10/01/2023 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+ karşıtı nefret söyleminin Aralık seyrini “anayasa değişikliği”, “nefret siyaseti”, “yerel yönetimler” ve “nefret medyası” başlıklarıyla izledik

Homofobik nefret söyleminin Aralık 2022 sosyal medya seyri Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Çizim: Aslı Alpar / Kaos GL

LGBTİ+ karşıtı nefret söylemini 2022 yılının son ayı Aralık boyunca “anayasa değişikliği”, “nefret siyaseti”, “yerel yönetimler” ve “nefret medyası” başlıkları altında izledik.

Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin Aralık Ayı İnternet Seyrine sosyal medya ve internet ortamlarına yansımış ayrımcı nefret ifadeleri ile doğrudan üreten, yayan ve teşvik eden medya organlarından LGBTİ+’lara yönelik cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemlerini derledik.

Medya çalışmaları kapsamında sosyal medya mecrası ile internet medyasını izleyen Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların takibini yaparak kaydını tutuyor. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, nefret söylemi üreten, yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren ifadeler içeren haber ve yorumları aylık dosyalarla raporluyor.

Adalet Bakanı: “Kimseyi hedef almıyoruz, kimseye hedef göstermiyoruz ama tedbir alıyoruz”

AKP’nin ayrımcı “anayasa değişikliği” teklifiyle ilgili TRT Haber’e konuk olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Biz kimseyi hedef almıyoruz. Toplumun temelini oluşturan aileyi korumayı arzu ediyoruz” diye konuştu.

Bakan Bozdağ’ın konuşması, Adalet Bakanlığı sitesinde, “Evlilik birliği, ancak kadın ile erkeğin evlenmesiyle kurulabilir”, “Aile, bütün ülkelerde büyük bir tehlike, tehdit ve saldırı altında”, “Toplumun temeli olan aileyi korumak için bir teminat getirilmektedir” ve “Neslimizi korumak ve geleceğimizi korumak için böyle bir tedbir alıyoruz” ara başlıklarıyla yer aldı.

“Türkiye'de kim evlilik birliğinin kadın ile erkeğin evlenmesiyle kurulduğu gerçeğini reddedebilir. Buna karşı oy kullanabilir mi? Bunun karşısında durabilir mi? Yani bu zaten fiilen uygulanan bir durum. Ama gelecekte bu ülkede buna dönük bir tehlike ve tehdidin emareleri gözüktüğü için şimdiden biz tedbir alıyoruz. Biz kimseyi hedef almıyoruz, bizim hedef aldığımız kimse yok.”

“Eğer toplumda toplumun temeli olan aileye dönük tehlikeler, tehditler, saldırılar dünyanın dört bir yanında var ve Türkiye'de de bunun emareleri gözüküyor, pek çok ülke bu konuda tedbir alıyorsa Türkiye'nin gecikmesi Türkiye'nin aleyhine olur. Biz bu noktada toplumumuzu korumak, milletimizi korumak, devletimizi korumak, neslimizi korumak ve geleceğimizi korumak için böyle bir tedbir alıyoruz. Kimsenin kimseyi hedef almıyoruz. Kimseye hedef göstermiyoruz.”

Adalet Bakanı Bozdağ’ın sözlerini, İndependent Türkçe twitter hesabı, “Bozdağ'dan "LGBTİ evliliği" açıklaması: Gelecekte buna dönük bir tehdidin emareleri gözüktüğü için tedbir alıyoruz” paylaşımıyla aktardı. Takvim gazetesi twitter paylaşımı: “Başörtüsüne anayasal güvence teklifiyle bir darbe de sapkın LGBT'ye! İşte 24 ve 41'inci maddelerde yapılan değişiklikler. Küresel çeteye geçit yok”

DW Türkçe yargı muhabiri, gazeteci Alican Uludağ, twitter hesabından paylaştı: “AKP ve MHP, türbana anayasal güvence getirmeye yönelik Anayasa değişikliği teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Ayrıca, LGBTİ bireylerin evliliklerini engellemek için de ayrıca teklife madde konuldu. Teklif o kadar sorunlu ki. Örneğin evlenmek isteyen LGBTİ bireyler, teklifin gerekçesinde anayasaya açıkça yazılarak, “tehlike, tehdit ve sapkın akım" olarak gösteriliyor. Teklif kabul edilirse LGBTİ bireylere yönelik devlet cadı avı başlatır çünkü anayasa bağlayıcı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “LGBT denilen marjinal akımlar...”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Kadın Kolları’nın İstanbul’da düzenlediği “Kadın Emeği Zirvesi” programında konuştu. Cumhurbaşkanı, Ekim ve Kasım aylarında sürdürdüğü “sapkın akımlar” söylemini “Kadın Emeği” konuşmasında tekrar etti.

