03/12/2020 | Yazar: Defne Güzel

“Bir korku iklimi var ya da öyle olması temenni ediliyor fakat ‘ne yalnızız ne de yanlış’ diyoruz ısrarla.”

Pandemide LGBTİ+ Dernekleri: Lambdaistanbul anlatıyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

COVID-19 pandemisinin LGBTİ+ derneklerini nasıl etkilediğini derneklerden dinlemek, pandemideki çalışmalarını, bu çalışmalarda ne gibi engellerle karşılaştıklarını, engelleri aşma yollarını öğrenmek için başladığımız “Pandemide LGBTİ+ Dernekleri” dosyasında giriş yazısıMuamma LGBTİ+ DerneğiSPoD, Pembe Hayat ve HEVİ’nin ardından söz Lambdaistanbul’da.

Covid-19 Pandemisi yavaş yavaş Türkiye’de de varlığını gösterirken bu durumu nasıl karşıladınız? Covid-19 Pandemisi toplantı gündemlerinize nasıl yansıdı?

Covid-19 bizim gündemimize partimizin iptal kararı ile ilgili girdi ilk önce. 2000 yılında ‘Mart Kedileri’ temasıyla yaptığımız partiyi 20 yıl sonra da aynı temayla ve muhteşem bir konseptle, her biri çok kıymetli DJ’lerin katılımıyla yapılmasını planlamıştık ki salgın başladı. Partinin yapılması mali desteğini bağışlarla sürdüren Lambda için önemliydi fakat bir yandan da partiler bizim bir araya geldiğimiz, sosyalleştiğimiz, eğlendiğimiz, koli kestiğimiz, varoluşumuzu kutladığımız alanlardı aynı zamanda. Yani salgın ne kadar süre devam edecek, ne olacak bilmeden, biraz da gönülsüzce partiyi iptal ettik ve ne yazık ki son kez partileyemediğimiz o muhteşem Anahit Sahne’de bu süreç de kapandı. Bir süre sonra da toplantı gündemimize, derneğin mali durumunun sürdürülebilirliğini devam ettirebilmek için kaynak arayışı girdi. Yani partiyi yapamamıştık ama dayanışma çağrısına çıkabilirdik. Elbette mali kaygılar bunun çok ufak bir kısmı. Online toplantılara zaten aşinaydık ve partiden sonra da Mart Ayındaki bütün etkinliklerimizi online yapma kararı aldık ve hemen duyurulara çıktık. Nisan Ayına geldiğimizde etkinlik sayımız iki katına çıkmıştı bile.

Covid-19 Pandemisine yönelik dernek olarak ne gibi tedbirler aldınız? Ofislerinizi ne kadar süre ile kapattınız? Evden çalışma sürecine nasıl hazırlandınız?

Lambda’nın sürekli açık olan bir ofisi yok. Paylaşımlı bir ofis kullanıyoruz fakat etkinliklerimizi ve toplantılarımızı Şişli Belediyesi Ortak Deneyim Atölyesi’nde yapıyorduk. Salgın sebebiyle orası da kapandı zaten. Yani bu anlamda pek de etkilendiğimizi söyleyemeyeceğim çünkü zaten evden yaptığımız şeyleri evden yapmaya devam ettik. Tek fark artık yüz yüze buluşmaları gerçekleştiremememizdi.

Evden çalışma süreci nasıl geçti? Halen evden çalışma sistemini yürütüyor musunuz? Bu süreç sizin için nasıl geçti ya da nasıl geçiyor?

Pandemiden önce olduğu gibi çalışmalarımızı evden gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Sürekli evde olma hali, online toplantılar, saatlerce ekran başında olmak yorucu olabiliyor. Bununla birlikte bazı gönüllülerimiz, aileleriyle yaşamaları ya da evdeki koşulların uygun olmaması sebebiyle toplantılara katılmakta güçlük çektiler, bazen de katılamadılar. Benzer bir şeyi etkinlik katılımcıları için de söylemek mümkün. Pandeminin bu etkisi çok çarpıcıydı.

Pandemi sürecinde gerçekleştirdiğiniz online etkinlikler oldu mu? Online etkinliklere nasıl hazırlandınız? Bu süreçte yaşadığınız teknik aksaklıkları nasıl giderdiniz ve online etkinlik sürecinde ne gibi çalışma metotları uyguladınız?

Mart Ayında yapılmasını planladığımız etkinlikleri online yapmaya karar vermemiz çok hızlı oldu. Daha önce kurum içi toplantılarımızda kullandığımız Jitsi uygulamasını kullanmaya karar verdik ve buluşmanın akışına çok fazla müdahale etmeden sadece teknik bilgileri ekledik. Ayrıca, moderasyon tekniği, dijitalde güvenli alanın sağlanması, program akışının online buluşmaya entegre edilmesi ve katılımcıların aktif katılımlarının sağlanabilmesi üzerine de gönüllüler olarak buluşmalar gerçekleştirip bir düzenleme yaptık. İnternet kalitesi sebebiyle yaşanan aksaklıkları saymazsak herhangi bir sorunla karşılaşmadığımızı söyleyebiliriz. Şu ana kadar Mart Ayından itibaren 65 online buluşma/etkinlik gerçekleştirdik.

Online etkinliklerin artı ve eksileri nelerdi?

