26/09/2022 | Yazar: Ali Erol

LGBTİ+’ların hak hukuk hürriyet mücadelesini hedef alan nefret siyaseti medya aracılığıyla yaz molası vermeden Ağustos boyunca sürdü.

Homofobik nefret söyleminin Ağustos ayı sosyal medya seyri Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin Ağustos Ayı İnternet Seyrine sosyal medya ve internet ortamlarına yansımış ayrımcı nefret ifadeleri ile doğrudan üreten, yayan ve teşvik eden medya organlarından LGBTİ+’lara yönelik cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemlerini derledik.

Medya çalışmaları kapsamında sosyal medya mecrası ile internet medyasını izleyen Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların takibini yaparak kaydını tutuyor. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, nefret söylemi üreten, yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren ifadeler içeren haber ve yorumları aylık dosyalarla raporluyor.

İçişleri Bakanı, LGBTİ+ karşıtı söylemini “LGBT çocuğu”na kadar vardırdı!

LGBTİ+ karşıtı söylemini sürdüren Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, en son “LGBT çocuğu” ifadesini kullandı.

Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayıp, her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli olan İçişleri Bakanı, LGBTİ+'ları vatandaştan görmeyip ayrımcılığa tabii tutan, nefret söylemiyle hedef gösteren, yetinmeyip “LGBT” ifadesini “uyuşturucu” ve “terör”le birlikte telaffuz etmekte sakınca görmeyen ayrımcı dil ve söylemini Ağustos ayında da sürdürdü.

LGBTİ+ toplumunu sistematik olarak hedef alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “LGBT denilen sapkınlık” söylemiyle senenin ilk yarısında tek bir ayı bile atlamadığı gibi Ağustos ayında da yaz molası vermedi.

Ağustos ayında ilk olarak Şile Muharip Gaziler Derneği’nde gazilerle bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “LGBTİ’yi Avrupa ülkelerinin yaygınlaştırmak istediğini” söylerken, “LGBTİ’ye alıştırıp gençliğimizi elimizden alacaklar” diye konuştu.

“LGBTİ midir nedir?”, “çoluğumuzu çocuğumuzu elimizden alacaklar” ifadeleriyle eşcinselliğin “Batı” dayatması olduğunu söyleyen ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilendiren geleneksel siyasal söylemi hatırlatan ifadeleriyle İçişleri Bakanı, İstanbul Şile’de yaptığı konuşmada, “LGBTİ midir nedir, cinsiyetsizliği bu ülkenin üzerine salmak istemeleri tamamen bundandır. Tuhaf tuhaf işleri başımıza sarmak istemeleri bundandır. İlk önce alıştıracaklar, sonra çoluğumuzu çocuğumuzu, gelecek neslimizi elimizden alacaklar” dedi.

AKP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Yüz Yüze 100 Gün" programı çerçevesinde Silivri'de AKP İlçe Başkanlığını ve belediyeyi ziyaret eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ortaköy Mahallesi'nde yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğluna yönelik sözlerinde “konu”yu gene “LGBT”ye getirdi: “…özellikle bu LGBT konusunda bu milletin düşüncesini nasıl değiştiririz…”

AKP İstanbul İl Başkanlığı’nın “Yüz Yüze 100 Gün” programı kapsamında Gazitepe Mahallesi’ne geçen İçişleri Bakanı, kahvehanede “Ey Kılıçdaroğlu” hitabıyla yaptığı konuşmada “konu”yu bir kez daha “LGBT”ye bağladı: “LGBT konusunda bu milletin ahlakını nasıl dejenere etmeye çalışırız…”

Akit, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sözlerini aktarırken, “LGBTİ'yi Avrupa ülkelerinin yaygınlaştırmak istediğini ifade ettiğini” yazdı, “Avrupa ülkelerinin 5. kol faaliyetini açıkladı: Gençliğimizi LGBTİ’ye alıştırıp elimizden alacaklar” paylaşımı yaptı. GazetePencere’nin twitter paylaşımı ise “Türkiye’nin gündemi yolsuzluk, Soylu’nun gündemi LGBTİ” oldu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ağustos ayında, LGBTİ+ karşıtı ikinci konuşmasını, Afyonkarahisar’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Zafer Meydanı’nda düzenlenen 30 Ağustos Büyük Zafer’in 100. Yılı Etkinlikleri ve Afyonkarahisar Toplu Açılış Töreni’nde yaptı. Soylu, burada yaptığı konuşmada; “Biz sizin gibi LGBT çocuğu değiliz, biz Ayetel Kürsilerin çocuğuyuz” sözlerini sarf etti.

Yeni Şafak, “Biz sizin gibi LGBT çocuğu değiliz, biz Ayetel Kürsilerin çocuğuyuz. Bu milleti tanımıyorlar” başlığı atarken, İzmir’den bir baba, twitter’da, “Benim çocuğum LGBT Çocuğudur onur ve gurur duyuyorum Nefret değil sevgi kazanak” paylaşımı yaptı. Ankara’dan bir baba ise twitter’da, “Süleyman Soylu "Biz sizin gibi LGBT çocuğu değiliz, biz Ayetel Kürsilerin çocuğuyuz" demiş. Benim çocuğum da bir LGBTİ+ çocuğudur, kimseye zararı dokunmayan vicdanlı ve iyi bir insandır, çok şükür bir Süleyman Soylu değildir. Ne mutlu bana!” paylaşımı yaptı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun LGBTİ+’ları hedef alan sözlerine karşı daha önce de LGBTİ+ aile örgütleri tepki göstermiş, “evlatlarımızın yanındayız” açıklaması yapmıştı: “LGBTİ+’lar bizim çocuklarımız, kardeşlerimiz, yeğenlerimiz, bizim evlatlarımızdır. Evlatlarımızı varoluşlarından ötürü dışlamıyor, aksine bağrımıza basıyoruz.”

YeniÇağ gazetesi, twitter hesabından, “Soylu LGBTİ’leri hedef aldı: Biz Ayetel Kürsilerin çocuğuyuz” paylaşımı yaparken, “İçişleri Bakanı Soylu'nun hedefinde yine LGBTİ+'lar var” paylaşımı BirGün, HalkTV ve Tele1 TV tarafından da tekrar edildi.

DikenComTr, “Soylu yine ‘sevgi dolu’: Biz sizin gibi LGBT çocuğu değiliz, biz Ayetel Kürsilerin çocuğuyuz” paylaşımı yaparken, T24 yazarı Mehmet Y. Yılmaz ise “Soylu, nefret suçu işliyor” dedi.

Cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) yurttaşları da her türlü tehdit ve baskıya karşı korumakla görevli İçişleri Bakanı, karalama, kriminalize etme ve hedef göstermeye devam (1, 2) etse de LGBTİ+ toplumunun hak hukuk hürriyet talepleri (1, 2) değişmiyor…

Gülşen’e had bildiren siyasetçilerin “sapkın” söylemi seyri

LGBTİ+’lara karşı nefret siyasetini sahiplenen hükümet yanlısı muhafazakâr medya, homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem doğrudan üreticisi olmaya Ağustos ayında “Gülşen” bahanesiyle devam etti.

Konserlerinde giydiği sahne kıyafetlerinden ötürü muhafazakâr medya tarafından hedef alınan şarkıcı Gülşen’e yönelik seksist söylemler, sanatçının sahnede gökkuşağı bayrağı açarak, LGBTİ+ haklarını savunmaya devam etmesiyle ayyuka çıktı.

Nihayet, Nisan ayındaki konserinde çalışma arkadaşlarıyla şakalaşırken sarf ettiği “sapkın” ifadesinin ardından 25 Ağustos’ta evinden gözaltına alındı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanunu’nun “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu” başlıklı 216. Maddesinden soruşturma başlatıldı. Aynı gün tutuklanan şarkıcının tutukluluğu 29 Ağustos’ta “ev hapsi”ne çevrildi. Böylece konser vermesi engellenen şarkıcının elinden ve dilinden çalışma hakkıyla birlikte ifade özgürlüğü de alınmış oldu.

“Gülşen, aylar önce verdiği bir konserde söylediği ve ardından özür dilediği sözler bahane edilerek tutuklandı!” hatırlatması yapan LGBTİ+ dernekleri, ortak imzalı bir “farkındayız” açıklaması yaptı: “LGBTİ+’ların ve kadınların hapsedilmeye çalışıldığı karanlığa, son dönemde çıktığı her konserde cevap veren Gülşen’e verilen gözdağı Gülşen nezdinde LGBTİ+’ların yanında olan tüm kişi, kurum ve sivil toplum örgütlerine verilen ve herkesi sessizleştirmeye çalışan bir gözdağı. Bunun farkındayız! LGBTİ+’ları ve LGBTİ+’ların yanında olan, destekleyen sanatçıları, insan hakları savunucularını, LGBTİ+ derneklerini ve sivil toplum örgütlerini hedef göstermekten vazgeçin!”

LGBTİ+’lara karşı homofobik nefret siyasetini sahiplenen hükümet yanlısı muhafazakâr medya ise homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem yeniden ve doğrudan üreticisi olmaya Ağustos ayında, “Gülşen” bahanesiyle devam etti. Kamu temsilcilerinin ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesini gözetmeyip LGBTİ+ yurttaşlar ile LGBTİ+ hak savunucularına yönelik ayrımcı bir dille sarf ettikleri nefret söylemi bu kez de “Gülşen” vesilesiyle saçıldı. Gene gongo’ların kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarına çağrıya varan eylem ve söylemleri hükümet yanlısı medya aracılığıyla yayıldı.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarını düşmanlaştıran, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarıyla hak savunucularına, LGBTİ+’lara ve örgütlerine saldıran, nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden hükümet yanlısı ve muhafazakâr medyanın aracı olduğu homofobik nefret siyaseti Ağustos ayında “Gülşen” vesilesiyle şöyle seyretti…

Sabah gazetesi, Gülşen’e yönelik soruşturmayı “Son Dakika” spotuyla duyurdu: “Konserlerinde sergilediği tavır, aşırı dekolte kıyafetleri, LGBT'lilere açtığı bayrakla verdiği destekler ile tepki çeken şarkıcı Gülşen'in İmam Hatip ve İmam Hatip'te okuyanlara yönelik skandal sözleri ortaya çıktı. Gülşen, Nisan ayında verdiği bir konserde 'İmam Hatip'te okumuş daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor' gibi akılalmaz bir ifade kullandı. Gülşen'in sözlerine sosyal medya kullanıcıları tepki gösterdi. Gelen son dakika haberine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülşen’in sahnede İmam hatip liselilere yönelik sarf ettiği sözlerinden dolayı soruşturma başlatıldı.”

Gerçek Gündem, şarkıcı Gülşen‘in tutuklanmasına sebep olan konuşmasının aylar sonra sosyal medyada paylaşıldığını, Gülşen’in konuşmasını yayan sosyal medya hesabının kapatıldığını duyurdu. Deva Partili Mehmet Emin Ekmen de “AKP’ye ait hesapların operasyon yaptığını” söyledi: “Uzunca süredir şöyle bir sorun var. Ak Parti'nin sosyal medya düzeni, kıyıda köşede kalmış, belirli bir tabanı rahatsız edebilecek videoları aylar sonra veri madenciliği gibi buluyor ve dolaşıma sokarak bundan netice elde etmeye çalışıyor.”

Sabah’ın, “Gülşen'in sözlerine sosyal medya kullanıcıları tepki gösterdi” dediği “tepki” ise 24-25 Ağustos boyunca Twitter’da açılan ve “trending topic” (TT) olan “GülşenTutuklansın” etiketi altında seyretti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, twitter’da, “En zor zamanlarında bile milletimizin sahip çıkıp bağrına bastığı, hayra çağırmak, iyiliği yaymak ve kötülüğü ortadan kaldırmak için kurulan ve 70 yıldır bu gayeye önder olan imam hatip okullarına ve mensuplarına hakaret edilmesi kabul edilemez. Şiddetle kınıyorum” paylaşımı yaptı. Diyanet İşleri Başkanı’nın kendisi, bizzat, daha önce, cinsiyet eşitliğine karşı “sapkın” ifadesini kullandı. Eşcinselliği lanetlemelere doyamayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 2019’da nefret ve ayrımcılık dolu ifadelerden oluşan hutbe ile LGBTİ+’ları hedef göstermesinin ardından, Anayasa’nın 10. ve 90. maddelerini hiçe sayarak, 2020 Ramazan ayını gene homofobik nefret söylemiyle açtı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in twitter’dan “Gülşen’e tepki”si, “Nefret üretmek bir sanat dalı değildir. Nefret yaymak bir sanatçı faaliyeti değildir. Toplumun belirli bir kesimini “sapıklık” iddiası ile hedef almak ve Türkiye’yi ayrıştırmaya çalışmak nefret suçudur ve insanlık ayıbıdır” paylaşımı olurken, devam etti: “Bu çarpık zihniyetin mazide kaldığını düşünüyorduk. Ancak farklı kisveler altında sürdüğünü görüyoruz. Bu nefret zihniyeti ülkemizde asla zemin bulamaz. Nefrete karşı insanlık değerlerini savunmaya devam edeceğiz. İnsanlık onuru her türlü nefretin üstündedir.” AKP Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha önce, “sapkın grup”, “sapkın eylemler” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, Sabah’ın aktarımıyla, “şarkıcı Gülşen'e sosyal medya hesabı üzerinden tepki”si, “Sanatçı kisvesi adı altında kin, nefret ve ayrımcılık dili kullanarak halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik etmek, sanata ve sanatçılara da yapılmış saygısızlıktır. Hiç kimsenin halkımız arasında kin, nefret, düşmanlık ve ayrımcılık (1, 2) yapma hakkı ve hürriyeti yoktur” paylaşımı oldu.

