24/12/2021 | Yazar: Yıldız Tar

Hafta boyunca farklı mecralarda yayınlanan yazıları okuduk ve sizler için seçtik. Haftasonunda ne okusam diyenlere ilaç niyetine beş yazı!

Editörün seçimi – 24 Aralık 2021 Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kadınlarla Ama Baş Başa: Benjamin ve Brecht Dostluğu – 5Harfliler / Çimen Günay Erkol

Çimen Günay Erkol, Erdmut Wizisla’nın “Walter Benjamin ve Bertolt Brecht: Bir Dostluğun Hikâyesi” kitabından hareketle homososyalden homosensüele uzanan ve eşcinselliğe uzanması ihtimalinin tedirginlikleri ile örülü Benjamin ve Brecht dostluğunu yazdı:

“Benjamin’in Brecht’e duygusal olarak bağımlı olduğu iddiası ve bu bağımlılığın kendi dostları arasında yarattığı panik, erkekler arasındaki dostlukların duygusal zirveler ve dipler olmadan, duygular abartılmadan tıkırında gittiğine inananlar için orada olduğunu pek fark etmedikleri bir kapıyı aralıyor. Dostluk ilişkisi, erkekler arasındaki homososyal bağların taşıdığı, homososyalden homosensüele uzanan ve eşcinselliğe uzanması ihtimalinin tedirginlikleri ile örülü gizli gerilimleri ortaya çıkartmaktadır. Bugün de egemen erkeklik normlarını ve heteronormativiteyi pekiştiren her tavır ve sözün arkasında, erkeklerin farklı bir erkekliğe özlem duysalar da kendilerini bunu ifade edemezken buldukları her sessizleştirilmiş ortamda, buradakine benzer tedirginliklerden izler bulunabilir.”

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

LGBTİ+ spor aktivizmi: ‘Genel sağlık’ kimin sağlığı? – Kaos GL / Denzi Deng

Denzi Deng, Queer Olympix yasağı üzerinden “genel sağlık” kavramının peşine düştü:

“Spor ve sağlık başlıklarının kesiştiği yerden söz kurarken, spora erişimi engellenen tüm bireylerin normatif bedenleri arzuladığı varsayımını ve sağlamcılığı sorunsallaştırmak gerek. Biz, her şeyden önce kamusal spor alanlarında dilediğimiz gibi var olmak istiyoruz; insanların bu alanlara erişimi ‘hak edebilmesi’ için sporla ya da bedeniyle kuracağı ilişkiyi normlara göre düzenlemek zorunda olmasına itiraz ediyoruz. Mevcut denklemin bir tarafında ulus-devletlerin ikili cinsiyet normlarına ve sınırlarına uygun “sağlıklı/sağlam bedenler” inşa etme çabası var ise diğer tarafta lubunyaların “beden eğitimi” adlı derslerden kalma olumsuz hatıraları var. O hatıraların yerine daha güçlendirici ve neşeli anlar yaratmak için sahaların sınırlarını aşmaya, denklemleri bozmaya devam edeceğiz. Hem senkronize hareketlere ve fiziksel yakınlıklara sahne olan sahalarda hem de kişisel dertlerimizi birlikte çözmeye çalıştığımız, deneyim aktarımı yaptığımız, devalarımızı paylaştığımız saha kenarlarında biriken ortak hafıza ve kuir müşterekler, bir süredir sesleri pek duyulmasa da inanıyorum ki, bulabildikleri ilk çatlaktan yine taşacaklar…”

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

2021 yılının öne çıkan sergileri – Argonotlar yazarları

Argonotlar yazarları 2021 yılının öne çıkan sergilerini hatırlattı:

“Yıl sonu derlemelerini seviyoruz. Nasıl geçtiğini anlamadığımız yıla dönüp neler olmuş diye bakmak ve aslında yıla bir sürü bir aradalığı, tartışmayı, ânı sığdırdığımızı görmemizi sağlıyor. Bu sene Argonotlar yazarlarına yıl içinde gördükleri, onları en çok etkileyen sergiyi sorduk. Pera Müzesi’ndeki Etal Adnan’ın İmkânsız Eve Dönüş, Murat Germen’in küratörlüğünü yaptığı SSM’deki Dün, Bugün, İstanbul, Kevser Güler’in küratörlüğünü yaptığı Yapı Kredi Kültür Sanat’taki Burası, Emre Hüner’in Arter’deki Elektroizolasyon: Bilinmeyen Parametre Kayıt Dışı, Deniz Artun’un küratörlüğünü yaptığı Meşher’deki Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı gibi büyük kurum ve müzelerin sergilerinin yanında bağımsız inisiyatiflerin ve küçük galerilerin de sergilerinin öne çıkanlar arasında olduğunu görmek güzel. İşte karşınızda Argonotlar yazarlarının seçkisiyle yılın sergileri.”

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

Cinsiyet yıldızı (gendersternchen) ile yıldızlaşan cinsiyetsiz dil – Çatlak Zemin / Aslı Ceren Aslan

Aslı Ceren Aslan, Almanya’da son zamanlarda tartışma yaratan gendersternchen (cinsiyet yıldızı) meselesini yazdı:

“Açık ve bilimsel olan bir şey var ki, dil canlı bir şey. Yani dil, değişimi ve dönüşümü sürekli olan; siyasal, sosyal ve kültürel olgularla etkileşimi daim olan bir yerde duruyor. Karşıtlarıyla ya da yanlılarıyla süregelen dili cinsiyetsizleştirmeye dair tartışmalar dilin dönüşümünü sağlıyor. Tüm dünya üzerinde kadın ve queer aktivizminin geldiği nokta ise dilin canlılığını cinsiyetsizleşme yönünde ilerletecek yerde duruyor. Yani Almanya’da gendersternchen’e ilişkin tartışmalar süredururken aslında dil değişimini devam ettiriyor. Ve bu değişim kadın ve nonbinary’lerin lehine oluyor.”

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

Farklı hikayeler aynı hayatlar: Malikov'u taşlamak – Artı Gerçek / Seda Taşkın

Seda Taşkın, Azerbaycan’dan lise öğrencisi Ali Malikov’la konuştu:

“Malikov, durumunu İçişleri Bakanlığı’na bildirdi. 26 Kasım tarihinde bir karakola çağırıldı. Ancak durumuna ilişkin bir çözüm bulunmadı. Bu olaylar yaşanırken bir öğretmeninin sosyal medyadan, Malikov’un eşcinsel olduğunu ve okulunun imajını zedelediğini içeren fotoğraflar paylaştığını söyleyen Malikov, “Öğrenciler beni küçük düşüren ve tehdit eden paylaşımları beğeniyor. Okulun idari personelinden utanıyorum” diyor.”

Söyleşiye ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam
Dijital