18/12/2020 | Yazar: Defne Güzel

“Bu süreç bizi endişelendirmekle birlikte LGBTİ+ örgütleri ile iletişim kurdukça mücadele alanımızın güçlülüğünü de görüyoruz.”

Pandemide LGBTİ+ Dernekleri: Genç LGBTİ+ anlatıyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Genç LGBTİ+ Derneği’nin yaşanan deneyimlerin iyileştirilmesi ve LGBTİ+’ların desteklenmesi için atılması gereken adımlardan oluşan önerilerde bulunduğu araştırma raporunu buradan inceleyebilirsiniz.

COVID-19 pandemisinin LGBTİ+ derneklerini nasıl etkilediğini derneklerden dinlemek, pandemideki çalışmalarını, bu çalışmalarda ne gibi engellerle karşılaştıklarını, engelleri aşma yollarını öğrenmek için başladığımız “Pandemide LGBTİ+ Dernekleri” dosyasında giriş yazısıMuamma LGBTİ+ DerneğiSPoDPembe HayatHEVİLambdaistanbulBİZ Derneği ve 17 Mayıs’ın ardından söz Genç LGBTİ+’da!

Covid-19 Pandemisi yavaş yavaş Türkiye’de de varlığını gösterirken bu durumu nasıl karşıladınız? Covid-19 Pandemisi toplantı gündemlerinize nasıl yansıdı?

Mart ayının ilk günlerinde Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının görülmesi bizi oldukça endişelendirdi. Üç hafta sürecek olan “İsveç Gökkuşağı Film Günleri” etkinliğimiz için uzunca bir süre hazırlık yapmış ve bu etkinliği pek çok kanaldan duyurmuştuk. İlk gösterimden sonra programı iptal etmek zorunda kaldık. Aynı şekilde gönüllü toplantılarımızı, gönüllülerimizle bir araya gelip güllüm yaptığımız “İzmir’de Yer Var” buluşmamızı, İngilizce konuşma kulübü etkinliğimizi ve duyurusunu hazırladığımız “Psikoeğitim Grubu” etkinliklerimizi iptal etmek zorunda kaldık. 

Bu dönemde “4. LGBTİ+ Gençlik Festivali” etkinliğinin planlamaları da devam etmekteydi ve festival kapsamında düzenlenecek pek çok etkinliğin de içeriği hazırlanmıştı. Gönüllülerimizle organize ettiğimiz bu programı ve tüm toplantılarını da online olarak gerçekleştirmek zorunda kaldık.

Covid-19 Pandemisine yönelik dernek olarak ne gibi tedbirler aldınız? Ofislerinizi ne kadar süre ile kapattınız? Evden çalışma sürecine nasıl hazırlandınız?

Salgına ilişkin ilk önlemlerin açıklanmasıyla 16 Mart tarihinden itibaren ofisimizi kapattığımızı ve etkinliklerimizi iptal ettiğimizi duyuran bir açıklama paylaştık. Bu süreçte düzenli olarak dernek koordinasyon ekibi ile online toplantılar alarak hem salgına ilişkin süreci değerlendirdik hem de bu süreci nasıl yöneteceğimize ilişkin yol haritası çıkardık. 

Ofisimiz temmuz ayının ortalarına kadar kapalı kaldı. Bu süreçte sadece ofise gidilmesi zorunlu durumlar için ofise gidilmesi kararını aldık. Tüm etkinlik ve toplantılarımızı online olarak gerçekleştirdik. Evden çalıştığımız süre boyunca online araçlara alışmaya çalıştık. Bu süreç bizim için oldukça öğretici de bir süreç oldu.

Ofise döndükten sonra her ay güncellenecek şekilde “COVID-19 Çalışma Yönergesi” hazırladık. Bu kapsamda mesai saatlerini ve ofiste çalışma günlerini azalttık ve saatleri trafik yoğunluğunun daha düşük olduğu saatlere çektik. Ofis çalışanları için maske desteği sağlamaya başladık. Zorunlu olmadıkça yüz yüze danışan almamaya ve danışanları online kanallara ya da danışma hattımıza yönlendirdik. Hijyen koşullarına ilişkin de önlemler aldık. Ayrıca hem ofis personelimiz hem de hizmetlerimizden faydalanan kişilerin (yani ofise giriş çıkış yapan herkesin) ateşini ölçmeye başladık. Çalışma ortamını ve danışmanlık verilen alanı da düzenli olarak havalandırmaktayız.

Evden çalışma süreci nasıl geçti? Halen evden çalışma sistemini yürütüyor musunuz? Bu süreç sizin için nasıl geçti ya da nasıl geçiyor?

Evden çalışmak bizim için oldukça zorlayıcıydı. Daha önceleri de hibrit bir çalışma yöntemi uyguladığımız oluyordu ama hiç ofise gitmiyor olmak ve her şeyi online olarak yürütmeye çalışmak zorlayıcı bir süreçti. Bu noktada dijital dönüşümü sağlayacak bir kaynağa da erişemediğimiz için açık kaynaklı yazılımlar aracılığıyla süreci yürüttük. Şu anda hem evden hem de ofiste çalışmaya devam ediyoruz.