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, twitter; “Milletimizin gözbebeği, ülkemizin en başarılı eğitim kurumlarından, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz İmam Hatip Liselerine karşı ortaya konulan nefret söylemini esefle kınıyorum. İmam Hatiplilere ya da bir başkasına karşı sorumsuz, ötekileştirici (1) aşağılayıcı, düşmanlaştırıcı ifadeler kullanmak kimsenin haddi değildir.”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, twitter; “Ahlaksızlığı özgürlük, terbiyesizliği cesaret, hakareti maharet sanan şarkıcının topluma fitne tohumu ekmek dışında hiçbir katkısı yok. Parasını verir LGBT bayrağı (1) açtırırlar, parasını verir İmam Hatiplere saldırtırlar. Soytarılığı sanatçı sananlar haddini bilmeli!”

AKP Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Kadir İnan, twitter; “AK Gençlik olarak LGBT'li bu sapkın ve sapık kadın ve zihniyetiyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu pisliği kahkaha ve alkışlarıyla destekleyenler de bu alçaklığa ortak olmuştur. Yazıklar olsun.”

AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Ömer Arvas, twitter; “Gülşen'in sahnede yıllardır kendisini obje olarak sergilemesi ucuzluk da olsa kendi tercihidir. Sapkınlığı normalleştirmek için çabalaması ve üstüne inançlı kesimi hedef alması ise yalnızca ne kadar sapık olduğunu değil ne kadar aşağılık da olduğunu gösterir.”

AKP MKYK Üyesi, Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı, twitter; “LGBT lobisinin sadık deneği bu sapkının imam hatipliler üzerinden yaptığı din düşmanlığı bu zihniyetin kim olduğunu çok net ortaya koyuyor. Hem hukuki hem de sosyal yaptırım şart. Bu saatten sonra iş verecek olanı da sorumludur!”

Milli Eğitim Bakanlığı, Gülşen hakkında hukuki süreç başlattığını twitter’dan duyurdu: “Kuruluşundan bu yana ülkenin milli ve manevi değerleriyle nesillerin yetiştiği bu kurumlara veya herhangi bir okul türümüze ya da bu okullarımızda eğitim gören öğrencilerimize yönelik aşağılayıcı ve ötekileştirici sözlerin sarf edilmesi asla kabul edilemez.”

AKP MYK Üyesi, TBMM AKP Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, twitter; “Gülşen isimli sözde sanatçıyı ve edepsizliğini alkışlayan azgın azınlığı kınıyorum… Türkiye'de, inancı ve yaşam tarzı yüzünden vatandaşımızı ötekileştirme ve aşağılama dönemi AK Parti iktidarında bir daha açılmamak üzere kapanmış ve tarihe gömülmüştür.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, şarkıcı Gülşen'in tutuklanmasına yönelik tepkileri hedef aldı. Yeni Akit, “"Sapık"a sahip çıkan azgın azınlığa efsane cevap! Bakan Varank'tan 'Gülşen' açıklaması: İmam hatiplilere hakaret eden ahlaksız da aynı muameleyi görmüş” paylaşımı yaparken, Deva Partisi Genel Başkan yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, twitter’da, “Keşke insanları tutuklulukta değil, özgürlükte eşitleseydiniz Sn.Bakan!” karşılığı verdi.

AKP Milletvekili, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesi, Said Yüce, twitter; “Sahnede LGBT bayrağı açan sanatçı bozuntusu ve benzerleri hakkında savcılar işlem yapmalıdır.  Anayasa ve Türk Ceza Kanunları ile teminat altına alınan kutsal değerlere milli ve dini değerlere yapılan saldırılar cezasız kalmamalıdır. TCK 216”

Sosyal medyada “GülşenTutuklansın” kampanyası

Misvak, twitter’dan çağrı yapıyor: “Gündeme birinci sıradan girdik. GülşenTutuklansın etiketimize destek vermeye devam arkadaşlar!”

Yeni Şafak köşe yazarı Yusuf Kaplan, (1) twitter’da, “GülşenTutuklansın” etiketi altında, İçişleri Bakanlığı ile İçişleri Bakanı’nı ekleyerek, “En değersizin en değerli olarak değer gördüğü bir toplumda hiçbir değerin değeri kalmaz. İmam-hatiplilere açık açık sapık diyor! İyice haddini aştı bu şahıs!” paylaşımı yaptı.

Milat’ın kadın muhabiri, twitter; “Gülşen gibi ahlak yoksunlarını Cumhurbaşkanımız çok güzel tarif etmişti: “Bunlar çürük, bunlar sürtük.””

Yeni Akit’in Ankara Temsilcisi, twitter; “Gülşen isimli kişi sanatçı değildir! Konser vermiyor, adeta propaganda yapıyor! LGBT propagandası yapanlar mukaddesat düşmanıdır! Tarkan sanatçı değildir! Milletimiz bunları "sanatçı" ve "star" kabul etmek zorunda değil! Ben kabul etmiyorum, etmeyeceğim!”

Müdafaa-ı İslam Hareketi, twitter; “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Gülşen hakkında Halkı kin ve düşmanlığa tahrikten (TCK 216) soruşturma başlattı..”

İmam, Halil Konakcı, twitter; “Sahnede devletin yürüyüşlerine bile izin vermediği lgbt paçavrası açmakla pkk paçavrası açmak arasında bir fark yoktur. Çünkü pkk devlet terörüdür lgbt ise ahlak terörüdür.”, “Konserlerde iç çamaşırlarıyla sahneye çıkacak kadar imani ve ahlaki değerlerini kaybedip birde sahnede lgbt paçavrası açan bu ahlak teröristlerine devlet engel olmalı Ey bu toprağın geleceğni düşünenler bu ahlak yoksunlarını dinlemeyin ve bunların şarkılarını medyada yayınlamayın”

TRT’den Ersoy Dede, twitter; “Bütün İmam Hatip Lisesi öğrenci ve mezunları tek tek Gülşen hakkında ceza ve tazminat davası açmalı.”

Gazeteci Mehmet Ali Önel, twitter; “Konserlerinde LGBT bayrağı açıp 'beğenmeyen gitsin' diyen bir aşufte toplumun bir kesimine "sapık" demiş. Demiş, çünkü aşuftelerin, sapıkların, sefihlerin baştacı edildiği bir dünyada yaşıyoruz.”

