10/11/2020 | Yazar: Ali Erol

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” haline gelen Akit’in Ekim ayı homofobik nefret seyri…

Akit’in Ekim ayı nefret söylemi listesi Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL, medya çalışmaları kapsamında, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Ekim ayı listesini hazırladı. 

Cinsiyetçi ve homofobik dezenformasyona ortak olan, üreten ve yayan Akit’in aylık nefret söylemi Ekim listesi, “Akit’in cinsiyetçi ve homofobik nefreti”, “Akit’in homofobik nefret siyaseti”, “Akit’in homofobik nefret siyaseti sınırları aşıyor” ve “Akit yazarlarının homofobik nefret “köşe”leri” başlıklarından oluşuyor.

Akit’in cinsiyetçi ve homofobik nefreti

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan saldıran, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarıyla hedef gösteren Akit’in Ekim ayı homofobik ve transfobik nefret bahanesi, “Rezillik paçadan akıyor... LGBT'lilerden yol ortasında tekme tokat ve saksılı kavga!” başlığı altında kendini gösterdi.

DHA’nın, “İzmir'de, bir grup trans bireyin tartıştıkları başka bir trans bireyi öldüresiye dövdüğü anlar” diye geçtiği adli vaka haberine Akit’ten homofobik ve transfobik nefret katkısı, “rezillik”, “LGBT’liler” ve “trans sapkın” ifadeleri oldu.

Ekim ayında, Akit’in, LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına doğrudan bir diğer saldırısı, “Okul çantasında LGBT propagandası” başlığı altında geldi. Baktığı her yer ve renkte “LGBT bayrak ve simgeleri” gören Akit, “okul çantasında LGBT renkleri” haberiyle LGBTİ+ derneklerini hedef gösterdi. LGBTİ+’lerin örgütlenme hakkını, transların cinsiyet geçiş süreçlerini “suç” gibi gösteren Akit’ten nefret ifadeleri: “LGBT çeteleri”, “topluma ahlaksızlık pompalamak”, “propaganda faaliyetleri”

“Yaratılış Kongresi Cumhuriyet'i rahatsız etti” başlığı altında, “LGBT” realitesini “ahlaksızlık” olarak kodladı.

Akit, kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ve imzacı devletlere “kadına karşı şiddeti önleme, şiddetten koruma, şiddet eylemlerini kovuşturma ve mağdur destek mekanizmaları oluşturma” yükümlülüğü getiren “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”ne yönelik karalama kampanyasını körüklemeye dönük haberlerine, Ekim ayında, Faruk Arslan imzalı, “İstanbul Sözleşmesi’ne karşı güç birliği çağrısı” başlıklı haberiyle devam etti.

İstanbul Sözleşmesi’nin “eşcinsel sapkınlığı meşrulaştırarak nesilleri tehlikeye attığını” yazan Akit, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemlerine aracılık etti: “Ailelerin yıkılmaması, eşcinsel sapkınlığın meşrulaştırılmaması için İstanbul Sözleşmesi kaldırılmalıdır… Dış kaynaklı feminist örgütlerin İstanbul Sözleşmesi’ni kutsamasına aldırış etmeden millet lehine adımlar atılmalıdır.”

Akit’in homofobik nefret siyaseti

Akit, Ekim ayında, “DEVA Partili Yeneroğlu, İslam düşmanı, PKK ve DHKP-C sempatizanı 'baro'nlara kol kanat gerdi” başlıklı homofobik nefret siyaseti bülteninde, Mustafa Yeneroğlu’nu, “eşcinsel destekçilerine kol kanat germek”le itham ederken, eşcinsellik için ““helak sebebi” sapkınlık” ifadesini kullandı.

“Eşcinsel destekçisi” olmakla itham ettiği ve “terör” ile bağlantılandırdığı barolar da Akit’in nefret siyaseti hedefindeydi: “Ankara ve İzmir Baroları “LGBTİ+ Hakları Komisyonu” kurdu. Kamu kaynaklarını eşcinsel sapkınlara akıtan Ankara Barosu ile İzmir Barosu bünyesinde kurulan illegal “LGBTİ+Hakları Komisyonu” bünyesinde sapkınlarla ilgili etkinlikler koordine ediliyor.”

“Nevşin Mengü, 'erken seçim'le heyecana kapıldı” başlıklı Akit haberindeki homofobik nefret ifadesi ise “eşcinsel sapıklık” oldu.