“Ne demek istediğimi anlıyorsunuz, değil mi?” diye konuşan Erdoğan, “açık konuşacağım” diyerek ekledi: “LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. Fakat CHP’nin kitabında var mı? Var. Diğer yavru muhalefetin kitabında var mı? Var. Onlarla beraber yürüyorlar mı? Yürüyorlar.” “Bizim, böyle bir şeye ihtiyacımız yok” diyen Erdoğan, “Şimdi buradan nereye geliyorum” sözleriyle devam etti: “Önümüzdeki dönem bakanlıklarımızla, tüm ilgili kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla bu büyük tehlikeye, tehlikelere karşı daha müteyakkız şekilde mücadele edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor: “CHP’nin gündeme getirdiği başörtüsüyle ilgili... Bu teklife aile yapımızı küresel sapkın akımların saldırılarından korumaya yönelik bir madde de ekledik. Küçük yaşta evlendirildiği iddia edilen bir evladımızın trajedisi üzerinden milletimizin inancına saldıranların aile kurumunun korunması hususundaki samimiyetini, bu vesileyle tartma imkanı bulacağız. Önümüzdeki dönemde çocuklarımızı, gençlerimizi ve aile yapımızı karşı karşıya bulunduğumuz güncel tehditlerden korumak için atacağımız ilave adımlarda da kimin nasıl pozisyon alacağını yakından izleyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aralık ayının sonunda, 3. Uluslararası İlahiyat Gençlik Buluşması ve İlahiyat Yıldızları Ödül Töreni'nde konuştu: “LGBT denilen marjinal akımların sapıklıklarına alet edilen 3-5 yaşındaki çocuklarla ilgili hiçbir tepki göstermediler.” Takvim gazetesinden videolu twitter paylaşımı: “Başkan Erdoğan: “Bir istismar vakası üzerinden kin kusanlar, LGBT denilen marjinal akımların sapkınlıklarına alet edilen çocuklarla ilgili hiçbir tepki göstermiyor.”

Homofobik nefret siyasetinin Aralık gündemi

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, “başörtüsü ve ailenin korunmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifi” ile ilgili açıklama yapıyor: “LGBT ve Cinsiyet Değişikliğini Yasaklayan Kanun Teklifi... Anayasanın 41.inci maddesinin evlilik birliği ile ilgili kenar başlığına ekleme yapılmıştır. Anayasa değişikliği teklifine paralel olarak hazırlığını yaptığımız; Pedofili niteliği taşıyan suçlara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının yanı sıra, LGBT propagandası ve tıbbi zorunluluk dışında cinsiyet değişikliğini “teşvik etmeyi” yasaklayan kanun teklifini kamuoyu ile paylaşacağız.” MHP Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Komisyonu Üyesi Feti Yıldız, twitter’dan devam ediyor: “Aile Türk Toplumunun temelidir. Pedofili niteliği taşıyan suçlara yönelik cezaların ağırlaştırılmasının yanı sıra , LGBT propagandası ve tıbbi zorunluluk dışında cinsiyet değişikliğine  “teşvik etmeyi”yasaklayan hükümler Ceza Mevzuatımızda bulunmalıdır.”

