01/12/2022 | Yazar: Defne Güzel

Kasım’da nefret mitingleri zirve yaptı, nefrete karşı tepkiler de yükseldi. TİHEK’in eli hakların yakasındaydı, sansür hız kesmeden sürdü. Davalar ve saldırılarla geçen Kasım’a, “Nefrete inat yaşasın hayat” sloganı damga vurdu.

Kasım’da LGBTİ+’lara hak ihlalleri: Nefrete inat yaşasın hayat! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Çizim: Bartu / KaosGL.org için stok görsel

Aile Platformlarının başı çektiği “nefret mitingleri” Kasım’da zirve yaptı. İtibarın korunması hakkını baltalayan bu mitingler nefret söylemini şehirden şehire dalga dalga yayarken; LGBTİ+ hak savunucuları da devlete de LGBTİ+ yurttaşlarını koruma yükümlülüğünü yeniden ve yeniden hatırlattı.

Kasım ayında Trabzon’da gözümüzü açtığımız nefret mitingleri İzmir, Gaziantep, Batman, Mardin, Van, Kayseri ve Diyarbakır’da devam etti, Bitlis’te sonlandı.

Nefret mitinglerine karşı tepkiler yükseldi

Nefret mitinglere dönük gelen tepkiler de oldukça dikkat çekiciydi:

  • HDP Milletvekili Züleyha Gülüm LGBTİ+’lara dönük saldırılara ilişkin Meclis’te bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında nefret mitinglerine de değinen Gülüm “bu nefret mitinglerinde her türlü hakaret, şiddet, suça azmettirme ve çarpıtmanın yer alıyor” diye konuştu.

  • Kaos GL Derneği ise ilk olarak İstanbul Saraçhane’de gerçekleşen nefret mitinginin çağrı videosunu RTÜK’ün kamu spotu olarak yayınlamasına ilişkin dava açtı. Kaos GL, bu davayla RTÜK’ün nefret söylemini önleme görevini hiçe saydığının altını çizdi.

  • İzmirliler ise nefret mitinglerine karşı sokaklara döküldü. LGBTİ+ örgütlerinin sokağa çıkmasına yirmiden fazla demokratik kurum destek verdi. İzmirliler yürüyüşe karşı “nefret inat, yaşasın hayat!” sloganları attı. Öte yandan İzmir’de 28 kurum nefret mitingi öncesi bir araya gelerek açıklama yaptı. Açıklama “en temel haklarımıza yönelik bu saldırılara boyun eğmiyoruz, kabul etmiyoruz. Dayanışmamızla, mücadelemizle var olmaya, nefretin karşısında durmaya, haklarımızı savunmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Buradayız, alışın gitmiyoruz!”  cümleleriyle sonlandı. Öğrenci inisiyatifi ise nefret mitinginin öncesinde miting alanına yakın bir köprüye “alışın buradayız!” yazılı gökkuşağı bayrağı astı. Direnişin Renkleri ise İzmir’deki nefret mitinginde konuşma yapan rektör ve öğretim görevlisine yönelik bir açıklama yaparak “öğretim üyelerinin bizleri hedef gösterip suç işlemesini kabul etmiyoruz!” dedi. İzmir’deki son gelişme ise KYK yurdunda nefret mitingi afişlerinin yer alması oldu. İzmir’deki öğrenciler bu olaya tepki göstererek “devlet yurtlarında bu tür ötekileştirici ve nefret içerikli afişlerin veya söylemlerin bulunması bile ürkütücü” dedi.

  • Eskişehir’deki LGBTİ+ toplulukları ise bir araya gelerek nefret mitinglerine karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

  • Diyarbakır’dan baro, dernek, sendika ve meslek örgütleri de bir araya gelerek Diyarbakır’da gerçekleşen nefret mitingine karşı açıklama yaptı. Örgütler, “nefret yürüyüşlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kapsamında olmadığını” söyledi.