Mustafa Durmaz imzalı, “Yıldırım’ın ilk vukuatı değil! Sicili kabarık” başlıklı Akit haberinde, “sapkın ve terörsevici” sıfatlarıyla Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım itham edilirken, eşcinseller gene homofobik nefretin hedefindeydi: “eşcinsel sapkın ilişki”

Akit’in homofobik nefret siyaseti sınırları aşıyor

Akit’in manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonla kurguladığı cinsiyetçi ve homofobik nefret yayınında sınırları aşan başlıklar Ekim ayında şöyle listelendi:

“Avrupa ülkesi İstanbul Sözleşmesi'ne karşı diplomatik bir atak başlattı”: “Geleneksel aile kavramına son vermek ve eşcinsel ilişkileri ve evlilikleri cesaretlendirmekle suçlanan İstanbul Sözleşmesi…”

“Avrupa ülkelerinden diplomatik atak: İstanbul Sözleşmesi'ne karşı bayrak açtılar!”: “Aile yapısını yıktığı, geleneksel değerleri tahrip ettiği ve eşcinselliği meşrulaştırdığı gerekçesiyle tartışılan İstanbul Sözleşmesi…”

“Macron'a LGBT suçlaması! Halk sokaklara döküldü”: “Tepki çeken LGBT'liler”, “LGBT lobileri…”

“Papa Franciscus eşcinsel sapkınlığı meşrulaştırmak istiyor”: “Eşcinsel sapkınlığı meşrulaştırmak”. Akit aynı haberi bir de “Sapkınlara sahip çıktı! Papa, eşcinsellere evlilik hakkı verilmesini istedi” başlığı ile geçti.

“Estonya da LGBT’ye savaş açtı”: “Türkiye’de marjinal-sol kesimin savunup sahip çıktığı LGBT’liler”. Akit, aynı haberi, “Avrupalı Bakan'dan eşcinsellere tepki: Çok istiyorsanız...” başlığı ile bir kez daha geçti: “Eşcinsel sapkınlar… Eşcinseller çok istiyorlarsa İsveç'e gitsin. Biz onlara düşmanca bakıyoruz.” 

Akit yazarlarının homofobik nefret “köşe”leri

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Yeni Akit’ten köşe yazarı Abdurrahman Dilipak, LGBTİ+ sövgüsüyle yetinmeyip, İstanbul Sözleşme’sini savunan kadınlara hakaret de edince, AKP’li kadınlar kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmuş, savunma yaparken de pekiştirdiği nefret söylemiyle LGBTİ+’ları kastettiğini söylemesi üzerine de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyeliğinden ihraç edilmişti.

Dilipak, İstanbul Sözleşmesi’nden alıntıladığı “cinsel yönelim” ifadesini bir “tehdit” olarak göstermek için daha önce de köşesine (1, 2) taşıdığı, Kaos GL Derneğinin Türkçesini yayımladığı, Birleşmiş Milletler’in “Uluslararası İnsan Hakları Hukukunda Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği” konulu “Herkes Özgür ve Eşit Doğar” kitapçığını, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik cinsiyetçi ve homofobik nefretinin bahanesi olarak, AKP’li kadınların kendisi hakkında açtığı davada bu kez de “savunma” olarak sundu: “Birey’lerin homofobik ve transfobik şiddetten korunması, LGBT kişilere yönelik işkencenin ve zalimane, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin önlenmesi, Eşcinselliğin suç olmaktan çıkarılması, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın yasaklanması, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma, haklarına saygı gösterilmesi”

Dilipak, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemine Ekim ayı boyunca mola vermedi ve LGBTİ+’ları, yayınladığı yedi yazısında anmaya devam etti. 

Akit köşe yazarı, aynı zamanda Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, CHP’nin “hayvan hakları yasa teklifi oyunu”na gelmemeleri için AKP’yi uyararak başladığı “AK Partilileri uyarıyorum!” başlıklı yazısını, “İstanbul Sözleşmesi’ndeki oyuna, bir daha düşmemeliyiz..”e bağlıyor: “Gaylere, lezbiyenlere sokaklarda ahlaksızlık yapmalarına zemin hazırladılarsa, şimdi de, ‘hayvana şiddete hayır’ diye gösterip, başka başka içinden çıkılmaz sorunlara hazırlık yapıyorlar” uyarımı yineliyorum..”

“Köşe”leri ayrımcılık ve nefretle dolduran Akit’in Ekim ayı manipülasyon muhabbetlerinin tamamına buradan bakılabilir.

Muhafazakâr iktidarın mainstream’i…

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik etmede iktidarın “yaygın medya organı” halini almış olan Akit’in aylık nefret söylemi listesi, LGBTİ+’lara (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) yönelik ayrımcı dil, cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemleri içeren “haber” ve “köşe” yazılarının takibi ve kaydından oluşuyor.

Sosyal Psikolog Melek Göregenli, “nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıp yargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biri” olarak medyayı değerlendirirken, ekliyor, “nefret söylemi iktidarda olanın ayrıcalığıdır, nefret suçuna teşvik de iktidarda olanın ayrıcalığıdır.”

Nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden muhafazakâr medya organlarından Akit, iktidarın yaygın medya organı olmasından kaynaklı rahatlıkla ayrımcı dil ve nefrette sınır tanımıyor.

En son savcılığın, “ifade özgürlüğü” bahanesiyle, LGBTİ+’lara yönelik nefretini görmezden gelmesinin getirdiği güvence ve iktidara yakınlığın sağladığı ayrıcalık ile homofobik hoyratlığını iyice arttıran Akit, “köşe” yazıları ve “haber” adı altında hazırladığı nefret bültenleriyle yayına devam ediyor.


Etiketler: medya
Nefret