“Cinsel kimlik ve cinsel yönelim yasalarımızda, birilerine bir ayrımcılık temeli olarak hiçbir şekilde kabul edilmemiş ve tanımlanmamıştır ve bu sapkınlığın "temel insan hakkı" olduğu söylemi koca bir yalandır” sözleriyle hatırlayacağımız TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi de olan AKP Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, gene sahnede. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 4 Temmuz 2019’daki oturumunda da, LGBTİ+ Onur Yürüyüşü hakkında “onursuzluk” demişti. AKP’li Erol Kavuncu, TBMM’de Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda konuşuyor: “Bütün insanî ve ahlakî değerler hiçe sayılarak, “toplumsal cinsiyet”, ‘‘cinsel yönelim’’, cinsiyet özgürlüğü”, gibi kavramlarla topluma servis edilen, sapkın ve sapık ilişkiler, gerçek bekâ meselemiz olan aile ve nesil güvenliğimizi tehdit etmektedir. Ailenin nesli muhafaza etmek gibi çok önemli ve vazgeçilmez bir görevi de vardır. Dolayısıyla aile ve nesil güvenliğimiz, en az can, mal ve ülke güvenliğimiz kadar değerlidir ve dokunulmazdır. Bu sebepten dolayı tarih boyunca kadını ana olmaktan, erkeği baba olmaktan uzaklaştıracak sapkınlıklar, fıtrata, yaradılışa aykırı bir sapıklık olarak kabul edilmiş, bütün inançlar tarafından hem reddedilmiş hem de lanetlenmiştir. Dolayısıyla, her türlü hastalıklı yapılardan ailemizi ve neslimizi korumak, en başta devletimiz, ilgili kurum ve kuruluşlar olmak üzere, biz milletvekillerinin aslî ve öncelikli görevimizdir.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, yeni yıla nefret saçarak değil yalan da olsa siyaseten sevgi söylemiyle girelim dememiş, senenin son günü, HaberTürk’ten Nihal Bengisu Karaca’ya konuşmuş: “Bunlar bir avuç insan. Çıkardıkları yaygaraya bakarsanız insanlığın %90’ı böyleymiş gibi düşünürsünüz, ama gerçekte bir avuç insan. Aileyi tahrip ederek medeniyet inşa edemezsiniz.” Nihal Bengisu Karaca, “Temel Karamollaoğlu ile görüştüm. Herşeyi sordum ve oldukça ilginç cevaplar aldım” diyor ama “Eşcinsel evliliklerin önünü kapatamayız diyen insan hakları savunucuları itiraz ediyor” gibi bir “insan hakları sorusu”na gelen cevap, “Bunlar bir avuç insan” gibi insan haklarına temelden aykırı bir ifade olduğu halde, bunun nesi “ilginç” deyip araya soru atma gereği bile duymuyor, “Altılı masa muhafazakarları temsil ediyor diyebiliyor musunuz?” gibi pek “endişeli” bir soruyla muhabbetine devam ediyor.

Elazığ Cumhuriyet Meydanı’nda “LGBT sapkınlıktır” pankartı altında düzenlenen nefret mitingine AKP’li Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu da katıldı. “LGBT eğilimli sapkın zihniyet”, “küresel ifsat ateşi”, “şeytani küresel proje”, “sefih hukuk sistemi”, “insan fıtratını yok sayan azgınlık” ve “sapkınlık” nakaratlarının saçıldığı basın açıklamasında “ensest, pedofili, zoofili”nin meşrulaştırıldığı söylendi; hak hukuk ve eşitlik karşıtı söylemle devam edildi: “Bugün, aile kurumunun paramparça olduğu Batılı ülkelerde, “cinsel yönelim”, “cinsel tercih”, “cinsellik hakkı” gibi adlar altında eşcinsel evliliklerin yasal güvence altına alındığı iğrenç bir akıl tutulmasına şahitlik ediyoruz!” İstanbul Sözleşmesi’nin feshi yeterli bulunmazken, önceki nefret mitinglerinde de dile getirilen “6284 sayılı yasa ve benzeri yasalar” ifadesiyle, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” hedef alındı. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ne de karşı olan Elazığ nefret mitingi, “çocuk” yaşta “evliliği” savundu.

Kayseri yerel basınından Kayseri Gündem Gazetesi, Erciyes Üniversitesi Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi tarafından 10 Aralık'ta sanal ortamda yapılması planlanan “Toplumsal Cinsiyet ve Spor” etkinliğinin “gelen tepki üzerine” iptal edildiğini duyurdu. Kayseri’de Kasım ayında düzenlenen LGBTİ+ karşıtı nefret mitingiyle adını duyuran Kayseri Gönüllü Kuruluşları Derneği, “Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı 100 yıllık zulmü protesto” etmek için düzenlediği basın açıklamasında hızını alamayarak, “Dünya Uygur Katliamına Sessiz Kalmasın” derken, ardından “Sinsi Sapkınlıklara İzin Verilmez” diye devam etti.