Nefret mitinglerine ilişkin bir başka dikkat çekici gelişme ise Antep’te yapılacak mitingin afişine izinsiz bir şekilde TGS’nin logosunun eklenmesinin ortaya çıkmasıydı. Kadın ve LGBTİ+ komisyonu bulunan TGS bu duruma karşı “TGS’nin nefret dolu bu eylemlerin parçası olması mümkün değildir” dedi. Öte yandan Tez-Koop-İş Gaziantep’teki mitingle “sendikalarının bir ilgisi olmadığını” belirtirken, Gaziantep Barosu ise “söz konusu yürüyüşün nefret suçlarına yol açabileceği kaygısını taşıdıklarını” belirtti. Son olarak SPoD ise “Saraçhane’deki nefret mitingi sonrası SPoD’un LGBTİ+ Danışma Hattı’na ayrımcılık ve şiddet konulu başvuruların geçtiğimiz yıla göre %240 arttığını belirterek LGBTİ+’ların temel hak ve özgürlükleri için acil bir eylem planının oluşturulmasını gerektiğini” kaydetti.

LGBTİ+’lara hak ihlalleri meclisin gündeminde

Kasım ayı nefret mitinglerinin yanı sıra LGBTİ+’lara dönük başka hak ihlallerini de gözler önüne serdi. Denizli’de Merkezefendi Belediye Meclisi’nin toplantısında “toplumsal cinsiyet eşitliği birimi yönetmeliği” görüşüldü. Yönetmelik Merkezefendi Belediye Meclisi’ndeki AKP’lilerin ve MHP’lilerin oylarıyla reddedildi. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi de olan MHP’ Milletvekili Arzu Erdem ise “LGBT bizim örf, adet, gelenek ve göreneklerimize aykırıdır” diyerek meclise konuya ilişkin araştırma ve soru önergeleri verdiklerini belirtti. Öte yandan HDP Milletvekili Züleyha Gülüm ise çalışan LGBTİ+’ların karşılaştığı ayrımcılığın Meclis’te araştırılmasını talep etti. Soru önergesini veren Gülüm, önergede “LGBTİ+’ların maruz kaldığı her türlü şiddetin ve ayrımcılığın tespit edilerek önlenmesi gerektiğinin” altını çizdi. ODTÜ Yurt Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler de Gülüm’ün meclise taşıdığı gündemler arasında yer aldı. ODTÜ Yurt Yönetmeliğine, yönetimin sakıncalı gördüğü öğrencilerin yurtla ilişiğini kesebilmesine dönük değişiklikler getirildi. Gülüm ise bu değişikliğin barınma, eğitim, ifade, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını engellediğini belirterek yönetmelikte yapılan bu değişikliğin Anayasaya aykırı olduğunu aktardı. Radarını Ankara ve İstanbul’daki devlet üniversitelerine çeviren ÜniKuir ve SPoD “LGBTİ+ öğrencilerin hakları gözetiliyor mu?” sorusundan yola çıkarak araştırma raporunu yayınladı. Rapor kapsamında 18 üniversitenin öğrencileri, akademisyenleri, personelleri ve mezunlarıyla görüşüldü; güvenli alanlardan akademik faaliyetlere, toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarından üniversitedeki taciz ve şiddete kadar çeşitli konularda çerçeve sunuldu.