Gazeteci Zafer Şahin, twitter; “Konserde LGBT bayrağı açmak organize bir hareket. Yurt dışından fonlanan dernekler, şarkıcıların bayrak açması,reklamlarda oynatılan tipler, LGBT ‘nin normalleşmesini sağlayan diziler, filmler vs.Tehlikenin farkında değil misiniz? Çocukları,gençleri nasıl koruyacağız bunlardan”

Akşam gazetesi, Hikmet Genç, twitter; “Milletin inancına manevi değerlerine saldıranlar, ahlaksızlığı çıplaklığı çağdaşlık diye satanlar, LGBT gibi her türlü sapkınlığı savunanlar İmam Hatiplere dil uzatıyor. İmam Hatipler onurumuzdur. Bunun hesabını hukuk önünde verecekler. Takipçisi olacağız!..”

Yeni Şafak, twitter; “Gülşen’den hadsiz sözler… rezil sözler… LGBT'lilere açtığı bayrakla verdiği destekler ile tepki çeken şarkıcı… Gülşen imam hatiplileri hedef gösteren hadsiz sözlerinin hesabını mahkemede verecek”

Diriliş Postası, twitter; “Bu sapkına dur de!”. Millî Gazete, twitter; “Sapkın sanatçı bozuntusu Gülşen tutuklandı!”

Sabah gazetesi, twitter; “Konserlerinde LGBT bayrağı açıp 'beğenmeyen gitsin' diyerek tepki toplayan Gülşen'in imam hatiplileri hedef aldığı skandal sözleri ortaya çıktı…”

Yeni Akit, “Çıplaklığı ve LGBTİ'li sapkınların kirli düşüncelerini halka empoze etmeye çalışan Gülşen göz altına alınırken Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy' da sosyal medya hesabı üzerinden Gülşen'e tepki gösterdi: Toplumsal ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve tahammülsüzlüğe sevk eden bu zehirli dili kınıyoruz. Sanatçı sorumluluğu, ayrımcılığa, ötekileştirmeye, tahammülsüzlüğe sevk eden bir dilden uzak durmayı gerektirir.”

Daily Islamist isimli twitter hesabı; “Sapkın sanatçı Gülşen, konserinde LGBT bayrağı açmasına tepki gösteren seyircisi üzerinden nefret kustu: “İmam hatipte okumuş, sapıklığı oradan geliyor.”

Doç.Dr., İslam Felsefesi, Sakarya Üniversitesi, Emrah Kaya, twitter; “Sahne şovcusu Gülşen, LGBT bezi açarak istediği krediyi toplayamamış olsa gerek şimdi de imam hatiplere hakaret etmiş. Kadın ne yapacağını şaşırdı. Açılıyor olmuyor, soyunuyor olmuyor,LGBT bezi açıyor yine olmuyor,hakaret ediyor olmuyor. Anla artık, senden bir şey ol-mu-yor!”

Doç. Dr., Din Eğitimi, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Muhammed Esat Altıntaş, twitter; “"İmam hatipte okumuş, daha önce kendisi sapıklığı oradan geliyor." diyerek göz bebeği değerlerimizden biri olan İmam Hatiplere saldıran Gülşen'e sormak lazım:

Sahnede LGBT bayrağı açmak ve sahneye neredeyse çıplak çıkmaktan alâ sapıklık mı olur?”

Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Prof. Dr. Orhan Özbey, twitter; “LGBT paçavrası sallamak, imam hatip okulları üzerinden yüce dinimize saldırmalar, Türkiye’nin uluslararası arenada küresel aktör olarak söz sahibi ve yükselen değer olmasına denk gelmesi hiçde tesadüf değil...”

AKP Ankara Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyesi, ÜniAK Başkanvekili, Talha Doğanay, twitter; “LGBT sapkınlığına karşı tavrımız net duruşumuz ciddi olmalıdır. Bu sapıklığı savunan sözde sanatçılardan siyasilerden ve sözde kanaat önderlerinden hızlıca hesap sorulmalı, gereken önlemler alınmalıdır. Her birimize büyük iş düşüyor. Bize İslam yeter.”

Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Melih Güner, twitter; “LGBT bayrağını koğuşta ranzana yıllarca asarsın inşallah. HaddiniBilGülşen”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın, twitter’dan, “LGBT propagandası… gerekli hukuki sürecin işletilmesini ve bu türden fiillere yönelik müeyyidelerin ağırlaştırılmasını” talep ederken, Yeniden Refah Partisi Kağıthane eski İlçe Başkanı Ömer Yıldız'ı, “GülşenTutuklansın” kampanyası da kesmeyince, sonuna dört kere “!” koyarak “Bu kadının katli vaciptir” paylaşımı geldi.

Sosyal medyada “GülşenYalnızDeğildir” dayanışması

Şarkıcı Aynur Aydın, twitter hesabından, “GülşenYalnızDeğildir” etiketi altında, “Sizler yıllardır LGBTİ+ bireylere sapık diyorsunuz, o zaman bunu söyleyen herkesi, hepinizi tutuklasınlar!” paylaşımı yaptı.

Hukukçu Kerem Altıparmak, twitter; “Anayasa Mahkemesi "Kaos GL isimli sapkınların derneği" şeklindeki Yeni Akit haberini  ifade özgürlüğü kapsamında görmüş, başvuruda ihlal bulmamıştı. Şimdi o Yeni Akit'çiler Gülşen'in aynı ifadesinin cezalandırılmasını istiyor. Özü: Bazı kelimeleri kullanmak sadece bize serbest!”

İzmir Barosu, twitter; “Baskılar, yasaklar, cezalarla, toplumun kutuplaştırılmasına; sanatın her alanına yapılan müdahalelere, yasaklara, zorbalara, bu hukuk garabeti kararı verenlere karşı İzmir Barosu, Gülşen'in yanındadır.”

Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu, twitter; “Kadın ve LGBTİ+ cinayetlerini önlemeyen, kadına ve LGBTİ+lara yönelik şiddeti önleme konusunda uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleri yerine getirmeyen yargının Gülşen’i, söylediği sözlerden dolayı tutuklaması hukuki değil siyasidir.”