Bursa Valiliği, Eğitim-Sen Bursa Şubesi’nin “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” kapsamında 11 yıldır düzenlediği resim yarışmasını önce onayladı, adından yasakladı. Eğitim-Sen, “toplumsal cinsiyet eşitliği” konulu resim yarışmasının, “İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onay vermesine rağmen, gerici çevrelerin ve yandaş sendikanın yoğun baskısı sonucu” Valilik tarafından iptal edildiğini duyurdu. Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Serkan Gür, twitter hesabından yaptığı açıklamada, “onay”dan bilgisi olmadığını ve “soruşturma” başlattığını duyurdu: “Görevde olmadığım tarihlerde ve öncesinde onay vermediğim bir konu ile ilgili bilgim dışında alınmış sosyal medyada dolaşan onay; derhal iptal edilmek üzere valilik makamına sunulmuş ve ilgili onay valiliğimizce iptal edilmştir!”

Homofobik nefret siyasetinin yerel yönetimler seyri

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, belediyenin toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerine karşı hükümete yakın medyanın yürüttüğü karalama kampanyasının “nefret suçu” olduğunu söyledi. Belediye Başkanı Erdem, Bursa Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi’nin düzenleyeceği “Toplumsal Cinsiyet Atölyesi” etkinliğinin hükümet medyasıyla sosyal medyada hedef gösterilmesi ve İçişleri Bakanlığı’nın, “Nilüfer Belediyesi’nin LGBTİ için özel dayanışma merkezi açtığı” haberlerinin ardından Belediye’ye “inceleme” başlattığı süreci değerlendirdi. Eşitlik Birimi’nin sadece Nilüfer Belediyesi’ne özgü bir oluşum olmadığını ifade eden Belediye Başkanı Erdem, bizzat İçişleri Bakanlığı’nın genelgesiyle pek çok belediyenin bünyesinde Eşitlik Birimi kurulduğunu söyledi: “Nilüfer Belediyesi sanki gençleri eşcinselliğe teşvik ediyormuş gibi asılsız, kasıtlı ve siyaset uğruna halkı yanıltarak kamu barışını bozacak yayınlar yapılmaktadır. Bunları reddediyorum ve kınıyorum. Yandaş basının bu süreçte attığı başlıklar nasıl bir nefret suçu işlendiğinin kanıtıdır.”

AKP Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, TBMM'de konuştu: “LGBT ısrarı, Türk aile yapısını hedef alan "aile soykırımı"dır. Aileyi korumaya yönelik mücadelemizde karşımıza ısrarla CHP ve belediyeleri çıkıyor. CHP; vesayetçiler için ara durak, aile unsurlarımıza saldıranlar için kuluçka ve Türkiye muhalifleri için payanda haline gelmiştir... LGBT'yi destekleyen uluslararası kartellerin yerel iş birlikçilerinin varlığının dikkatlerden kaçmaması gerekiyor. Aileyi korumaya yönelik mücadelede karşımıza maalesef ısrarla CHP ve yerel yönetimleri çıkıyor.”

AKP Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, “Aile yapımıza, evlatlarımızın geleceğine kasteden LGBT sapkınlığına geçit vermeyiz!” diyor ve devam ediyor: “Dünyanın başına bela olan LGBT sapkınlığı, inancımıza, aile birliğimize ve kültürel değerlerimize aykırı bir olgudur ve asla masum gösterilemez. Bilim insanları ve uzmanlar tarafından da LGBT’nin, insan doğasına ve yaşamın doğal akışına aykırı, biyolojik veya psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanan, tedavisi mümkün sapkın bir cinsel yönelim olarak tanımlanmaktadır... bu tür bir sapkınlığın... sapıklık ve aile yapımız...”

İçişleri Bakanlığı’nın, “Nilüfer Belediyesi’nin LGBTİ için özel dayanışma merkezi açtığına ilişkin haberlerin basında yer alması, kamuoyuna yansıması üzerine Bakanlığımızca, Nilüfer Belediyesinde araştırma/ ön inceleme başlatılmıştır” açıklamasına kadar varan süreçte gündeme gelen Belediyelerin eşitlik çalışmaları “Kadın Dostu Kentler Birleşmiş Milletler Ortak Programı” ile başladı. Eşitlik Birimleri (Valilik, İl Özel İdare, Belediye) ile Eşitlik Komisyonları (Belediye Meclisi, İl Genel Meclisi) kurulması kararı ise İçişleri Bakanlığı’nın 2010 yılındaki genelgesiyle alındı.

