18/02/2022 | Yazar: Ali Erol

Kaos GL Derneği’ni doğrudan hedef gösteren nefret medyasının Ocak ayı ayrımcılık ve homofobik nefret suçu seyri

Yeni yılı Kaos GL’yi hedef göstererek karşılayan nefret medyası Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

LGBTİ+ derneklerine “iç düşman” muamelesi çeken muhafazakâr medyayla yarışan Aydınlık gazetesi, Aralık ayının ardından 2022’nin ilk ayında da gene Kaos GL Derneği’ni doğrudan hedef aldı.

Kaos GL Derneği’nin Medya İzleme Raporu’na göre Aydınlık gazetesi, sistematik karalama ve nefret kampanyalarıyla LGBTİ+ örgütlerini, LGBTİ+ insan hakları çalışmalarını hedef haline getiren hükümet yanlısı muhafazakâr medya organlarının ayrımcı dil ve homofobik nefret söylemi üretme işinde Yeni Akit, Milat ve Yeni Şafak’a yanaşıyor.

LGBTİ+’ların hak ve özgürlüklerini tanımayan, eşit yurttaşlık hakkını inkâr yetmeyince yaftalayan, hedef gösteren, kriminalize eden, düşmanlaştıran, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemiyle nihayet “terör” ile ilişkilendiren hükümet yanlısı ve de muhafazakâr medyanın karalama ve nefret kampanyalarıyla işleyen yayınını, Yeni Şafak, Milat ve Akit’in ardından Aydınlık devraldı.

Aydınlık, “PKK ve LGBT Çocuk Evi'ne girdi” manşeti attığı gün, twitter hesabından, “Kaos GL, 'LGBTİ öğrencileri, aile ve okul kıskacına karşı nasıl korunmalı?' başlığıyla bir kılavuz yayımladı” paylaşımı yaptı.

İstanbul’dan Uğur Özkan Çocuk Kültürevi isimli bir merkezi hedef alan Aydınlık gazetesinin yayını, gazetenin tv kanalı Ulusal Kanal tarafından “çocuk hakları adı altında PKK ve LBGT propagandası” söylemiyle aktarıldı: “29 Mayıs tarihli ''Çocuk ve Toplumsal cinsiyet'' eğitimi için yayınladığı görselde LGBT propagandası yapıldı. Görselde dört çocuktan ikisi kadın ve erkek, diğer ikisi ise çift cinsiyetli olarak resmedildi.”

Kaos GL’yi hedef alan Aydınlık yayınında, kendisini “Eğitimci Yazar” olarak tanıtan ve aynı zamanda “Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi” olan Işıl Çetin ismi bir kez daha karşımıza çıkıyor.

“Eğitimci-Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi” Işıl Çetin, geçen seneden “Çocuklarımız hedefte” yazı dizisini, bu kez de “Hedef okullar” başlığı altında tekrar ediyor.

“Gelir kaynağı yapılan çocuklar” ve “Cinsel yönelim özgürlüğü altında aile ve devlet düşmanlığı” başlıklı bölümlerin ardından Aydınlık, ayrımcılık ve nefret suçu yayınını Kaos GL’yi hedef alarak tamamladı: “Kaos GL, 'LGBTİ öğrencileri, aile ve okul kıskacına karşı nasıl korunmalı?' başlığıyla bir kılavuz yayımladı. Başlıktan da anlayacağımız üzere niyetleri, çocukların cinsiyet tercihlerinin olabileceği safsatasıyla onları öğretmenlerden ve ailelerinden uzaklaştırmak.”

“Emperyalizm, çocuklarımızı kimliksizleştirerek, kendi değerlerimizden kopararak, cinsiyetsiz bireyler yetişmesini sağlayarak neoliberalizmin kölesi yapmakta ısrarcı. Kendi çocuklarını bile bu ideolojiyle zehirleyecek kadar da acımasız!” bölümüyle başlayan ve “Toplumsal cinsiyetin savunucularına göre hangi cinsiyetle doğarsanız doğun cinsel tercihiniz karşı cins veya bir insan olmak zorunda değil. Cinsellik herkesle, her şeyle yaşanabilir, sınırsız özgürlükler barındıran bir yaşam şekli” bölümüyle devam eden Aydınlık’ın Ocak ayı Kaos GL Derneği ve yayınlarını hedef alan homofobik nefret dizisinde, “Eğitimci-Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi” Işıl Çetin’in nakaratları bir kez daha tekrar ediliyor.