Dr. Öğretim Üyesi, Bilkent Üniversitesi Felsefe Bölümü, Tufan Kıymaz, twitter; “Bir şey soracağım. Bu ülkede halkın bir grubuna "sapık" demek yasak mı? Yani, ülkemizde LGBT bireylere açık açık sapık diyen din alimleri, gazeteciler, kanaat önderleri hep suç mu işliyor? "Sapık" demek suçsa, Gülşen tutuklanırken onlar neden tutuklanmıyor? Bu ülkede LGBT bireyler sürekli duyar onlara alenen "sapık" dendiğini. Televizyonlarda denir, gazetelerde, sosyal medyada denir. Ateistler de duyar zaman zaman. Aslında bunun çok daha beterlerini de duyarlar. Toplumun bir kısmına "sapık" demek, tam olarak ne zaman suç oldu? "İmam hatiplilere sapık demekle LGBTlere sapık demek aynı şey mi?" diye sorular geliyor. Birçok sebepten (ör. dini inancınızdan) dolayı farklı olduğunu düşünebilirsiniz; birincisi iftiradır, ikinci haklıdır diyebilirsiniz. Benim başka bir sorum var: Bu ikisi HUKUKEN neden farklı?”

Faruk Bildirici, “LGBTİ bayrağından sonra geçmişi taradılar” diye yazdı: “Sabah ve Yeni Şafak “LGBT sapkınlığı propagandası” diye nitelendirdi Gülşen’in sahnedeki hareketini. Şimdi anlaşılıyor ki, birileri o andan itibaren Gülşen’e fatura ödetmeye karar verip, geçmişini taramaya başladı; sonunda da Nisan ayındaki konserindeki o sözleri bulup sosyal medyadan tedavüle sürdü… Gülşen’in tutuklanmasıyla noktalanan süreç ile Sedef Kabaş’ın başına gelenler, birbirine çok benziyor. İkisi de aylar öncesinden siyasi iktidarın tepkisini çekiyor; iktidar medyası onları hedef alan yayınlar yapıyor; sonra da Adalet Bakanları hukuki süreç başlamadan önce açıklama yapıp hüküm biçiyor ve tutuklanıp hapse atılıyorlar!”

Gerçek Gündem, “Gülşen aslında neden hedefte?” diye soruyor: “Gelişmeyi ilginç kılan ise, olayın geçtiğimiz nisan ayında yaşanması; yani aradan dört ay geçmiş… Şarkıcı, çok uzun bir süredir AKP'ye yakın çevrelerin hedefinde; nedeniyse sahnede giydiği kıyafetlerin 'açık olması.' Gülşen'in okların hedefine konmasının nedenleri arasına 'hayat görüşü' de eklenebilir. Türkiye'de LGBTİ+ karşıtı söylemler her geçen gün daha da artarken, şarkıcı iki hafta önce sahnede gökkuşağı bayrağı açtı. Gülşen'in bu adımı, iktidara yakınlığıyla bilinen birçok medya kuruluşunca hedef alındı. Hatta Sabah gazetesi, popstarın imam hatiplerle ilgili sözlerini haberleştirdiği metninde dahi LGBTİ+ bayrağı açmasını 'es geçmedi.' "Konserlerinde LGBT bayrağı açıp 'beğenmeyen gitsin' diyerek tepki toplayan Gülşen'in imam hatiplileri hedef aldığı skandal sözleri ortaya çıktı: İmam hatipte okumuş kendisi, sapıklığı oradan geliyor."”

Homofobik nefret siyasetinin sürekli gündemi LGBTİ+ düşmanlığı

LGBTİ+’lara karşı homofobik nefret siyasetini sahiplenen hükümet yanlısı muhafazakâr medya homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem yeniden ve doğrudan üreticisi olmayı Ağustos boyunca sürdürdü. Kamu temsilcilerinin ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesini gözetmeyip LGBTİ+ yurttaşlara yönelik ayrımcı bir dille sarf ettikleri nefret söylemi ile gongo’ların kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarına çağrıya varan eylem ve söylemleri hükümet yanlısı medya aracılığıyla yayılmaya devam etti.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarını düşmanlaştıran, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarıyla hak savunucularına, LGBTİ+’lara ve örgütlerine saldıran, nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden hükümet yanlısı ve muhafazakâr medyanın aracı olduğu homofobik nefret siyaseti Ağustos ayı boyunca şöyle seyretti…

Homofobik ve transfobik nefret söylemleriyle 2016 İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü ve Trans Onur Yürüyüşü’nü tehdit etmekten yargılanan ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan ceza alan Kürşat Mican’ın sözcülüğünü yaptığı “Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu” isimli grup, “Aileni ve Neslini Koru, Sapkınlığa Dur De” sloganıyla nefret kampanyasına devam ediyor.

“Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı/Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu Başkanı” Kürşat Mican, twitter; “O kadar sinsi, kurnaz ve şeytani planlarla ilerliyorlar ki özellikle popüler kültürü, moderniteyi kullanarak her türlü reklamla, giyimle kuşamla, modayla, gençlere hitap eden yayınlarla, dizilerle, şarkılarla, sanatçılarla, sporcularla, programlarla ve LGBT’Lİ aktivistlerle..”, “Bu sapkınlara kim dur diyecek??! Ailemizi, nesillerimizi, değerlerimizi kim koruyacak??! LGBT Akımı durdurulmalıdır!!”, “Milletimizi ve yeni nesillerimizi zehirleyen, istikbalimizi tehdit eden sapkınlık, sapıklık propagandaları asla özgürlük ve hürriyet olamaz..! LGBT Akımı durdurulmalıdır”, “Milletimiz LGBT sapkınlarının propaganda faaliyetleriyle  karşı karşıya! Bazı siyasetçiler,şarkıcılar vb. bunları açıkça destekliyor,sapık ve hastalıklı gençlerin artmasını istiyorlar! Bu Vatan düşmanlığıdır! Din ve Ahlak düşmanlığıdır! İstikbal düşmanlığıdır! Yazıklar olsun!”, “LGBT propagandalarıyla yeni nesillerimizi cinsiyetsizleştirmek, sapkın ilişkileri, pedofiliyi ve zührevi hastalıkları ülkemizde yaygınlaştırmak, ailesiz ve zürriyetsiz bir toplum oluşturmak için dört koldan farklı renk ve biçimlerde hiç durmadan saldırıyorlar…

“Fikirde Birlik Ve Mücadele Platformu Başkanı” Kürşat Mican, Ağustos ayında da, “"Aileni ve Neslini Koru/Sapkınlığa Dur De!" sloganıyla yola devam..!” ettiklerini söylüyor: “Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu olarak önümüzdeki günlerde yapacağımız programları kıymetli STK temsilcilerimizle istişare ettik.Yüce Allah hayırlara vesile eylesin, birliğimizi ve mücadelemizi daim kılsın.”, “İslami Hassasiyete Sahip Sivil Toplum Kuruşlarımızın Yönetici ve Temsilcileriyle Birlikte Verimle Bir İstişare Toplantısı Gerçekleştirdik. Tüm Katılımcılarımıza Teşekkür Ederiz. Küfre Karşı Tek Yumruk Olacak ve Sapkın Akımlara Karşı Sonuna Kadar Mücadele Edeceğiz.”