Strange World filmi Türkiye dahil 15 ülkede yasaklandı

Kaos GL’nin LGBTİ+’lara dönük hak ihlallerine ilişkin medya taramasına çeşitli internet sitelerinde satılan iki kitap da takıldı. “Genlerim Yüzünden - Eşcinsellik ve Bilimsel Kanıtlar” kitabının ve “Erkek Homoseksüeller İçin Onarım Terapisi - Yeni Bir Klinik Yaklaşım” kitabının sözde onarım terapisini teşvik etmekle birlikte cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine ilişkin bilimsel değerlendirmelerden uzak ayrımcılığı ve şiddeti körükleyen ifadeler de içerdiği görüldü. Onarım terapisini teşvik etme bakımından işkence kategorisinde değerlendirilebilecek bu kitaplarla birlikte Kasım ayında bir de sansür ve Kasımpaşa’da bir camide gerçekleşen Cuma vaazında sarfedilen nefret söylemleri göze çarptı. Disney’in yeni animasyon filmi Strange World “LGBTİ+ öğeler” barındırması sebebiyle Türkiye dahil 15 ülkede yasaklandı.  İstanbul Kasımpaşa’da bir camide gerçekleşen olayda ise hutbe öncesinde cami imamı bir vaaz vererek gençlere “eşcinsellikle mücadele etmeleri” yönünde nefret içeren sözde öğütlerde bulundu.

TİHEK’in eli yine hakların yakasında

Bir başka ihlal Reddit üzerinden yayınlanan bir video ile ilgiliydi. Video, bir trans kadının darp edilip kıyafetlerinin çalındığına ilişkin bir yorumla paylaşıldı.  İtibarın korunmasına dönük bir ihlal olarak ise Manisa’da nefret söylemi içeren bir hadise meydana geldi. Halil İbrahim Ersem isimli şahıs İhsan Hala ile yaşadığı bir husumetin olduğunu iddia ederek yaşadığı ilçenin çeşitli yerlerine “Hala denen İhsan” cümlesini içeren kağıtlar astı. İhsan Hala ise bu nefret tutumunun karşısında yasal süreç başlattığını açıkladı. Hak ihlallerine ilişkin medya taramasında rastlanan ve barınma hakkı ihlali içeren bir haber ise 2019 yılına aitti. Yerel bir haber sitesi Kerimcan Durmaz’ın uçak tuvaletinde çektiği görüntülerin ardından yaşadığı siteden kovulduğuna ilişkin bilgiler aktardı. LGBTİ+ karşıtlığıyla bilinen TİHEK ise tekli koğuşta kalmak yerine başka LGBTİ+ mahpuslarla kalmak isteyen bir LGBTİ+ mahpusun başvurusunu değerlendirdi. LGBTİ+ mahpusun tecrit edilmesinin ihlal olmadığına kanaat getirdi. Elbette bu TİHEK’in ilk LGBTİ+ haklarına dönük ilk karşıtlığı değil. TİHEK daha önce de otelde ayrımcılığa uğrayan ve TİHEK’e başvuru yapan trans kadının başvurusunu “cinsel kimlik” temelli ayrımcılığı inceleme yetkisi olmadığını öne sürerek reddetmişti. Trans Avrupa ise 20 Kasım’da trans cinayetleri rakamlarını paylaştı. Trans Avrupa, bir yılda dünyada en az 327 transın öldürüldüğü bilgisini aktardı. 

20 ve 25 Kasım: “Nefrete inat, yaşasın hayat!”, “Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok, isyan var!”

Kasım ayına geri dönecek olursak bir başka ihlal de Kadıköy Kaymakamlığından geldi. Kadıköy Kaymakamlığı, İstanbul Üniversitesi Eşitlik Topluluğu’nun yapmak istedikleri etkinlikleri türlü bahanelerle yasakladı. 

Eskişehir Onur Haftası Komitesi, 87 Ayrımcılık ve Nefret Suçuyla Mücadele İnisiyatifi, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Eskişehir Okulu, Eskişehir Lubunya Dayanışması, Osmangazi LGBTİ+ Topluluğu ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Kuir Topluluğu, öldürülen transları andı. 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde Eskişehir Halkevi’nde bir araya gelen kurumlar, “Ardı ardına yapılan nefret açıklamalarıyla siyasal iktidar sadece yok saymanın da ötesinde transfobiyi gün be gün körükleyerek bizleri ölüme mahkum ediyor” dedi.