Dünyanın her yerinden insanların katılımına açık olması gerçekten harika bir durum. Pandemiden sonra da bundan vazgeçemeyip online buluşmalara devam edeceğiz. Avusturya’dan, Berlin’den, Kanada’dan, New York’tan bir sürü katılımcımız, arkadaşımız oldu. Bununla birlikte Türkiye’den de Adana’dan Çanakkale’ye yine birçok kişiye ulaşabildik, birçok kişiyle tanışabildik, konuştuk, paylaştık, güçlendik… Bu kocaman artılarının yanında elbette eksileri de var. Mesela ‘atanmış’ ailesinin yanına dönmek zorunda kalan katılımcılarımız katılım gösterememeye başladı. Online buluşmalar sosyalleştiğimiz, güçlendiğimiz, paylaştığımız ve dayanıştığımız alanlar olmuşken buna erişememek pandemi süresince kimileri için ‘yaşam boşluğu’nun ellerinden alınması gibi bir şey oldu.

Pandemi sürecinde diğer LGBTİ+ örgütleri ile iletişime geçtiniz mi? Bu süreçte birbirinizden öğrenmek mümkün oldu mu?

Elbette oldu. İhtiyaç halinde elbette hep iletişimdeyiz zaten ama pandemi sürecinde gerçekleştirilen bir online buluşma gerçekten çok verimliydi. Her bir derneğin -LGBTİ+ alanında çalışan- bu süreçte neler yaptığını, nasıl stratejiler izlediğini konuştuğumuz buluşmanın, pandemiyle mücadele pratikleri geliştirmek açısından faydalı olduğunu düşünüyoruz.

Pandemi sürecinin derneğiniz üzerinde yarattığı kaygı durumundan bahsedebilir misiniz? Etkinlik yasakları, toplantı yasakları, genel kurulların ve beyannamelerin ertelenmesi sizi nasıl etkiledi? 

Genel kurulların ya da beyannamelerin ertelenmesinin kaygı durumumuza bir etkisi olduğunu pek sanmıyorum. Etkinlikleri ve toplantıları yasaklanmadan önce zaten online ortama taşıma kararı almıştık. Bu durum da pek etkili olmadı galiba. Pandemi sürecinin belirsizliği ve birbirimizle dayanışamadığımızı hissettiğimiz zamanlar kaygı vericiydi. Bunu aşabilmek için de gullüm buluşmaları yaptık.

Pandemi sürecinin derneğiniz üzerinde yarattığı motivasyon kaynaklarından bahsedebilir misiniz? Olumsuz koşulların nasıl üstesinden geldiniz, bu süreçte neler öğrendiniz, dernek olarak nasıl örgütlendiniz?

Yaptığımız her bir buluşma, her etkinlik bizi bir sonraki için, daha fazlası için motive etti. Yani bir araya gelmek, paylaşmak, dayanışmak en güçlü motivasyon kaynağımız. Olumsuz koşulların üstesinden de böyle geldik. Örgütlenme yapımızda bir farklılık olmadı fakat, etkinlik sayılarımız çok arttığı için daha sistematik çalışmaya başladık. Sorumlulukların nerede başlayıp nerede bittiği artan ‘iş yükü’yle birlikte bu süreçte daha da netleşti.

Pandemi sürecinde Covid-19’a dair bilgilendirici içerik, yayın, toplantı düzenlediniz mi? Covid-19’a dair bilgileri dernek üyesi, gönüllüleri ve çalışanları ile paylaştınız mı?

Daha çok Covid-19’un etkileri üzerine toplantılar ve etkinlikler gerçekleştirdik.

Pandemi sürecinde bir yandan LGBTİ+’lar çokça hedef gösterildi. Milli Eğitim Bakanlığı, Netflix üzerinde RTÜK, Diyanet derken neredeyse bütün bir kamu LGBTİ+ karşıtlığında birleşti. Bu durum sizi nasıl etkiledi?  

Bu açıklamaları 23 Nisan’dan başlatmak gerekiyor. Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ+ Meclisi’nin çağrısıyla LGBTİ+ Çocuklar Vardır hashtag kampanyasına biz de yoğun destek verdik. Yüzlerce kişi çocukluk anılarını ve fotoğraflarını paylaştı. Çok güçlendirici bir geceydi ve sonrasında uzun süre gündemden düşmedik. Çok açık nefret söylemini savunan milletvekilleri, bakanlar, sonra Taksim’deki derneklere ihbar açıklamaları, Netflix’e uygulanan sansür… 6 ay sonra sosyal medya olacak mı elimizde o bile belli değil. Tam da bunu konuşmalıyız, pandemide sosyal medyanın elimizden alındığı taktirde nasıl alternatif bir mücadele alanı geliştireceğimizi konuşmalıyız… Yani güçlendiğimiz, LGBTİ+ çocuklar vardır dediğimizde tepki hiç gecikmedi. Yapılan açıklamanın nefret söylemi olduğunu ifade eden baroya soruşturma açıldı. Bir korku iklimi var ya da öyle olması temenni ediliyor fakat ‘ne yalnızız ne de yanlış’ diyoruz ısrarla.

Pandeminin ilk dalgasından sonra nasıl bir yol izlediniz? Normalleşme sürecine hangi çalışma metotları ile dahil oldunuz ve şu an derneğiniz Covid-19 Pandemisine yönelik nasıl bir strateji izlemekte?

Mart ayından beri izlediğimiz stratejide pek bir farklılık yok aslında. Sadece Nisan, Mayıs ve Haziran Aylarında etkinlik sayısını neredeyse iki katına çıkartmışken Eylül Ayından beri normalleşme sürecindeyiz. Çalışmalarımıza evden devam ediyoruz, etkinliklerimizi ve buluşmalarımızı online gerçekleştiriyoruz ve Aralık Ayında yeni gönüllülere yönelik oryantasyon yapmayı planlıyoruz. Bir yıllık online gönüllülük çağrısına çıkacağız ve 2021’i birlikte planlayacağız.


Etiketler: insan hakları, yaşam, sağlık