Yeniden Refah Partisi Gümüşhane İl Başkanlığı 2. Olağan Kongresi'ne katılan Genel Başkan Yardımcısı Cemil Çolak: “LGBT’lileri serbest bırakmak Allah’a savaş açmaktır… LGBT’lilere özgürlük verildi bu ülkede. Yetmedi müslüman eşcinseller derneği kuruldu. Ben bunu kabul edemem. Ben çoluğuma çocuğuma bunu örnek veremem. Allah bir kavmi bu fiiliyattan dolayı yerle bir etti. Allah Lut Kavmi’ni yerle bir etti. Sen diyorsun ki ben serbest bırakıyorum, bu düpedüz Allah’a savaş açmaktır.”

Yeniden Refah Partisi STK ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemil Çolak, twitter’dan devam etti: “Tekrar söylüyoruz iktidara geldiğimiz gün LGBT derneklerinin kökünü kazıyacak, bir takım güruhun bu milletin ahlak dinamiklerine dinamit koymasına izin vermeyeceğiz.”

Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Melih Güner, Ağustos ayını boş mu geçsin: “Ak Partili Milletvekilleri neden LGBT sapkınlığı için ses çıkaramıyor ? Nesilleri tehdit eden bu ahlaksızlık hiç mi rahatsız etmiyor sizi ?”, “İktidar göz yumarken, LGBT ye geçit vermeyen Milli Gençlik Kadroları var.”, “Gülşen’den sonra Reyhan Karaca’da LGBT sapkınlığına destek için bayrak astı. Eğer Ak Parti bu dernekleri kapatıp buna destek verenleri yargılamazsa genç nesillerin yaşadığı bu ahlaki erozyonun vebalini iki cihanda da ödeyemez!!”

Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi, “STK Başkan Yrd., Aile ve Sosyal Politikalar Kurulu Başkanı”, aşı karşıtı, cinsiyet eşitliği karşıtı ve psikolog da olan Mikdat Ertem, twitter paylaşımlarından anlaşılan o ki Ağustos boyunca cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemi saçmadan gün geçirmemiş: “Gülşen’ in salladığı LGBT bayrağını açmasına o gün ses çıkarmayanlar, aslında 6284 sayılı kanunu çıkartanlardır. Zira yıllardır başta Taksim olmak üzere Türkiye'nin pek çok yerinde, sözde Onur Yürüyüşü adı altında yürüyüşler yapılmış ve LGBT paçavralarının açılmasına da göz yumulmuştur. Her ne kadar Cumhurbaşkanımız İstanbul Sözleşmesi'ni feshetmiş olsa da, onun iç hukuk kanunu olan 6284 sayılı yasa halen yürürlüktedir.”

Yeniden Refah Partisi olarak “iş başına gelir gelmez, İstanbul Sözleşmesi artığı 6284 kanununu derhal kaldıracağız. LGBTİ'yi ve tüm derneklerini kapatacağız. Tüm aile bireylerimizin can ve mal güvenliğini sağlayan Yerli ve Milli kanunlar çıkaracağız” diyerek saydıran Mikdat Ertem, Ağustos boyunca LGBTİ+ düşmanlığıyla twitter’da kendinden geçerken kurumsal ayrımcılık ve nefret suçu çağrısı yapmadığı gün bırakmadı: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 

Yeniden Refah Partisi’nin homofobik nefret nakaratını bir kez de Genel Başkanı Fatih Erbakan, Ereliğ Güneş gazetesi aracılığıyla tekrar etsin: “Yine lgbt gibi sapkınlık özellikle genç nesil arasında yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Yani homoseksüellik.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “LGBT ve İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin” Halk TV’de konuşuyor: “Nedir bu toplumsal cinsiyet? Biri gelsin bana anlatsın, aile bir erkek bir kadından meydana gelir. İki erkek bir aile oluşturamaz bunun adı sapıklıktır kimse kusura bakmasın.”

Yeni Şafak, Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı ve Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman’ın TVNET canlı yayınında sarf ettiği “sapkınlık” söylemini aktarıyor: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'LGBT'lileri yasal olarak güvence altına alacağız' vaadine tepki gösterdi. Karaduman, "Aile dediğimiz şey bir erkek ve kadından oluşan bir kurumdur. Dolayısıyla bir erkeğin bir erkekle, bir kadının bir kadınla evlenmesi meselesi sapkınlıktan ibarettir. Bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir." dedi.” Daily Islamist isimli twitter hesabı da ekledi: “Eşcinsellik sapkınlıktan ibarettir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.”

AKP GM. Yerel Yön. Bşk Yrd. Gayrimenkul Geliştirme ve İmar Hukuku Doktoru, Arabulucu, Avukat Veli Böke, twitter; “Lgbt; küresel ahlak terörüdür, acil güvenlik sorunudur. Hedef: Aile, nesil, ahlaki değerler, ırz-namus, utanma duygusu… Hasılı; insani olan ne varsa, her şeye tehdit !… Bil By Kemal, bil !!”

Sendikal gongolardan Mil-Diyanet Sen’in homofobik nefret suçu ve kurumsal ayrımcılık çağrısını bu kez de Mil-Diyanet Sen Isparta İl Başkanı Mustafa Güner tekrar etti: “Ahlaksızlığı meşru gösteren LGBT dernekleri acilen kapatılmalıdır.”

“LGBT” etiketi Ağustos boyunca Twitter gündeminden düşmedi

Homofobik nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden hükümet yanlısı ve muhafazakâr medyanın LGBTİ+ karşıtı nefret siyaseti Ağustos boyunca devam ederken, “#LGBT” etiketi Ağustos ayında da Twitter’da gündemden düşmedi.

Yeniçağ gazetesi, “Tuğçe Kazaz: AK Parti giderse LGBT gelecek” başlığı altında, “4 defa din değiştirmesinin ardından iktidara yanaşan Tuğçe Kazaz, şimdi de AKP’yi savunmak için "Ak Parti giderse LGBT gelecek evladın gidecek" ifadelerini kullandı. Tuğçe Kazaz artan tepkilerin ardından hesabını askıya aldı” haberi geçti. Tuğçe Kazaz, “yedek hesap”tan, “Ak Parti giderse LGBT gelecek evladın gidecek” ifadesini tekrar ederken, ardından, “Konserlerde son günlerde organize bir şekilde LGBT bayrakları açılıyor. Bu sapkınlık durdurulmalıdır. Çünkü PKK nasıl devlet terörüyse, LGBT de ahlak terörüdür” paylaşımıyla devam etti.