Aydınlık, “Gelir kaynağı yapılan çocuklar” bölümünde, Kaos GL Derneği’nin Türkçeye çevirip yayınladığı “Cinsel Yönelim, Cinsiyet Kimliği, Cinsiyet İfadesi ve Cinsiyet Özellikleri ile İlişkili Olarak Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Uygulanmasına Dair Yogyakarta İlkeleri”ni kaynak göstermeden bir kez daha yayınlıyor.

Aydınlık, “Eğitimci-Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi” Işıl Çetin imzasıyla, LGBTİ+ örgütlerini “cinsel yönelim özgürlüğü altında aile ve devlet düşmanlığı” yapmakla itham edip, “ABD’nin bölme projesi” ve “terör”le yaftaladığı ikinci bölümün ardından nihayet üçüncü ve son bölümde doğrudan Kaos GL Derneği’ni hedef alıyor.

Aydınlık, önce “emperyalizm”, “toplumsal cinsiyet ideolojisi”, “devlet, okul ve aile düşmanlığı”, “otoritelere uymamak”, “BM ve Soros kurumları”, “AB projeleri”, “Açık Toplum Vakfı” diye saydırıyor sonra sonra “büyük tehlike”yi tespit ediyor: “Gerek komisyonlar kurarak gerek bildiriler ve kılavuzlar yayınlayarak okullarımızın içine kadar girebiliyorlar. Bu ideolojik saldırı eğitim alanında büyük tehlikeler barındırıyor. Bütün bu safsataların müfredatlarda, eğitim dilinde, çocuk kitaplarında işlenmesi taleplerini her fırsatta dile getiriyorlar. Bu ilkelere dayanarak Kaos GL, “LGBTİ öğrencileri, aile ve okul kıskacına karşı nasıl korunmalı?” başlığıyla bir kılavuz yayımladı.”

Aydınlık, böylece, Kaos GL Derneği’nin, LGBTİ+ öğrenciler ve aileleriyle çalışan eğitimciler için yayınladığı “LGBTİ+ Öğrencileri Aile ve Okul Kıskacına Karşı Nasıl Korumalı?” kılavuzunu yazı dizisine bir kez daha taşımış oldu.

Kaos GL’nin “niyeti”, Aydınlık yazarı, “Eğitimci-Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi” Işıl Çetin’den kaçar mı, daha “başlık”tan çakıyor: “Başlıktan da anlayacağımız üzere niyetleri, çocukların cinsiyet tercihlerinin olabileceği safsatasıyla onları öğretmenlerden ve ailelerinden uzaklaştırmak. Kılavuzun giriş bölümünde devletin, çocukları “yarının büyükleri” olarak görmesinden duyulan rahatsızlıktan bahsediliyor. Onlara “yarının büyükleri” demenin çocuklara bir yaşam biçimi sunmak, devlet ve aile tarafından onlara kimlikler biçmek, aile ve okul tarafından onlara sorumluluklar yüklemek olduğu belirtiliyor.” Aydınlık yazarı sonra kılavuzdan uzun bir alıntı yaparak devam ediyor.

Aydınlık yazarı, “Kaos GL, bu kılavuzla müfredatımızın toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde değiştirilmesini, öğretmenlerin bu bakış açısıyla şekillendirilmesini ve velilerin de bu çerçevede bilgilendirilmelerini amaçlıyor” diyor, ardından ayrımcı dil ve nefret söylemiyle bu kez hedefine eğitim sendikalarıyla devam ediyor: “Bu kılavuz ne yazık ki bazı özel okullarda eğitim sendikaları, öğretmen ve aktivistler aracılığıyla çocuklarımıza ve velilerimize aktarılıyor.”