Pandemi sürecinde gerçekleştirdiğiniz online etkinlikler oldu mu? Online etkinliklere nasıl hazırlandınız? Bu süreçte yaşadığınız teknik aksaklıkları nasıl giderdiniz ve online etkinlik sürecinde ne gibi çalışma metotları uyguladınız?

Pandemi sürecinde her yıl düzenli olarak yaptığımız etkinliklerimizi tamamen online olarak yapma kararı aldık. İlk online etkinlik deneyimimizi bu sene dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz “LGBTİ+ Gençlik Festivali” etkinliği ile yaşadık. Bizim için büyük bir deneyim oldu bu çünkü on gün süren bir programı hiç online etkinlik deneyimi olmadan ve tamamen gönüllülerin emeği ile hiç dış kaynak kullanmadan gerçekleştirdik. Bu kapsamda Clubcoweed’le birlikte online bir parti gerçekleştirdik, canlı yayınlar yaptık, önceden kaydedilmiş etkinlik videoları hazırladık, Pembe Hayat KuirFest’le birlikte online film gösterimleri ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden online sergi yaptık. Bu etkinlik için Zoom, Jitsi, YouTube, Facebook, Twitter ve Instagram’ın sunduğu imkanlardan faydalandık. Küçük çaplı bağlantı sorunları ve ses sorunları yaşadığımız oldu fakat son etkinliğe kadar sorunsuz bir şekilde gelmeyi başardık. Ancak son etkinliğimizde anlam veremediğimiz bir şekilde canlı yayının ortasında YouTube telif hakları ihlali iddiasıyla yayınımızı durdurdu. Etkinliği Instagram üzerinden devam ettirmek zorunda kaldık. Sonrasında yaptığımız itiraz sonucunda etkinlik kaydı YouTube tarafından geri yüklendi.

Online olarak gerçekleştirdiğimiz bir diğer etkinliğimiz ise “2. Bi+ Forum” oldu. Bu kapsamda hem YouTube canlı yayını yaptık hem de Bi+ öznelerle iki gün süren zoom oturumları gerçekleştirdik. 

Hande Buse Şeker davasının karar duruşmasından sonra davayı takip eden avukatlar ile YouTube canlı yayını gerçekleştirdik. Şu anda da “2. Feminist Özne Tartışmaları Konferansı” etkinliğimiz için hazırlıkları tamamladık iki gün süren zoom toplantılar şeklinde bu etkinliğimiz de gerçekleşti.

Online etkinliklerin artı ve eksileri nelerdi?

Online etkinlikler her ne kadar teknik sıkıntılara yol açsalar da bir yandan da etkinliklere her yerden katılma imkanı sağladığı ve YouTube yayınları gibi etkinlikler sonradan da erişilebilir halde olduğu için avantajlı da olabiliyor. Etkinliklere yurt dışından da katılım imkanı olabiliyor. Bununla birlikte dijital araçlar ve İnternet ne yazık ki herkes için erişilebilir değil ya da erişimi olanlar için de yaşadıkları ortam dolayısıyla erişilmez olabiliyor. Örneğin aile evinde yaşayan ve ailesine açık olmayan bir LGBTİ+ online etkinliklere katılamayabiliyor. Tüm bu artı ve eksileri göz önünde tutarak gelecek dönemlerde fiziksel olarak bir araya geldiğimiz etkinlikler yapmaya başladığımızda da online araçları bu etkinliklere dahil etmeyi düşünüyor olacağız.

Pandemi sürecinde diğer LGBTİ+ örgütleri ile iletişime geçtiniz mi? Bu süreçte birbirinizden öğrenmek mümkün oldu mu?

Sürecin başından beri pek çok LGBTİ+ örgütü ile sürekli iletişim halindeyiz. Hem online süreçleri yönetmek hem de resmi işlemler konusunda sürekli olarak birbirimizden öğrenmeye devam ettik. Bu süreçte elindeki online araçları birbirleriyle paylaşan ve birbirine alan açan LGBTİ+ örgütlerini de görmek bize dayanışmanın her alanda sürdüğünü bir kere de göstermiş oldu.

Pandemi sürecinin derneğiniz üzerinde yarattığı kaygı durumundan bahsedebilir misiniz? Etkinlik yasakları, toplantı yasakları, genel kurulların ve beyannamelerin ertelenmesi sizi nasıl etkiledi? 