Saadet Partisi’nin yayın organı Millî Gazete twitter’dan manşetini paylaşıyor: “Sapkınlığa Resmen Çanak Tutuluyor” Millî Gazete, “LGBTİ eskiden ülkemizde yasaktı. ‘Ahlâka aykırı dernekler kurulamaz’ ilkesi, maalesef artık öyle bir ilke yok. Türkiye toplumu LGBTİ’yi kabul etmiyor ama çocukları bu sapkınlıkla zehirleniyor. Bu noktada işlenen birçok suç var ama kanunlarımıza göre LGBTİ suç değil” (1, 2) dezenformasyonuyla, LGBTİ+’yı kriminalize etmeye devam etti.

Yeniden Refah Partisi’nin LGBTİ+ kurumlarına karşı ayrımcılık ve nefret suçuna çağıran kampanyaya katılan ve destek veren hesapların twitter paylaşımları Ağustos ayında da devam etti: “Eşcinselliği yaygınlaştıran LGBT Derneklerini ve buna benzer tüm yerleri kapatacağız. Dr. Fatih ERBAKAN Yeniden Refah Partisi  / Genel Başkanı”, “Cumhur ittifakı zaten LGBT'yi başımıza bela eden taraf. 6'lı masa da LGBT destekçisi partilerin belirlediği adaya destek olacak. En iyisi Cumhur ittifakı ile 6'lı masa ortak bir ittifak kursunlar, adı da :  Mezhebi Genişler ittifakı olsun. Yeniden Refah Partisi'de tek başına!”

Köklü Değişim Dergisi yazarı, twitter; “LGBT sapkınlıktır, Bir  de bayrakları varmış, Derhal yasaklansın, LGBT propagandası yapmayı cezalandıracak bir hukuk sistemi yok maalesef, Bu hukuk sistemi sadece İslam'da var, Çocuklarını, Geleceklerini korumak isteyenler Allah'ın hükmüne, İslam'a geri dönüş talep etmeliler”

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, twitter; “Platformumuz tarafından oluşturulan bir komisyon öncülüğünde Bingöl'de bulunan mağazalar ziyaret edilerek mağaza yetkilileri ile  giyim dünyasına #LGBT sembolünün girmesi  gündeme alınmış ve buna firmaların dikkat etmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.”

Van İşadamları Derneği (VİŞAD) Balkanı, twitter; “Türkiye halkına empoze edilen, geleneklerimizle bağdaşmayan eşcinselligin (Lgbt) ABD, NATO ve AB tarafından sinsice yapımızı bozmasına müsade etmeyeceğiz. Tehlikenin ne kadar büyük olduğunu anlayın. LGBT sapıklıktır ve tedavi edilemesi gereken bir hastalıktır.”

Batman Söz, “LGBT pisliğinden ailenizi ancak İSLAM KORUR!” tiviti atarken, Karadeniz’den Günebakış Gazetesi’nin tiviti ise “Lût kavmini hortlatıyorlar” oldu.

Yeni Şafak (toplumun cinsiyetsizleştirilmesine bir son verilmesi, Piskopos Nikanor LGBT’ye karşı mücadele çağrısı yaptı), Milat (Europride etkinliğine karşı düzenlenen yürüyüşte LGBT bayrakları yakıldı), Aydınlık (LGBT dayatmasına karşı sokağa çıktılar), Sabah gazetesi (Sırplar LGBT’ye karşı ayaklandı), Daily Islamist ("Bir silahım olsa bu lanetlilere karşı kullanırım") twitter paylaşımlarıyla Sırp Ortodoks Kilisesiyle hristiyan sağının LGBTİ+ düşmanlığını selamladı.

Eğitim Bir Sen Genel Başkanı, Ramazan Çakırcı, twitter; “Soru“LGBT Türk aile yapısını bozuyor mu?" Cevap"Hayır efendim ilgisi yok,niye aile yapısını bozsun” Sadece Türkiye değil,dünyada toplumları tehdit eden küresel çetenin projesi LGBTnin hedefi çocuk istismarı iken ‘LGBT aile yapımızı bozmuyor’ diyor Bunlara göre aile nedir? Acaba”

Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı, Celaleddin Gül, twitter; “Aile yapımızı ifsat eden LGBT ve Feminist Kadın Derneklerine ne zaman DUR diyeceksiniz?”

Yeni Şafak yazarı, twitter; “Dünya nüfusunu 1 milyara indirme projesi kimseyi öldürmeden nasıl olabilir? Barış içinde, huzurla hem de. Tek bir yolu var; soyu kurutmak! Yani gelecekte anne-baba olmayacak çocuklar yetiştirmek. LGBT faşizmi işte bunu istiyor.”

“Çağın yapay vebası eşcinsellik” ifadesi, “Sorularla İslamiyet” programının ve Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Prof. Dr. A. Halim Ulaş’ın söyleşi başlığı: “Çocuklarımızı yani gelecek nesilleri bu veba mikrobundan korumak adına…”

Ağustos ayında, LGBTİ+ karşıtı homofobik nefret kampanyalarından bir diğeri ise “#AhlaksızlığaDurDe” etiketi altında seyretti. Festivalleri iptal ettirme çağrılarının örgütlendiği söz konusu twitter paylaşımlarının ortak özelliği ise gene “LGBT” karşıtlığı oldu.

“Milyon Fest Fethiye”nin iptal gerekçesini, Fethiye Kaymakamlığı, “festivalin ekolojik dengeye zarar verilebileceği” olarak açıklarken, Valiliklerin festival ve konser yasakları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında twitter atışmasına yol açtı. “Müdafaai İslam Hareketi” isimli bir oluşum ise festivallerin iptal kararlarının kendi girişimleri sayesinde olduğunu paylaşıyor.

Malatya Gençlik Festivali’ne karşı “Malatya Müslüman Gençliği” isimli twitter hesabından yapılan paylaşım: “Ahlaksızlığa Yozlaşmaya Popülizme Dur de! #AhlaksızlığaDurDe!”, “Gayrı ahlaki Gayrı insani Gayrı islami Festivaller istemiyoruz!”

İnönü Üniversitesi Bilgi ve Erdem Topluluğu, twitter; “Namuslular namussuzlar kadar cesur olamayacaklarsa;nesillerimizi bu ifsat şebekelerine peşkeş çekmek isteyenlerin festival adı altında popülist,siyasi rant girişimlerine karşı bizden başka kim DURdiyecek? #AhlaksızlığaDurDe”, “Manevi değerlerimize yakışmayan birtakım festival içerikleri ile sapkın LGBT örgütlerinin faaliyetlerine çanak tutulup onlara reklam imkanlarının sunulduğunu acı bir şekilde görüyoruz‼️” (1, 2) “Festivallerde, özellikle son dönemin hastalığı olan LGBT’i gibi çalışmalarında alt yapısını oluşturup bunu meşru göstermeye çalışıyorlar!”

