21/06/2022 | Yazar: Yıldız Tar

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi ve SPoD, Onur Haftası yasaklarını yargıya taşıdı: Bu tarz etkinlikler izne de tabi değildir ve anayasal güvence altındadır.

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası yasaklarına dava açıldı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi ve SPoD, hafta etkinliklerine getirilen yasaklara dava açtı. Beyoğlu ve Kadıköy Kaymakamlıkları’nın yasak kararlarına ilişkin davada kurumlar yasak kararının yürütmesinin durdurulmasını talep etti.

Dava dilekçesinde, Beyoğlu Kaymakamlığı kararının önce açıkça duyurulmadığı, idari kurumların temel hak ve özgürlükleri kısıtlarken gereken önemi dahi vermediği yer aldı.

“Devletler, barışçıl gösteride bulunanları korumak zorundadır”

SPoD vekili Av. Umut Rojda Yıldırım, LGBTİ+ Onur Haftası’nın tarihini anlattığı dilekçede, “LGBTİ+ hakları alanında verilen mücadele ve bu kapsamda yapılan her türlü etkinlik Anayasal ve Sözleşmesel güvence altındadır” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu tarz etkinlikler izne de tabi değildir ve anayasal güvence altındadır. Anayasa'nın 13’üncü maddesine göre bir temel hak ve hürriyet, ancak kanunla sınırlanabilir. Böyle bir yasak, sırf biçiminden dolayı, yani kanun şeklinde yapılmamasından ötürü bile Anayasaya aykırıdır.”

Sadece riskin varlığının yasağa gerekçe olamayacağını da hatırlatan Av. Yıldırım, “Devletler, sadece kamu malını ve düzenini değil ve fakat barışçıl gösteride bulunanları da şiddete başvuranlardan korumak zorundadır. Kamu düzeni, Devletin vatandaşlardan korunduğu değil insanların temel hak ve özgürlüklerini maksimum düzeyde kullanabildiği bir düzeni ifade eder” dedi.

Onur Yürüyüşü yasakları her seferinde mahkemece iptal ediliyor

Av. Yıldırım, daha önceki yıllarda da Onur Yürüyüşleri ve çeşitli etkinliklere yasakların geldiğini ancak Mahkemelerin her seferinde bu yasak kararlarının hukuksuz olduğuna hükmettiğini de hatırlattı:

“Onur Haftası kapsamında yapılacak etkinlikler bir kenara, İstanbul'da Onur Yürüyüşleri'nin yasaklanması kararları dahi mahkemelerimizce hukuka aykırı olduğundan bahisle iptal edilmektedir. Bunun yanında bu yasak kararları yıllardır uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılanmakta ve uluslararası hak ihlali raporlarında devletin ayrımcılığı beslediğine yönelik eleştirilere sebep olmaktadır. Yine bu yasaklamalar raporlarda da isabetle işaret edildiği üzere, Türkiye'deki ayrımcılık taraftarlarının şiddet eylemlerini meşrulaştırmakta ve LGBTİ+ların devletin "üvey evlatları" olduğu kanısını besleyerek eşcinsel ve translara yönelik suçları arttırmaktadır. Keza somut olayda davalı idarenin, yasaklama kararında kullandığı dil şahıslar/gruplar ve vatandaşlarımız ayrımı bunun en açık göstergesidir.”


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
bülten