07/03/2021 | Yazar: Yıldız Tar

Kadıköy’deki 8 Mart eyleminde tüm gün yaşananları HDK LGBTİ+’dan Yaşam anlatıyor: Trans+’lar olarak 8 Mart eyleminde, en güvenli alanımızda saldırıya uğradık. Polis bizi sürekli takip etti, arkadaşlarımızı taksiden indirip aldı, işkenceye tepki gösterenler de gözaltına alındı.

“Trans+’lar olarak en güvenli alanımızda, 8 Mart eyleminde polis saldırısına uğradık” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Polis İstanbul Kadıköy’deki 8 Mart mitinginde gün boyunca LGBTİ+ pankartları, trans ve gökkuşağı bayrakları ile şemsiyeleri alana almadı, Trans+ kortejine saldırdı, kortejdeki aktivistlerin kürsüdeki konuşmalarının ardından mikrofonu kapattırdı, eylemin ardından trans kadınları takip edip bindikleri taksiden indirerek gözaltına aldı, şiddete tepki gösterenleri de gözaltına aldı.

Gözaltına alınan 9 kişi önce Kadıköy İskele Polis Amirliği’ne götürüldü. Sağlık kontrollerinin ardından bu sefer İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltına alınan COVID-19 testlerinin yapılması “unutulduğu” için tekrar hastaneye ve ardından yine Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.

Avukatların müvekkilleriyle görüşmesi engellendi. Avukatlar, saatlerce müvekkillerine ulaşamadı. Gözaltına alınanlar bugün de adliyeye sevk edildi.

Bütün bunlar yaşanırken Kadıköy Kaymakamlığı ise açıklamasında, LGBTİ+’ların kontrol noktasından geçerek eyleme katılmak istemesini polis saldırısına gerekçe olarak gösterdi. Kaymakamlık, eylemden ayrılıp evine giden trans kadınlara polisin saldırmasını ise “yeniden mukavemet” olarak niteledi.

Trans+ Korteji’ne polis saldırısı

Peki dün gün boyu neler yaşandı? Bu soruyu Trans+ Korteji’ni oluşturan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) LGBTİ+ Meclisi’nden Yaşam’a sorduk, Yaşam gün boyu yaşadıkları polis şiddetini KaosGL.org’a şöyle anlattı:

“Korteje geçip pankart açıp yürüyecektik. Adana’da gökkuşağına takılmaları ve lubunyalara madiliklerinden dolayı burada da böyle bir şey olacağını düşündük. Ama bir yandan da lubunya bayrağını indirmek benim de orada olmamam demektir. Biz yürürken polisler bayrakları indirmemizi istedi. Bayrakları indirip yürüdük. Sonra önümüzü kestiler. Yaklaşık yarım saat müzakereler sürdü. Ancak bizle müzakere etmiyorlardı. Pankartımızda “Ben yaşadıkça sen çıldır” yazıyordu pankartta trans renkleriyle. İmza olarak da Trans+ Korteji Türkçe ve Kürtçe yazıyordu. Sonra polis harekete geçti. Önümüzdeki kadınları ite kaka yararak bizim yanımıza geldiler, indireceksiniz diye bağırdılar. Neden diye sormaya vakit kalmadan saldırdılar. Boyunlarımızdan tuttular. O hengamede bayağı şiddet gördük. Yıldız’ı yere düşürdüler, parmaklıkların arasına sıkıştı. Pankartımızı aldılar ve gittiler. Alandaki kadınlar bizim yanımıza doğru gelince saldırmaktan vazgeçtiler. O dayanışmayla barikatı aşıp alana girdik.

“Alana girerken burada olmaktan bir adım geri adım atmayacağımızı söyledik. Çünkü trans+’lar 8 Mart’ta en güvenli alanımızda saldırıya uğramıştı. Tüm gün rengarenk olan her şeye sıkıntı çıkarmışlardı. Bunun pratik halini üzerimizde göstermiş oldular. Bu saldırı bir yandan aktivist olduğumuz için gerçekleşti. Kürt trans aktivistler olduğumuz için de hedef gösterildik. Ama tüm bunlara rağmen alana büyük bir coşkuyla girdik. Arama vardı. Aramalar yapıldı. Aramalarda bir diretmemiz, aratmama kararımız da olmadı. Alana girdikten sonra varlığımız, coşkumuzla devam ettik. Alana girdiğimiz andan itibaren polisin takibi, tacizi devam etti. Hiçbir zaman bırakmadılar. Peşimizdelerdi. Arkadaşlarımız bu şiddeti keyfi saldırıyı teşhir etmek için kürsüden konuşma yaptılar. O sırada dahi takip edildiler. Alandaki kadınlar çok büyük bir coşkuyla karşıladılar. Miting bitti. Polisin gözaltına alma eğilimini hissedince hep beraber alandan çıkıldı. Alandaki diğer kadınlar yalnız bırakmadı. Arkadaşlarımız taksiye bindi. Polisler taksiyi takip etti. İşkenceye uğradılar. İşkenceye tepki gösterenler de gözaltına alındı.”


Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları