21/06/2022 | Yazar: Yasemin Bahar

İnterseks bedenlerimize yapılan tıbbi müdahalelerin olumsuz psikososyal etkileri olabileceğini, bu etkilerin de çok boyutlu ve katmanlı olabileceğini gözlemledim.

Benim İnterseks Bedenim 1 - Otonomi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İçerik uyarısı: İntersekslere tıbbi müdahaleler, yeme bozuklukları, beden algısı.

Benim hikayem, gözlerim görmediği için tetkikler yapılırken interseks olduğumun da keşfedilmesi ile başlıyor. İki yaşındayken, farklı doktorların ortak önerisi ile, gerekli veya acil (ertelenemez) olmadığı halde ameliyat ediliyorum. ‘Erkek’ atanan dokularım alınarak feminize ediliyorum, ‘normalleştiriyorum’. Hala ufakken hormon iğnelerine ve ardından haplarına başlıyorum, yine sebebi açıklanmadan ve seçenek sunulmadan.

İnterseks şemsiyesi, içerisinde onlarca farklı varyasyonu barındırıyor. Dolayısıyla intersekslerin çok çeşitli geçmişleri ve hikayeleri olabiliyor. Ben Onur Haftası boyunca, belki yaygın görülen ortak deneyimlere de değinerek, kendi biricik interseks bedenim ile ilişkimi anlatmaya çalışacağım.

Bebeklikte ve çocuklukta yaşadığım bu tıbbi müdahalelerin en büyük olumsuz etkilerinden biri benim için bedenimle ilgili haklarımın yok sayıldığı hissi oldu. Düşünün şimdi; sizin adınıza sizin bedeniniz kalıcı kararlar veriliyor ve bir ömür boyunca bu kararların sonucuyla yaşamak dışında pek bir seçenek bırakılmıyor. Bedeniniz sizin istek veya ihtiyaçlarınız doğrultusunda da değil, toplumsal normlarla bu normlardan azat olmayan sağlık (ve aile) sistemleri tarafından kalıcı olarak değiştiriliyor. Bu süreç sağlığınız için gerekli veya acil de olmadığında, hem beden bütünlüğünüz, hem de kendi bedeniniz hakkında özgürce karar verme hakkınız ihlal edilmiş oluyor.

Benim de kendi vücudumla dalgalı bir ilişkim oldu, oluyor. Geçmişte onu ve ona yapılanları kontrol edemediğim düşüncesi, hayatımın farklı dönemlerinde çeşitli şekillerde yüzeye çıktı. Örneğin, östrojen ve progesteron almaya başladığım yıl, daha çocukken, sanıyorum en az 15 kilo aldım. İnterseks olduğumu, aldığım şeylerin hormon olduğunu ve böyle yan etkileri olabileceğini de bilmediğim için, kendimi ‘suçlu’ hissediyordum. Şişman olmayı kontrol edilebilir bir suç olarak gören ve şişmanlara daha az değer veren bir toplumda yaşamak da tabi duruma çok yardımcı olmadı. Bir süre sonra açlık-tokluk ve beden algılarım zedelenmeye başladı.

Ergenlik dönemlerinden genç yetişkinliğe geçerken sırasıyla interseks olduğumu, cerrahi ve hormonal müdahalelere maruz bırakıldığımı ve bu müdahalelerin tek seçenek olmadığını öğrendim. Şiddete uğramış ve ihlal edilmiş hissettim. Daha ufakken bir anda kilo almış olmamın benim ‘suçum’ olmadığını öğrendikten sonra da beden algımda çok olumlu gelişmeler olmadı. Aksine farklı şekillerde daha da çarpıklaşmaya devam etti. Çünkü artık ona yapılan müdahaleleri de biliyordum.

Bu noktadan sonra beslenmemi ve kilomu tamamen kontrol etmeye çalıştım. Farkında olmasam da, kontrol edemediğim cerrahi ve hormonal müdahaleleri telafi edeceği, bedenim üzerindeki otonomiyi bana ‘geri vereceği’ inancıyla bunu yapıyordum. Yeterli bulabileceğim bir seviyede kontrol edebilmek için de ideal olmayan yöntemler denedim. Yeme bozukluğu semptomları geliştirdim. Sporla da olumsuz bir ilişki kurmaya başladım. Kıyafetlerle ve aynalarla küstüm.

Maalesef sonraki yıllarda başka intersekslerin de benzer deneyimlerini okudum ve dinledim.  

TIKLAYIN - İnterseks ameliyatı ve yeme bozuklukları üzerine: Bedenim ne zaman benim olacak?

Bedenlerimiz üzerindeki bu kayıp kontrol algısının kendi kendine zarar verme (self-harm) gibi farklı şekillerde de ortaya çıkabileceğini öğrendim. İnterseks bedenlerimize yapılan tıbbi müdahalelerin olumsuz psikososyal etkileri olabileceğini, bu etkilerin de çok boyutlu ve katmanlı olabileceğini gözlemledim.

Ben bu deneyim paylaşımlarından, kendimden ve destek sistemlerimden de güç alarak yemeklerle, yemek yemekle ve kilomla barışmak diyebileceğim bir yolculuğa girdim.

Yine de intersekslere şimdiye kadar verilen zararın görünür kılınması, mümkün olduğu seviyede telafi edilmesi ve son bulması için bunların konuşulması gerektiğine inanıyorum. 

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: yaşam, sağlık
bülten