Kendisini “Eğitimci Yazar” olarak tanıtan Aydınlık yazarı Işıl Çetin’in, “sapkın beyinler” ifadesiyle sarf ettiği nefret söylemiyle Kaos GL Derneği ve çalışmalarını bir kez daha hedef aldığı yayını kendisinden önce Akit’in yaptığını, biz de, bir kez daha hatırlatalım: “Yeni Akit Nefretinin Hedefinde Kaos GL ve Öğretmenler Var”, “KAOS GL adlı sapkın dernek, ‘LGBTİ+ Öğrencileri Aile ve Okul Kıskacına Karşı Nasıl Korumalı?’ adlı bir kılavuz hazırladı”, “Akit, ettiği hakaret ve küfürlerin hukuken yanına kâr kalmasının rahatlığıyla açıkça hedef gösteriyor”

Aydınlık’ın “Eğitimci Yazar”ı, daha önce de, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği terimlerini “uydurma” olarak nitelerken, gene aynı yaftalamadan payını alan toplumsal cinsiyetin hedefinin “cinsiyetsizleştirme” olduğunu söylemiş ve hepsini dön başa “Emperyalizmin makyajlı terimleri” bulamacına katmıştı.

Aydınlık gazetesinin “PKK ve LGBT Çocuk Evi'ne girdi” başlıklı homofobik nefret yayını, haber7, HaberVakti, Takvim, Diriliş Postası, El-aziz Gazetesi tarafından da olduğu gibi yaygınlaştırıldı.

SiyasiHaber sitesi ise “Vatan Partisi’ne ait olan Aydınlık Gazetesi, “PKK ve LGBT çocuk evine girdi” manşetiyle Uğur Özkan Çocuk Kültür Evi'ni hedef aldı” diye yazdı.

 “‘Haber’lerini genel olarak toplumsal muhalefeti hedef alan içeriklerle dolduran Aydınlık, sık sık HDP’yi, sol-sosyalist partileri, kurumları, kadınları, LGBTİ+ları hedef almış ve suç unsuru haline getirmeye çalışmıştı” diye yazan SiyasiHaber, devam ediyor: “LGBTİ+lar suç unsuru haline getiriliyor! Aydınlık, “Çocuk ve Toplumsal Cinsiyet” eğitimi için hazırlanan görselin PKK’nin örgütlenme faaliyetinde araç olarak kullanıldığını iddia etti. Aydınlık, ‘haber’de eğitim için yapılan görseldeki çocuk figürlerine işaret ederek “LGBT propagandası yapılıyor” ifadelerini kullandı.”

Aydınlık’ın Ocak ayı son hedefi “hak odaklı habercilik eğitimi” oldu

Aydınlık gazetesi, ayrımcılık ve homofobik nefret söylemiyle hedef gösterme yayıncılığında Ocak ayını, “LGBT odaklı habercilik eğitimi” konusuyla kapadı.

“Avrupa ve Amerika’dan aldığı fonlarla, batıcı ve neo-liberal çizgide haberler yapan Bianet, “LGBT odaklı habercilik eğitimi videosu” yayınladı. Yine batıdan fonlanan çalışma, KAOS GL isimli LGBT Derneği'yle ortak gerçekleştirildi” paylaşımıyla duyurduğu yayınıyla Aydınlık, bu kez, Bianet’i hedef aldığı “Fondaş medyadan LGBT odaklı habercilik eğitimi” başlığığına Kaos GL Derneği’ni de dahil etti.

“Her haberde LGBT olmalıymış” ara başlığı kullanan Aydınlık, devam ediyor: “LGBT odaklı habercilik videosunda “Normalleştirilmiş sansür en doğal hakkınız olan cinselliğinize ve cinsiyetinize dair görebileceklerinizi kırk kapının arkasına saklıyor.” denildi. “LGBT’nin olmadığı haberler eksiktir.” diye ifade edilen videolarda savaş ve yoksulluk haberlerinden örnekler verilerek her haberde LGBT’ye yer verilmesi istendi.”

