09/12/2022 | Yazar: Ali Erol

İstanbul Esenyurt Belediye Meclisi’nde toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmaları bir kez daha “namus” atışmasının altında kaldı.

AKP’li üyelerin eşitlik reddi: “Esenyurt’a LGBT’nin sokulmasına müsaade etmeyeceğiz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul Esenyurt Belediye Meclisinde Ekim ayında AKP’li meclis üyelerinin muhalefetiyle yaşanan “eşitlik birimi” ve “toplumsal cinsiyet eşitliği” tartışmaları Aralık Ayı Belediye Meclis Toplantısında bir kez daha tekrar etti.

LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li üyelerin, belediye meclislerinde toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına karşı sürdürdükleri homofobik nefret siyasetinin son örneği gene Esenyurt Belediyesi AKP’li Meclis Üyesi Gazanfer Karakaş’ın çıkışıyla sergilendi: “Esenyurt’a LGBT’nin sokulmasına müsaade etmeyeceğiz.”

AKP’li üyenin “eşitlik”ten anladığı: “Dayatma”, “sapkın”, “ahlaksız”, “aile değerlerini yok etme”

AKP’li Meclis Üyesi Gazanfer Karakaş, İstanbul Esenyurt Belediye Meclisi’nin Aralık ayı toplantısında gelişen Eşitlik Birimi tartışmalarında söz alırken İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 2010/10 sayılı genelge ile tüm kamu kurumlarında ve yerel yönetimlerde Eşitlik Birimleri ve Eşitlik Komisyonlarının kurulması zorunlu hale getirildiğini bilmezden geliyor: “Türkiye genelinde CHP’li belediye başkanları, artık nereden, ne şekilde bir talimat geldi bilemiyorum. Yerelde, ilçelerde ve illerde belediye başkanlıkları kendilerinde olan yerlerde… Yönetmeliğe bir değişiklik teklifi getirip, Psikolojik ve Sosyal Hizmetler Şefliği bünyesinde Eşitlik Birimi diye bir birim kurduruyorlar.”

AKP’li Karakaş, Ekim ayı meclis toplantısındaki nakaratlarını, “‘toplumsal cinsiyet eşitliği, dezavantajlı gruplar’ kavramlarının arkasına sığınarak”, “aile değerlerini yok etme”, “ailenin kadın ve erkekten oluşan tanımını değiştirme”, “sapkın, ahlak eksikliği” ifadeleriyle tekrarlıyor, ayrımcı diline ve homofobik nefret söylemine devam ediyor: “LGBT üzerine seminerler yapılıyor, LGBT ile ilgili kaynaklar oluşturuluyor… Ve bu sanki iyiymiş gibi, gençlik içerisinde özendirilerek topluma dayatılıyor... Biz toplumsal cinsiyet eşitliği noktasında, kadın ve aile noktasında olaya yaklaşırken; başta Genel Başkanınız olmak üzere, olayı LGBT eksenine indirgiyorsunuz. Bizzat Genel Başkanınızın billboardlara giydirdiği vaatler var. Ne diyor, Kılıçdaroğlu: ‘Eşcinseller için yasal düzenleme vaadinde bulunuyoruz.’ ‘LGBT’ye evlilik vaadi.’ ‘Etkin köken, inanç, engellilik, cinsel yönelim; yasa ile dezavantaj olmaktan çıkarılacak.’ Bu ne demektir? Yani Genel Başkanınızın bu vaadinin yok mu olduğunu söylüyorsunuz?”

Sözlerini, “Esenyurt’a LGBT’nin sokulmasına müsaade etmeyeceğiz”e bağlayan AKP’li Karakaş, devam ediyor: “‘Cinsel yönelim, yasa ile dezavantaj olmaktan çıkarılacak’ diyen Genel Başkanınızın bu sözünden sonra, sizin bu konu ile ilgili olarak, getirmiş olduğunuz mevzunun masum olduğuna inanmamızı kimse bizden beklemesin... Ülkemizde aile değerlerinin yıkılması yerine sapkın bu tarz düşüncelerin oturtulması noktasında dayatma söz konusu. Buna müsaade etmeyeceğiz... Çoluğumuza çocuğumuza yapılmaya çalışılan bu şeye… Biz bu konu ile ilgili yaklaşıma, dayatmaya müsaade etmiyoruz.”

“Kadın kadındır, erkek erkektir. Anlamayanlara anlatalım; ismi Ayşe ise kadındır, Ahmet ise erkektir”

“CHP zihniyeti erkekle kadınları aynı havuza çırılçıplak koydu. Boşanma oranlarının artması demokratik, laik bir hukuk devletinde yaşamamızın sonucudur. Aşırı istediğiniz özgürlüğün sonucudur” sözleriyle sahneye çıkan AKP’li Meclis Üyesi Fatih Taşdemir, medyaya, “AKP'li belediye meclis üyesi laik cumhuriyeti hedef aldı” manşetleriyle yansıdı.

