27/01/2021 | Yazar: Beren Azizi

LGBTİ+ insanları fetişleştirmekten vazgeçin! Fetişlerinize uymadığında yerin dibine gömmekten de vazgeçin!

Yoldaş Trump’ın transfobik yasakları kalkarken devrimci gözyaşları sel olmuş akıyor… Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sevgili BSMTV,

Galiba gene tam devrim yapacaktınız bu sefer de karşı devrimci Biden tarafından yoldaş Trump'ın ırkçı ve cinsiyetçi ütopyasının sembol yasaklarından biri kaldırılıverdi. Hay Allah... Devrimci gözyaşlarınız sel olmuş akıyor.

“Yaşasın!

Artık trans bireyler de [sic.] ABD emperyalizminin katliamlarına katılabilecek. ABD Başkanı Biden trans bireylerin orduya katılma yasağını          kaldırdı.”

diye evlere şenlik bir tweet atmışsınız.

Peki yoldaş Trump bahsettiğiniz transfobik yasakları bir bir geçirirken;

“Yaşasın!

Artık trans bireyler de [sic.] ABD emperyalizminin katliamlarına ortak   olmayacak. ABD Başkanı Trump, trans bireylerin orduya katılmasını yasakladı. Sosyalizmin kazanıyor! Emperyalizm kan kaybediyor!"

falan filan diye deli zili takıp Perinçek'le karşılıklı oynadınız mı? Enfes bir antiemperyalist hareket olurdu kanımca. Çok çalıştın geçtin başa, Teksas’ta kur Kasımpaşa, sen çok yaşa Trump Paşa…! 

Bazen gerçekten çok kullanışlısınız! Mesela ırkçı ve cinsiyetçi bir manyağın, haysiyetler hiyerarşisini “ikinci sınıf alt türler” ütopyası üzerinden yeniden kurmak için çıkardığı yasakların kaldırılmasını desteklemenin işkenceci olmayı savunmak anlamına geldiğini çığırıyorsunuz ortalıkta. Kusura bakmayın, tam aksine, demek ki sizler işkencecilikte bile kendi cinsiyet kimliğinizin üstün olmasını savunuyorsunuz. Kişi kendinden bilirmiş işi. Demek ki bir solcu cis-hetero erkeğin bir emperyalist cis-hetero erkekle mevzu işkence tekeli bile olsa konu her alana sızmış mevcut toplumsal cinsiyet düzenini korumak olduğunda ortak cinsiyet çıkarı varmış. LGBTİ+ eşitlik kazanımlarının üstüne yaptığınız projeksiyonun manası bu. Yoksa tek bir “Yaşasın!” narasının dahi herhangi bir LGBTİ+ örgütlenmesi tarafından atılmasının akıllara pek de gelmediği bir Türkiye gerçekliğinde, Trump yasağının Biden tarafından kaldırılmasını böylesi bir kerizlikle değerlendirmiş olmanız başka ne anlama gelebilirdi?  Ne kullanışlı bir çığırtkanlık ama! Akit manşetlerini hayal edebiliyorum: EMPERYALİST AMERİKANIN SAPKIN ORDULARI GELİYOR!

Ayrıca hem bu kadar kimlik değil sınıf siyaseti diye yırtınıp hem de kimlik siyasetinin en kafayı sıyırmış versiyonunu yapmayı nasıl her seferinde başarabiliyorsunuz? LGBTİ+’lara gönül vermişsiniz ve kendinden menkul bir devrimcilik layık görmüşsünüz, teşekkürler, ama bu gerçeklerle uyuşmayan kocaman bir zırvalık. Kimse sadece LGBTİ+ olduğu için solcu, antimilitarist, sosyalist ya da kötü insan, iyi insan falan filan olmaz. Olsun istiyorsunuz ama olmaz. Hırlısı da olur hırsızı da ve dahi Stalinisti bile var. Sosyalisti de olur, kapitalisti de, sağcısı da olur solcusu da, anarşisti de… Olur da olur yani.  

Size de kalkıp sınıfla sivil hareketlerin seyrini öğretmek bize düşmemeliydi ama bir kere daha kafanıza girsin diye izah edelim.   