İstanbul Esenyurt Belediye Meclisinde Ekim ayında AKP’li meclis üyelerinin muhalefetiyle yaşanan “eşitlik birimi” ve “toplumsal cinsiyet eşitliği” tartışmaları Aralık Ayı Belediye Meclis Toplantısında bir kez daha tekrar etti. LGBTİ+’ların varlığını ve kent hakkını inkâr eden ayrımcı muhafazakâr siyasetin temsilcisi AKP’li üyelerin, belediye meclislerinde toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına karşı sürdürdükleri homofobik nefret siyasetinin son örneği gene Esenyurt Belediyesi AKP’li Meclis Üyesi Gazanfer Karakaş’ın çıkışıyla sergilendi: “Esenyurt’a LGBT’nin sokulmasına müsaade etmeyeceğiz.” AKP’li meclis üyesi Sibel Karaduman’ın, sosyal medya paylaşımı ise ““Toplumsal cinsiyet eşitliği” adı altında gelecek nesillerimizi zehirlemek isteyen bu zihniyete AK Parti grubu olarak “ret” oyu kullanmış olmamız, bu hakaretamiz sözlere maruz kalmamızı mı gerektirmeliydi?” oldu.

Hükümet medyası: Homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem üreticisi

LGBTİ+’lara karşı nefret siyasetini sahiplenen hükümet yanlısı medya, homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem doğrudan üreticisi olmaya Aralık ayında da devam etti.

Kamu temsilcilerinin ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesini gözetmeyip LGBTİ+ yurttaşlara yönelik ayrımcı bir dille sarf ettikleri nefret söylemi ile gongo’ların kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarına çağrıya varan eylem ve söylemleri hükümet yanlısı medya aracılığıyla yayılmaya devam ediyor.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarını düşmanlaştıran, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarıyla hak savunucularına, LGBTİ+’lara ve örgütlerine saldıran, nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden hükümet yanlısı ve muhafazakâr medyanın aracı olduğu homofobik nefret siyaseti 2022 yılının son ayı Aralık boyunca şöyle seyretti…

Kaos GL Derneği Medya İzleme Raporu’na göre, sistematik karalama ve nefret kampanyalarıyla LGBTİ+’ları ve LGBTİ+ örgütlerini hedef haline getiren hükümet yanlısı muhafazakâr medya organlarından Yeni Akit’in ayrımcı diliyle homofobik nefret söylemini izleyen kaosGLorg haberini okuyor Akit: “Kaos GL Akit'i sahiplerine şikayet etti! Bu ülkede emareniz kalmayacak... İsveç'ten fonlanan Kaos GL adlı LGBT platformu, küresel sahiplerine Akit Medya Grubu'nu şikayet etti.”

Aydınlık, “Kılıçdaroğlu’nun konuştuğu Alman vakfı fonlamasıyla meşhur!” başlığı altında devam ediyor: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SODEV ile Friedrich Ebert Vakfı’nın İstanbul’da düzenlediği “Sosyal Demokrasi ve Refah Devleti” paneline konuşmacı olarak katıldı.” Aydınlık, “Bölücü anayasa çalışmalarının sponsorları” başlıklı haberini anıyor, hazırladığı Friedrich Ebert-Stiftung (FES)’in partnerleri listesinde “Uluslararası Af Örgütü, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), TESEV, DİSK, Kaos GL gibi kuruluşlar yer alıyor” diye ekledi.

Aydınlık gazetesi, “CHP’li Nilüfer Belediyesi’nde skandal... LGBT için özel merkez kurdular” paylaşımı yaparken, İçişleri Bakanlığı’na “çağrı”da bulunduğu “Bunları da inceleyin 34 Belediyede LGBT merkezi” yayınında, “LGBT örgütü KAOS-GL’nin internet sitesi” ifadesiyle karalama kampanyasına aldı. Aydınlık’ın karalama kampanyası kopyala-yapıştır yayıldı: 1, 2, 3

Akit’in Aralık ayı yayınlarından nefret nakaratları: “Türkiye'yi sapkınlık yuvası yapacaklar! CHP'li Nilüfer Belediyesi'nden LGBT sapkınlığına kurumsal destek!”, “LGBT rezaleti”, “LGBT’li sapkınlar”, “sapkınlık”, “LGBT’li doktor”, “TÜGVA ile 21 dernekten sapkınlığa karşı yürüyüş!”, “AK Parti ve MHP'li üyelerden CHP'li Esenyurt Belediyesi'ne LGBT tokadı! Sapkınlığa geçit verilmedi”, “Anayasaya o düzenleme geliyor! Sapkınlar işte şimdi hapı yuttu”, “Sapkınların hamisi İmamoğlu”, “eşcinsel sevici”, “Akit yazdı... Niğde’deki LGBTİ paçavraları kalktı”, “Niğde’nin göbeğinde LGBTİ propagandası”, “Bak sen uyanığa! LGBT renkleri değilmiş”, “Putin LGBT sapkınlığına karşı imzayı attı! Darısı Türkiye'nin başına!”, “LGBT propagandası ve tıbbi zorunluluk dışında cinsiyet değişikliğine “teşvik etmeyi” yasaklayan hükümler Ceza Mevzuatımızda bulunmalıdır”