“Toplumsal eşitlik adı altında alt birimlerde kurulması istenen bir şeflik söz konusu. Bir kere Esenyurt Belediye’sinde böyle bir şeye neden ihtiyaç var?” diye soran AKP’li Taşpınar, kendi sorusunu cevaplıyor: “Kadın kadındır, erkek erkektir. Anlamayanlara anlatalım; ismi Ayşe ise kadındır, Ahmet ise erkektir. Yani kadın geldi, sizden yardım istedi siz Sosyal İşler Müdürlüğü’nde neyine yardımcı olamıyorsunuz veya diğer Sosyal İşler Müdürlüğü’nüzde hangi çalışmayı yapamıyorsunuz? Biz neden bunu söylüyoruz biliyor musunuz arkadaşlar… Çünkü benzer çalışmaları Kadıköy Belediyesi’nde, Şişli Belediyesi’nde, CHP’nin genelinde bunlar yapılıyor.” 

“Ağzına geleni konuşmayı kendine hak gören zihniyet, bu dili kullanmak halkı kin ve nefrete teşvik etmektir ve bu suçtur”

Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, AKP’li meclis üyelerine yönelik, “Bu maddeye evet demeyecekseniz demeyin. Ama iftira atmayın. Benim namusum ortada değil sizinki ortada olabilir” sözlerini kullanırken, tartışmalar, kürsüye yürümeler, güvenlik görevlilerinin salona girmesi ve AKP’li Karakaş’ın “Ne demek namusunuz ortada. Ne dediğinizin farkında değilsiniz” diye bağırması derken “eşitlik”in üstü bir kez daha “namus”la örtülmüş oldu.

CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, “Ağzına geleni konuşmayı kendine hak gören zihniyet, bu davranışlarıyla halkı ayrıştırdığını biliyordur. Bu kötülükleri bilerek ve isteyerek yapıyorlar” sözleriyle devreye girdi: “Bu dili kullanmak halkı kin ve nefrete teşvik etmektir ve bu suçtur.”

CHP Esenyurt İlçe Başkanı Ergin’in, “AK Parti İlçe Başkanı Harun Özer bir açıklama yaptı. Kendisini tanırım. Değerli biridir. Hukuksuzluğa geçit vermemeye çalışır. Şöyle düşünüyorum. Muhtemelen ona da bir baskı geldi. “Sen de bir şeyler söyle” dediler ve o da çıkıp bir açıklama yaptı” derken, AKP İlçe Başkanı ise Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Maddesi'ne, “Esenyurtlu hemşehrilerimizin itibarını gözetmeyi esas alarak toplumsal aile yapımıza zarar vereceği gerekçesi nedeniyle onay vermediğimiz” sözleriyle karşılık verdi.

Hükümet medyasına göre ise Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt başkanlığında yapılan İstanbul Esenyurt Belediye Meclisi’nin Aralık ayı görüşmelerinde AKP’li meclis üyesinin dilinden çıkan “çırılçıplak” sözlerin ardından değil, “CHP'li Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz LGBT'nin kurumsallaşmasını talep etmesi”yle “tansiyon” yükseldi: Yeni Şafak, Star, Takvim, Sabah, Yekvücut

Yeni Şafak, AKP’li meclis üyesi Taşpınar’ın sözlerini görmezden gelerek, “Belediye meclisinde LGBT tartışması” başlığı ile devam ederken, AKP’li Karakaş aracılığıyla “sapkın” söylemini sürdürdü.

AKP’li meclis üyesi Sibel Karaduman’ın, sosyal medya paylaşımı ise ““Toplumsal cinsiyet eşitliği” adı altında gelecek nesillerimizi zehirlemek isteyen bu zihniyete AK Parti grubu olarak “ret” oyu kullanmış olmamız, bu hakaretamiz sözlere maruz kalmamızı mı gerektirmeliydi?” oldu.

Kendisini “Gazeteci- Yazar-Aktivist” olarak tanıtan bir twitter kullanıcısı, “Sapkınlığa geçit verilmedi! CHP’li Esenyurt Belediyesi'nde LGBT birimi kurulması için hazırlanan teklif AK Parti ve MHP'li üyelerin oyları ile reddedildi” paylaşımı yaptı.

Akit ise ateşe verilmiş gökkuşağı bayrağı eşliğinde “AK Parti ve MHP'li üyelerden CHP'li Esenyurt Belediyesi'ne LGBT tokadı! Sapkınlığa geçit verilmedi” başlığı attı.

Belediye meclislerindeki LGBTİ+ karşıtı siyasetin seyri

LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li meclis üyelerinin cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemleriyle, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı belediye meclislerinde sürdürdükleri muhalefet yeni değil.

İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 2010/10 sayılı genelge ile tüm kamu kurumlarında ve yerel yönetimlerde Eşitlik Birimleri ve Eşitlik Komisyonlarının kurulmasının zorunlu hale getirilmesiyle veya Türkiye Belediyeler Birliği'nin (TBB) üyesi olduğu Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından 2005’te imzaya açılan “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı” kapsamında eşitlik çalışmaları yürüten belediyeler, AKP’li belediye meclis üyelerinin muhalefeti ve hükümet medyasının nefret siyasetiyle karşı karşıya kalıyor.

Denizli Merkezefendi Belediyesi, Bursa Nilüfer Belediyesi ve en son bir kez daha İstanbul Esenyurt Belediyesi derken Belediye Meclislerindeki AKP’li üyelerin “toplumsal cinsiyet”, “gökkuşağı” ve “LGBTİ+” takıntılı homofobik nefret siyaseti şu belediyeler ile seyretti...


Etiketler: insan hakları, nefret suçları, kent hakkı, siyaset
nefret