Orta sınıf LGBTİ+’lar için mevcut verili devletle savaşmaktansa bu devlet düzeni içinde cinsel haklarda eşitlenmeye dayalı vatandaşlık siyaseti, birçok orta sınıf diğer kimliklerde olduğu gibi, daha mobilize edici ve tercih edilesi olacaktır. Ve zaten şu anda da durum böyledir. Buna ister liberal demokratik pazarlık dersiniz, ister kapitalist rainbow, ister ticarileşmiş pride, ister pinkwashing yapan devletlerle işbirliği, ister hayal kırıklığınızı daha dramatik düzeylerde harala gürele ifade eden başka bir şey dersiniz… Ne isterseniz diyebilirsiniz; ama gerçek bu. Öte yandan, alt sınıf LGBTİ+’ların, yeraltı ekonomisinde seks işçiliği yapmak zorunda kalmış ve kalacak trans kadınların, göçmen seks işçisi eşcinsel erkeklerin veyahut yoksul ailelerden gelen yoksul mahallelerde yaşayan lezbiyenlerin, ikili cinsiyetçi ve heteroseksist cinsiyet normları dışında kalan yoksul bi+’ların; sınıflarına ve etnik kimliklerine sıkı sıkıya bağlı ve de cinsiyetlerinin katladığı ezilmişlikleri ise vatandaşlık haklarına bağlı olarak orta sınıf LGBTİ+ güçlendikçe “LGBTİ+ hareketi” başlığı altında görünmez olacaktır, oluyor. Tıpkı “seks işçiliği yoktur” diye tepinmekten başka hiçbir şey yapmayan tabandaki ezilenlerden kopuk anaakım sınıf siyasetinden “kurtuluş devrimden sonra” denilerek silindikleri gibi.

Buna karşın LGBTİ+ siyasetleri kendi içinde çeşitli reaksiyonlarla cevap oluşturuyor bu ayrışmaya. Gene tabandan kopuk antikapitalist queer liberasyon hareketlerinin, liberal demokratik vatandaşlık hakları üzerinden gelişen LGBTİ+ hakları mücadelesi veren hareketleri “kapitalist” diye eleştirdikleri gibi; ama en azından fobik toplum sopasını sallamıyorlar. 

Tam bu esnada ise hetero-cis sol hareketler şok oluyor, grotesk düşüşler yaşıyorlar, ihanet uğramış gibi üst baş yırtıyorlar. “Canımız, çiçeğimiz, ezilenimiz LGBTİ+ yoldaşlar”dan diğer uca savruluyorlar. Soroslar, komplolar, postmodernizmler, post-truthlar… Allah ne verdiyse büyük oyunu görüyorlar kullanışlı solcular; ama bir türlü LGBTİ+ hareketinin kendi içinde tıpkı hetero-cis kimlikte olduğu gibi solcusu da sağcısı da liberali de faşisti de olacak şekilde ayrışabileceğini ve birbirlerine muhalefet edebileceklerini görmüyorlar. LGBTİ+ fobiyi bir eleştiri olarak kullanmakta beis görmüyorlar, ne de olsa hak ettiler emperyalizmin artığı ibneler! Düşmana cinsiyetçiliğin mubah olduğu fikri eski ve tanıdık bir savaş suçunu alıntılar. Daha da rezili Trump gibi tiplerin ırkçı ve cinsiyetçi ütopyalarının simgesi yasaların kaldırılmasını savunmayı-kutlamayı “katliam savunuculuğu” falan filan diye nitelendirip ortalıkla “kahrolsun gericilik yaşasın ilericilik” diye geziniyorlar.