İzmir 20 Kasım Platformu ve İzmir Barosu, 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü'nde basın açıklaması düzenledi. İzmir Barosu önünde bir araya gelen hak savunucuları, “Trans cinayetleri politiktir” dedi. “Vardık varız var olacağız”, “Katledilen translar isyanımızdır”, “Nefret büyüyor, devlet koruyor” ve “Nefrete inat yaşasın hayat” sloganları attı.

Ankara Barosu, sosyal medya hesaplarında yayımladığı açıklamayla 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü’nde nefret ve ayrımcılık yüzünden hayatını kaybeden transları andı.

Son olarak Kasım ayı 25 Kasım eylemlerine ve mücadeleye sahne oldu. Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleşen eylemlerde eşitlik, özgürlük ve mücadele sloganları yükseldi. Gözaltılara rağmen İstanbul’da kadınlar yasağı ve polis şiddetini aştı, Ankara’da “Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok, isyan var!” dedi, Samsun’da gökkuşağı bayrağı dalgalandı, Adana’da “nefrete inat, yaşasın hayat!” dövizleri ön planda yer buldu, Mersin’de ise “birbirimiz için sokaktayız!” pankartının altında buluşuldu.

Boğaziçi’nden davalara bakış

Kasım ayı önceki aylar gibi LGBTİ+’lara, LGBTİ+’ların maruz bırakıldıkları hak ihlallerine ve hak mücadelesine dönük davaları içeren bir ay oldu. Kasım ayında:

  • T.T. isimli şahısla tartıştıktan sonra yaşamını kaybeden Nefes Balkan’ın ölümüne ilişkin süren davada iddianame hazırlandı. Nefes Balkan’ın annesi ve arkadaşı Nefes’i T.T. isimli şahsın öldürdüğünü düşündüklerini söyledi.

  • LGBTİ+ etkinliklerini 15 gün boyunca yasaklayan Eskişehir Valiliğine dava açıldı.

  • 21 Kasım tarihinde Eryaman-Esat davası sekizinci kez yeniden görüldü. Davaya Diyarbakır Barosu’nun katılma talebi reddedildi ve dava 22 Şubat 2023 tarihine ertelendi.

  • 29 Kasım tarihinde trans kadın Çiğdem’in davası görüldü. Çiğdem’i ağır şekilde darp ederek ormanlık alana atan Ertan K. isimli erkek hakkında kasten öldürmeye teşebbüsten iddianame düzenlendi. Dava 27 Aralık tarihine ertelendi.

  • Beyoğlu ve Kadıköy Kaymakamlıklarının İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası yasakları davasında yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. SPoD ve komite AYM’ye başvurdu.

  • Boğaziçi lubunca davasında karar seneye kaldı. Dava 23 Mart 2023’e ertelendi. Davada yargılanan 23 yaşındaki öğrenci M. mahkemede “LGBTİA+lığımı, benim dilim olan lubuncayı, benim kültürümü değersiz, aşağı, iğrenç bu zihniyet doğal olarak LGBTİA+ düşmanıdır” dedi.

  • LGBTİ+ bayrakları taşıdıkları için polis saldırısına uğrayan ve savcının haklarında üç yıla kadar hapis istediği, 12 kişinin yargılandığı Boğaziçi gökkuşağı davası 29 Aralık tarihine ertelendi.

  • 20 Mayıs tarihinde gerçekleşen 9. Boğaziçi Onur Yürüyüşünde ise polisin işkenceyle gözaltına aldığı 70 kişiye kamu davası açıldı.

Son olarak Diyarbakır Barosu’nun LGBTİ+’lara Adli Yardım Bürosu da dikkat çekti. Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu “nefret suçları, nefret söylemi ve cinsiyet uyum süreçlerinde ihtiyaç duyulan hukuki desteği sunacaklarını” söyleyerek iletişim bilgilerini paylaştı. 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, nefret suçları, siyaset
nefret