencilerin sosyal medya profillerini birbirlerine gösterdiği ve kişisel telefonları ile öğrencilerin fotoğraf ve videolarını çektikleri görüşmeci avukatlarla paylaşılmıştır.

“Görüşme yapılan öğrencilerden biri, polisin kendisine bakarak cinsel organı ile oynadığını, bir diğeri ise polisin hastanede herkesin duyabileceği şekilde kendisine küfür ve hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiğini iddia etmiştir.

“Diğer taraftan, gözaltında olan bir trans kadının, kadınların yanına konmadığı ve tek başına tutulduğu belirlenmiştir.

“AİHM, özgürlüğünden mahrum bırakılan ve devletin gözetimi altında bulunan kişilerin sözlü, cinsel ve fiziksel şiddet ile tehdit edilmelerinin kötü muamele yasağını ihlal ettiğini belirtmektedir.”

Polis memurlarının aramalar sırasında özellikle LGBTİ+ kimlikleri sebebiyle kişileri utandırma ve cezalandırma amacıyla nefret söyleminde bulunması ve keyfi bir şekilde çıplak arama yaptığı iddiası, kişiler üzerinde korku, ıstırap ve güvensizlik hissettirmesi, ayrımcılık yasağıyla ve insan onuruna saygılı olma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını da hatırlatan Merkez şöyle devam etti:

“Dolayısıyla tüm bu kötü muamele iddialarının bir bütün olarak re’sen etkin şekilde soruşturulması Devletin uluslararası insan hakları sözleşmelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülükleridir. Hiçbir hal ve koşul altında bu yükümlülükler askıya alınmaz ve mutlak niteliktedir.”

Talepler

İnsan Hakları Merkezi’nin sürece dair talepleri ise şöyle:

“*Ev araması sırasında hukuka aykırı biçimde gözaltına alınan üniversite öğrencilerinin, herhangi bir koşul olmaksızın derhal serbest bırakılmasını,

“*Gözaltında olan üniversite öğrencilerin tutulma koşullarının iyileştirilmesini, pandemi koşulları da dikkate alındığında su, sabun, dezenfektan, maske gibi ihtiyaçların ivedilikle karşılanmasını,

“*Ev aramaları sırasında ve gözaltında fiziksel, sözlü ve cinsel şiddete maruz kaldığını iddia eden üniversite öğrencilerinin başta İstanbul Protokolü ve İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi olmak üzere uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan usullere uygun bir şekilde doktorlar tarafından muayene edilmesini, şikâyetlerinin ve bulguların kayda geçirilerek sağlık raporu hazırlanmasını,

“*Üniversite öğrencilerinin ifade, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınmasını,

“*Öğrencilerin gözaltına alınırken ve gözaltı sırasında maruz kaldığı şiddete ve şiddet tehdidine karşı ivedilikle tarafsız, bağımsız, etkili ve ayrıca LGBTİ+ öğrencilere yönelik ayrımcı saik bulunup bulunmadığını ortaya çıkartacak şekilde etkin bir soruşturmanın re’sen başlatılmasını talep ediyoruz.”


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları