05/11/2021 | Yazar: Yıldız Tar

Hafta boyunca farklı mecralarda yayınlanan yazıları okuduk ve sizler için seçtik. Haftasonunda ne okusam diyenlere ilaç niyetine beş yazı!

Editörün seçimi – 5 Kasım 2021 Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cinsiyet, İkiden Çoktur! İkiliğin Dışında ve Ötesinde: Non-Binary – Kaos GL

Kaos GL Derneği, “Cinsiyet, İkiden Çoktur! İkiliğin Dışında ve Ötesinde: Non-Binary” broşürünü yayınladı:

Bu non-binary’ler de nereden çıktı?

İnsanlıktan, tarihten, coğrafyadan, hayatın tam içinden. Bir kavram olarak non-binary çok yeni olsa da; ikili cinsiyet rejiminin tarihi kadar eski non-binary deneyimleri görmek mümkün. Cinsiyet çeşitliliğini ikiye hapseden, bunu da hiyerarşik bir düzenekle gerçekleştiren sisteme uymayan insanlar her daim vardı. Ancak, kendi adınla çağrılma mücadelesi uyumsuz olanın bizler değil; sistemin kendisi olduğunu söylemek anlamına da geliyor. Atanan cinsiyet, o cinsiyete atanan roller, o rollere atanan sorumluluklarla inşa edilen toplumsal hayatın bazen tam orta yerinde bazen kıyısında köşesindeyiz. Ama inanın, her yerdeyiz.

Broşüre ulaşmak için tıklayın.

“Benim halkım Ross”: Félix González-Torres’in devrimci sanatı – Argonotlar / Eran Sabaner

Eran Sabaner’den ana akımda ya AIDS krizi bağlamında ya da Minimalist sanatın estetik dertlerini çarpıtması üzerinden konuşulan Félix González-Torres’in işlerine Marksist bir bakış:

González-Torres ve Marksizm arasındaki ilişki ileriki sayfalarda, Küba yönetiminin eşcinsel insanlara karşı fobik tutumu bağlamında daha da detaylı bir şekilde inceleniyor. Birçok sol ve eşcinsel devrimci için Küba yönetimi, kimliklerini ve siyasetlerini çelişkili bir pozisyona sokuyor. Devrime çocukken tanık olan ve daha sonra Amerika’ya göç eden González-Torres için de Küba devrimi, son derece hassas bir konu. Belki bu yüzden, belki de Amerikalı okurların içini rahatlatmak için, Chambers-Letson Marksist analizini, geçmiş komünist hükümetlerden uzak bir yere konumlandırıyor.

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

LGBTQ yayıncılığının köşetaşları – Kaos GL / Çeviren: Deniz Mutlu Taşyürek

Tarihteki en önemli LGBTQ kitapları nelerdir ve LGBTQ yayıncılığı nasıl bir evrim geçirmiştir? Deniz Mutlu Taşyürek çevirdi:

“LGBTQ edebiyatının hâlâ edebiyat tarihimizin karanlık tarafını sırtladığını hissediyorum. Dışarlıklı, trajik ve acı dolu,” diyor Reich. “Bu değişti ve değişmeye devam ediyor. Ve ben bunun için buradayım. Kitaplarda ve hayatta LGBTQ’ların mutluluğu bulmasını istiyorum. Umut ve aşk hakkında, kibar ve vicdanlı kişiler hakkında daha çok hikâye görmek istiyorum. En karanlık zamanlarda edebiyat bizi dipten yukarı çekebilir ve bize umut verebilir. Buna şu an hepimizin ihtiyacı var.”

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

Non-binary Sporcular Cinsiyete Dayalı Spor Dünyasında Yönlerini Nasıl Bulmalı? – Velvele / Lauren Rowello, çeviren: Ari P. Büyüktaş

Ari P. Büyüktaş, Lauran Rowello’nun yazısını Velvele için çevirdi:

Non-binary atletlerin sporda kendilerine bir yer bulmalarına yardımcı olmak üzere üçüncü, özel bir kategori oluşturmaya yönelik bu potansiyel çözüm queer çevrelerde bile tartışmalı bir konudur. Trans kadınların, natrans meslektaşları ile rekabet etmesini istemeyen kişiler, bu kategorinin natrans olmayan herkes için bir bütün olarak kullanılması gerektiğini savundular. Mosier, bir trans erkek olarak erkeklerle rekabet etmek istediğini ve non-binary bir bölüme katılmaya zorlanmaması gerektiğini açıkladı. Benzer şekilde, politikalar, kadınlar veya non-binary kategorilerinde rekabet etmeyi uman kişileri, rekabet gruplarını kendilerinin seçmelerine izin vererek gereksiz kısıtlamalar getirmeden korumalıdır. Bu durum, yeni kategoriler ve trans katılımıyla ilgili politikalar ortaya çıktıkça bunları yakından izleme ihtiyacının altını çiziyor.

Yazıya ulaşmak için tıklayın.

"Kuiresk bir eylem değilse, yaşamımın hiçbir ânında çuvallamaya tahammül edemem." – K24 / Yaprak Damla Yıldırım

Yaprak Damla Yıldırım sordu; şair, akademisyen, kuir aktivist Okan Yılmaz anlattı:

Kurduğum her mısra, denediğim her biçim zaten benim yaşamımdan, benim tarihimden, bana ait olan her şeyden kopup geldi. O tarihte bütün sınırları aşmak istediğim için, bana verilmiş çerçeveleri kırmak istediğim için, durmak yerine akışta olmayı tercih ettiğim için ve bütün bunlar kendiliğinden kuire vardığı için doğdu bu şiirler.

Söyleşiye ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: medya, kültür sanat
Telegram