Aydınlık’ın “hak odaklı habercilik eğitimi” üzerinden Bianet ile Kaos GL Derneği’ni hedef alan yayını, “Türkiye Gençlik Birliği” isimli hesaplardan da tekrar edildi: “Fondaş medyadan LGBT odaklı habercilik eğitimi! Bianet ve KAOS GL yayınladığı, “LGBT odaklı habercilik” eğitim videosunda “LGBT’nin olmadığı haberler eksiktir.” dedi. Bu çürümüşlüğü ve insana yabancılaşmayı habercilik adıyla normalleştirmeye geçit vermeyeceğiz.”

Millî Gazete’den İslami Analiz’e Mücahit Gültekin’in LGBTİ+ düşmanlığı

Millî gazete yazarı Mücahit Gültekin’i, 2019’dan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde, “İstanbul Sözleşmesi TBMM’den nasıl geçti?” başlıklı köşe yazısından hatırlayalım: “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” diye başlıyor ve asıl derdine geçiyor: “Oysa ki, Sözleşme’nin 4. maddesi LGBT haklarını güvence altına alıyor… Hemen hiç bir konuda anlaşamayan bu dört parti İstanbul Sözleşmesi oylamasında aynı çizgide hizalanmış, aynı safta durmuşlardı.” Millî Gazete’den Gültekin, “İstanbul Sözleşmesi’ni imzalamak yanlıştı” ile bitirdiği köşe yazısında on sene öncesinden Kavaf’ı yad ediyor: “Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf bir şeylerin yanlış gittiğini anlamıştı. 2009 Haziranında Viyana’da yapılan Avrupa Konseyi Aileden Sorumlu Bakanlar Konferansı’na katılmış ve “farklı aile formları” diye bir kavram geçtiği için tavsiye karar metnini imzalamamıştı. Sebep, bu kavramın eşcinsel aileleri de içeriyor oluşuydu. Yurda döndüğünde niçin imzalamadığını anlattı ve o meşhur çıkışını yaptı: “Eşcinselliğin bir hastalık olduğuna inanıyorum.”

Millî Gazete yazarı, bu kez, 2020’den, “köşe” yazısının başlığındaki “hukuk”u bir yana bırakmakta, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni tanımayıp doğrudan LGBTİ+ toplumunun onur yürüyüşlerine yönelik saldırmakta beis görmüyordu. Aynı zamanda, “Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi” olan Millî Gazete yazarı, en temel anayasal vatandaşlık haklarını LGBTİ+’lar için tanımadığını beyan ediyor: “Örneğin çok uzak olmayan bir gelecekte çocuklarınızın gay, lezbiyen ya da transseksüel öğretmenleri olacağından; LGBT bir aile hekiminizin olacağından ya da LGBT bir hakimin önüne çıkacağınızdan emin olabilirsiniz.”

Millî Gazete’nin hak hukuk tanımazlıkta hızını alamayan “akademisyen” ve “köşe” yazarı Mücahit Gültekin, gene 2020’den, LGBTİ+ toplumunu ve kurumlarını kriminalize eden karalamalarını “Bizi bunlardan kim koruyacak?” başlıklı yazısıyla sürdürmüştü. “Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi” olan Millî Gazete “köşe” yazarı Mücahit Gültekin, homofobik nefretle gözünü karartınca, “akademik” sorumluluğu sallamıyor, haliyle, peki ortalığa öylece boca edilen uluslararası insan kaçakçılığını, çocuğun cinsel istismarını bir cinsel yönelim olarak eşcinsellik ile bağlantılandırma gayreti n’olaki sorularını karşılıksız bırakmakta beis görmemişti.

“Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi” de olan Millî Gazete “köşe” yazarı Mücahit Gültekin, “İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmek Meclis’in vatandaşa borcudur” başlıklı yazısında, “İstanbul Sözleşmesi’ni hükümet imzaladığı için, hükümeti savunmak adına bazı çevreler LGBT’yi savunur hale geldiler” demişti. 