Ağustos ayının homofobik nefret “köşe”leri

Homofobik nefret söylemiyle bendini aşıp “köşe”lerine sığmayan, LGBTİ+’ları düşmanlaştırarak hedef gösteren gazete yazılarını okumaya devam ediyoruz…

LGBTİ+ toplumuna, kurumlarına ve kişilere karşı cinsiyetçi ve homofobik dezenformasyona ortak olan, doğrudan üreten, yayan ve teşvik eden muhafazakâr ve hükümet yanlısı medya organlarından köşe yazılarını Ağustos ayı boyunca

Yeni Şafak, Star, Milat, Aydınlık, Sabah, Independent Türkçe, Türkiye Gazetesi, Diriliş Postası, Yeni Akit ve yerel basın (Giresun Gündem, Kayseri Gündem, Kayseri Sun Haber, Malatya Net Haber, Konya Hakimiyet, Demokrat Kocaeli, Bursa Genç Gazete, İstanbul İstiklal, Karadeniz’den Günebakış) yazarlarından derledik.

Yeni Şafak’ın LGBTİ+ karşıtı “haber” yapması engelleniyormuş”, “Star yazarı, “muhafazakâr STK’lar”ın sessizliğinden yakınıyor, “sapkın LGBT”lere karşı Devlet’i doğrudan göreve çağırıyor”, “Milat yazarları da Devleti “acilen” göreve çağırıyor: “LGBT vb sapıklıklara karşı mücadele hem dini hem de milli bir görevdir””, “Aydınlık yazarları, “konu”yu “emperyalizm ve Batı kültürü”ne bağlamasın mı yani”, “Sabah yazarından cılkı çıkmış hep aynı homofobik nefret nakaratı”, “Independent Türkçe’nin “Adalet eski Bakanı” yazarı, “siyaseten de olsa” LGBTİ+’lara sahip çıkmayın öğüdü veriyor”, “Türkiye Gazetesi yazarının “LGBT”ye sistematik saydırmasına “bahane” lafın gelişi”, “Diriliş Postası yazarı “hakiki sanat”a ulaşacak ama “LGBT bayrağıyla donsuz şarkı söyleyip kucak dansı yapan kart kadın” mâni oluyor”, “Yerel basından homofobik nefret köşeleri” ve “Akit’in homofobik nefret köşeleri”

Akit’in homofobik nefret siyasetinin Ağustos seyri

Kaos GL Derneği’nin Medya İzleme Raporu’na göre, sistematik karalama ve nefret kampanyalarıyla LGBTİ+’ları ve LGBTİ+ örgütlerini hedef haline getiren hükümet yanlısı muhafazakâr medya organlarından Yeni Akit, ayrımcı diliyle homofobik nefret söylemini Ağustos ayında da sürdürdü.

Akit, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına bahane, LGBTİ+’ların varoluşunu ve eşit haklarını tanımayarak damgalama, kriminalizasyon, hakaret ve hedef göstermeyle kurumsal ayrımcılığa teşvik eden nefret siyasetinin nakaratlarını, Ağustos ayı boyunca, “haber” adı altında şöyle sıraladı:

“Sapkınlar”, “eşcinsel sapkınlık yapan”, “eşcinsel sapkınlar”, “sapkın temsilcileri”, “LGBT sapkınlığı”, “LGBTİ'li sapkınlar”, “LGBT çocuğu”, “LGBTİ midir nedir?”, “sapkınlıkla mücadele”, “LGBTİ'li sapkınlarla mücadele”, “sapkın akımlar”, “sapkınlara karşı bir protesto gösterisi”, “LGBTİ+ bayrağı açanlar”, “LGBT paçavrası”, “LGBTİ adlı sapkın grubun paçavrası”, “eşcinsel sapkınların bezi”, “eşcinsel sapkınların LGBT bezi”, “eşcinselleri temsil eden renklerin oluşturduğu paçavra”, “LGBTİ’li sapkınların bayrağı”, “eşcinsel sapkınları temsil eden renkler”, “LGBT’li sapkınların paçavrası”, “LGBT bayrağı açarak sapkınların propagandası”, “LGBT'li eşcinsel sapkınları savunmak”, “eşcinsel sapkınlara destek”, “eşcinsel sapkınlığı meşrulaştırma”, “LGBTİ+ propagandası”, “eşcinsellik propagandası”, “eşcinsel sapkınların propagandası”, “ahlak teröristleri”, “ahlak yoksunları”, “sapık LGBT zihniyeti”, “İb*e”, “fahri LGBT üyesi”, “ahlaksızlık”, “lanetlenen topluluk”, “LGBTİ'li sapkınların kirli düşünceleri”, “eşcinsel sapkınların temsilcisi İsveç fonlu Kaos GL”, “toplumu ifsat eden eşcinsel LGBT dernekleri”,

“Eşcinsel hastalığı”, “insan fıtratına aykırı olan eşcinsellik sapkınlığı”, “insanın fıtratına aykırı olan eşcinsellik”, “virüs gibi yayılan LGBT bataklığı”, “memlekete virüs gibi yayılan LGBT sapkınlığı”, “cinsiyetsizliği meşrulaştıran cinsel sapıklar”, “LGBTİ’ye alıştırmak”, “LGBTİ'yi yaygınlaştırmak”, “Avrupa ülkelerinin 5. kol faaliyeti”, “sapkınlara vaat”, “sapkınların legalleşmesine yardımcı olan İstanbul Sözleşmesi”, “LGBT'nin yolunu açan İstanbul Sözleşmesi”

Cinsiyetçi ve homofobik dezenformasyona ortak olan, doğrudan üreten ve yayan Akit’in aylık nefret söylemi Ağustos listesi, “Akit hedef aldığı LGBTİ+ kişi ve kurumlarına karşı her ay ayrımcılık ve nefret suçu işliyor”, “Akit’in homofobik nefret siyaseti Ağustos listesi”, “Akit’in homofobik nefreti sınırları aşıyor”, “Akit’in kültür-sanat ve medyada nefret siyaseti” ve son olarak “Akit yazarlarından Ağustos ayı homofobik nefret köşeleri” başlıklarından oluşuyor.

Akit’le Aydınlık’ın Ağustos ayı homofobik hedefi

Aydınlık, her yayınıyla Kaos GL Derneği’nin Raporlarını doğrularken; Akit, “eşcinsel sapkınların temsilcisi Kaos GL” nefret nakaratına devam ediyor…

Anayasal haklar kapsamında kurulan, Dernekler Kanunu’na göre çalışmalarını yürüten LGBTİ+ derneklerini “sapkın dernekler” ifadesiyle nitelemekte sakınca görmeyen Akit ve Aydınlık, Ağustos ayında, Kaos GL Derneği’ni bir kez daha doğrudan hedef aldılar.

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

 

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.


Etiketler: medya
bülten