Etkinlik ve toplantı yasakları biz LGBTİ+ örgütlerinin alışık olduğu bir durumdu aslında bu yüzden hazırlıklıydık da kısmen. Örneğin 2019 yılında İzmir Onur Haftası etkinlikleri yasaklandığında etkinlikleri online olarak gerçekleştirebilir miyiz sorusuna cevap arayan Onur Haftası Komitesi gönüllülerinin bir kısmı aynı zamanda derneğimizin de gönüllüleri arasındaydı. Bizi daha çok zorlayan idari süreçler oldu. Genel kurul ve beyannamelerin ertelenmesi, bazı faturaların birleştirilerek gelmesi gibi süreçler ve bu süreçlerin çok karışık bir şekilde ilerliyor olması takip etmeyi oldukça zorlaştırdı. Örneğin yıllık beyannamelerin verilmesine ilişkin son yapılan erteleme bir önceki ertelemenin süresi dolduktan bir ay sonra geldi. Bir diğer sıkıntı da bu süreçleri fon verenlere açıklamak oldu. Her idari değişikliği ve ertelenen ödemeleri fon veren kuruluşlara da haber vermek ve raporlamaları buna göre yapmak zorunda kaldık.

Pandemi sürecinin derneğiniz üzerinde yarattığı motivasyon kaynaklarından bahsedebilir misiniz? Olumsuz koşulların nasıl üstesinden geldiniz, bu süreçte neler öğrendiniz, dernek olarak nasıl örgütlendiniz?

Aslında hepimiz için travmatik bir süreç yaşıyoruz. Bu süreçte hizmetlerimize ve faaliyetlerimize devam ederken bizim de bu travmayı yaşadığımızı unuttuğumuz zamanlar oldu. Bu noktaları fark ettiğimizde geriye dönüp kendi içimizde birbirimizi güçlendirmeye çalıştık. 

Örgütlenme noktasında ise oldukça sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz. Gönüllü temelli bir örgütlenme yapısına sahibiz ve gönüllülerimizin büyük bir kısmı aile evine dönmüş durumda. Bu da etkinlik ve toplantılara katılmalarını zorlaştıran bir süreç oldu. Ayrıca online olarak etkinliklerimizi gerçekleştirsek de gönüllü toplantılarımızı gerçekleştiremedik bu süreçte. Bu da yeni gönüllülere erişmemiz konusunda sorunlar oluşturdu. Bu süreçte daha kapalı bir örgütlenme ile devam ettik. Mevcut gönüllülerimiz ile organize olmaya çalışan bir yapımız var şu anda fakat alternatif modeller üzerine de düşünmeye devam ediyoruz.

Pandemi sürecinde Covid-19’a dair bilgilendirici içerik, yayın, toplantı düzenlediniz mi? Covid-19’a dair bilgileri dernek üyesi, gönüllüleri ve çalışanları ile paylaştınız mı?

Pandeminin başından beri hem kendi hazırladığımız hem de diğer STÖ’lerin hazırladığı bilgilendirici içerikleri sosyal medya üzerinden dolaşıma soktuk. Ayrıca bu bilgileri gönüllü ağımız üzerinden de yaygınlaştırdık. Derneğin İnternet sitesinde COVID-19 sekmesi oluşturarak bu bilgilerin tamamını tek bir yerde topladık.

Pandemi sürecinde bir yandan LGBTİ+’lar çokça hedef gösterildi. Milli Eğitim Bakanlığı, Netflix üzerinde RTÜK, Diyanet derken neredeyse bütün bir kamu LGBTİ+ karşıtlığında birleşti. Bu durum sizi nasıl etkiledi?  

Hem gönüllülerimizle kurduğumuz iletişimde hem de dernek organlarında yer alan kişilerle yaptığımız konuşmalarda endişenin giderek arttığını görüyoruz. Bu süreç bizi endişelendirmekle birlikte LGBTİ+ örgütleri ile iletişim kurdukça mücadele alanımızın güçlülüğünü de görüyoruz. Aynı zamanda hak temelli çalışan kurumlardan bu süreçte gelen destekler de bizi biraz daha rahatlatan şeyler oldu.

Pandeminin ilk dalgasından sonra nasıl bir yol izlediniz? Normalleşme sürecine hangi çalışma metotları ile dahil oldunuz ve şu an derneğiniz Covid-19 Pandemisine yönelik nasıl bir strateji izlemekte?

Normalleşme süreci bizim için biraz daha gözlem süreciydi. Bu gözlem sonucunda kimsenin sağlığını riske atmadan fakat hizmetlerimizden faydalananları da bu hizmetlerden mahrum etmeden “normalleşmenin” yol haritasını çizdik. Eve ilk dönüş daha plansız ve daha acil olmuştu bu da bazı hizmetlerimizin aksamasına neden olmuştu. Fakat şu anda olası eve dönüş ihtimaline karşı hem online araçlar üzerinden daha fazla deneyim sahibiyiz hem de hizmetleri devam ettirmeye yönelik yol haritamız hazır. Örnek verecek olursak danışma hattımız bir daha eve dönmek zorunda kalırsak hizmet vermeye devam edecek. Şu noktada ana stratejimiz gelişmeleri izleyen, gerekli tedbirleri alan ve bu süreçte hizmetleri de aksatmayan yollar bulmak üzerine kurulu.


Etiketler: insan hakları, yaşam, sağlık
Bayram