Oysa nasıl Trump’a oy veren orta veya üst-orta sınıftan siyah erkeklere solun ırkçı bir dil benimsemesi, kamu hizmetlerine erişimde ayrımcı yasakları savunması, ayrımcı yasakların sosyal hareketler neticesinde kaldırılmasını eleştirmesi sınıf siyaseti savunmak değil de kerizlikse, kullanışlı bir kerizliktir üstelik, transfobik Trump yasaklarının kalkmasını kutlayanları eleştirmek de böyle bir kerizlik, üstelik ortada akla gelmiş bir kutlama da yok Türkiye gerçekliğinde! Şimdi kim inanır bu kerizliğin yüzde yüz saf bir şekilde antiemperyalizmi eleştiri motivasyonu taşıdığına? Bu motivasyonun parçalarından birinin de transfobi olmadığına kim inanır? Kim inanır trans kadınların öldürülme oranın hayli yüksek olduğu ülkelerden birinde transfobinin her seferinde bir fırsat yaratılıp meşrulaştırılmaya çalışılmadığına? Buna böylece inanmak da kerizlik. Devrim şartları gerçekleşmediği sürece sefil bir yaşama mahkum olarak bekleyin demek komik, bunun nedeni olsa olsa homofobi ve transfobinin ne korkunç sonuçları olduğunu deneyimleme zahmetine hiçbir zaman katlanmak zorunda olmayacağı bir cinsiyet ayrıcalığıdır. Bu Tweet’leri yazan herif, trans bir kadın olsaydı şu an muhtemelen zorunlu seks işçiliği yapmaktaydı. Oturduğu yerden “eğitim hakkı için orduya girmek zorunda kalmadığımız sistem özgürlüktür” falan filan diye nutuk atması kolay tabii.

LGBTİ+ insanları fetişleştirmekten vazgeçin! Fetişlerinize uymadığında yerin dibine gömmekten de vazgeçin!

En aklı sıyrık “kimlik politikası” tam da bu. Solcuların, devlet tarafından dışlanan ve ayrımcılık mağduru etnik ve cinsel azınlıklara “sınıfsız” ezilen kesim muamelesi yapması! Bu dışlanan, ayrımcılığa uğrayan, ezilen azınlıkların tüm üyelerinin hepsine birden “devrimcilik” misyonunu sınıf körü bir şekilde iliştirivermesi… Niye? Çünkü sadece ama sadece LGBTİ+ oldukları için. LGBTİ+ nedir? Altı üstü bir cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği. Gene de tüm iyi dileklerimizle LGBTİ+’yı kutsuyoruz! Bundan daha aklı sıyırık kimlik siyaseti olabilir mi? Kimlik siyasetinin en mistiği, en alası bu değil de nedir? Bu tip bir ideolojik kutsallaştırmayı kimlik hareketlerinin kendisi dahi kendisine yapmıyor. Hırlımız da hırsızımız da olur, melek de değiliz şeytan da değiliz, aynıyız, ayrımcılık yapmayın konu sevap da olsa günah da olsa diyor.  

Konu günah da olsa!

Dolayısıyla hetero-cis sol da bu hakikati LGBTİ+ fobik olmadan sindirmeyi öğrenecek. Elinize fobi, eşitsizlik ve ayrımcılık rezaleti bulaştırmadan siyasal eleştiri yapmayı öğreneceksiniz. Kimliği kutsayıp çok bel bağlarsanız, fetişleştirirseniz, hayal kırıklığına uğrarsınız. Ortalıkta herkesi ihanetle suçlayan meczuplara dönersiniz. Kimse LGBTİ+ olduğu için antikapitalist olmak zorunda değil, kapitalist LGBTİ+’lara fobik saldırılar ise hiç meşru değil. LGBTİ+ yoldaşlar diye LGBTİ+ güzelleyen dostça fobik bir uçtan kapitalizmin işbirlikçisi emperyalizm artığı diye nefret kusan düşmanca fobik diğer uca savrulma rezaletine karşı LGBTİ+’lar yalnız değildir. Bu sizin rezil fobiniz olduğu gibi kendinizle, yani sınıf siyasetinizle, en cahil çelişkiniz olarak da suratınıza tokat gibi çarpılacak. Faşist ütopyalar için kullanışlı maşalar olmanız da cabası…

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazı ve çizimlerden yazarları ve çizerleri sorumludur. Yazının ya da çizginin KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki veya çizimlerdeki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: yaşam, siyaset, dünyadan
Nefret