Millî Gazete yazarı Selime Sümeyye Atabay’ın “akademisyen” ve “köşe” yazarı konuğu Mücahit Gültekin, bu kez de, kendi köşelerinde dillendirdiği cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nakaratlarını Atabay aracılığıyla tekrar etmişti. Akademisyen köşe yazarının “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”nden anladığının “kadınları erkekleştirirken, erkekleri de kadınlaştırıyor” olduğunu öğrenmiştik. Ve nihayet İstanbul Sözleşmesi üzerinden sıra “cinsel yönelim”e gelmiş, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ne karşı çağrı yapan köşe yazarları nakaratlarını manipülasyon ve dezenformasyona bağlıyorlardı. Akademisyen köşe yazarının heteroseksüelliğin de cinsel yönelime dahil olduğunu bildiğini anlıyoruz ama olsun diyor, “İstanbul Sözleşmesi’yle cinsel yönelim legal güvence altına alınmasın” istiyor: “İstanbul Sözleşmesi kadına şiddeti ev içi şiddeti önleme ismiyle ben ona bahane diyorum yazılmış bir sözleşme olmasına rağmen farklı cinsel kimlikleri legalleştiren kızlarımızın ve erkeklerimizin Batılı seküler perspektifle eğitilmesi ve yetiştirilmesi için imzalanmış bir sözleşme.” 

“Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi”, Millî Gazete “köşe” yazarı Mücahit Gültekin, “köşe” yazdığı Millî Gazete’nin, “Sapkın kuruluş” söylemiyle doğrudan Kaos GL Derneğine yönelik nefret yayınına devam ederken, 2021 Şubat ayında, “Boğaziçi protestoları üzerine” başlığı altında, “İçişleri Bakanı, LGBT, ABD ve Avrupalı ülkeler, AB'ye uyum politikaları ve ilk LGBT dernek, KAOS GL” ibareleriyle sıraladığı nakaratlarını, 2022’nin ilk ayında bir kez daha gene İslami Analiz isimli sitede tekrar ediyor.

“LGBT propagandası”, (1234), “toplumsal cinsiyet ideolojisi”, “ABD’nin LGBT’leştirme politikası”, “İstanbul Sözleşmesi’nin iptal olmasıyla bu defterin kapandığına ilişkin bir kanaat”, “İstanbul Sözleşmesi iptal edilmiş olsa da bu sözleşmeyi Türkiye’ye dayatan yapılar…” derken, “Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi” ve Millî Gazete “köşe” yazarı Mücahit Gültekin “konu”yu bir kez daha Kaos GL Derneği’ne getiriyor:

“Yine Trump döneminde 2019’da “ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporları: Türkiye” başlığı altında bir rapor yayınlandı. Türkiye’de faaliyet gösteren KAOS GL adlı derneğin verdiği bilgilerin kullanıldığı raporda Türkiye, LGBT yapılara, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliğine karşı “ayrımcılık yapmak”, “şiddet uygulamak” ile suçlandı. 24 Kasım 2020’de ABD Büyükelçiliği resmi twitter hesabından yapılan bir paylaşımda ise Baş Müsteşar Hovenier’in KAOS GL ve ODTÜ’lü öğrencilerle görüştüğü bilgisi yer aldı. KAOS GL Derneği’nin 2017’de yayınladığı “Fon Rehberi”nde ise Türkiye’deki dernekleri finanse eden devlet ve uluslararası şirketlerin isimleri arasında ABD Büyükelçiliği de yer almıştır.”

***

2020 boyunca LGBTİ+ toplumu ve kurumlarına yönelik ayrımcı dil ve nefret söylemiyle yetinmeyen hükümet yanlısı ve muhafazakâr medya, düşmanlaştırdığı Kaos GL Derneği’ni doğrudan hedef gösterdiği yayınlara 2021’in Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos, Kasım ve Aralık aylarında da devam etti.


Etiketler: medya
Dijital