Hükümet medyasının Aralık ayı nefret “köşe”leri

LGBTİ+ toplumuna, kurumlarına ve kişilere karşı cinsiyetçi ve homofobik dezenformasyona ortak olan, doğrudan üreten, yayan ve teşvik eden muhafazakâr ve hükümet yanlısı medya organlarından nefret köşelerini 2022 Aralık ayı boyunca Hürriyet, Sabah, Akşam, Star, Diriliş Postası, Milat, Millî Gazete, Yeni Şafak, Yeni Akit ve yerel basın yazarlarından derledik.

“Hürriyet yazarı, “LGBT sapkınlığı” ifadesiyle homofobik nefret söylemini sürdürüyor”, “Sabah yazarı, “LGBT” nakaratıyla bir 20 yıl daha idare etmek istiyor”, “Alemin akıllısı Akşam yazarı, 6 yaşında çocuğu cinsel istismardan koruma adına 6’lı masayı, LGBTİ+’ları kriminalize etmeye çağırıyor”, “Star yazarı, “devlet ve millet düşmanları”na karşı “aile”yi korumak için deizmden giriyor drag şovdan çıkıyor”, “Diriliş Postası yazarı, saçacak nefret söylemi kalmayınca bile isteye iftira atıyor”, “Milat yazarları nefret korosu: “Pedofililer, sapıklıklar, LGBT ve eşcinsel dürtüler, LGBT belası, LGBT sapkınlığı””, “Millî Gazete yazarına göre ne var, nereye baksa Siyonist proje görüyor”, “Yeni Şafak’ın hukukçu yazarı, “fıtrat”a uymayanlara hak hukuk tanımıyor”, “Akit’in Aralık köşelerinden nefret nakaratları”

Yerel basından 2022 Aralık ayı nefret köşeleri Bursa Şehir, Bursa ManşetX, İstanbul İstiklal, Ankara Anadolu, Sivas İrade, Elazığ Günışığı ve Akdeniz Manşet yazarlarından geldi: “Bursa Şehir yazarı, “LGBT bireyler”i de “vatandaş”tan sayıyor ama o “vatandaşlık” haklarını tanımaya yanaşmıyor”, “Bursa ManşetX yazarı sanki nefret falı bakıyor: “Lgbt li gençlik ve pedofili artacak””, “İstanbul İstiklal’in profesör yazarı, erkeği yumuşatmayın diyor, eşitlik kadının neyine diye de ekliyor”, “Ankara Anadolu yazarı, “cinsel tercihleri eleştirmiyor hatta saygı duyuyor” ama “bir ton boya, vıcık vıcık ve rezilce hareketler”i aklı almıyor”, “Sivas İrade yazarına “köşe” yaz demişler, oturmuş yazmış...”, “Elazığ Günışığı yazarı, LGBTİ+’lara her türlü sallasın ama kendisine karşı kimse ağzını açmasın istiyor”, “Millet toplumsal cinsiyet eşitliği terimini tartışırken Akdeniz Manşet yazarı, “cinsiyet eşitliği”nden dert yanıyor”

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor: “Cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık Avrupa Konseyi standartlarıyla bağdaşmaz.”

“Nefret söyleminin genellikle toplumda azınlık durumunda olan gruplara yönelik gerçekleştiği düşünüldüğünde, yaygınlaşması sonucunda zaten genellikle görünmez olan bu gruplar çoğunluk grupların bu tarz yaklaşımları ile muhatap olmamak adına daha da fazla oranda görünmez hale gelmektedirler. Nefret söylemine yönelik devlet tarafından aktif bir karşı koyuş ortaya konulamadığı durumda ve ifade özgürlüğü adına bu tür ifadeler koruma gördüğünde, bu durum devletin hoşgörüsüzlüğe ve nefrete karşı azınlık grupların korunması yerine bu tür görüşlerin yayılmasını tercih ettiği anlamına gelecektir.”

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.


Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları
nefret